Tarımsal alanlarımız yok oluyor!

banner37

Ülkemizde plansız yapılaşma nedeniyle tarımsal arazilerimiz gün geçtikçe azalıyor, binlerce dönüm arazi ve yeşil alan, ‘inşaat’ uğruna beton yığınına dönüştürülüyor

Tarımsal alanlarımız yok oluyor!
banner99

Ahmet KARAGÖZLÜ

800 BİN DÖNÜME KADAR DÜŞTÜ… Ülkemizde tarımsal araziler her geçen gün plansız yapılaşma nedeniyle yerini inşaat ve emlak sektörüne bırakıyor. Binlerce dönüm arazi ve yeşil alan, ‘inşaatlar’ uğruna katlediliyor. KKTC’de yıllar önce 1 milyon dönüm olan tarımsal arazi miktarı bugün 800 bin dönüme kadar düştü. Ancak tarımsal arazilerin korunması için herhangi bir yasanın olmayışı ve ülkede yatay büyümeye önem verilmesi yüzünden var olan tarımsal arazilerimizi de gün geçtikçe kaybediyoruz

“GÜN GELECEK EKİLECEK ARAZİ BULAMAYACAĞIZ”… Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, ülkedeki en verimli toprakların inşaat alanlarına dönüştürüldüğünü belirterek, tarımsal araziler azaldığı için hem hayvancılık, hem de çiftçiliğin tehlikeye girdiğini söyledi. Naimoğulları, “Gün gelecek, ekilecek arazi bile bulamayacağız” dedi. Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Turgut Akçın ise tarımsal arazilerin korunması için devletin bir an önce yasal düzenleme yapması gerektiğine dikkat çekti

“İMAR PLANI ŞART”… Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, şehir merkezlerine ihtiyaca göre yüksek katlı binaların yapılabileceğini, ancak bunun ‘planlama’ dahilinde olması gerektiğini belirterek, “Merkezi büyüme olmadan yayılma olamaz” şeklinde konuştu. Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer ise tarımsal arazileri korumak için imar planlarının hazırlanması gerektiğini vurguladı. Gürcafer, nereye ve hangi alanlara inşaat yapılacağının da planlanması gerektiğini ifade ederek, hiçbir şekilde kullanılmayan çorak ve kıraç alanların konut ihtiyacı için kullanılabileceğini söyledi

Ülkemizde her geçen gün tarımsal araziler plansız yapılaşma nedeniyle yerini inşaat ve emlak sektörüne bırakıyor. Binlerce dönüm arazi ve yeşil alan ‘inşaatlar’ uğruna devlet eliyle katlediliyor.

KKTC’de yıllar önce 1 milyon dönüm olan tarımsal arazi miktarı bugün 800 bin dönüme kadar düştü… Ancak tarımsal arazilerin korunması için herhangi bir yasanın olmayışı, tarımsal arazilerin daha da azalmasına neden oluyor.

Üstelik ülkenin birçok yerinde çok katlı dikey büyüme yerine, tek katlı büyüme olarak bilinen yatay büyümeye önem verilmesi yüzünden tarımsal arazilerimizi daha hızlı kaybediyoruz.

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, tarımsal arazilerin 1 milyon dönümden 800 bin dönüme kadar düştüğünü söyledi.

Naimoğulları, ülkedeki en verimli toprakların inşaat alanlarına dönüştürüldüğünü belirterek, “Gün gelecek, ekilecek arazi bile bulamayacağız” dedi.

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Turgut Akçın, tarımsal arazilerin her geçen gün yok olduğunu ifade ederek, devletin bir an önce yasal düzenleme yapması gerektiğine işaret etti.

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, şehir merkezlerine ihtiyaca göre yüksek katlı binaların yapılabileceğini, ancak bunun ‘planlama’ dahilinde olması gerektiğini belirterek “Merkezi büyüme olmadan yayılma olamaz” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer ise tarımsal arazileri korumak için şehir merkezlerine olabildiğince çok yüksek katlı binaların yapılması gerektiğini söyledi. Gürcafer, “Bunun için imar planları hazırlanmalı” dedi.

banner134

Naimoğulları: Gün gelecek  ekilecek arazi bulamayacağız

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, yıllardır ülkede tarımsal arazilerin azaldığını söylediklerini, ancak yetkililerin hiçbir şekilde bu durumu dikkate almadıklarını belirtti.

Naimoğulları, tarımsal arazilerin 1 milyon dönümden 800 bin dönüme kadar düştüğünü ve her geçen gün de bu sayının düşmeye devam ettiğini söyledi.

Ülkedeki en verimli toprakların inşaat alanlarına dönüştürüldüğünü kaydeden Naimoğulları, bu alanların birçoğunun atıl durumda bırakıldığını, ekonominin de bu yüzden boş yere kötüye doğru gittiğine dikkat çekti.

Naimoğulları, tarımsal araziler azaldığı için hem hayvancılık, hem de çiftçiliğin tehlikeye girdiğini belirterek, “Özellikle yatay büyüme, bu tehlikenin boyutunu ikiye katladı” dedi.

Yatay büyüme yüzünden verimli toprakların gereksiz yere inşaat alanına dönüştürüldüğünü vurgulayan Naimoğulları, “Kimse dikey büyümeyi savunmuyor, herkes müstakil evde kalmak istiyor. Ülkemize gelen yabancılar da havuzlu villa satın almayı tercih ettiği için yatay büyüme hız kesmeden devam ediyor. Gün gelecek, ekilecek arazi bile bulamayacağız” şeklinde konuştu.

Naimoğulları, yatay büyümenin son zamanlarda kırsal kesimlerde de çoğaldığını belirterek, özellikle Demirhan, Minareliköy, Balıkesir, Haspolat ve Cihangir gibi yerlerin yanı sıra İskele’de de yatay büyüme yüzünden tarımsal arazilerin yok olduğunu anlattı.

Naimoğulları, devletin bir an önce yasal düzenlemeyle tarımsal arazileri koruma altına alması gerektiğini, ancak gerek seçim, gerekse siyasi oy ve rant uğruna tarımsal arazilerin düşmanca bir tavırla yok oluşuna göz yumulduğunu belirtti.

Akçın: Tarımsal araziler her geçen gün yok oluyor

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Turgut Akçın, tarımsal arazilerin her geçen gün yok olduğunu belirterek, devletin bir an önce yasal düzenleme yapması gerektiğini vurguladı.

Özellikle Güzelyurt bölgesindeki narenciye bahçelerinin ‘yok oluşa’ doğru gittiğini kaydeden Akçın, “Serhatköy, Mevlevi ve Şahinler’de yüzlerce dönüm verimsiz kıraç arazi varken, herkes, narenciye bahçelerine villa yapmak için birbiriyle yarışıyor” dedi.

Tarımsal araziler azaldıkça dışa bağımlılığın daha çok artacağına dikkat çeken Akçın, devletin verimsiz ve kıraç topraklara inşaat yapılmasını teşvik etmesi gerektiğini kaydetti.

Akçın, Güzelyurt bölgesinde bugüne kadar yüzlerce dönüm narenciye bahçesinin yok olduğunu belirterek, “Tarımsal araziler yasayla korunmazsa, ülkede yakın bir gelecekte narenciye bahçesi de kalmayacak” ifadesini kullandı.

Refikoğlu: Merkezi büyüme olmadan yayılma olamaz

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, şehir merkezlerine ihtiyaca göre yüksek katlı binaların yapılabileceğini, ancak bunun ‘planlama’ dahilinde olması gerektiğini belirtti.

Refikoğlu, ülkede yüksek katlı yapılaşma olacaksa kanalizasyon altyapısı, otopark, yol ve okul ihtiyacı gibi unsurların yanı sıra binaların olası bir yangın durumunda itfaiyenin müdahale edebileceği yükseklikte olması gerektiğini söyledi.

İhtiyaç ve planlama olmadan dikey büyümenin kabul edilemeyeceğini kaydeden Refikoğlu, önce şehir merkezlerindeki boş alanların dolması gerektiği üzerinde durdu.

“Bazı kişiler dikey büyüyerek çevremizi koruyalım diyor ama bunu diyen hemen herkes, müstakil evlerde kalıyor” diyen Refikoğlu, toplum olarak apartman kültürüne alışkın olmadığımızı, ancak apartmanların müstakil evlere göre fiyat açısından daha uygun olmasından dolayı herkesin apartmanları tercih ettiğini söyledi.

Refikoğlu, “Apartmanların durumu ortada… Apartmanlarda temizlik, aydınlatma gibi en basit işler bile doğru dürüst yapılamıyor” dedi.

Bu işin çözümünün oldukça basit olduğunu kaydeden Refikoğlu, şöyle devam etti:

“Merkezi büyüme olmadan yayılma olamaz. Girne’nin durumu ortada…

Şehir merkezlerinde o kadar boş alan varken ve bu alanlar henüz dolmamışken dışa yayılma olamaz.

Bizim önce bunu başarmamız gerekiyor.

Hatta sadece şehir merkezlerinde değil, Karpaz dahil birçok bölgede imara açık boş alanlar mevcut.

Bu alanlar dolmadan çevreye yayılmaya gerek yok.

Zaten her yerin inşaata açık olması da doğru değil.

Bugün hem yeşil alan, hem de orman arazisi bakımından dünyanın birçok ülkesinin oldukça gerisindeyiz.

Biz geleceğe yönelik planlama yapmalıyız.

Bunu da siyasi otoritenin uzanamayacağı bir şekilde yapmalıyız.”

Gürcafer: İmar planları şart

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, ülkede hem yatay, hem de dikey büyümesi gereken yerler olduğunu, ancak bu ayrımın iyi yapılması gerektiğini söyledi.

Gürcafer, inşaatların doğru bir biçimde planlamayla yapılması gerektiğini, bunun için de imar planlarının şart olduğunu dile getirdi.

Kırsal kesimlere çok katlı binaların yapılmaması için ivedilikle konut stratejisinin hazırlanması gerektiğini kaydeden Gürcafer, “Yani bizim 2030 ve 2040 yılına kadar konut ihtiyacımız ne kadar olacak bunu planlayarak hesaplamalıyız” dedi.

Gürcafer, şehir içlerinde, özellikle de Lefkoşa’da dikey büyümenin şart olduğunu belirterek, tarımsal arazileri korumak için şehir merkezlerine olabildiğince çok yüksek katlı binaların yapılması gerektiğini kaydetti.

Bunu yaparken otopark ve yol sorunu gibi ayrıntıların da çözüme kavuşturulmasının sağlanması gerektiğine dikkat çeken Gürcafer, “Bizim başımıza ne geldiyse plansızlıktan geldi. Plansızlık bizi bu noktaya getirdi” şeklinde konuştu.

“Tarımsal arazilerin korunması herkesin arzusu ama sadece ‘korumalıyız’ demekle olmuyor” diyen Gürcafer, nereye ve hangi alanlara inşaat yapılacağının da planlanması gerektiğini söyledi.

Gürcafer, hiçbir şekilde kullanılmayan çorak ve kıraç alanların konut ihtiyacı için kullanılabileceğini vurguladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88