Top liderlerde

banner37

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide, şu anda adada herhangi bir çözüm süreci olmadığını ancak bundan sonrasıyla ilgili kararın liderler tarafından verilmesi gerektiğini söyledi.

Top liderlerde
banner99

Osman KALFAOĞLU

Crans Montana’daki Kıbrıs Konferansı’nın başarısızlıkla sona ermesinin ardından KIBRIS’a özel röportaj veren Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, BM’nin taraflara yardımcı olmaya hazır olduğunu ancak, kararın liderler tarafından verilmesi gerektiğini belirterek “top liderlerde” dedi.

“Tango için iki kişi lazım ve sadece bir tarafın olduğu bir süreç olamaz” diyen Eide, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bu yüzden liderlerin bir “derinlemesine düşünme dönemine” ihtiyacı olduğunu söyledi.   Eide, liderlerin kendilerini yönlendirmesi gerektiğini belirterek, “bunun her zaman liderler tarafından yürütülen bir süreç olduğunu söyledik ve bunun dışında bir şey olamaz. Dolayısıyla top onların sahasında” ifadelerini kullandı.

BM inisiyatif alma düşüncesinde değil

“Taraflar arasında bu kadar görüş ayrılığı varken, BM liderlerin hangi yolda gideceğine karar vermesi için ne kadar bekleyecek?” sorusuna karşılık, buna liderlerin karar vermesi gerektiğini belirten Eide, özellikle İsviçre’deki başarısız sürecin ardından BM’nin herhangi bir inisiyatif alma düşüncesinde olmadığını iletti.

“Taraflar, bundan sonra ne olacağı konusunda siyasi ve ruhen çok farklı yerdeler” diyen Eide, tarafların karar almak için acele etmemeleri gerektiğini söyledi. Güvenlik Konseyi’nin de bu konuda aynı görüşte olduğunu ileten Norveçli diplomat, “Güvenlik Konseyi üyelerinin tümü yaptıkları konuşmalarda, suçlama oyununun yardımcı olmayacağını, bir sakinleşme ve düşünme dönemine ihtiyaç olduğundan bahsetti” dedi.

Özel Danışman, “Genel Sekreter konferansı sonlandırırken BM'nin yardımcı olmak için her zaman hazır bulunduğunu söyledi ancak, taraflar herhangi bir süreç olduğunu düşünmüyorsa, bu süreç yok demektir” ifadelerini kullandı.

“Derinlemesine düşünme dönemi ne kadar sürmeli?”

Eide, KIBRIS’ın “Derinlemesine düşünme dönemi ne kadar sürmeli?” sorusunu, “Buna bir cevabım yok. Bunun cevabını ancak Sayın Akıncı ve Sayın Anastasiadis verebilir ve onları konuşmaları için zorlayamayız. Ancak, istedikleri zaman sürece yardımcı olabiliriz ve her iki tarafın da istemesi lazım. Şu anda bunun gerçekleşme olasılığı olduğunu düşünmüyorum. Şu anda süreç yok. Genel Sekreterin de dediği gibi BM, istendiği ve ne istendiği söylendiği zaman yardıma hazırdır” şeklinde değerlendirdi.

Liderlerin düşüncelerini öğrenecek

Espen Barth Eide, New York’ta bulunduğu süre içerisinde Güvenlik Konseyi’nde konuşulanlar ve BM’nin üst yönetim kadrosuyla yaptığı görüşmelerle ilgili Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis’i bilgilendirecek. Eide, Kıbrıs’a bir diğer geliş amacının, Konferansın sona ermesi üzerinden belli bir zaman geçmesi nedeniyle Crans Montana sonrasıyla ilgili liderlerin ne düşündükleri konusunda görüşlerini duymak olduğunu söyledi. Kıbrıs'taki temaslarını BM Genel Sekreteri'ne raporlayacağını anlatan Eide, bu da kendi raporlarının hazırlanmasına yardımcı olacağını belirtti.

banner134
Eide, “Crans Montana'da tüm konularda stratejik bir anlaşmaya varmaya önemli ölçüde yaklaşmıştık. Ancak aynı zamanda sadece liderler arasında değil, toplumlar arasında da hissiyat, güven, kimya ve ilişki kötüye gitmişti. Bir taraftan önemli ölçüde ilerleme sağlanırken diğer taraftan güven ve ilişkinin kötüye gitmesi yaşadığımız ikilemdi” dedi. Eide, Konferansın herkes için kötü bir deneyim olan son yemeğinde taraflar arasındaki güvenin tamamıyla kaybolduğu tespitinde de bulundu.

Daha şeffaf, insanların doğrudan müdahil olabileceği bir süreç

Geçmişte sivil toplumun çözüm sürecinde oynayabileceği role birçok kez dikkat çeken Eide, bunun, herkesin gelecekteki olası süreçle ilgili üzerinde düşünmesi gereken bir konu olduğunu aktararak, “Yeni bir deneme olacaksa belki de daha şeffaf ve insanların doğrudan müdahil olabileceği bir süreç olur. Bu bir yöntem olabilir” dedi.

Sürecin şimdiye kadar toplumların yeterince hazırlanmadan yürütüldüğünü anlatan Eide, geçmişte çözüm konusunda insanların hazırlanmasıyla ilgili çok büyük eksiklik olduğundan bahsetti. 2015'in yazında “balayı döneminde” her iki liderin çözümün faydalarından bahsederek oldukça yapıcı rol oynadığını belirten Eide, "Bu tabi sona erdi ve geçtiğimiz sonbahardan başlayarak suçlama oyununa dönüldü. ‘Muhatabımın tam olarak (çözüme) adanmış olduğu konusunda emin değilim’ sözleriyle birlikte geri adım atıldığına dair suçlamaların, iki liderlerin ülkeyi yeniden birleştirme konusunda ciddi biçimde çaba harcadığı görüntüsü vermedi. Bu bizim için değil, televizyon izleyen ve haber okuyan insanlar için geçerli.” ifadelerini kullandı.

Ya mevcut parametreler ya yeni parametreler üzerinden anlaşma

“Tarafların birinin mevcut parametreleri yok sayması ve diğer tarafın onayı olmadan farklı bir yola gitmesinin ne gibi sonuçlar doğurabileceği” yönündeki soruya karşılık Eide şu ifadeleri kullandı:

“BM olarak BM parametrelerine bağlıyız. BM Güvenlik Konseyi de bu konuda devamlı olarak yıllarca destek verdi. Bunlar Kıbrıs'ta kararlaştırılıp BM tarafından desteklenen parametrelerdir. Yürütülmesini sağladığımız müzakereler belirlenen parametreler çerçevesinde gerçekleşti. 11 Şubat ortak açıklaması da bu bağlamda çok faydalı oldu çünkü müzakerelerin kutsal kitabı haline geldi. Müzakereler sırasında bir konuda şüpheye düştüğümüz zaman bakılacak bir çerçeve idi.”

Taraflardan birinin başka bir çerçeve istemesi halinde diğer tarafla bu konuda anlaşması gerektiğini altını çizen Eide, “Müzakerelerin belli bir platformu olmalı. Bu yüzden taraflardan biri BM parametrelerine inanırken diğerinin inanmadığı bir durumu düşünmek oldukça zor, çünkü o zaman herhangi bir platform olmaz. Ya BM parametrelerine bağlı kalırsınız ya da başka bir şey üzerinde anlaşırsınız. Kıbrıslılar başka bir şey üzerinde anlaşabilirler. Bizim tarafımızdan engellenecek değiller ancak, başka bir şey üzerinde anlaşmaya varmaları ya da mevcut üzerinden devam etmeleri lazım. Bu yüzden düşünme dönemi oldukça akıllıca ve ne kadar sürmesi gerektiği konusunda bir şey söyleme niyetimiz yok. Ne kadar sürmesi gerekiyorsa sürecek.” dedi.

Görüşmeler kayıt altına alınacak

Espen Barth Eide, önceki gün yaptığı basın toplantısında 11 Şubat 2014’te başlayan sürecin yok olmaması için binlerce sayfa notu, anlaşmaları, yarı anlaşmaları ve önerileri kayıt altına alacaklarını söylemişti.

“Bu belge Crans Montana’da ne yaşandığını öğrenmek isteyenlerin taleplerine cevap verecek mi?” sorusuna karşılık Eide, "Ortada çok suçlama oyunu var ve buna katkıda bulunmak istemiyoruz. BM'nin çıkıp da 'o haklı, bu haksız' diyeceği konusunda sizi temin edemem. Üzerine biraz ışık tutacağız ancak müzakerelerin gizliliği ilkesine sadık kalmamız gerekiyor. Taraflar bizimle masaya koydukları önerilerin ötesinde nereye kadar gidebileceklerini bizimle paylaştılar, bu nedenle bizimle gizlilik içerisinde paylaşılan bilgilerin BM tarafından açıklanması biraz zor. Ancak, uzun dönemde tarihçilerin olguları ortaya çıkaracağından eminim ve çok ilginç olgular olduğundan da eminim” dedi.

Eide, söz konusu belgenin, yeniden masaya dönülmesi halinde süreci yürütecek olanlar için hazır olmasını istediklerini de sözlerine ekledi.

Güncelleme Tarihi: 20 Temmuz 2017, 11:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75