banner6

Toplum daha öfkeli, daha tahammülsüz!

banner37

Psikologlara göre, pandemi bilinmezliği, ekonomik sıkıntılar, dövizin yükselişi, pahalılık, geçim derdi, kaygılara bağlı depresyon gibi haller, bireylerde öfkeyi artırırken, tahammül sınırlarını da azalttı

Toplum daha öfkeli, daha tahammülsüz!
banner8

“EKONOMİK KAYGI VE DEPRESYON ARTTI”… KIBRIS’a konuşan Uzman Klinik Psikolog Bade Yaya, toplumda pandemi ile baş gösteren bilinmezlik, dövizin yükselişi, zamlar ve işsizlik gibi sebeplerle oluşan ekonomik kaygının giderek arttığını, özellikle de başkalarına bakmakla yükümlü olan bireylerde kaygı ve depresyon düzeyinin yükseldiğini söyledi. Evde kapalı kalındığı dönemlerde, zihinde çözülemeyen, tekrar eden olumsuz düşüncelerin ortaya çıktığını anlatan Yaya, “Bireyler, ev ve araba taksitlerini, bankalara olan kredilerini nasıl ödeyeceklerini tekrar tekrar düşünmeye başladı” dedi.

“ÖFKE ARTTI, TAHAMMÜL AZALDI”… Yaya, pandemi ile yaşanan bilinmezlik ve ekonomik kaygılar sebebiyle bireylerin kendine zarar verebileceği davranışlar ile sonuçlanan bir sürecin de yaşanabileceğine işaret etti. Bade Yaya, toplumun geneline bakıldığında, herkesin çok öfkeli ve gergin olduğunu, öfke kontrolsüzlüğü, tahammül edememe gibi olaylarda artış gözlemlendiğini vurguladı. “Kaygı çok arttı” diyen Yaya, olumsuz düşünce, düşüncelere ve kaygıya bağlı kalp ağrısı, baş ağrısı, eklem ağrıları, uykuda ve yemede bozukluk, odaklanamama gibi durumlarda da artış gözlemlendiğini kaydetti.

Eniz ORAKCIOĞLU


Toplum, pandeminin başından bu yana 2 yıla yakın bir süreçte sadece sağlıkta değil, aynı zamanda ekonomik ve psikolojik de mücadeleler veriyor.


Pandemi yüzünden psikolojik olarak bir hayli yıpranan bireyler, aynı dönemde dövizin yükselişi ve Türk Lirası’nın değer kaybı ile birlikte art arda gelen zamlar, pahalılık, alım gücünün düşmesi, borçları ve taksitleri ödeyememe gibi sorunlarla da mücadele etmek zorunda kaldı.


Uzman Klinik Psikolog Bade Yaya, pandeminin başından bugüne yaşanan olumsuzlukların insan psikolojisini nasıl etkilediğini KIBRIS’a anlattı.


Yaya, herkesin yabancı olduğu ve tanımadığı bir hastalık süreci ile mücadele ettiğini belirterek,  bu durumun da bilinmezlik yarattığını ve insanları en çok geren ve yıpratanın da bilinmezlik olduğunu söyledi.


Yaya, bilinmezlik içindeki sürecin kaygıyı çok yüksek düzeye taşıdığına vurgu yaparak, bu süreçte ekonomik boyutun da devreye girmesiyle kaygının daha da arttığına işaret etti.


Yine pandemi ile mücadele sürecinde dövizin yükselişi ve buna bağlı zamların daha büyük kaygılar yarattığının altını çizen Yaya, özellikle döviz borcu olanların kaygısının da büyük olduğunu ifade etti.


Yaya, yaşanan bilinmezlik ve ekonomik kaygılar sebebiyle bireylerin kendine zarar verebileceği davranışlar ile sonuçlanan bir sürecin de yaşanabileceğini kaydederek, yaşam kalitesi bozulan bireylerin tepe taklak olabildiğini ve bu gibi durumlarda kendine zarar verme davranışında bulunmamaları için muhakkak psikolojik destek almaları gerektiğini belirtti.


Toplumun geneline bakıldığında herkesin çok öfkeli ve gergin olduğuna dikkat çeken Yaya,  öfke kontrolsüzlüğü, tahammül edememe gibi olaylarda artış gözlemlendiğini vurguladı.


“Kaygı çok arttı” diyen Yaya, olumsuz düşünce, düşüncelere ve kaygıya bağlı kalp ağrısı, baş ağrısı, eklem ağrıları, uykuda ve yemede bozukluk, odaklanamama gibi durumlarda da artış gözlemlendiğini kaydetti.

“Bilinmezlik yıprattı”


Uzman Klinik Psikolog Bade Yaya, herkesin yabancı olduğu ve tanımadığı bir hastalık süreci ile mücadele ettiğini belirterek,  bu durumun da bilinmezlik yarattığını ve insanları en çok geren ve yıpratanın da bilinmezlik olduğunu söyledi.


Yaya, bilinmezlik içindeki sürecin kaygıyı çok yüksek düzeye taşıdığına vurgu yaparak, bu süreçte ekonomik boyutun da devreye girmesiyle kaygının daha da arttığına işaret etti.


Yaya, pandeminin ardından ekonomideki gerileme, alım gücünün düşmesi, işten çıkarmalar, yarım maaş alma ya da hiç alamama, borçların ödenememesi, dolayısıyla da vatandaşın maddi gücünün düşmesinin belirsizlikle bir bütün oluşturduğunu anlattı.


Her bireyin süreci yönetebilmek için bireysel çözümler aradığına dikkat çeken Yaya, bireylerin süreçte psikolojik güçlerini fark ettiklerini, psikolojik dayanıklılığı düşük olanların süreçten daha çok etkilendiklerini kaydetti.

“Ekonomik sorunlar kaygıyı ve depresyonu artırdı”


Başkalarına bakmakla yükümlü olan bireylerde ise kaygı ve depresyon düzeyinin ekonomik sorunlarla birlikte daha yüksek olduğunu gözlemlediklerine işaret eden Yaya,  aynı şekilde sürecin, temizlik kaygısı da oluşturduğunu vurguladı.


Yaya, temizlik kaygısına şu örneği verdi:


“El yıkama rutini pandemi ile değişiklik gösterdi.


El yıkama eylemi günlük hayatımızda daha fazla yer almaya ve tekrar edilmeye başladı. Hatta el yıkama takıntı noktasına ulaştı.”


Evde kapalı kalındığı dönemlerde zihinde çözülemeyen, tekrar eden olumsuz düşüncelerin ortaya çıktığını söyleyen Yaya, “Bireyler, ev ve araba taksitlerini, bankalara olan kredilerini nasıl ödeyeceklerini tekrar tekrar düşünmeye başladı” şeklinde konuştu.


Yine pandemi ile mücadele sürecinde dövizin yükselişi ve buna bağlı zamların daha büyük kaygılar yarattığının altını çizen Yaya, özellikle döviz borcu olanların kaygısının da büyük olduğunu ifade etti.


 

“Toplum daha öfkeli, daha tahammülsüz”


Yaya, yaşanan bilinmezlik ve ekonomik kaygılar sebebiyle bireylerin kendine zarar verebileceği davranışlar ile sonuçlanan bir sürecin de yaşanabileceğini kaydederek, yaşam kalitesi bozulan bireylerin tepe taklak olabildiğini ve bu gibi durumlarda kendine zarar verme davranışında bulunmamaları için muhakkak psikolojik destek almaları gerektiğini belirtti.


Toplumun geneline bakıldığında herkesin çok öfkeli ve gergin olduğuna dikkat çeken Yaya,  öfke kontrolsüzlüğü, tahammül edememe gibi olaylarda artış gözlemlendiğini vurguladı.

banner134


Yaya, öfke ve tahammül edememe durumuna da şu örneği gösterdi:


“Marketlerde kasa kuyruklarında, devlet dairelerinde işlem sıralarında ve trafikte öfke patlamalarına ve tahammülsüzlüğe sıkça rastlıyoruz.”


“Kaygı çok arttı” diyen Yaya, olumsuz düşünce, düşüncelere ve kaygıya bağlı kalp ağrısı, baş ağrısı, eklem ağrıları, uykuda ve yemede bozukluk, odaklanamama gibi durumlarda da artış gözlemlendiğini kaydetti.


Yaya, bu gibi durumlarda başa çıkamama, baş edememe durumlarında uzman desteğinin önemli olduğunu söyledi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104