Trafik kazalarına zemin hazırlıyoruz

banner37

Araç kullanırken ağır sağlık sorunu yaşayan sürücüler trafikte ciddi tehlike saçıyor. Ülkede bu kişileri sağlık kontrolünden geçmeye zorlayacak herhangi bir yasal zorunluluk bulunmuyor.  Benzeri bir olay kısa önce Çatalköy-Arapköy yolunda yaşandı ve kaza, bir kişinin ölümüyle sonuçlandı.

Trafik kazalarına zemin hazırlıyoruz
banner87

Ceren ÖZBİL

Yaşlı ve ağır hastalığı olan araç sürücüleri, trafikte hiç bir sağlık kontrolünden geçmeden araç kullanmaya devam ediyor. Araç kullanırken sağlık sorunları yaşayan sürücüler, trafikte ciddi tehlikelere ve kazalara yol açabiliyor.

Benzer bir olay, kısa süre önce Çatalköy- Arapköy yolunda yaşandı. Kanser tedavisi gören bir sürücü, motosikletliye çarparak ölümüne neden oldu.

Ülkemizde bu konuda yasal bir düzenleme yok. Mevcut yasalar doğrultusunda, sadece ağır vasıta sürücülerinden 60 yaşına geldiklerinde sağlık kontrolünden geçmeleri isteniyor.

Onun dışında 18 yaşında salon araç ehliyeti alan bir kişi 80, 90 yaşına kadar hiç bir kontrolden geçmeden araç kullanmaya devam edebiliyor.

KIBRIS Gazetesi'ne konuşan Şoför Okulları Birliği Başkanı Barış Tilki ve Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, ehliyet alma kuralları ile ilgili yeni düzenlemelerin getirilmesinin şart olduğunu anlattı.

Avcı, Ulaştırma Bakanlığı'nda 2 yıldır bekleyen Sürücülerde Sağlık Tüzüğü'ne dikkati çekerek, bir an önce yürürlüğe girmesini istedi.

Tilki ise belli bir yaş üzerinde olan ve trafikte alkollü yakalanmak gibi ehliyetine el konulacak suçları işleyen sürücülerin doktor ve psikolog kontrolünden geçmesini istedi

Konuyla ilgili bilgi almak istediğimiz Ulaştırma Bakanlığı yetkililerine ise ulaşmak mümkün olmadı.

Tilki: Belli bir yaş üzerinde doktor kontrolünden geçirilmeli

Şoför Okulları Birliği Başkanı Barış Tilki, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, KKTC'de de belli bir yaş üzerinde olan kişilerin bir dahiliye doktoru kontrolünden geçerek ehliyet süresinin uzatılması gerektiğini söyledi.

Gelişmiş ülkelerde online sistemi olduğuna değinen Tilki, bu sistem sayesinde bir kişinin neyi var, neyi yok, gizli hastalığı var mı görülüp, ona göre ehliyet verildiğini anlattı.

Tilki, bu uygulamaların KKTC'de eksik olduğunu belirtti ve "insanların epilepsi gibi gizli hastalıkları varsa, araç kullanmaması için radikal önlem alınması şarttır" dedi.

“Devletin radikal kararlar alması gerekiyor”

Genellikle yeni ehliyet alan gençlerin trafikle ilgili eleştirildiğini kaydeden Tilki, ancak yeni ehliyet alan gençler dışında da trafik kurallarını ihlal edip kazalara neden olan sürücüler olduğunu söyledi. Tilki şu ifadeleri kullandı:

“Alkol kullanan kişilerin 3 ay ehliyeti alınır. Ancak denetimler sıkı olmadığı için yine de araç kullanır. Bu adam niçin alkol alır da sürer, bunun araştırılması gerekir. Gelişmiş ülkelerde bu durumdaki kişileri psikologa yönlendirip makineye koyuyorlar.  Gerekirse tehlike algılamalı bir teste tabi tutarlar. Çünkü alkol, hep bunları tetikler. Sürücünün refleksleri azalır. Bunlar bizim hep eksiklerimizdir.

Devletin artık radikal karar alıp bazı yasaları değiştirmesi ve bu sürücülerin irdelenmesi gerekir. Çünkü hep yeni ehliyet alacak çocukları eleştiriyoruz ancak kırmızı ışıkta geçen ya da alkolden ehliyeti alınan bir hayli sürücünün mağdurlarını yaşıyor bu ülke. Bunların herhangi bir eğitim ve psikologdan geçmesi arzusundayız.

Belli bir yaştan sonra bir kişiyi dahiliyenin görmesi gerekir. Tekrar sınava girmesi söz konusu değildir. Ancak ehliyeti iptal edilirse bu Bakanlar Kurulu'nun uhdesinde olan bir konudur. Örneğin elini ayağını kaybetmişse tekrar sınava girmesi gerekir”.

Avcı: Trafik kazalarının başlıca nedeni

Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, sürücülerin sağlığının trafikte en önemli kaza nedenlerinden biri olduğunu söyledi ve bütün dünyada sürücü sağlığına önem verilirken, KKTC'de bu sorgulamadan hep kaçınıldığını belirtti.

Bu konuda hazırlanan ancak iki yıldır bakanlıkta bekleyen bir tüzük olduğunu kaydeden Avcı şu ifadeleri kullandı:

“AB ile Ulaştırma Bakanlığı'nın hazırlamış olduğu Sürücülerde Sağlık Tüzüğü, 2 yıldan beri Ulaştırma Bakanlığı'nda bekletilmektedir. AB ile Türkiye'de de bu tüzükler uygulanmaya başlandı. Şu anda bizde 18 yaşında salon araba ehliyeti alan herhangi bir sürücü, ölene kadar sadece bir form doldurarak "akli dengen yerinde mi", "sara hastalığın var mı" gibi yedi sekiz tane soruya cevap vererek, hatta kendi hiç ortalıkta görünmeden ehliyeti uzatabilmektedir.

Yollarımızda 80 yaşında 88 yaşında araba sürüp ölen sürücülerimiz de vardır. Bunun yanında otobüs, kamyon, tır, tanker gibi ağır vasıtalar için 60 yaşına kadar hiç bir sağlık kontrolü sorulmamaktadır.

Halbuki AB standartlarında ve Ulaştırma Bakanlığı'nın bekletmekte olduğu tüzükte, her sürücünün ehliyet alırken ya da uzatırken mutlaka sağlık kontrolünden geçtikten sonra ehliyeti uzatılacak ya da verilecek kuralı vardır”.

“Tüzük bir an önce yürürlüğe girmeli”

Tüzüğün bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini söyleyen Avcı, şunları kaydetti:

“Bu da normal arabalar için 10 yılda bir, tanker, otobüs, kamyon gibi araçların sürücüleri 5 yıllık ehliyet sahibi olabilecekler ve her uzatma süresinde de sağlık kontrolünden geçtikten sonra ehliyet uzatılacak. Hazır olan tüzükte tüm bunlar var.

Bizde 60 yaşından sonra kamyon sürücüleri her yıl kontrole gitmek zorunda. Ancak kalp hastalığının, diyabet hastalığının, sinirsel hastalıkların birçoğunun 60 yaşına gelmeden ortaya çıktığını hepimiz biliyoruz. Hatta gazetelerde dahi bir sürücünün araba sürerken kalp krizi geçirdiğini de gözlemlemekteyiz. Hatta yol yürürken bile bir kişinin kalp krizi geçirip yaşamını yitirdiğini bile duyuyoruz.

Biz hala 60 yaşına kadar kamyon sürülmesine izin veriyoruz. Bunun iki sakıncası vardır. Biri, devlet, hükümetler kolay ehliyet verme yolunu hala tercih etmektedirler. Bir de sağlığı yeterli olmayan insanlara ehliyet vererek onların da yolda ölmesine katkı konmaktadır.

Tabi ki hiç bir sürücü sağlığından dolayı araba sürmeme durumuna düşmek istemez. Bir anlık boşlukta da ya ölüyor ya da öldürüyor.  Örneğin bir alkol bağımlısının ehliyeti elinden alınmalıdır. Bir uyuşturucu kullananın ehliyeti tedavi olana kadar elinden alınması gerekir. Bunlar bu ülkede yok.

Kontrol edilemeyen diyabetlinin yolda şekeri aniden düşebileceği için araba kullanması sakıncalıdır. Bu ülkede bunlara da bakılmalıdır. Dolayısıyla sürücü sağlığı kontrol edilmeyen bir ülkede sürücü güvenliğinden söz edemezsiniz, yol güvenliğinden söz edemezsiniz. Ulaştırma Bakanlığı bu tüzüğü geçirmemekle insanların yolda ölmesine göz yumuyor demek zorundayız.

Engelli maaşı alanların sürücü belgeleri de sorgulanmalıdır.  O maaşa bağlı olanların araba kullanabilme kabiliyetlerinin sağlık kurulu tarafından teyit edilmesi gerekir.”

 

Güncelleme Tarihi: 05 Mart 2017, 10:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER