Tehlike hâlâ var

banner37

Ciklos mevkiinde meydana gelen ve aynı araçtaki 3 gencin yaşamını yitirip, bir gencin de kaybolmasıyla ilgili olayın ardından hem dere yatakları hem de Lefkoşa-Girne anayolu ile ilgili soruşturmalar başlatıldı.

Tehlike hâlâ var

Ceren ÖZBİL

Ciklos mevkiinde meydana gelen ve aynı araçtaki 3 gencin yaşamını yitirip, bir gencin de kaybolmasıyla ilgili olay hem yıllardır dere ve dere yataklarına inşaat izni verilmesinin hem de yenilenen Girne-Lefkoşa anayolunun yapımının sorgulanmasına neden oldu.

Bazı kesimler, “yol alelacele açıldı”, “yol yapılırken su kanalları kapatıldı”, “oto korkuluklar eksik” ve “yeterli güvenlik önlemleri alınmadı” gibi iddialarla olaydan dolayı Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı başta olmak üzere hükümeti suçladı.

Bazı kesimlerse olaydan dere ve dere yataklarına inşaat yapılmasına izin veren gelmiş geçmiş tüm hükümetleri sorumlu tuttu.

Ayrıca Kıbrıs Türk İnşaat Mühendisleri Odası da olayla ilgili araştırma başlattı ve araştırmanın sonucunda rapor hazırlayıp ilgili mercilere sunacak.

Ancak KIBRIS Gazetesi’nin güvenilir kaynaklardan elde ettiği bilgiye göre söz konusu yolun altında ciddi bir çökme var ve ilerleyen günlerde yol tamamen çökebilir.

 

TRAKAYAD: Trafik güvenliği önemsenmiyor

Trafikte Kazasız Yaşam Derneği (TRAKAYAD) yaptığı yazılı açıklamada, trafik güvenliğinin gelmiş geçmiş tüm yönetimler için hiçbir önem arz etmediğinin yaşanan sel felaketi ile bir kez daha kanıtlandığını ifade etti.

Aynı yazılı açıklamada trafik güvenliğinin oluşmasının yol kullanıcılarının, araçların ve yol sistemlerinin aynı anda güvenli kılınmasından geçtiği belirtildi ve “ne yazık ki Girne-Lefkoşa anayolunda genç kardeşlerimizin hayatına mal olan olay yeni yapılan yollarımızın dahi güvenli olmadığını bize göstermektedir. Çünkü yıllardır yapılmakta olan uyarılara rağmen yollarımız trafik güvenliğine ve bilhassa drenaja önem verilmeden yapılmaya devam edilmektedir. Tüm trafik güvenliği önlemleri tamamlanmadan Girne-Lefkoşa anayolunun trafiğe açılması da ayrıca büyük bir hatadır, çünkü trafik güvenliğinin eksik olduğu yollarda insan hayatı ve sağlığı sürekli tehdit altındadır” denildi. Açıklama şu şekilde devam etti:

“Dolayısı ile Trafikte Güvenli Yaşam Derneği olarak soruyoruz: Girne-Lefkoşa anayolunun tasarımı hangi dünya standardına göre yapıldı? Bu yolun orta refüjü, dolguları, bariyerleri ve diğer tüm unsurları hangi standarda göre inşa edildi? Soruyoruz: Girne-Lefkoşa anayolunun gerçek uzmanlar tarafından yapılmış bir yağmur suyu drenaj projesi var mıdır? Eskisine göre oldukça genişletilmiş bir yola düşen yağmur neden insanlarımızın canına ve malına tehdit teşkil etmeyecek şekilde tahliye edilemedi? Soruyoruz: Girne-Lefkoşa anayolu projesinin trafik güvenliği denetimi (“traffic safety audit”) yapıldı mı? Yapıldıysa, bu denetimi hangi uzman yaptı ve bu denetimin sonuç raporu nerededir? Yapılmadıysa, neden yapılmadı? Bu sebeple, Girne-Lefkoşa anayolunda genç insanlarımızın ölümüne sebep olan sorumluların gerçek uzman önerilerini dinlememeyi alışkınlık haline getirmiş gelmiş geçmiş tüm beceriksiz ve vizyonsuz yöneticilerin olduğundan kimse şüphe etmemelidir. Bilmeliyiz ki, “kaza” niteliği taşımayan bu gibi olayların sonucu olarak yaşanan kayıplar bilime ve etik anlayışa inanılmış olunsaydı önlenebilirdi! Bilmeliyiz ki, toplum olarak trafik güvenliği için yol kullanıcıları ve araçlar yanında yol sistemlerinin de her şartta güvenli olmasını talep etmek ihtiyacımız olan trafik güvenliği değişiminin yaratılması için kaçınılmazdır. Bilmeliyiz ki, bireyler olarak bu çarpık düzeni kabullendikçe ve gerçeklerimizle yüzleşmedikçe kaybetmeye devam edeceğiz. Bu vesile ile hayatını kaybetmiş olan genç insanlarımızın yaslı ailelerine baş sağlığı ve sabır dileriz.”

 

Berkut: İnsanlara aylarca eziyet çektirildi

Şehir Planlama Dairesi eski Müdürü Asil Berkut, Girne çıkışı ile Boğaz piknik alanı arasındaki yolun uzunluğunun 3 buçuk kilometre olduğunu söyledi ve dört şerit olan bu yolun yapının 10-11 aylık bir süre zarfında tamamlandığını ifade etti.

Yol yapımının devam etmesi nedeniyle tek şeride düşen bu yolda insanların yoğun bir trafikte eziyet çektiğini kaydeden Berkut, gelişmiş ülkelerde yani AB ülkeleri ve Güney Kıbrıs’ta motorway yollarda bu tür tamiratların ve yenilemelerin akşamdan sabaha kadar tamamlandığını belirtti.

Berkut, “değil 3 1/5 km daha uzun mesafeler bir gecede yenilenir” dedi.

 

“Tüm güvenlik önlemleri alınmalıdır”

Berkut tamir edilecek yolda öncelikle tüm güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini belirtti ve trafik akışının düzenlenip, planlamasının yapılması gerektiğini söyledi.

Ayrıca 10-12 saat dilimi içinde trafiğin en az olduğu saatlerde iş yapılması gerektiğini ifade eden Berkut şu şekilde konuştu:

“Asfalt sökülür, yeni dökülür, çizilir, işaretlemeler tamamlanır. Sabah yeni ve güvenli şekilde yol trafiğe açılır. İnsanlar ne eziyet çeker ne güvensizlik içinde seyahat ederler. Her şey insan canı odaklı düşünülür ve yapılır. 11 ayda bitirilen bu yolda herkes eziyet çekti. Özellikle KKTC’nin resmî kurumlarının bile bu projelerden neredeyse haberi yok. İlgili daireler ve kurumlar her şeyi kenardan seyrediyor.”

 

“Her şey ülke dışından alındı”

Asil Berkut, bu yolla ilgili projenin dışarıdan, müteahhidin dışarıdan, paranın dışarıdan ve kontrolün dışarıdan olduğunu söyleyerek, her şey ithal olunca da ortaya çıkan durumda ülke şartlarına uyulmasının mümkün olmadığını belirtti.

Bu yolun teknik olarak incelenmesi gerektiğini KTMMOB’ye de bildirdiğini belirten Berkut, şu şekilde konuştu:

“Bağımsız, tarafsız, gerçekçi, her yönü ile teknik raporlar hazırlansın. Halk bilsin, hepimiz bilelim. Benim şahsi tespitlerim o yoldan geçerken arabadan çıplak gözle yaptığım tespitlerdir. Bence çok hatalar var. Ama teknik olarak yerinde gerçekçi etüt yapılmalıdır. Lefkoşa-Girne istikametinde zamanında yağmur sularının taşınmasına ait kanalları yapan müteahhit arkadaş açıkça izah ediyor. Eski yoldaki durumu ve şimdikini. Bütün yağmur suyu kanalları Girne’ye doğru inerken yolun solunda çakıl ile dolduruldu. Su kaçacak kanal bulamayınca yolun üzerinden nehir gibi aktı gitti. Teknik incelemede bunlar hep ortaya çıkarılabilir. Ben bir vatandaş olarak araba ile geçerken izlediklerim ve gördüklerim bunlar.”

 

Keskiner: Yıllardır söylüyoruz

Girne eski Milletvekili ve YKP meclis üyesi Rasıh Keskiner, yıllardır Girne-Boğaz yolunda yapılan yanlışları dile getirdiğini ve son yapılan projede gördüğü yanlışları da Ulaştırma Bakanı’na kadar tüm yetkililere bildirdiğini belirtti.

Buna rağmen kimsenin bu konuya yeteri kadar eğilmediğini söyleyen Keskiner, yolun eğimlerinin tehlike saçtığını ve bu meyillerin araçları dışarıya doğru fırlattığını ifade etti.

Keskiner yoldaki tek sıkıntının bununla da sınırlı olmadığını söyledi ve drenajların düzeltilmesi, bordür yerine bariyerlerin direkt asfalta çakılması gerektiğini ifade etti.

 

“Rapor hazırlayıp gerekli mercilere ulaşacağız”

Keskiner, 3 gencin ölümü ve bir gencin de kaybolmasıyla sonuçlanan olayda aracın uçtuğu yerde bariyer olmadığını kaydetti ve şu şekilde konuştu:

“Bu olayın nedeni gelmiş geçmiş politikacıların hatalarıdır. Bu yolu 9 ayda yarım yamalak bir şekilde tamamladılar. Yazılarımda vatandaşları uyardım. Bu yolda 50 kilometre değil, 20-30 kilometre arasında gidin. Sel felaketi de dere ve dere yataklarının kapatılmasının eseridir. Ayrıca o yol altında bulunan bazı kanallar da kapatılmıştır. Bazı derneklerle temasa geçtim. Bu konunun takipçisi olacağız ve gerekli raporu hazırlayıp ilgili yerlere ulaştıracağız.”

 

Aysal: Araştırma yapacağız

Kıbrıs Türk İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Seran Aysal, söz konusu yerde bir inceleme yapmadan açıklama yapmanın doğru olmadığını söyledi ve bu doğrultuda da bir inceleme başlattıkları açıkladı.

Yaptıkları araştırmanın en geç 10 gün içinde belli olacağını kaydeden Aysal, bu doğrultuda da hazırlayacakları raporu ilgili mercilere sunacaklarını belirtti.

 

Erduran: Çok şiddetli bir yağış oldu

Karayolları Dairesi eski Müdürü Hasan Nihat Erduran, ülkede etkili olan yağmurun metrekareye 246 kilogram ağırlığında olduğunu ve bunun da çok şiddetli bir yağış olduğunu vurguladı.

Bu ağırlığa ülkedeki hiçbir altyapı ve yolun dayanamayacağını belirten Erduran, Lapta ve Alsancak’ta da süratli gelen yağmur suyunun önündeki her şeyi yıkarak denizi bulduğunu söyledi.

 

“Menfezlerin önü tıkanmamalı”

Erduran, menfezlerinin önünün vatandaşların attığı yastık, şilte gibi çöplerle tıkandığını ifade etti ve buralardan akamayan suların da yollara taştığını söyledi. Hasan Nihat Erduran şu şekilde konuştu:

Menfezlerin çoğu ülkedeki 100 yıllık yağış raporları göz önünde bulundurularak hazırlandı. Ancak bunlar insanların attığı atıklarla tıkandı. Belediyelerin bu konuda budama yaptıkları ağaçların dallarını atacak yer ve insanların da bu gibi molozlarını atacakları yer göstermesi gerekir. Bu menfezlerin önünün tıkanması durumunda şiddetli gelen bir su ile önü açılır ve ani bir baskın olur.”

 

“Tek eksik fiziksel engel konulmaması”

Olayın olduğu bölgedeki yol kenarının bir buçuk metreden 2 buçuk metreye çıkarıldığını ifade eden Erduran, böylece yol kenarında su birikecek alanın da genişlediğini belirtti.

Bu suyun da yol içine geldiğini belirten Hasan Nihat Erduran, “burada gerekli önlemler alındı. Tek eksik uyarıları dinlemeyenlerin o yoldan geçmesini engelleyecek fiziksel bir engel konulmamasıdır” dedi.

 

“Derelerin 8 ayak solu ve sağı devletindir”

Erduran ülkedeki tüm derelerin 8 ayak sağı ile 8 ayak solunun devletin olduğunu söyledi ve kaymakamlıkların bu alanlara sahip çıkarak inşaat yapılmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti. Hasan Nihat Erduran şu şekilde konuştu:

“Dere uzantılarının şehirlere doğru genişlemesi gerekiyor, çünkü su akışı da giderek güçleniyor. Ancak bizde tam tersi… Dereler şehirlere geldikçe daralıyor. Benim önerim Girne’nin doğusuna ve batısına 3 tane beton kaplı menhol yapılması gerekiyor. Bunların makinelerin temizlik yapabileceği genişlikte olması gerekir. Şehir içi ana arterler olacak. Ana yollara drenajla tali yollar bağlanacak. Ayrıca boş arazilerin alt yapısı da belediyeler tarafından yapılacak.”

 

“Bizden sonra dere ıslahı yapılmadı”

Hasan Nihat Erduran, kendisinin Karayolları Dairesi Müdürü olduğu 2014, 2015 ve 2016 yıllarında dereleri ıslah ettiklerini eğer bu yapılmasaydı Lefkoşa’nın da çok büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalacağını anlattı.

Erduran, 2014 yılında kriz masası oluşturduklarını söyledi ve kendi döneminden sonra da böyle bir temizliğin yapıldığını duymadığını belirtti.

Ayrıca Akdoğan’a da taş bağlama yapılması için kaya temin ettiklerini belirten Erduran, bunun da o bölgedeki sorunun çözülmesinde önemli rol oynadığını kaydetti.

Erduran, “böyle durumlarda tüm kurumlar işbirliği yapmalıdır” dedi.

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2018, 12:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER