Tasarrufa çalışandan başlamak çok yanlış

banner37

KIBRIS’a konuşan ekonomistler, ülkede kamu araçları gereksiz kullanılırken ve vergiler doğru düzgün toplanamazken, hükümetin tasarruf için kanun gücünde kararname çıkararak HP’den kesintiye gitme kararı almasını eleştirdi

banner87
Tasarrufa çalışandan başlamak çok yanlış
banner99

BİRÇOK KONUDA TEDBİR ALINABİLİR… KIBRIS’a konuşan ekonomistler, ülkede “kamu araçlarının gereksiz kullanılması”, “vergilerin doğru düzgün toplanamaması”, “gereksiz izaz- ikramlar yapılması”, “abartılı yurt dışı ziyaretleri gerçekleşmesi”, “gösterişe yönelik etkinlikler yapılması” gibi birçok konuda tasarruf edecekken, kolay yolu seçip, hükümetin çalışandan kesinti yapmasını doğru bulmadı. Ekonomistler, hükümetin “alacaklarını toplamak” başta olmak üzere, tasarruf için birçok konuda düzenlemeye gitmek yerine, kanun gücünde kararname çıkararak hayat pahalılığından kesinti yapma yoluna gitmesini eleştirdi.

OLUMSUZ ETKİLERİ OLACAK… Hükümetin kanun gücünde kararname çıkararak “tasarruf amaçlı” hayat pahalılığından yüzde 2 kesinti yapma kararını KIBRIS Gazetesi’ne değerlendiren ekonomistler, kararın olumsuz etkileri olacağını söyledi. Ekonomist Okan Veli Şafaklı, bu kararın “halkın yüzde 2 fakirleşmesine” neden olacağını, ekonomist Ünal Akifler “alım gücünün düşmesine” yol açacağını belirtirken, ekonomist Göksel Saydam ise “hayat pahalılığı konusunun çocuk oyuncağına dönüştürüldüğünü” vurguladı.

 

Ceren ÖZBİL

   Ülkede kamu araçlarının gereksiz kullanıldığı, vergilerin doğru düzgün toplanamadığı, gereksiz izaz ve ikramların yapıldığı sık sık gündeme gelirken, hükümetin tasarruf için kanun gücünde kararname çıkarıp, Hayat Pahalılığı’ndan kesintiye gitme kararı alması halk tarafından tepkiyle karşılandı.

   Ayrıca kanun gücündeki kararnamede bu kesintinin “tasarruf” amacıyla yapılacağı belirtilirken, yetkililer tarafından da “yanlış hesaplandığı için kesiyoruz” yönündeki açıklamalar bu tepkilerin çığ gibi büyümesine yol açtı.

   KIBRIS Gazetesi’ne konuşan ekonomistler hükümetin aldığı hayat pahalılığından kesinti yapılması kararını “devletin elini halkın cebine atması” olarak yorumladı.

   Ekonomist Okan Veli Şafaklı, bu kararın “halkın yüzde 2 fakirleşmesi”, ekonomist Ünal Akifler “alım gücünün düşmesi” ve ekonomist Göksel Saydam ise “hayat pahalılığının çocuk oyuncağına dönüştürülmesi” anlamına geldiğini söyledi.

Şafaklı: Halk yüzde 2 fakirleşecek

   Akademisyen Okan Veli Şafaklı, hükümetlerin ekonomiyi canlandırmak ve halkın alım gücünü yükseltmek için çıkan hayat pahalılığı oranının üstünde çalışana ve emekliye ödeme yapma şansı olduğunu belirtti.

   Şu anda hayat pahalılığından yüzde 2 kesinti yapılmasının ise geçen seneye göre halkın yüzde 2 fakirleştirilmesi anlamına geldiğini belirten Şafaklı, bunu yapmak için çok meşru bir zemin yakalamak gerektiğini söyledi.

   Şafaklı, yasa gücünde kararnamede yüzde 2 kesintinin tasarruf olarak yazıldığına da dikkati çekti ve “büyük bir ihtimalle yanlış hesaplandığı mantığı hukukçularının mantığına uymadı. Bu nedenle de tasarruf olarak yazıldı. Zaten devletin hayat pahalılığını çıkan oranın üzerinde maaşlara yansıtma hakkı vardır” dedi.

   Okan Veli Şafaklı, devletin mazeretinin kanun gücünde kararname ile uymadığını söyledi.

“Devlet önce alacaklarını toplasın”

   Şafaklı, devletin böyle bir kesintiye gitmeden önce vergi alamadığı kişilerden vergi alması, ödemeyen lüks araç seyrüseferlerini toplaması, izaz ikramlarda sınırlamaya gitmesi, kamu araçlarının gereksiz bir şekilde kullanılmasının önüne geçmesi gerektiğini anlattı.

   Tüm bunlar yapılmadan hayat pahalılığından kesinti yapmaya gitmenin halkı fakirleştirmek anlamına geldiğinden söz eden Şafaklı, hayat pahalılığından kesinti yapmadan önce diğer adımları atmasının devleti 80 milyon TL’nin çok da üzerinde kâra geçireceğini belirtti.

   Şafaklı, bu şekilde toplanacak paranın zaten ancak bir dönem ödemelere yeteceğini ancak daha sonra devletin yeniden para bulmakta sıkıntı yaşayacağını söyledi.

   Şafaklı, hayat pahalılığından kesinti yapılarak devletin kâra geçmesi mantığının geçici bir çözüm olduğunu söyledi ve devletten üzerine düşen fedakarlıkları ve görevleri yapmadıkça halkında buna karşı çıkacağını belirtti.

banner9
   Okan Veli Şafaklı, bu hamle ile hükümetin kendini destekleyen sendikaları bile karşısına aldığını ifade ederek, bundan etkilenen en az 40 bin kişi olduğunun altını çizdi.

Akifler: Halkın alım gücü düşecek

   Ekonomist Ünal Akifler, Hayat Pahalılığı’ndan yüzde 2 kesinti yapılması kararı alınmasının devletin bütçeye para aktarmak için mazereti olduğunu söyledi.

   Büyük bir ihtimalle Türkiye’den para alınmadığını ifade eden Akifler, atılabilecek farklı adımlar varken halkın alım gücünü etkileyecek böyle bir adımın atılmasını doğru bulmadığını kaydetti.

   Akifler, eğer bir tedbir alınacaksa devletin lüzumsuz harcamalardan vazgeçmesi gerektiğini söyledi ve bunların gereksiz izaz ikramlar, kamu araçlarının gereksiz kullanımı olduğunu ifade etti.

   Ayrıca vergi toplanama gibi konularda da gerekli adımların atılması gerektiğini söyleyen Akifler, “gereksiz harcamalar yapılırken hayat pahalılığından kesilmesi doğru değildir. Gereksiz elçilikler, gereksiz geziler var. Tasarrufa önce bunlardan başlanmalı” dedi.

Saydam: Çocuk oyuncağına döndü

   Ekonomist Göksel Saydam, Hayat Pahalılığı konusunun çocuk oyuncağına döndüğünü söyledi ve geçmiş hükümet döneminde yüzde 31 olarak hesaplanan hayat pahalılığının artacağı düşünülerek dondurulduğunu belirtti.

   Ancak düşünülenin tam tersine hayat pahalılığının yüzde 29 civarına düştüğünü söyleyen Saydam şu şekilde konuştu:

   TL’deki durum düşünülen kadar dramatik olmadı ve Hayat Pahalılığı düşünülenden düşük çıktı. Fakat hükümet dondurma kararı aldığı için geri adım atmadı ve yüksekten ödedi. Bu bir hatadır. Artışın Devlet

Planlama Örgütü’nün verilerine göre yapılması gerekirdi. Hayat Pahalılığı’na göre sene de iki kez artış yapılır. Ne bakanların ne Bakanlar Kurulu’nun bunu durdurma yetkisi yoktur.

   Göksel Saydam, devlet ne zaman sıkışsa böyle bir formül üretilmeye çalışıldığını ifade etti ancak Hayat Pahalılığı olarak maaşlara yansıtılanın yüzde 2’sinin geri alınmasının söylendiği kadar kolay olmadığını ifade etti.

   Bu oranın Ocak ayından itibaren maaşlara yansıdığından söz eden Saydam, bu artışı alanlar arasında vefat edenler ve o dönemde emekli olup, emekliliğini ona göre alanların da olduğunu söyledi.

Saydam bu kişilerden yüzde 2’lik kısmın nasıl geri alınabileceğini sorudu.

“Ülkede hiçbir ekonomik planlama yok”

   Ülkede hiçbir ekonomik planlama olmadığından söz eden Saydam, ekonomik planlamaların 5-10 yıllık programlar olduğunu; ancak bizim ülkemizde bunun saatlik olarak hesaplandığını ifade etti.

   Saydam, hedef ülke ekonomisini artıya geçirmekse yapılması gerekenin, RHA plakalı araçları amaçlarının dışında da kullanmamak hatta hiç kullanmamak ve vergileri düzenli toplamak olduğunu belirtti.

   Göksel Saydam, “vergilerin düzenli ödenmemesi konusunda tek sorumlu ödeyecek kişiler değil, aynı zamanda devlettir. Vergi ödemek için giden vatandaşlar saatlerce beklemek zorunda kalıyor. Ayrıca seyrüseferde de dijital sisteme geçilebilir. Fakat bunları yapmaktan kaçınıyoruz” dedi.

“Dolaylı vergiler üzerinden tasarrufa gitmek haksızlıktır”

   Göksel Saydam, KDV gibi dolaylı vergiler üzerinden devletin tasarrufa gitmeye çalışmasının haksızlık olduğunu söyledi ve yapılması gerekenin gelir ve kurumlar vergisi üzerinden düzenlemelere gitmek olduğunu anlattı.

   Dolaylı vergileri asgari ücret alan bir kişinin de zengin olan bir kişinin de aynı oran üzerinden ödediğini kaydeden Saydam, “bu devletin kolaya kaçmasıdır” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96