Toplum ‘depresyona’ girebilir

banner37

Uzmanlar, Koronavirüs salgını nedeniyle günlerdir evlerine kapanan kişilerin sosyal ihtiyaçlarını karşılayamamaları sebebiyle depresyona girebilecekleri uyarısında bulundu

banner87
Toplum ‘depresyona’ girebilir
banner90
banner99

ÇALIŞMAK ZORUNDA OLANLAR RİSK ALTINDA… Koronavirüs salgını nedeniyle günlerdir evlerine kapanan kişilerin sosyal ihtiyaçlarını karşılayamamaları nedeniyle depresyona girme riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısını yapan uzmanlar, bunun yanında, bu süreçte çalışmak zorunda olan bireylerin ise salgına yakalanma risklerinin artması nedeniyle ‘haksızlık’, ‘kaygı’ ve ‘korku’ hislerini yaşadığını vurguladı.

Ahmet UÇAR

Uzmanlar, sosyal varlık olan insanların, Koronavirüs salgını nedeniyle evlerine kapanmak zorunda kaldığını ve bu sürenin uzaması halinde sosyal ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için depresyona girme riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Bunun yanında uzmanlara göre, salgın tehdidi sürerken çalışmak zorunda olan bireylerin ise salgına yakalanma riskleri daha fazla olduğu için bu kişilerde de ‘haksızlık’, ‘kaygı’ ve ‘korku’ hisleri oluşuyor.

Uzman Sosyolog Nihal Salman, insanların biyo-psiko-sosyal varlıklar olduğuna işaret ederek, Koronavirüse tedbir amacıyla toplumdan ve buna bağlı sosyal ilişkilerden uzaklaşarak evde kalan kişilerin birçok sıkıntı yaşayabileceğini belirtti.

Eğitimci ve Sosyolog Nügen Duru, toplumdan uzaklaşarak, sosyal ilişkilerden soyutlanmak zorunda bırakılan kişilerin öncelikle birtakım psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalacağını belirterek, her şeyden önce birçok günlük rutinlerini yapamayacak kişilerin boşluk duygusu yaşayabileceğinin altını çizdi.

Sosyolog ve Siyasi Bilimler Uzmanı Hakan Gündüz ise içinde yaşanılan ortamda hastalık ortamından izole olmanın verdiği korunma ve güven duygusunun tahribatı azaltabileceğini dile getirerek izole olmanın sosyolojik anlamda tüm dengeleri bozacak bir durum olmadığını ifade etti.

Salman: Toplumdan soyutlanan

kişiler depresyona girebilir

Uzman Sosyolog Nihal Salman, insanların biyo-psiko-sosyal varlıklar olduğuna işaret ederek, Koronavirüse tedbir amacıyla toplumdan ve buna bağlı sosyal ilişkilerden uzaklaşarak evde kalan kişilerin birçok sıkıntı yaşayabileceğini belirtti.

Salman, kendini toplumdan soyutlayarak, sosyal ihtiyaçlarını gideremeyen kişilerin çeşitli sorunlar yaşayabileceğini kaydederek, bu sorunların başında ise depresyonun geldiğine vurgu yaptı.

Doğaları gereği sosyal varlıklar olan insanların toplumdan uzaklaşarak evlere kapanması sonucunda yalnızlık ve depresif ruh halinin doruğa çıkacağına dikkat çeken Salman, toplum olarak zor günler yaşanacağını ifade etti.

Salman, KKTC’nin zaten depresyona meyilli bir toplum olduğuna işaret ederek, depresyon ilaçlarının çok satılmasının da bunun bir göstergesi olduğunu açıkladı.

Depresif ruh haliyle yaşayan bu toplumun sosyal hayattan soyutlanmasına paralel olarak depresyona girme ihtimalinin de arttığını dile getiren Salman, evde kalmak zorunda olan kişilerin günlerce yataktan çıkmadığını, evde pijamalarıyla gezdiğini, buna bağlı olarak da psikolojik sorunlar yaşadığını söyledi.

Salman, kişinin ruh sağlığının en az beden sağlığı kadar önemli olduğunu vurgulayarak, kişilerin psikolojik durumunu koruması gerektiğini belirtti.

Toplumdan uzaklaşmak zorunda kalan kişilerin kendilerine birtakım aktiviteler yaratması gerektiğine işaret eden Salman, “Bahçemiz varsa bahçeye çıkalım, grup şeklinde olmaması kaydıyla deniz kenarlarına gidelim, doğayla baş başa kalalım. Ne geçmişi, ne yarına odaklanmak yerine şimdiyi yaşayalım. Çünkü yarın ne olacak bilmiyoruz. Evde mümkün olduğunca spor yapalım” şeklinde konuştu.

Salman, söz konusu kişilerin sosyal medyadan uzak durması gerektiğini de belirterek, sosyal medyadaki haberlerin kişinin kaygısını arttırabileceğini ifade etti.

Koronavirüs nedeniyle birçok işletme kapatılmışken çalışmak zorunda kalan kişilerin de daha farklı sıkıntılar yaşadığına dikkat çeken Salman, çalışan kişilerin diğer kişiler evde tatil yaparken kendilerinin çalışıyor olması nedeniyle mutsuz olduklarını anlattı.

Salman, toplumun Koronavirüs noktasında büyük bir panik içerisinde olduğunu söyleyerek, insanlarda büyük bir kaygı ve korku gördüğünü kaydetti.

Virüsün her yerde bulunmadığını, ülkede bir salgının söz konusu olmadığını ve sadece yabancı turistlerde ve yurtdışından gelen kişilerde bu vakalara rastlandığını anımsatan Salman, çalışan kişilerin de bu panik ortamından etkilendiğini vurguladı.

Salman, evde kalan kişilerin hallerinden memnun olmadığını ve sıkıntılı bir süreç yaşadığını ifade ederek, çalışan kişilerin sosyalleşme fırsatı bulduğunu ve diğerlerine göre daha şanslı olduğunu hatırlattı.

Çalışan kişilerin olumsuz yanlara odaklanmak yerine olumlu şeyleri görmesinin daha doğru bir yaklaşım olduğunu açıklayan Salman, kişilerin ruh sağlığını bu şekilde koruyabileceğini bildirdi.

Duru: Sosyal ilişkilerden uzaklaşan

kişiler psikolojik sorunlar yaşayabilir

Eğitimci ve Sosyolog Nügen Duru, toplumdan uzaklaşarak,  sosyal ilişkilerden soyutlanmak zorunda bırakılan kişilerin öncelikle birtakım psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalacağını belirterek, her şeyden önce birçok günlük rutinlerini yapamayacak kişilerin boşluk duygusu yaşayabileceğine dikkat çekti.

Duru, psikolojideki “yetersiz uyarılma” kavramını anımsatarak, yetersiz uyarılmayı, ‘kişinin alıştığı düzeyin altında uyarıcı ile karşı karşıya kalması sonucu fizyolojik ve psikolojik anlamda çevreye uyum gücünü yitirmesi’ olarak tanımladı.

Koronavirüse tedbir nedeniyle toplumdan uzaklaşarak eve kapanmak zorunda kalan kişilerin de bir tür yetersiz uyarılma yaşadığını dile getiren Duru, bu durumun sonuçlarının oldukça riskli olduğuna dikkat çekti.

Duru, kişilerin alıştıkları sosyal ortamlardan ve uyarıcılardan izole edilmelerinin en olumsuz sonuçlarının depresyon, panik ve kuruntu olduğunu bildirerek, bunların yanı sıra, bu durumun uzun sürede davranış bozukluğuna ve zihinsel işlevlerde bozulmaya neden olabileceğini ifade etti.

Uzun süre sosyal izolasyon halinde yaşamanın insanı itaate daha yatkın hale getirebileceği gibi farklı sosyal patlamalara da neden olabileceğini kaydeden Duru, insanların toplu yaşamı her zaman yalnızlığa tercih ettiğini anımsattı.

Duru, eve kapanıp kalarak toplumdan soyutlanma halinin kısa sürmesini dileyerek, bu evde olma sürecini olumluya dönüştürmeye çalışmak gerektiğini belirterek, evde geçirilen süreyi ve sosyal medyayı doğru kullanma durumunda sürecin daha kolay atlatılabileceğine dikkat çekti.

Her şeyde olduğu gibi bu konuda da bilinçli olmanın önemli bir etken olduğuna işaret eden Duru, bu sürecin çok uzaması durumunda olumsuzlukların daha çok artacağını dile getirdi.

Duru, başta aile fertleri arasındaki paylaşım ve iletişim artmış olsa bile sonrasında ilişkilerin olumsuz etkilenmesi ihtimalinin artacağını açıklayarak, bunun yanında ekonomik anlamda özellikle alt ve orta sosyal sınıfların oldukça etkileneceğini belirtti.

Devletin yönetim becerisinin ve sosyal dayanışma ruhunu yaratabilmesinin büyük önem arz ettiğine vurgu yapan Duru, son derece olağanüstü durumlarda devletin sert tedbirler almak için ihtiyacı olan meşru zemini bulmasının demokrasi açısından risk taşıdığının da altını çizdi.

“Çalışmak zorunda olanlar risk taşıyor”

Koronavirüs paniği söz konusu olmasına rağmen dışarıda çalışmak zorunda olan kişiler hakkında da konuşan Duru, bu durumun sağlık çalışanları başta olmak üzere söz konusu kişiler için risk taşıdığını açıkladı.

Duru, devletin bu noktada devreye girerek riski azaltacak tedbirler alması gerektiğine dikkat çekerek, tüm çalışanların işinden dolayı avantaj ve dezavantaja sahip olduğunu hatırlattı.

Duru, insanların da bilimsel verilerden hareket ederek, ama süreçteki sorumluluklarını da ihmal ve suiistimal etmeden davranmalarının önemine vurgu yaptı.

Böyle dönemlerde fırsatçıların da türediğini belirten Duru, bu noktada da gereken tedbirlerin alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Gündüz: Toplumsal olarak yaşanacak

en büyük sorun ekonomik bozulma

Sosyolog ve Siyasi Bilimler Uzmanı Hakan Gündüz, normal şartlarda toplumdan izole olmanın zaman içinde baskı yaratabileceğini belirterek, bu durumun sosyal psikolojik bir olgu olduğunu kaydetti.

İçinde yaşanılan ortamda, hastalık ortamından izole olmanın verdiği korunma ve güven duygusunun bu tahribatı azaltabileceğini dile getiren Gündüz, ancak izole olmanın sosyolojik anlamda tüm dengeleri bozacak bir durum olmadığını ifade etti.

Gündüz, bu izole oluşun özellikle ekonomik alanın durması, gerek ulusal gerek global tüm çarkların durması noktasında çok önemli sorunlar yaratacağına vurgu yaparak, izole yaşamın birkaç ay süreceğini ancak bu birkaç ayın yarattığı ekonomik çöküntünün etkisinin uzun yıllar alacağını savundu.

Bireysel anlamda da tedbir alınmaması halinde büyük sıkıntıların yaşanabileceğine dikkat çeken Gündüz, devletin bu noktada sisteme kayıtlı olan çalışanlar için bazı tedbirler aldığını ancak kayıt dışılığın da ortada olduğunu ifade etti.

Gündüz, benzer durumlar gösteren olaylarda yağmalama, hırsızlık, gasp gibi olaylar yaşanabildiğinin gözlemlendiğine dikkat çekerek, kayıt dışı olan kesimin göz ardı edilmemesi gerektiğini açıkladı.

Gündüz, toplumsal anlamda yaşanılacak en önemli sorunun ekonomik bozulma ve bu bozulmanın domino etkisi yaratacak etkileri olduğunu da sözlerine ekledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75

banner108