Teknoloji, çocukları şiddete sürüklüyor!

banner37

Çocuk ve ergen psikiyatr uzmanları, okul öncesi dönem çocuklarında görülen şiddet içerikli davranışların temelinde yatan faktörleri KIBRIS’a anlattı:

Teknoloji, çocukları şiddete sürüklüyor!
banner90

BİGİSAYAR, TABLET VE TELEFONDAKİ TEHLİKE… Uzmanlar, gelişen teknoloji ile çocukların televizyon, laptop, telefon veya tabletlerde uygunsuz şiddet içeren içeriklere maruz kaldığına ve bunlardan etkilenerek, dışa yansıyan şiddet içerikli davranışlar sergileyebileceklerine dikkat çekiyor. Uzmanlar, bunun çocukların sosyal gelişimlerini sekteye uğratarak onları daha saldırgan ve daha bencil bir yapıya dönüştürdüklerinin altını çizdi. Uzmanlar, çocukların mümkün olduğunca kendi olgunluğundaki aktivitelere yönlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu

Serap ŞAHİN

Çocuk ve ergen psikiyatr uzmanları, okul öncesi dönem çocuklarında görülen şiddet içerikli davranışların temelinde anne-babaların tutumunun yanı sıra teknoloji bağımlılığının da bulunduğunu vurguladı.


Uzmanlar, gelişen teknoloji ile çocukların televizyon, laptop, telefon veya tabletlerde uygunsuz şiddet içeren içeriklere maruz kalmakta olduğuna ve bunlardan etkilenerek dışa yansıyan şiddet içeren davranışlar sergileyebildiklerini belirtti.


Uzmanlar, okul öncesi dönem diye adlandırılan 0-6 yaş grubu çocukları için anne-babanın önemli bir rol model olduğunun altını çizdi.


Uzmanlara göre, anne ve babanın tutumuna göre çocukların kişilik yapısı bu dönemde değişmeye başlıyor.


“Ben merkezci” olunan bu yaş gurubunda sıklıkla inatlaşma, öfkelenme ve tepkiler olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, kriz anlarında ebeveynlerin durumu kontrol etmeyi bilmelerinin büyük önem taşıdığını vurguladı.


Şiddetle ilgili faktörler arasında dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu gibi psikiyatrik ve gelişimsel sorunların da bulunabileceğini belirten uzmanlar, çocukların çok fazla teknolojik alete maruz kalmalarının da şiddet eğiliminde olmalarında önemli rol oynadığına dikkat çekti.


Çocuk ve Ergen Psikiyatr Uzmanı Erman Uslu, yaşa özgü çatışmalar yanında şiddet içerikli davranışların temel sebepleri arasında yanlış anne baba tutumları, uygunsuz okul şartları, gelişimsel ve zihinsel yetersizlik, gelişen teknoloji ile çocukların maruz kaldıkları uygunsuz içerikler ve yıkıcı davranış bozukluklarının sıralanabileceğini anlattı.

  Çocuklarda son yıllarda hareketlilik ve agresyon davranışlarında artış olduğuna işaret eden Çocuk ve Ergen Psikiyatr Uzmanı Erdem Beyoğlu da, fiziksel aktivitelerin günümüzde bir öneri değil, bir gereklilik olarak görüldüğüne dikkat çekti.

Uslu: Kriz anında ebeveynler durumu kontrol edebilmeli


 


Konuyla ilgili KIBRIS’a açıklamalardan bulunan Çocuk ve Ergen Psikiyatr Uzmanı Erman Uslu, okul öncesi dönemi çocuğunun, “ben merkezci” olduğunu ve bu yaş gurubundaki çocukların temel özellikleri olarak sıklıkla inatlaşma ve arada öfkelenme ile tepkiler verebileceğine dikkat çekti.


Uslu, yaşa özgü çatışmalar yanında şiddet içerikli davranışların temel sebepleri arasında yanlış anne baba tutumları, uygunsuz okul şartları, gelişimsel ve zihinsel yetersizlik, gelişen teknoloji ile çocukların maruz kaldıkları uygunsuz içerikler ve yıkıcı davranış bozukluklarının sıralanabileceğini anlattı.


Bu tip davranışlar için öncelikle ebeveynlerin doğru tutumlar içeren bir aile düzeni kurmaları gerektiğine dikkat çeken Uslu, kriz anlarında ebeveynlerin durumu kontrol etmeyi bilmelerinin büyük önem taşıdığına vurgu yaptı.


Uslu, okul ve ev ortamı arasında mutlak bir iletişim olması gerektiğini ve benzer kural sisteminin oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.


Aksi halde bir ortamda konulan kuralların diğer ortamda önemsenmemesi ya da doğru şekilde işlenmemesi durumunda, çocuğun gelişimi açısından sıkıntılar oluşturabileceğini ifade eden Uslu, tutumlar haricinde bu durumu tetikleyebilecek psikolojik kaynaklı rahatsızlıklara karşı tetikte olunması ve erken müdahale edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.


Erman Uslu, “Gerek doğru ebeveyn tutumları, gerekse psikolojik bir rahatsızlık durumunda uzman desteği alınması ve çocuk-ergen psikiyatrisi uzmanına başvurulması uygun olacaktır” dedi.

Yanlış anne baba tutumları


İlgisiz, sevgisini ve temel aile yapısını hissettirmeyen, kuralları yeteri kadar öğretme konusunda yetersiz kalan ebeveyn becerileri çocukların şiddet içerikli davranışlarını tetikleyebileceğini ifade eden Uslu, evde aşırı baskı, sözel ve fiziksel şiddete maruz kalan bir çocuğun bu davranışları normalleştirip şiddet davranışı olarak geliştirebileceğinin altını çizdi.


 

Uygunsuz okul şartları


Uslu, bazı çocuklarda, evde, ebeveyn tutumlarında herhangi bir sıkıntı olmasa bile, okulda eğitmenler tarafından veya başka çocuklar tarafından maruz kalacağı uygunsuz tutumların da şiddet içerikli davranışı doğurabileceğini söyledi.


banner9
 

Gelişimsel ve zihinsel yetersizlik


Gelişimsel ve zihinsel yetersizlikten kaynaklı çocukların bazı davranışlarını kontrol etmesinde sıkıntılara ve şiddet içeren davranışların ortaya çıkmasına sebep olabileceğini vurgulayan Uslu, konuşma alanı geri olan ve kendini yeteri kadar ifade edemeyen bazı çocuklarda da dışa vuran şiddet içerikli davranışlar ortaya çıkabileceğini ifade etti.


 

Gelişen teknoloji ile çocukların maruz kaldıkları uygunsuz içerikler


Uslu, gelişen teknoloji ile çocukların televizyon, laptop, telefon veya tabletlerde uygunsuz şiddet içeren içeriklere maruz kalmakta olduğuna ve bunlardan etkilenerek dışa yansıyan şiddet içeren davranışlar sergileyebildikleri de belirtti.


Uslu, çocuk psikiyatrisi uzmanlık alanına giren özel bir hastalık grubunu içine alan bu bozukluklarda kontrolsüz ve şiddet içerikli davranışlar gözlemlenebileceğinin altını çizdi.

“Çocuklar kendi olgunluğundaki aktivitelere yönlendirilmeli”


Çocuklarda son yıllarda hareketlilik ve agresyon davranışlarında artış olduğuna işaret eden Çocuk ve Ergen Psikiyatr Uzmanı Erdem Beyoğlu da, okul öncesi dönem çocuklarının hareketlilik ve buna bağlı olgunlaşma evresinde olduklarını ve 6 yaş civarında okul olgunluğuna ulaşıldığı zaman bu davranışların azalacağını kaydetti.


Bu dönem çocukların şiddet eğilimi göstermesinin temelinde birçok neden olabileceğini anlatan Beyoğlu, bunların, çocukla ve ailelerle ilgili olan faktörler olarak sıralanabileceğini bildirdi.


Beyoğlu, çocukla ilgili faktörlerin başında dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu gibi psikiyatrik ve gelişimsel sorunların bulunabileceği gibi, son dönemde giderek artan ekran bağımlılığının da şiddet eğiliminde olmalarında önemli bir rol oynadığına dikkat çekti.


Çocukların artık televizyon, cep telefonu, bilgisayar ve play-station gibi elektronik oyunlarla daha çok vakit geçirerek akranları ile oynanan karşılıklı oyunlardan uzaklaşmaya başladıklarına vurgu yapan Beyoğlu, bunun çocukların sosyal gelişimlerini sekteye uğratarak, onları daha saldırgan ve daha bencil bir yapıya dönüştürdüklerinin altını çizdi.


Beyoğlu, çocukların mümkün mertebe kendi olgunluğundaki aktivitelere yönlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.


Erdem Beyoğlu, ailelere bağlı faktörlerin başında ise denetim eksikliğinin geldiğini ifade etti.


Çocuklar olgunlaşırken sınırlara ihtiyaç duyduğunu ve yapılan davranışların anne babalar tarafından değerlendirilmesi ve gerekli pekiştireçlerin verilmesini istediklerine dikkat çeken Beyoğlu, olumlu davranışın takdir edilerek desteklenmesiyle olumlu davranışların gözlenmesini artırırken olumsuz bir davranışlara müdahale edilmemesinin ise davranışın devam etmesine neden olabileceğinin altını çizdi.


Beyoğlu sözlerine şöyle devam etti:


“Hâlbuki olumsuz davranışın neden olumsuz olduğu, yerine nasıl olumlu davranması gerektiği gibi konularda çocuğumuzla konuşmak, onun olumsuz davranışlarını azaltacaktır. Bu ise sabırla ve denetimle olabilecek olan bir süreçtir.


Ebeveynlere düşen en önemli görev, çocuklarını tanımaları ve ona uygun davranmalarıdır.


Örneğin hareketliliği olan bir çocuğun tüm gün ev içerisinde tutulması, sürekli olarak ekran başında vakit geçirmesine imkân verilmesi, sadece ve sadece onun hareketliliğine ve olumsuz davranışlar sergilemesine neden olacaktır.


Hâlbuki yerine, düzenli ve günlük bir şekilde park-bahçelere ve denize götürülmesi, özellikle yaz döneminde birçok merkezde sunulan fiziksel aktivitelere yönlendirilmesi, hem çocuğun sağlıklı fiziksel ve sosyal gelişimini destekleyecek, hem de ona olgunlaşma için fırsat yaratacaktır.


Unutmayalım ki fiziksel aktiviteler, günümüzde bir öneri değil, bir gereklilik olarak görülmektedir”.

Güncelleme Tarihi: 28 Temmuz 2019, 09:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108