banner6

Tohumu satıyorlar, patatesimizi almıyorlar

banner37

Hayat pahalılığı balyozu altında ezildiğimiz dönemde, ekonomik olarak kalkınmak ve dünya ülkeleri arasında yer alabilmek için yerli üretim büyük önem taşısa da uluslararası ambargolar suratımıza şamar gibi iniyor. “Toprak altı ürün” olarak tanımlanan patatesin yurt dışına ihraç edilebilmesi için ‘garanti sertifikasına’ ihtiyaç duyuluyor ancak KKTC sertifikasının tanınmaması, ihracat kapılarını kapatıyor. Oysa tohum yurt dışından alınıyor. Tohumu satan ülkeler, ürüne ise ambargo uyguluyor.

Tohumu satıyorlar,  patatesimizi almıyorlar
banner99

AHMET UÇAR

SERTİFİKA TANINMIYOR… Zeytin ve zeytin ürünleri ile narenciye ihracatları, ülkemizin ekonomik açıdan kalkınması adına umut verirken, patates ihracatında sorun var. “Toprak altı ürün” olarak tanımlanan patatesin ihraç edilebilmesi için garanti sertifikasına ihtiyaç duyuluyor. KKTC sertifikasının tanınmaması ise ihracata darbe vuruyor. Kıbrıs Türk Patates Üreticileri Birliği Başkanı Engin Halkseven, yılda 12-13 bin ton patates üretimi yapıldığını, ihracat olanağı bulunursa bunun 20-22 bin tona kadar çıkarılabileceğini vurguladı. Halkseven, yıllık 2 bin tonluk bir ihracat kapısının bile ülkeye katma değer katacağını anlattı.

GÜNEY KIBRIS ŞÜPHELİ… Patates üreticileri, Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında sadece Güney Kıbrıs’taki tüccarlara satış yapabiliyor ancak bunun için önce Rum üreticilerin hasatlarını tamamlaması ve Güney Kıbrıs’ın patatese ihtiyaç duyması gerekiyor. Bu durumda da KKTC, patates konusunda pazar bulamıyor. Engin Halkseven, “Rum tüccar önce kendi üreticisinin hasadını bitirmesini bekliyor ve ihtiyacı varsa bizden alıyor” şeklinde konuştu. Halkseven, yurt dışındaki ülkelerden tohum alınırken bir sorun yaşanmadığı halde ihracatta sertifika istenmesinin problemli bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti.

   Dışa bağımlılığın azalması, ülkemizin kendi ayakları üzerinde durabilmesi, ekonomik açıdan elverişli duruma gelebilmesi için yerli üretim büyük önem taşısa da patates üreticileri, ürünlerini, dünya pazarına sokamıyor.

   Zeytin ve narenciye gibi ürünler, Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında dünya ülkelerine ihraç edilebilirken, “Toprak altı ürün” olarak sınıflandırılan patateste, ihracat kapılarının açılabilmesi için ‘garanti sertifikasına’ ihtiyaç duyuluyor.

   KKTC’nin tanınmaması nedeniyle sertifikası da onaylanmazken, patates ihracatı Yeşil Hat Tüzüğü’yle sadece Güney Kıbrıs’taki Rum tüccarlara yapılabiliyor ancak burada da yine sorun yaşanıyor.

   KKTC’den Güney Kıbrıs’a patates ihraç edilebilmesi için Rum üreticilerin hasatlarını tamamlamasının ardından patatese ihtiyaç duyması, yani dışarıdan patates istemesi gerekiyor.

   Ülkemizdeki patates üreticileri de bu durumda ne yurt dışındaki pazara ne de Güney Kıbrıs’a tam anlamıyla ürün satışı gerçekleştirebiliyor.

   Yurt dışından Kuzey Kıbrıs’a uygulanan bu ambargonun altında ise büyük bir çelişki yattığı göze çarpıyor. KKTC’deki patates üreticileri, yurt dışındaki ülkelerden tohum alabilirken, aynı ülkelere patates satma noktasında ise kapıların kapandığını görüyor.

   Konuyla ilgili, KIBRIS’a konuşan Kıbrıs Türk Patates Üreticileri Birliği Başkanı Engin Halkseven, şu an yılda 12-13 bin tonluk patates üretiminin yapıldığını ve bunun ülke için yeterli olduğunu vurgulayarak, ihracat kapılarının açılması durumunda 20-22 bin tonluk üretim yapılabileceğine dikkat çekti.

   Halkseven, Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında narenciye ve zeytin gibi ürünlerin dünya ülkelerine ihraç edilebildiğine işaret ederek, patatesin ‘toprak altı ürün’ olduğu için garanti sertifikasına ihtiyaç duyduğunu, KKTC’nin sertifikasının tanınmadığını, bunun da ihracatın önünü kestiğini söyledi.

  “Patates ihracatı için KKTC’nin sertifikası tanınmıyor”

   Engin Halkseven, patatesin ihracat noktasında talep edilen garanti sertifikasının, KKTC’nin tanınmamış bir ülke olması nedeniyle kabul edilmediğini yineledi.

   Halkseven, patates ihracatının sadece Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında Güney Kıbrıs’taki tüccarlara yapılabildiğini dile getirerek, dış ülkelerle doğrudan ihracat yapılamadığını ifade etti.

   Tohumluk patatesi her yıl aralık ayında Hollanda veya diğer Avrupa ülkelerinden temin edebildiklerine işaret eden Halkseven, “Biz onlardan alım yaparken, onlara ihracat yapmamıza neden izin verilmiyor?” diye sordu.

“Güney Kıbrıs’a ihracat, ihtiyaçları olursa yapılıyor”

   Engin Halkseven, tohumu aldıkları andan itibaren, tarım alanlarını, Avrupa Birliği’nin (AB) gözetiminde ektiklerini, hasadı o şekilde yaptıklarını anlatarak, Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında yapılan ihracatta ise patateslerin yine AB gözetiminde TIR’a yüklendiğini ve Güney Kıbrıs’a gittiğini vurguladı.

   Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında ihracat yapılabilmesi için Güney Kıbrıs’ta hasadın yapılması ve bu hasattan sonra ihtiyaç olması gerektiğine dikkat çeken Halkseven, “Rum tüccar önce kendi üreticisinin tüm hasadını yapıp bitirmesini bekliyor ve ihtiyacı varsa bizden alıyor” dedi.

   Halkseven, Yeşil Hat Tüzüğü olsa da Güney Kıbrıs’ta bile pazar bulmakta sorun yaşadıkları üzerinde durarak, ihracat kapısı açılırsa yılda 5-6 bin ton fazla üretimle ihracat yapabileceklerinin altını çizdi.

   Halkseven, zeytin ve narenciye ürünlerinin dünya ülkelerine ihracatının yapılabildiğine dikkat çekerek, patates toprak altı ürün olduğu için bu kadar kolay ihracat yapılmadığının, garanti sertifikası istendiğinin altını çizdi.

   Halkseven, sertifika için gereken adımları atmalarına rağmen herhangi bir gelişme yaşanmadığından yakındı.

“İhracat olanağı varsa üretimi 10 bin ton artırabiliriz”

   Patates üretiminin şu an sadece iç piyasa için yapıldığını belirten Engin Halkseven, iç piyasanın ihtiyacına göre üretimde bulunduklarını kaydetti.

   Halkseven, iç piyasanın ihtiyacından bin ton fazla üretimde bulunulsa bile üreticinin para kazanamayacağını dile getirerek, şu anda patates rekoltesinin yıllık 12-13 bin ton arası olduğunu ve bu miktarın iç piyasaya yettiğini ifade etti.

   İhraç edilme olanağı söz konusu olursa, üretimi 20-22 bin tona çıkarabileceklerine işaret eden Halkseven, yıllık 2 bin tonluk bir ihracat kapısı bile olsa ülkeye ciddi bir katma değeri katacağını, üreticinin daha fazla patates ekebileceğini ve üretici sayısının artacağını anlattı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104