Toplu taşımacılık yok oluyor!

banner37

Toplu taşımacılık sektörü günden güne kendini bitiriyor. Pandemi nedeniyle uzun süre kapalı kalan toplu taşımacılık sektörü, TL’nin döviz karşısındaki değer kaybının yarattığı ek zorluklar nedeniyle iflasın eşiğine geldi. Kar-İş Başkanı Topaloğlu, sektörden ekmek parası kazananların yüzde 40’a yakınının sektörü bıraktığını açıkladı

Toplu taşımacılık yok oluyor!
banner90
banner8

Ceren ÖZBİL

SEKTÖR, YARI YARIYA KÜÇÜLDÜ… Kamu Araçları İşletmecileri Derneği (Kar-İş) Başkanı Fuat Topaloğlu, bu sektörden ekmek parası kazananların yüzde 40’a yakınının sektörü bıraktığını açıkladı. Topaloğlu, toplu taşımacılıkla ilgili ne uzun vadede, ne de kısa vadede hiçbir çalışma yapılmadığını belirtti ve “Bankalara olan borçlarımızı ödeyemez durumdayız. Faiz arttıkça artıyor” dedi

“ÖĞRENCİ TAŞIMACILIĞI YAPMAYACAĞIZ”… Milli Eğitim Bakanı’nın kısa süre önce, iki yıl önceki rakamlar üzerinden öğrenci taşımacılığı sözleşmelerinin yapılması için çağrı yaptığını ifade eden Topaloğlu, ancak şu anda şartların aynı olmayıp dövizin tavan yapması nedeniyle giderlerinin çok ciddi ölçüde arttığını belirtti. Topaloğlu, “Eğer bir düzeltme yapılmazsa eylülde öğrenci taşımacılığı yapmayacağız” şeklinde konuştu

Koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler çerçevesinde uzun süre kapalı kalan toplu taşımacılık sektörü, Türk Lirası’nın döviz karşısındaki değer kaybının yarattığı ek zorluklar nedeniyle iflasın eşiğine geldi.

Bankalara olan borçlarını ödeyemeyen, kazançları ile araçlarının akaryakıt ile yedek parça gibi maliyetlerini karşılayamayacak duruma gelen sektör çalışanları, farklı alanlarda iş aramaya başladı.

Bazıları borçlarına karşılık araçlarını bankalara verdi, bazıları, kapalı olan süreçte ailesini geçindirmek için aracını satmak zorunda kaldı, bazıları ise toplu taşımacılık sektöründen umudunu keserek, farklı alanlarda ekmeğini kazanmaya yöneldi.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Kamu Araçları İşletmecileri Derneği (Kar-İş) Başkanı Fuat Topaloğlu, pandemi sonrasında bu sektörden ekmek parası kazananların yüzde 40’a yakınının sektörü bıraktığını açıkladı.

Topaloğlu, TL’nin döviz karşısındaki değer kaybı nedeniyle yüzde 150 zararları olduğunu belirterek, hükümet yetkililerinin bu konuda adım atması gerektiğini söyledi.

“Toplu taşımacılık sektörü bitmiş durumda”

Kar-İş Başkanı Fuat Topaloğlu, toplu taşımacılık sektörünün yaşadığı sıkıntıların pandemi öncesi ve pandemi sonrası diye ikiye ayrıldığını belirterek, toplu taşımacılıkla ilgili ne uzun vadede, ne de kısa vadede çalışma yapıldığını ifade etti.

Ülkede toplu taşımacılık sektörünün bittiğini kaydeden Topaloğlu, bu durumun hükümetin işine geldiğini, çünkü onları sermayenin yönettiğini iddia etti.

Topaloğlu, şöyle konuştu:

“Kar-İş’in geçen yıl mayısta 18 günlük bir eylemi oldu. Çünkü toplu taşımacılara, açılan paketlerde hiçbir katkı yapılmadı. Hiçbir düzenleme yapılmadı, yapılan görüşmelerde de hiçbir netice alınmadı.

O dönemin hükümeti, sivil toplum örgütlerini ötekileştirdi. Bu metodu seçti. Bize göre yanlış bir yöntem seçti.

Halkı, sivil toplum örgütlerini bölmeye çalıştı. Bunun amacı da güçsüzleştirmekti.

Bunun bir örneği de Kar-İş’tir.

Ayrıca taşımacılar oy deposu olarak görülüyor. Bu saatten sonra Kar-İş üyesi toplu taşımacılar, hiçbir siyasi partinin oy deposu olmayacak.

Greve de giderken dönemin ilgili bakanları ile aylarca toplantılar yaptık. Taleplerimiz ise muafiyetti. Yani seyrüsefer harçlarının, muayenenin, işletme izinlerinin ötelenmesiydi.

Zaten Bakanlar Kurulu kararı ile toplu taşımacılık kapatılmıştı. Biz de buna “önce sağlık” diyerek karşı çıkmadık”.

“Borç batağındayız”

Topaloğlu, taşımacıların borç batağında olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

“Toplu taşımacılar, her yıl okullar açılmadan önce hazırlık kredisi kullanıyor.

Yani bu kredi ile araçların servisi yapılıp, okulların açılacağı güne kadar hazır hale getiriliyor.

Hal böyleyken, geçen yılki eğitim yılında 180 TL’ye öğrenci taşımacılığı yapılması öngörüldü. O günün şartlarına göre bu tamamen maliyete denk geliyordu. Yani taban fiyatı gibidir. Bu da mazot fiyatı, çalışan parası hesaplanarak bulunuyor. Yani, çalışanın da günlük alacağı para ve sosyal haklarıdır.

Biz, o dönemde, yani 8 Ekim’de, Eğitim Bakanı’ndan protokol istedik.

Yapılan ilk protokolü Maliye Bakanı bozdu. Bunun ardından 1 gün greve gittik, ardından da eylem başlatacaktık ancak ardından bizi çağırdılar ve anlaştık.

Bu anlaşma da kötünün iyisiydi. Sadece ve sadece günü kurtarmak için bir anlaşma yaptık.

Ardından pandemi ve kapanma yeniden başladı. Biz de taşımacılığa ayrılan bütçeden bu sektöre ödeme yapılmasını istedik, protokol olduğunu hatırlattık. Bunu yapmadılar.

Bunun üzerine üyenin bankaya olan borcu ödeme gününü geçti, faiz işledi. Bir iki dönem ödeme aldık ve avans yoluna gittik. Birçoğunun borcu olduğu için banka avansları kesti. 

Şu anda da bu üyenin borcu var ve faizler çalışıyor. Bunun üzerine toplu taşımacılığı açacağız dediler ve açtılar.

Bizim de talebimizle 22 kişilik bir minibüse 10 yolcu alınıyor. Bu 10 yolcu da ancak maliyeti karşılıyor. Katkı istedik. Bunun üzerine bize yine destek vermediler. Bize kredi verecekler dediler.

Ancak bu ülkede hükümetin aldığı kararları bankalar uygulamıyor. Hükümetin söylediği yüzde 9, 10 faizle verilecek krediyi bankalar vermedi. Çünkü banka kendi parasını daha yüksek faizle satmaya çalışıyor”.

“Maliyetlerimiz yüzde 150 arttı”

Milli Eğitim Bakanı’nın sözleşmelerin yapılması için kendilerine kısa bir süre önce çağrı yaptığını ifade eden Topaloğlu, ancak şu anda şartların aynı olmayıp, dövizin tavan yapması nedeniyle giderlerinin çok ciddi ölçüde arttığını belirtti.

Topaloğlu, şöyle devam etti:

“Bu sözleşmeyi neye göre yapacağız? İki yıl öncesi sözleşme parasına göre yapacağız.

İki, üç yıl oldu, toplu taşımacılığa herhangi bir artış gelmedi.

banner134
Tüm servislerimiz yüzde 150 zamlandı. Yedek parça fiyatlarımız zaman zaman yüzde 200 arttı. Bu tabi ki bütün halk için geçerlidir. Ancak bizim arabalarımız büyük ve eski olduğu için maliyetimiz de daha fazladır. Bu durumda toplu taşımacı ne yapacak?

Ben bu konuda çok ümitsizim.

Benim gördüğüm, hükümet edenlerin politikaları günü birliktir.

Hükümet sadece maliyeden maaş alanları düşünüyor. Onlara da karşı değiliz ancak tek düşünce de bu olmamalı…”

“Pandemi döneminde hayali taşımacılıklar oldu”

Fuat Topaloğlu, şu anda ülkede ana arterler yani Mağusa-Lefkoşa, Girne Lefkoşa, Lefke-Güzelyurt dışında adada toplu taşımacılık olmadığını belirtti ve bu dönemde de bir pandemi taşımacılığının yapıldığını söyledi. 

Bunu doğru bulmadığını kaydeden Topaloğlu, bunda siyasi rant sağlanıp, burada olan yolsuzlukları da hükümete belgeleri ile sunmalarına rağmen hiçbir şey yapılmadığını belirtti.

Topaloğlu, şunları anlattı:

“Hâlâ bu rantın uzantıları devam ediyor. Yani yolcu taşımadan para alanlar oldu, hayali taşımacılıklar yapıldı. 

Hükümet, bunların üzerine hiç gitmedi ve hiç hakkı olmayanlar bu taşımacılıktan ciddi kazanç elde etti.

Hatta bazıları, pandemiden önce bir yılda rüyasında görmeyeceği rakamlar aldı”.

“Üniversiteler, taşımacılık konusunda Kar-İş’ten hizmet alabilir”

Topaloğlu, hükümetin, pandemi döneminde üniversitelere toplu taşıma izni vermemesi gerektiğini söyledi ve şöyle dedi:

“Biz üniversitelerimizle gurur duyuyoruz ancak toplu taşıma işini onların yapmaması gerekiyor.

Adanın her tarafından yolcu taşıyorlar. En azından hükümetin bu pandemi döneminde yolcu taşıma işini toplu taşımacılık sektörüne bırakması gerekirdi.

Bugün adada iyi durumda olan araçlar da var. Turizme bahane çok da güzel araçlarımız var.

Biz pandemi öncesi, güney ile rekabet edecek duruma gelmiştik.

Bizim beklentimiz üniversitelerin taşımacılıktan çekilmesi, üniversitelerin murat ettiği şekildeki hizmeti Kar-İş ve üyelerinden alması…

Biz buna hazırız, onlarla da görüşmeye hazırız”. 

“Herkes kendi işini yapmalı”

Kar-İş Başkanı Fuat Topaloğlu, bir ada ülkesi olduğumuzu ve ada ekonomisinde herkesin kendi işini  yapması gerektiğini belirtti. Benzer durumun turizm taşımacılığı için de geçerli olduğunu söyleyen Topaloğlu, şunları kaydetti:

“Turizm taşımacılığı 16 aydan sonra yeni başladı.

En büyük engel, uçak seferlerinin geç başlamasıydı. Bir an önce uçak seferlerinin artması gerekiyor.

Adaya gelecek turistler, öğrenci ve öğrenci aileleri için uçak seferleri artırılmalı.

Hükümetin bu konuda açıkladığı rakamı samimi bulmuyorum. Ülkeden kaçan çok öğrenci vardır.  Bunun nedeni de öğrenci memnuniyetinin az olmasıdır”.

“Kapalı turizm, beklenen katkıyı yapmadı”

Fuat Topaloğlu, kapalı turizmin ülkeye beklenen katkıyı yapamadığını ifade etti ve bakıldığında toplu taşımacılık sektörünün bundan bir kazancının da olmadığını belirtti.

Taşımacılık işlerini gayri yasal bir şekilde kumarhane ve otellerin yaptığını kaydeden Topaloğlu, “Eğer onlardan artarsa biz yolcu taşıyoruz. Yani sermayeden artarsa bize kalır. Bazı acentelerin, bize, geçen seneden borcu var. Bu paralar ödenmiyor ve TL değer kaybediyor. Bu farkı kim karşılayacak?” diye sordu. 

“Pademi öncesinde toplu taşımacılıktan ekmeğini kazananların yüzde 40’ı bu mesleği bıraktı”

Topaloğlu, bazı meslektaşlarının özel bankalara olan borçlarını kapatmak için araçlarını sattığını, bazılarının başka mesleklere yöneldiğini ve bazılarının da yerleşim birimlerinden yolcu taşımacılığı olmayacağı nedeniyle bu mesleği bıraktığını söyledi ve “Kapalı kalınan süreçte çok büyük zorluklar yaşandı. Biz çalışmazken, her şeyin fiyatı arttı. Bankalara olan borçlar katlandıkça katlandı. Bu nedenle sektörün yüzde 40’ı bu mesleği bıraktı. Ayrıca araçlar çalışmadığı için masrafları da arttı” dedi.

“Şirketleşmeye gidilmeli”

Topaloğlu, toplu taşımacılık sektöründe şirketleşmeye gidilmesi gerektiğini söyledi ve bunun da ana arterlerden başlaması gerektiğini kaydetti.

Bundan, hem ülkenin, hem hizmet alanların, hem de araç sahiplerinin kazanacağını belirten Topaloğlu, bunun da devlet güvencesi istediğini ifade etti.

Fuat Topaloğlu, devlet güvencesinin ise meclis kararı olduğunu, ancak sürekli hükümet değişiklikleri nedeniyle bunun yapılamadığını söyledi.

Topaloğlu, “Herkese taşımacılık izni verildi. Marketler aldı, doktorlar aldı, bu da yetmedi, bir de korsan olayı çıktı. Turistik izni, ekmeğini bu işten kazananların alması gerekir. Ayrıca denetim de yapılmıyor. Yapılması gereken var olanı iyileştirmektir” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75