Tek suçları tecavüz değil!

banner37

Karaoğlanoğlu’nda meydana gelen ‘cinsel tecavüz’ meselesinin Ürdünlü iki zanlısı yargılanıncaya kadar cezaevine gönderilirken her ikisinin de suç geçmişleri kabarık çıktı

Tek suçları tecavüz değil!
banner90

Meyil AVCAN

   Girne’ye bağlı Karaoğlanoğlu’nda meydana gelen tecavüz olayının zanlısı olarak tutuklanan Ürdün uyruklu A. M. A. H. ve M. U. A. T. isimli zanlılar dün yeniden Girne’de mahkemeye çıkarılarak, yargılanıncaya kadar hükümsüz tutuklu olarak cezaevine gönderilirken, mahkemede şahadet veren polis, zanlılarla ilgili çok çarpıcı bilgileri de paylaştı.

   Polisin mahkemede verdiği yeminli şahadete göre, S. K. isimli kadını darp ederek cinsel tecavüzde bulunmakla suçlanan M. U. A. T.’nin ülkeye ne zaman ve nereden girdiği, ülkede ne amaçla bulunduğuna dair hiçbir kayıt bulunamadı. Cinsel tecavüz olayında M. U. A. T.’ye yardımcı olmakla suçlanan öğrenci statüsündeki A. M. A. H. ise, askeri yasak bölgeyi ihlal, kasti hasar ve ciddi darp gibi birçok kriminal suçtan yargılanmayı bekliyor.

   Girne Kaza Mahkemesi Ceza Davaları Yargıcı Meltem Dündar’ın huzurunda görüşülen dünkü teminat duruşmasında Savcı Mustafa Atakara, Girne Polis Müdürlüğü Adli Şube’de görevli polis çavuşu Üzeyir Kürşat Koçer’i tanık olarak dinletti.

“Soruşturma tamamlandı”

   Mahkemede yeminli şahadet veren polis çavuşu Üzeyir Kürşat Koçer, zanlıların 30 Nisan tarihinde Karaoğlanoğlu’nda meydana gelen “Cinsel Tecavüz”, “Zorla Alıkoyma” ve “ Ciddi Darp” suçlarından, zanlı M. U. A. T.’nin ayrıca aynı gün Kaşkar bölgesinde meydana gelen “Kasti Hasar” ve “Ciddi Darp” suçlarından da methaldar olduğunu belirtti.

   Polis çavuşu Kürşat, olayın 30 Nisan’da saat 03.15 sıralarında Karaoğlanoğlu bölgesinde zanlı A. M. A. H.’ye ait ikametgâhta meydana geldiğini belirterek, evlerine misafir olarak giden 24 yaşındaki üniversite öğrencisi 24 yaşındaki müşteki S. K.’ye cinsel tecavüzde bulunabilmek için zanlı A. M. A. H.’nin müştekiyle gelen diğer iki arkadaşını önemli bir şey söyleyeceğini belirterek ikametgâhtan dışarıya çıkarıp kapıyı kapattığını kaydetti.

   Akabinde bunu fırsat bilen zanlı M. U. A. T.’nin müşteki S. K.’yi kolundan çekip, eliyle de ağzını bastırarak evin yatak odasına götürüp, rızasızca cinsel tecavüzde bulunduğunu ifade eden Kürşat, o esnada dışarıda olan müştekinin arkadaşlarının çığlık sesleri üzerine şüphelenerek, eve girdiklerini ve zanlı M. U. A. T.’nin müştekiye cinsel tecavüzde bulunduğu anda müdahale edip, kızı kurtarmaya çalıştıklarını belirtti.

   Kürşat, zanlıların içeriye giren tanıkları darp etmeleri üzerine müştekilerin olay yerinden kaçarak Girne Polis Müdürlüğü’ne geldiğini ve meseleyi polise aktardığını kaydederek, darp edilen müştekilerin doktor kontrolünden geçirildiğini ifade etti.

   Mahkemeden arama ve derdest emri alarak zanlıların bulunduğu eve gidildiğini, zanlı A. M. A. H.’nin evde, balkondan atlayıp kaçmaya çalışan zanlı M. U. A. T.’nin ise kaçış istikametinde anayolda tespit edilerek makul güç kullanılarak tutuklandığını belirten Kürşat, evde yapılan aramada yatak çarşafı, yastık kılıfları, yorgan ve müştekiye ait külotun da emare olarak alındığını ifade etti.

   Koçer, zanlıların 2 Mayıs tarihinde mahkemeye çıkarılarak aleyhlerinde bir gün tutukluluk temin edildiğini ve zanlı M. U. A. T.’nin ortopedi ve göz doktoru tarafından muayene edildiğini belirterek, zanlıların 3 Mayıs tarihinde yeniden mahkemeye çıkarılarak aleyhlerinde 5 gün daha tutukluluk temin edildiğini kaydetti.

banner9
   Müştekinin de doktor kontrolünden geçirildiğini ve ağzıyla bacakları arasında ekimozlar oluştuğunun belirlendiğini mahkemeye aktaran Koçer, gerekli ifadelerin temin edildiği ve zanlılar aleyhinde yürütülen soruşturmanın tamamlandığını ifade etti.

“Zanlıların başka suçları da var”

   Öte yandan, zanlı A. M. A. H.’nin izinsiz olarak askeri yasak bölgeden Güney Kıbrıs’a geçtiğini ve orada Rum polisi tarafından tespit edilerek Türk polisine iadesinin gerçekleştirildiğini belirten Üzeyir Kürşat Koçer, zanlının 18 Mart tarihinde “Askeri Yasak Bölgeyi İhlal” suçundan mahkemeye çıkarılarak teminata bağlandığını kaydetti.

   Koçer, zanlı M. U. A. T.’nin ise olaydan hemen önce Kaşgar bölgesinde yoldan geçmekte olan Andaç Aykut’a ait Honda marka aracına kasten ve kanunsuz olarak taş atmak suretiyle camını kırdığını ve daha sonra da müştekiyi darp ettiğini dile getirdi.

   Olayın tespitinin kamera görüntülerinden yapıldığını mahkemeye aktaran Koçer, müştekinin zanlıyı teşhis ettiğini ve kendisinden şikâyetçi olduğunu ifade etti.

   Yine zanlı A. M. A. H.’nin kız arkadaşı olan Sara Qassem Ahmad Al Taweed’in olayın mağduru olan müştekiyi arayarak şikayetini geri çekmesi talebinde bulunduğunu ve bu yüzden “Tanıklara Müdahale” suçundan mahkemeye çıkarılarak teminata bağlandığını kaydeden Koçer, işlenen “Cinsel Tecavüz” suçunun Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkisine giren çok ağır bir suç olduğunu, bahse konu suçun cezasının ise müebbet hapis cezası olduğunu ve her iki zanlının da “Anti-Sosyal” kişiliklere sahip olduklarının aşikar olduğunu söyledi.

   Koçer, zanlı A. M. A. H.’nin ülkemizde öğrenci statüsünde olduğunu, zanlı M. U. A. T.’nin ise ülkede hiçbir kaydı bulunmadığını belirtti.

   DNA raporu için yazışmalar yapıldığını ve Adli Tıp’tan dosyanın gelişinin zaman alacağını vurgulayan Koçer, davanın sağlıklı devam edebilmesi açısından zanlıların mahkemenin uygun göreceği teminata bağlanması talebinde bulundu.

Her ikisi de cezaevine gönderildi

   Yargıç Meltem Dündar, zanlı A. M. A. H.’nin üç ayrı müştekiyi darp ettiğini “Ciddi Darp”, “Kasti Hasar” ve “İkamet İzinsiz Kalma”, zanlı M. U. A. T.’nin de aleyhindeki suçların “Cinsel Tecavüz”, “Zorla Alıkoyma” ve “Ciddi Darp” olduğunu belirterek, neticesi beklenen DNA raporları haricinde, tahkikatın zanlıları teminata bağlayacak safhaya ulaşıldığına bulgu yaptı.

   “Cinsel Tecavüz” suçunun ömür boyu hapislik cezası öngörülen en ağır suçlar arasında yer aldığına vurgu yapan Dündar, zanlı M. U. A. T.’nin ülkede hiçbir bağı olmadığını, ülkeye nasıl girdiğinin tespit edilemediğini ve bu konuyla ilgili tahkikatın devam ettiğini ve zanlının yargıdan kaçmasının muhtemel olduğunu kaydetti.

   Dündar, zanlı A. M. A. H.’nin öğrenci statüsünde olduğunu, 18 Mart tarihinde askeri yasak bölgeyi ihlal ettiği şüphesiyle mahkemeye çıkarılarak teminata bağlandığını belirterek, zanlının teminatta belirtildiği üzere yargılanıncaya değin sulh ve sükun içinde beklemesi gerekirken, davasından iki ay sonra oldukça ciddi bir suça bulaştığını söyledi.

   Her iki zanlının da yargıdan kaçmasının muhtemel olduğuna bulgu yapan Dündar, zanlıların üç ayı aşmayan süreyle hükümsüz tutuklu olarak Merkezi Cezaevi’ne gönderilmesine emir verdi.

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2019, 08:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96