Turizm en kötü dönemini yaşıyor

banner37

Koronavirüs’ün derinden sarstığı turizm sektöründe sorunlar büyük. KITOB Başkanı Çağıner, sektörün içinde bulunduğu sıkıntıları KIBRIS’a anlattı.

banner87
Turizm en kötü dönemini yaşıyor
banner90
banner99

İŞSİZLİK OLAYLARI YAŞANABİLİR... KITOB Başkanı Dimağ Çağıner, otel çalışanlarının toplu olarak işten çıkarılacağıyla ilgili iddiaları yalanlayarak, şu anda böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.   Turizm sektöründe 5 bin kişinin işsiz kalmasının, aslında en az 20 bin kişinin işsiz kalması anlamına geldiğinin altını çizen Çağıner, kapalı olan otellerin işçisini 15 gün çalıştırıp, 15 gün ödeneksiz izne çıkarması ve yüzde 50 maaş ödemesinin yasal olduğunu söyledi

Funda ÖZSAKINÇ

   Koronavirüs’ün derinden sarstığı turizm sektörü, git gide çıkmaza giriyor.

   Turizm sektöründeki sıkıntılar, iç piyasayı da kötü yönde etkiliyor. Turizm sektöründe çalışanlar ise büyük bir belirsizlik yaşıyor.

   Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Başkanı Dimağ Çağıner, sektörün içinde bulunduğu sıkıntıları KIBRIS’a anlattı.

   Çağıner, otel çalışanlarının toplu olarak işten çıkarılacağıyla ilgili iddiaları da yalanlayarak, şu anda böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

   Dimağ Çağıner, Çalışma Bakanlığı’nın uygulamasıyla kapalı olan otellerin işçisini 15 gün çalıştırıp, 15 gün ödeneksiz izne çıkarması ve yüzde 50 maaş ödemesinin yasal olduğunu kaydetti.

   Turizm sektöründe 5 bin kişinin işsiz kalmasının, aslında en az 20 bin kişinin işsiz kalması anlamına geldiğinin altını çizen KITOB Başkanı Çağıner, şöyle devam etti:

   “Toplu işten çıkarmalar değil, fakat işten çıkarmalar elbet olacak. Çünkü pandemi dolayısıyla oteller açılmadı, açılıp açılmayacağı da belli değil.

   Günde 1-2 uçak seferiyle 25 bin yatak kapasitesi nasıl doldurulacak? Müşterisi olmayan, para kazanamayan bir otel, personelini nasıl ödeyecek? Giderlerini nasıl karşılayacak?

   Otellerden beklenen şu ki, otel, çalışanını ödemeye devam edecek, tüm giderleri karşılayacak, batmaya devam edecek ama sağlık nedenleri dolayısıyla uçak seferi sayıları az tutulacak, turist gelmeyecek, oteller bu kadar insanı çalıştırmaya devam edecek.

   Böyle bir beklenti olabilir mi?”.

  

“Bu sene normal bir turizm yılı yaşanmıyor”

   Bu sene normal bir turizm yılı yaşanmadığını belirten Dimağ Çağıner, prensip olarak otellerin ayakta kalabileceği, çalışanını en iyi derecede tutabileceği bir yıl geçirmeye çalıştıklarını ve bunun da yapılabilmesi için sağlık sistemimizin sağlam olup, kapılarımızı kontrollü bir şekilde açmamız gerektiğine dikkati çekti.

   Başkan Çağıner, şunları kaydetti:

   “Temmuzun 15-20’sine kadar, önümüzdeki dönem için gerek sağlıkta, gerekse turizmde gerekli adımlar atılmazsa, yani günde 12-15 arası uçak seferi olmazsa, Türkiye ile Güney Kıbrıs’tan turist akışı bu tarafa başlamazsa, otelcinin vereceği karar otelini kapatmak olacaktır.

   1 Ocak’ta mı açar, 1 Mart’ta mı açar, onu artık her otelci kendine göre planlayacak ve de açmayacaktır.

   O zaman da şu anda konuşmuş olduğumuz işten çıkarılma durumu, tüm çalışanların yüzde 90’ının işten çıkarılması mecburen gündeme gelecektir”.

  “Böyle bir dünya yok”

   Hükümetin hemen pandemi hastanesini oluşturması ve sağlık sisteminin güçlendirilerek, kapıları, test yaparak kontrollü bir şekilde açması gerektiğini anlatan Çağıner, şöyle konuştu:

   “Türkiye bize günde 3 bin test yolladı, bu kapasite bize şu anda yeter.

    Ama şu da bilinmesi gerekir ki bu pandemi dünyada bitmediği sürece, kapıların açılması dolayısıyla turistin elinde çift PCR bile olsa, istediğimiz kadar dikkatli de olsak, mutlak surette bu ülkede vaka çıkmaya başlayacaktır.

   Psikolojik olarak da hazırlıklı olmamız lazım.

   Güney’de her gün 1-2 vaka çıkıyor. Önemli olan sağlık alt yapımızın bu vakaları yönetebilmesidir. Bütün dünya buna hazırlanıyor. Sıfır vaka ile devam etmemiz mümkün değil.

   Eğer sıfır vaka ile devam etmek istiyorlarsa o zaman bize denecek ki otellerinizi kapatın arkadaşlar. Bizler de kapatıp gerekli önlemleri alalım. Ama bunun sonucunda işsizlik olacaktır. Ekonomik daralma daha da tetiklenecektir. Bu bir tercih meselesidir.

   Kaynağınız varsa kapalı kalırsınız, sıfır vakaya gelmişken kaynağınız yoksa önlem alırsınız, kapıları açarsınız. Biz bunun ikisini aynı anda istiyoruz.

   Hem paramız olsun, ama kapılarımız da kapalı kalsın. Böyle bir dünya yok”. 

“Kimse turizm piyasasını ve otelcileri suçlayacak durumda değil”

   KITOB Başkanı Dimağ Çağıner, esas işsizlik verilerinin henüz gelmediğini, dolayısıyla kimsenin turizm piyasasını ve otelcileri suçlayacak durumda olmadığını ifade etti.

   Çağıner, şöyle dedi:

   “Burada toptan işçi mi çıkarıldı, ne yapıldı? Biri de gelsin bize anlatsın, hiçbir şey kazanmadan bu insanlara  aylarca nasıl bakacağımızı da söylesin.

   Belirli bir tarih yok. 1 Temmuz dediler, 2 uçak ile açtılar. Eleştiremiyoruz, sağlık var ucunda.

   Geçtiğimiz günlerdeki gemi haberiyle toplum olarak ne hale geldiğimizi gördük. Ne olacak? Bize kalsa bütün otelleri kapatıp seneye açalım. Ama herkes bu bedeli ödeyecek.

   Bugün turizm sektöründe 5 bin kişi işsiz kalacaksa, nereden bakarsanız bu 20 bin işsiz insan demektir. Rehber, taşımacı, esnaf, hepsi işsiz kalacak. Bu kadar insansa işsizlik mi ödenecek? Devlet bunu karşılayamaz ki?

   Bunları anlatıyoruz devlete, topluma ama anlamıyorlar bizi. Sanıyorlar ki bizler patronlar ve otel sahipleri çıkarları için konuşuyoruz.

   Bütün kavgamız çalışanların istihdamını devam ettirebilmek için gerekli şartları hükümetin bize oluşturulmasıydı. O da olmadı”.

“Tek suçlu hükümet değil”

   Çağıner, hükümetten beklentilerinin otelcilere sadece maddi destek veya kredi verilmesi olmadığını ifade ederek, çalışanı, gerçek anlamda tatmin edecek bir iş bölümünün yapılmasıyla bu sürecin mali kısmını daha hafif atlatmak istediklerini belirtti.

   Dimağ Çağıner, şunları kaydetti:

   “Sağlık alt yapısı geliştirilmiş ve pandemi hastanemiz olmuş olsaydı, kapıları da daha rahat açmış olsaydık, evet hastalık çıkacaktı ama belli bir ekonomi dönmeye başlayacaktı.

   Bu iki aşamalıdır. Çalışan, maliyet açısından bu yükümlülüğü alacak, diğer taraftan da sağlık yatırımlarını yaparak bu yatırımların sonucunda da pazarlamada önümüz açık olacaktı.

   Ama sadece hükümet değil, muhalefet de burada gereğini yerine getirmedi. Eleştirecekleri noktaları doğru noktalara getirmediler ve sonuç bu”. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75