Teyze cezaevine gitti, nişanlı serbest kaldı

banner37

‘Keser cinayeti’ kurbanı Halil İbrahim Mengi’nin nişanlısı S.C., aleyhindeki suçlamalar kaldırılarak salıverilirken, cinsel tacize uğradığı için cinayeti kendisinin işlediğini itiraf eden C.O., cezaevine gönderildi.

Teyze cezaevine gitti,  nişanlı serbest kaldı
banner90
banner99

Ahmet UÇAR

“TEK BAŞINA, BİLEREK VE İSTEYEREK ÖLDÜRDÜ”… İşitme ve konuşma engelli olan 65 yaşındaki zanlı C.O.’yu dün teminat talebiyle mahkemeye çıkaran polis müfettişi Fikri Sergel, zanlının polise verdiği ifadede Mengi’nin kendisine cinsel tacizde bulunduğu sırada eline geçirdiği keserle başına defalarca vurarak ölümüne sebep olduğunu itiraf ettiğini söyledi. Türkiye Adli Tıp Kurumu’na gönderilen emarelerin sonuç raporlarının henüz gelmediğini belirten Sergil, ancak zanlı C.O.’nun suçu tek başına, bilerek ve isteyerek işlediğinin tespit edildiğini, bu nedenle S.C., isimli zanlının mahkemeye çıkarılmadığını kaydetti.

Kamuoyunda ‘Keser cinayeti’ olarak bilinen 34 yaşındaki Halil İbrahim Mengi’nin öldürülmesi olayını soruşturmaya devam eden polis, ilk nazarda tutukladığı maktulün nişanlısı S.C.’yi aleyhindeki suçlamaları kaldırarak serbest bırakırken, S.C.’nin teyzesi olan ve kendisine cinsel tacizde bulunduğu için öldürdüğünü itiraf eden 65 yaşındaki zanlı C.O.’yu teminat talebiyle dün mahkemeye çıkardı.

Polis, Türkiye Adli Tıp Kurumu’na gönderilen emarelerin sonuçlarının henüz gelmediğini ancak, cinayeti zanlı C.O.’nun tek başına, bilerek ve isteyerek işlediğinin tespit edildiğini belirtti; mahkeme, zanlının cezaevine gönderilmesine karar verdi.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde Yargıç Temay Sağer’in huzurunda görüşülen dünkü teminat duruşmasında yeminli şahadet veren polis müfettişi Fikri Sergil, 5 Şubat 2021 tarihinde, saat 15.30 raddelerinde Lefkoşa’da Ali Hasip Sokak üzerinde bulunan bir ikametgâhta erkek cesedi bulunduğu yönünde bilgi geldiğini belirterek, Adli Şube’ye bağlı ekibin olay yerine gittiğini ve sağlık görevlilerinden, Halil İbrahim Mengi adlı şahsın başına aldığı darbeyle yaşamını yitirdiğinin öğrenildiğini kaydetti.

Evde yapılan aramada şahsın ikametgahın tuvalet kısmında ölü vaziyette bulunduğunu dile getiren Sergil, zanlı C.O., ile S.C.’nin ise ikametgahın salon kısmında tespit edildiğini ifade etti.

Sergil, devam eden aramada koridorda bulunan çamaşır makinesinin arkasında saklı vaziyette üstü kan dolu bir adet keserin ve yine üzerinde kan izlerine rastlanan İngiliz anahtarı bulunduğuna işaret ederek, mutfağın balkon kısmında ve evin girişinde yer alan ayakkabılıktaki birer adet pembe kadın terliğinde de kan izleri tespit edildiğini vurguladı.

İkametgahın mutfak kısmında yer alan naylon çöp poşetinde maktulün kafatasına ait kemik parçaları ve maktule ait olduğu düşünülen kanlı saç örneği bulunduğunu belirten Sergil, çamaşır makinesinde üzerlerinde kan izleri bulunan kıyafetlerin ve zanlıların giymekte olduğu üzerinde kan izleri bulunan giysilerin emare olarak alındığını anlattı.

C.O., ve S.C.’nin aleyhine 6 Şubat tarihinde mahkemeden 3 gün tutukluluk emri aldığını hatırlatan Sergil, bu süre içerisinde söz konusu ikametgâhta yeniden bir arama yapıldığını ve başka emarelerin de zapt edildiğini söyledi.

Sergil, zanlı C.O.’nun polise verdiği ifadede Mengi’nin kendisine cinsel tacizde bulunduğu sırada eline geçirdiği keserle Mengi’nin başına defalarca vurarak ölümüne sebep olduğunu itiraf ettiğini bildirdi.

Sergil, alınan emarelerin Türkiye Adli Tıp Kurumu’na gönderildiğini ancak sonuç raporlarının henüz temin edilmediğini belirterek, ayrıca zanlı C.O.’nun suçu tek başına, bilerek ve isteyerek işlediğinin tespit edildiğini bu nedenle S.C., isimli zanlının mahkemeye çıkarılmadığını kaydetti.

Soruşturmanın zanlının etki edebileceği kısmının tamamlandığına ve zanlının KKTC vatandaşı olmasına rağmen daimi bir ikametgahının bulunmadığına işaret eden Sergil, zanlının davaları görüşülünceye kadar mahkemenin uygun göreceği bir teminata bağlanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Temay Sağer, zanlının daimi bir ikametgahının bulunmamasını, suçların ciddi bir boyutta olmasını, zanlı aleyhine bağlayıcı bir şahadetin sunulmasını, zanlının serbest kalması durumunda yargılamadan kaçma ve kamu düzeninin bozulma ihtimalinin söz konusu olmasını göz önünde bulundurarak, zanlının davaları görüşülünceye kadar 3 ayı geçmeyecek bir süreyle hükümsüz tutuklu olarak Merkezi Cezaevi’ne gönderilmesine emir verdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75