banner6

TL’nin freni patladı!

banner37

Türkiye Merkez Bankası,  politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 16’dan yüzde 15’e çekti; karar sonrasında döviz kurları yeni rekorlar kırdı. Sterlin 15 TL’yi görüp günü 14.60’tan kapadı; dolar 11 TL’yi test ederek 10.84’e, Euro da 12.29 TL’ye imza attı

TL’nin freni patladı!
banner8

Ali ÇATAL

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), dün politika faizi olarak kullanılan bir haftalık repo faizini 100 baz puan (bp) indirerek yüzde 16'dan yüzde 15'e düşürdü ve bu kararın ardın döviz kurları yükselmeye devam etti; bir başka deyişle Türk Lirası (TL) değer kaybetmeyi sürdürdü.

TCMB’nin faiz kararının ardından KKTC’de döviz kurları fırladı; sterlin 15 TL’yi görüp günü 14.60’tan kapadı; dolar 10.84, Euro da 12.29 TL’ye imza attı.

Gözü kulağı gelecek faiz kararında olan vatandaşlar, bu değerler karşısında büyük şok yaşadı.

TL ödenip her türlü ihtiyacını döviz üzerinden karşılayan vatandaşlar, daha da fakirleşme anlamına gelen kurların yükselişinin ne zaman son bulacağını dört gözle bekliyor.

Neler oldu?

Türkiye serbest piyasalarında dünün ilk saatlerinde 10,96 seviyesine çıkarak zirveyi gören dolar/TL paritesi, faiz kararı öncesi 10,45'e geriledi; kararın ardından ise 10,76 seviyesine yükseldi.

KKTC serbest piyasalarında ise 15 Kasım’la başlayan işlem haftasının açılışında görülen, haftanın ikinci işlem gününde yerini yatay harekete bırakan fakat hafta ortasından itibaren yeniden başlayan TL varlıklardaki negatif ayrışma dün de ‘derinleşerek’ devam etti ve işlem haftasının son gününe taşındı.

Buna göre, Kuzey Kıbrıs’ta dünkü kapanışta Amerikan Doları ortalama 10,8389 TL, Euro 12,2854 TL ve İngiliz Sterlini 14,5993 TL’den alıcı buldu.

Sterlin/TL paritesi, TCMB’nin faiz kararına yönelik açıklamasının akabinde dün 15 TL’nin üzerini test etti fakat günün devamında ‘ilk tepkiyi atlatıp’ gerileyerek 14 TL’ler bandına indi. Dolar kuru da dün ortasında 11 TL’nin üzerine çıktı fakat piyasa fiyatlaması dünün kapanışında 11 TL civarı olarak kayda geçti.

Kurlar, işlem haftasını sırasıyla ortalama 10,0592 TL, 11,5165 TL ve 13,4786 TL’den açmıştı.

Uzmanlar ne dedi?

Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, faiz indiriminin, ekonomik rasyonaliteden ziyade ‘faiz karşıtlığı’ şeklinde formüle edilen ideolojik bir temelinin olduğunu belirtirken; Türkiye’nin ise bunun bedelini ödemeye hazır göründüğünü aktardı.

Şafaklı, faiz indiriminin sebep olacağı TL’nin değer kaybının ekonomik olarak da anlamlandırılabileceğini kaydederken, TL’nin değer kaybının ise ülke ihracatını artıracak, ithalatını da düşüreceğini açıkladı.

Albank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Melih Karavelioğlu da faiz indirimi kararının, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki günkü açıklamasının ardından ‘sürpriz’ addedilemeyeceğini söylerken; Aralık 2021 döneminde yapılacak yılın son PPK toplantısından da faiz indirimi çıkacağını öngördü.

Karavelioğlu, yeni dönemde ‘düşük faiz-yüksek kur-değersiz TL’ sürecini yaşayacağımızı belirtirken, “Uygulanan bu politika ile cari fazla verilmeye başlanması ve bollaşan döviz sayesinde TL’nin düşük değerlerde stabil olması, sonrasında ise değerlenmesi hedefi var gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomist Devrim Barçın ise TL’nin yabancı para birimleri karşısında değer kaybının her geçen gün artması ile girdi maliyetlerinin çoğu dövize endeksli ülkemizde hayatın her geçen gün daha da zorlaştığı gerçeğine parmak bastı; TL kullanmamız hasebiyle, politika faizlerine müdahale edemediğimizi hatırlattı.

Barçın, hükümetin ‘derhal’ KKTC Merkez Bankası başkanlığında Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği, kooperatif temsilcileri ve ilgili sivil toplum örgütleri ile toplanıp faiz ve süre bakımından tarafların uzlaşacağı şekilde ‘döviz borçlarının TL'ye çevrilmesi’ yönünde adımlar atması gerektiğini aktardı.

Şafaklı: Cari açık daha da önem kazandı

Okan Veli Şafaklı, faiz indirimine yönelik piyasaların beklenen tepkiyi verdiğini söylerken, “Şöyle ki, faiz indiriminden dolayı Türkiye’nin kredi risk primi (CDS) arttı ve bunu karşılamak için TL değer kaybetti” ifadelerini kullandı.

Faiz indiriminin, ekonomik rasyonaliteden ziyade ‘faiz karşıtlığı’ şeklinde formüle edilen ideolojik bir temelinin olduğunu belirten Şafaklı, Türkiye’nin ise bunun bedelini ödemeye hazır göründüğünü aktardı.

Faiz indiriminin sebep olacağı TL’nin değer kaybının ekonomik olarak da anlamlandırılabileceğini kaydeden Şafaklı, TL’nin değer kaybının ülke ihracatını artıracak, ithalatını da düşüreceğini açıkladı.

Bu argümanın haklı çıkması için ihraç ve ithal ürün esnekliğinin yani üretim sisteminin yeni bir ürün dizisine geçiş yapabilme yetisinin ölçüsünün ‘1’den büyük’ yani ilgili ürünün talep ve fiyat oranının yüksek olması gerektiğini lakin bu argümanı zayıflatan hususun da ihraç ürünlerinin yüksek oranda ithal girdi içermesi olduğunu da vurgulayan Şafaklı, “Bu durumu analiz etmek için gerçekleşecek ihracat ve ithalat rakamları ile cari açığa göz atmamız gerekiyor. Cari açık, daha da önem kazandı” şeklinde konuştu.

Karavelioğlu: ‘Düşük faiz-yüksek kur-değersiz TL’ dönemi yaşanacak

Ahmet Melih Karavelioğlu, TCMB’nin dün piyasa beklentilerine paralel olmak üzere faizi 1 puan indirdiğini ve bu kararın da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki günkü açıklamalarından sonra kendileri için sürpriz olmadığını söyledi.

‘Büyük ihtimalle’ Aralık 2021 dönemi PPK toplantısında bir indirimin daha geleceğini de öngören Karavelioğlu, Eylül 2021 periyodundan bu yana TL’deki değer kaybının yüzde 33’leri bulduğunu ve bu sürecin de ‘devam edecek göründüğünü’ kaydetti.

banner134

Karavelioğlu, yeni dönemde ‘düşük faiz-yüksek kur-değersiz TL’ sürecini yaşayacağımızı belirtirken, “Uygulanan bu politika ile cari fazla verilmeye başlanması ve bollaşan döviz sayesinde TL’nin düşük değerlerde stabil olması, sonrasında ise değerlenmesi hedefi var gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Bahse konu süreçte ortaya çıkacak artan enflasyon ve hayat pahalılığı gibi unsurların, sabit gelirli vatandaşları olumsuz etkileyeceğine ve kişi başı milli gelirin dolar bazında çok hızlı düşeceğine işaret eden Karavelioğlu, sözlerini ise “Bu ortamda hükümetlere düşen görev, sabit gelirli vatandaşların kayıplarını en aza indirecek politikalar izlenmesi olmalıdır” şeklinde sonlandırdı.

Barçın: Döviz borçları TL’ye çevrilmeli

Devrim Barçın, TCMB’nin faiz indirim kararı sonrası enflasyonun altında bir faiz politikası uygulamasının devam ettirilmesi ve açıklanan kararda da Aralık 2021 dahilinde de faiz indirimi yapılabileceği mesajlarının verilmesinin, dövizdeki yükselişin devam edeceğini gösterdiğine dikkat çekti.

TL’nin yabancı para birimleri karşısında değer kaybının her geçen gün artması ile girdi maliyetlerinin çoğu dövize endeksli ülkemizde hayatın her geçen gün daha da zorlaştığı gerçeğine parmak basan Barçın, birçok kesimin ifade ettiği üzere TL kullanmamız nedeniyle para politikasına direkt müdahale etme lüksümüzün olmadığını fakat kurlardaki yükselişin olumsuz etkisini azaltmak adına acilen atılması gereken adımlar da bulunduğunu belirtti.

“Özellikle döviz borçlanan vatandaşlarımız ciddi bir mağduriyet yaşıyor ve borçlarını ödeyemez duruma geliyor” diyen Barçın, bu çerçevede, hükümetin ‘derhal’ KKTC Merkez Bankası başkanlığında Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği, kooperatif temsilcileri ve ilgili sivil toplum örgütleri ile toplanıp faiz ve süre bakımından tarafların uzlaşacağı şekilde ‘döviz borçlarının TL'ye çevrilmesi’ yönünde adımlar atması gerektiğini aktardı.

Bunun yanında, Türkiye’de olduğu gibi döviz ile alınan kira ve okul harçlarının TL üzerinden ödenmesine ve yapılacak artışların da ‘ancak hayat pahalılığı oranında’ gerçekleşebileceğine yönelik yasal düzenlemelerin yapılmasının elzem olduğunu kaydeden Barçın, vatandaşın alım gücünün böylelikle ‘bir nebze de olsa’ korunabileceğini söyledi.

Türkiye ile ilişkilerin de özellikle şu dönemde ‘her zamankinden çok’ önem arz ettiğine de dikkat çeken Barçın, Kuzey Kıbrıs’a Türkiye’den ithal edilen ürünlerin, özellikle ‘tüm girdi maliyetleri TL olan ürünlerin’ ithalatının döviz üzerinden değil; TL bazında yapılarak ürün fiyat artış oranlarının azaltılması adına gerekli adımların bir an önce atılması gerektiğini açıkladı.

Faiz indirimleri 400 bp’yi buldu

TCMB, hatırlanacağı üzere en son Mart 2021 döneminde Naci Ağbal başkanlığında 200 bp faiz artışı yaparak politika faizini yüzde 19'a çıkarmıştı. Ardından Şahap Kavcıoğlu'nun göreve gelmesi ile faizler, Eylül 2021’e kadar sabit tutulmuştu. Eylüldeki PPK toplantısı öncesinde, Kavcıoğlu tarafından, para politikasının teşekkülünde çekirdek tüketici fiyat endeksi (TÜFE) kullanılacağı söylemine vurgu yapılmasının ardından 100 bp faiz indirilirken, Ekim 2021 PPK toplantısında da bu anlayış, piyasa beklentilerinin de üzerinde 200 bp faiz indirimi yapılması olarak devam etti.

TCMB, dünkü faiz indirimi ile beraber bu yıl toplamda 400 bp faiz indirimi yaptı. Karar metninde, “Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirerek politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 15 olarak belirlenmesine karar vermiştir.

Kurul, arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin 2022 yılının ilk yarısı boyunca da etkisini sürdürmesini beklemektedir. Kurul, bu etkilerin ima ettiği sınırlı alanın kullanımını Aralık ayında tamamlamayı değerlendirecektir. “ ifadelerine yer verildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında önceki gün yaptığı konuşmada “Faiz sebep, enflasyon neticedir” tezini tekrarlayarak hem TCMB’ye hem partisine hem de hem iş dünyasına mesaj göndermişti.

Erdoğan, konu ile ilgili “Enflasyon nedir, yüksek faiz nedir bilmeyen ülkelerin şaşkına döndüğü dönemde bizim bunun tamamen dışında kalmamız mümkün değildir. Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Bunu farklı yere çevirme gayretine girenlere diyorum ki ‘Boşuna uğraşmayın.’ Biz faiz belasını bu milletin sırtından kaldıracağız. Biz faize kesinlikle milletimizi ezdiremeyiz. Bunun başka çıkışı olamaz.

Beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan faizi savunanlar, kusura bakmasınlar. Bu yolda ben, faizi savunanla beraber olamam, olmam” ifadelerini kullanmıştı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104