“Tozdan boğuluyoruz”

Değirmenlik ve Minareliköy sakinleri, taş ocaklarının yarattığı gürültü ile çevre kirliliğinden şikayet ederek, her gün toza ve dumana maruz kaldıklarını belirtti

“Tozdan boğuluyoruz”
  • 01 Aralık 2018, Cumartesi 10:31

Ali ÇATAL

Ülkemizin kanayan yarası taş ocakları, sadece doğada tahribat yaratmıyor… Her patlama sesiyle gökyüzüne yükselen, rüzgarla da civar köylerin üzerini saran toz duman, insan sağlığını tehdit eder boyutta.

Özellikle Değirmenlik ve Minareliköy sakinleri, güne her gün patlama sesleriyle başlıyor… Dağdan yükselen toza dumana boğulan köy halkı, bu duruma isyan ediyor.

KIBRIS’a konuşan köy sakinleri, “Her gün boğuluyoruz. Nefes alamıyoruz. Bu soruna çare bulunsun. Toprak verimini kaybetti, insanlar hastalıktan yataktan kalkamıyor. Astımı olanlar artık yaşamakta zorlanıyor” dedi.

Bir köy sakini, dört dönüme ekili zeytin ve harnup ağaçları olduğunu ancak taş ocaklarından kaynaklanan zarar nedeniyle verim elde edemediğini söyledi.

Köyün dibindeki taş ocağından çıkan tozun, ağaçların üzerini kapladığını ifade eden köy sakini, kendisi gibi birçok kişinin mağduriyet yaşadığını belirtti.

Taş ocaklarında gerçekleştirilen patlamaların da gürültü kirliliği yarattığı gibi korkuya da neden olduğunu anlatan köy sakinleri, birçok kişinin evinde çatlaklar oluştuğunu söyledi.

“Zehirli gazları, tozu dumanı solumaktan bıktık usandık” diyen köy sakinleri, maksimum 20 ton yük taşıması gereken kamyonlara 50 ton taş yüklendiğini, köydeki yolların da bu nedenle hasara uğradığını belirtti.

Minareliköy’ün sorunları çok

Minareliköy sakinleri ayrıca yetersiz altyapı nedeniyle her yağmurda su baskını yaşandıklarını ifade ederek spor kulübünün branş sayısının azaldığını bu nedenle nitelikli sporcu olabilecek gençleri Cihangir’e kaptırdıklarından yakındı.

Köye ulaşımı sağlayan yolların bozuk, toplu ulaşım hizmetinin de az olduğundan der yanan Minareliköylüler, Demirhan’ı bölen yolun karşı yakasına geçmek için 18 kilometre yol gitmek zorunda kaldıklarını belirtti. Köy sakinleri, Demirhan Polis Karakolu’nun Minareliköy’ün sınırları dahilinde olduğunu bu nedenle adının ‘Minareliköy Polis Karakolu’ olması gerektiğini savundu.

Minareliköy ve Değirmenlik sakinleri ne dedi?

Mahmut Özkan:

“İnşaat sektöründe çalışıyorum. Devlet, gıdaya bile yapmadığı denetimi inşaat sektörüne yapıyor. Büyük yerlerde işleyen inşaatçılara da aynı zorluklar çıkarılıyor mu?”

Mehmet Özyiğit:

Devlet, spor kulüplerine daha fazla katkı yapmalı. Minareliköy’ün futbol kulübü, borçları nedeniyle kapanmak zorunda kaldı. Köyün gençleri artık Cihangir’de oynuyor”.

Osman Minare:

Vergi vermesi gerekenlerden alınamayan vergi, bizim gibilerden ‘kuruşu kuruşuna’ alınıyor. Bu kahvehaneye gelen kişi sayısı, günde 10 bile etmez. Futbol branşı zaten kapandı. Kahvehane de kapanırsa, köydeki bütün sosyal yaşam bitecek. Ayrıca Demirhan’ı bölen yolun karşı yakasına geçmek için 18 kilometre yapmak zorunda kalıyoruz. Yetkililere bu durumu izah ettik fakat aldığımız yanıt “Anayol üzerinde ışık veya çember olamaz” oldu. Hamitköy de anayol üzerinde ama orada trafik ışıkları var. Bir biz mi bu ülkeye fazlayız? Keza Demirhan Polis Karakolu da köyümüzün sınırları dahilinde. Onun adı da ‘Minareliköy Polis Karakolu’ olmalı”.

Ali Avni Şengezer:

“Yollar çok bozuk ve yıllardır bu işin üzerine düşmüyor çünkü köy olarak umursanmıyoruz”.

İslam Suiçmez:

“20 yıldır, bu köye tek bir çivi çakılmadı ki; bütün iktidarları, belediye yönetimlerini ve siyasi partileri kastederek konuşuyorum. Spor kulübümüzün futbol şubesi, saha içi başarısızlık nedeniyle köye artık yük olmaya başladığından feshedildi. Gençler artık Cihangir’de futbol oynamaya çalışıyor. Futbol branşının altyapı tesislerinin çim sahasının olmaması da bunda etken tabiî. Kültürel faaliyetimiz zaten yok gibiydi, futbol şubesi de kepenkleri indirince gençler, enerjilerini atacak ortam bulamaz oldu. Ben de kafemin formatını değiştirdim ve içeriye bilardo, langırt ve Play Station tarzı oyunlar koydum. Bir de kütüphane ekledim ve oyuna gelen gençleri ‘başarabildiğim oranda’ okumaya da yönlendirmeye çalıştım. Aynı zamanda öğretmenim ve şunu çok üzülerek söylemeliyim ki köy gençleri arasında ‘çakmak gazı içme’ çok yaygın. 10-15 yaş arası popülasyonumuzda da sigara kullanmayan yok. Spor kulübümüzün yönetimine gençleri de almaya karar verdiler. Umarım ‘son anda’ bir aksilik olmaz ve genel kurulda, atıl durumdaki toprak futbol sahasının okçuluk için kullanılmasını sağlayacak bir karar çıkması için ısrarcı olabilirim”.

Bozdağ Töre:

“Camimizin duvarları çatladı. Mutlaka tamir istiyor. Tarihi bir yel değirmenimiz var, o da turist kafilelerinin tur güzergâhlarına dahil edilmeli. Yağmurda da köyü su basıyor. Özellikle köyün ilkokulundan gelen sular, Demirhan’a kadar akıyor. Halbuki bu suyun, tarımsal sulamada kullanılması sağlanabilir”.

Aysu Zengin:

“Lefkoşa’ya gitmek istediğimizde, yola ya sabah çıkacağız ya da akşam. Öğlen veya öğleden sonra araba bulmak mümkün değil. Bu sorun, mutlaka halledilmeli”.

Erdoğan Aktaşlı:

“Kafasına esen, yolun kenarına tel çekiyor ve kimse de bu kişilere gelip ‘ne yapıyorsun’ demiyor çünkü siyasiler, Minareliköy’ün yolunu bile bilmiyor”.

Enver Kadere:

“Muhtar, belediye, kaymakamlık, Çevre Dairesi ve basın… Beş yere bildirdik su baskınları sorununu ama ilgilenen bile olmadı. Köyün ilkokulunun olduğu yerden gelen yağmur suları nedeniyle bölge su altında kalıyor. Sel sularının getirdiği çöp ve pislik de cabası. Şu sorunun çözüldüğünü görsem, ölsem de gam yemeyeceğim”.

Hüseyin Yılmaz:

“Taş ocakları nedeniyle, neredeyse herkesin evinde çatlaklar var. Gürültü kirliliği bir yana, ocakların bütün tozu, dumanı ve pisliği de evlerimizin içinde. Sabah temizlenen evler, akşamı bulmadan kirleniyor. Buralardan çıkan zehirli gazlar nedeniyle köyde artan kanser vakaları da cabası. Ocaklara karşı değiliz ama bunların varlıkları kontrollü olmalı. Maksimum 20 ton yük taşıması gereken kamyonlara 50 tonluk taş yükleniyor ve bu da yollarımızı bozuyor. Ocaklardan çıkan kum nedeniyle zeytin ağaçlarımız da kurudu”.

Aziz Parlak:

“Söyledik olmadı, bağırdık olmadı, eylem yaptık yine olmadı! Devlet, taş ocaklarındaki patlamaları kontrollü yaptırıyor fakat memurlar gittiğinde her şey yine eski haline dönüyor ve ocakçılar bildiğini okuyor. Bir dönemin hükümetinden bir bakan, Minareliköy halkına ‘set yapılacağı’ sözü verdi diye ocak işletmecileri tarafından devrildi”.

Arif Okçu:

“Spor kulübünde başkan ve asbaşkan olarak görev yaptım. Şu anda da kulübün disiplin kurulundayım. Gerçi bir borcumuz yoktu ama maddi imkansızlıklar nedeniyle spor kulübümüzün futbol şubesini kapatmak zorunda kaldık. Bölgemizdeki Cihangir ve Değirmenlik, çim futbol sahasına sahip kulüpler. Köyümüzün çocukları ve gençleri de ‘bu çağda’ toprak sahada futbol oynamak istemiyor. Bu nedenle, futbolda bir adım dahi ilerleyemedik ve nihayetinde bu branşı kapatmak durumunda kaldık. Darts şubemizin şampiyonluğa oynaması, tek gurur ve mutluluk kaynağımız”.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 1 Kızgın 2

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık