banner6

Toros: Ne yazık ki çevreyi turizm kadar iyi yönetemedik

banner37

Toros: Ne yazık ki çevreyi turizm kadar iyi yönetemedik
banner150 banner150 banner151 banner143

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın 145 milyon 333 bin 100 TL olarak öngörülen bütçesini ele alıyor.

Komitenin toplantılarına Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş da katılıyor.

Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçesinin görüşülmesi sırasında toplantıda Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun yanı sıra görüşmeye bakanlık bürokratları da yer aldı.

İlk konuşmayı yapan Komite Başkanı, CTP Milletvekili Fikri Toros, “Sadece ekonomi için değil, turizm bir ayna olarak ülkeler için önemli. Biz de turizme ve Turizm Bakanlığı’na önem veriyoruz” dedi.

Turizmin çeşitlendirilmesi gerektiğini kaydeden Toros, bunun hükümet programında olduğunu anımsattı, bakanlığın da bu konuya eğilmesini istedi.

Mağusa, Lefkoşa ve Girne’nin tarihi dokusu olan kentler olduğunu söyleyen Toros, buralar için kapsamlı master planlarının hazırlanması gerektiğini söyledi.

Ülkede ulaşım sorunu olduğunu da işaret eden Fikri Toros, Türkiye’nin sadece 3 şehrinden ülkeye uçak geldiğini, THY yetkilileriyle görüşülmesini ve bu ağın genişletilmesi için girişim yapılmasını istedi.

Bu kapsamda yurt dışı için de girişim yapılması gerektiğini aktaran Toros, sübvanselerle bunun desteklenebileceğini belirtti.

Yatırımcıların ilelebet teşvik edilmesinin doğru olmadığını ifade eden Fikri Toros, teşviklerin gözden geçirilmesi, yeni yatırımcılara fon ayırabilecek bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğini kaydetti.

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun çalışmalarına işaret eden Toros, burasının bir çare müessesesi olduğunu anımsatarak, otel yatırımcılarının otel yapılacak arazinin TMK’da “yasallaşması” prosedürüne katkı koyması gerektiğini söyledi, “Bu süreç tamamlanırsa Rumlar ne etkinliklere, ne de uluslararası pazarlama faaliyetlerine engel olabilir” dedi.

Çevrenin hayati öneme sahip olduğunu kaydeden Toros, “Ne yazık ki çevreyi turizm kadar iyi yönetemedik” dedi.  

Toros, Avrupa’dan buraya özel sektör kurumlarından temsilciler davet edilebileceğini, çöpün ayrıştırılmasından yeniden dönüştürülmesine kadar olan model sürecin uygulanması konusunda destek alınabileceğini kaydetti.

Bunun yeni ve sürdürülebilir bir gelir kaynağı oluşturacağını da ifade eden Toros, “Bu ihmal edilmemeli. Bakanlığın buna da özen göstermesini öneriyorum” dedi.

Ek maliyetler için Maliye Bakanlığı, Türkiye ve özel sektörün iş birliği içinde olması gerektiğini ifade eden Toros, Turizm Bakanlığı’nın mali sıkıntı nedeniyle çalışmalarından feragat etmemesi gerektiğini söyledi.

Tatar

Komite Başkan Vekili, UBP Milletvekili Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın kapatılması konusuna işaret ederek, “İsteğiniz kadar görüşün, şirketler uçuşlarda kendi çıkarlarına göre düzenleme yapar. Biz bilet fiyatlarını öngöremiyoruz. Türkiye’ye 200 TL’ye de gidilebilir, bin TL’ye de gidilebilir. Bu belirsizlik bizi olumsuz etkiliyor. Bunu nasıl aşabiliriz? Yeni bir hava yolu şirketi kurabilir miyiz? ” ifadelerine yer verdi.

Ülkeye ait uçak şirketi kurulmasının önemli olduğunu söyleyen Tatar, çevre korunursa turizmin gelişebileceğini vurguladı.

Molozun herhangi bir araziye dökülmesinin cezasının bir asgari ücret kadar olmasını eleştiren Tatar, caydırıcı cezaların önemine dikkat çekti, “Çevreyi korumamız gerek, faydalı düzenlemelere ihtiyaç var” dedi.

Büyük otellere teşvik verilmesiyle restoranlar için haksız rekabet oluşturulduğunu söyleyen Tatar, restoranların da desteklenmesi gerektiğini aktardı. Turistlerin yüzde 64’ünün Türkiye’den olduğunu söyleyen Tatar, “Esas pazar Türkiye” dedi.

Tatar, turizmin gelişmesi için Türkiye’de önemli bir potansiyel olduğunu kaydetti.

Sucuoğlu

UBP Milletvekili Faiz Sucuoğlu, turizme yüzde 2,5 pay ayrılmasının yeterli olmadığını söyleyerek, “Turizmde başaramadığımız şey, gelirin yerel kaynaklara yansıması. Bu gelirler, KKTC vatandaşlarına yansımıyor” dedi.

Çevre konusuna değinen Sucuoğlu, Ercan’a gelen bir turistin Lefkoşa’ya ulaşana kadar karşılaşacağı çevre kirliliğine işaret etti, “İlk intibada sınıfta kalıyoruz” dedi.

Türkiye’de Kıbrıs’ın “kumar adası” olarak bilindiğini söyleyen ve “Türkiye’deki intibamız çok kötü. Kendimizi kandırmaya gerek yok. Bu insanlar cuma geliyor, otelden çıkmıyor, kumar oynayıp pazar akşam ülkesine dönüyor. Bu kumar reklamı Türkiye ile sınırlıydı, artık Arap ülkelerinden de yayıldı. Oradan da insanlar buraya kumar oynamaya geliyor. Bu algıyı değiştirmeliyiz” şeklinde konuştu.

Türkiye’de yapılacak reklamların önemine işaret eden Sucuoğlu, bu reklamların yapılacağı kentlerin önemli olduğunu söyledi, turistlerin günü birlik Hala Sultan’a götürülmesinin de ilgi yaratacağına inanç belirtti.

Sucuoğlu, yurtdışı için daha çok reklama ve bağlantıya gerek olduğunu kaydetti, ulaşımdaki sıkıntıların aşılması gerektiğini söyledi, “Ulaşıma çare düşünülmeli” vurgusunda bulundu. Sucuoğlu, “Asıl soru biz turizm yapmak istiyor muyuz, turizmi lokomotif sektör olarak görüyor muyuz? Bu bütçeyle zor” değerlendirmesi yaptı.

KKTC’de yetiştirilen ürünlerin ülkedeki otellerde fazlasıyla tüketilebileceğine dikkat çeken ancak ürünlerin otellerin arzu ettiği kalitede olmadığını belirten Sucuoğlu, “Salatalık, domates, peynir yurt dışından geliyor. Bizim üreticimiz bu işten ne anlıyor? Hiç... Turizmi gelecek olarak görüyorsak kaliteye önem vermeliyiz” dedi. 

Sucuoğlu, turizmin bütçesinin yüzde 6 seviyesine gelmesiyle sektörün önünün açılabileceğini de kaydetti.

Güncelleme Tarihi: 01 Mart 2018, 14:35
banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110