Turizm politikasına sahip hükümet, iktidara gelmedi

banner37

46 yıldır turizm sektöründe aktif şekilde faaliyet gösteren Sami Güdenoğlu, içini KIBRIS’a döktü

Turizm politikasına sahip hükümet, iktidara gelmedi
banner90

ÜLKE TURİZMİNDEKİ SORUNLAR “YILAN HİKAYESİNE” DÖNDÜ… Güdenoğlu, ülke turizminde yaşanan sorunların yılan hikâyesine döndüğüne işaret ederek, turizmle ilgili politika sahibi bir hükümetin bugüne kadar iktidara gelmediğini savundu

Serap ŞAHİN

Turizm sektöründe 46 yıldır aktif şekilde faaliyet gösteren Zümrüt Turizm ve Seyahat Acentesi Direktörü Sami Güdenoğlu, içini KIBRIS Gazetesi’ne döktü.

Sami Güdenoğlu, ülke turizminde yaşanan sorunların yılan hikâyesine döndüğüne dikkat çekerek, turizmle ilgili politika sahibi bir hükümetin bugüne kadar iktidara gelmediğini ileri sürdü.

Turizmin, ulaşım, otel ve seyahat acentesi olmak üzere üç ayak üzerinde oturduğunu ve bu üç ayağın da dengeli olması gerektiğine işaret eden Güdenoğlu, en önemli ayaklardan biri olan ulaşımla ilgili “KTHY batmadı, batırıldı ve kapatıldı” iddiasında bulundu.

Bilet fiyatlarının çok yüksek olduğunu belirten Güdenoğlu, “Zamanında KTHY dengeyi koruyordu” dedi.

Güdenoğlu, Kalkınma Bankası tüzüğünde seyahat acentelerine de “işletme kredisi verilebilir” sözcüğünün bulunmamasından dolayı, bu acentelerin kredi alıp yurtdışında pazarlama fırsatının olmadığına vurgu yaptı.

Otellerdeki “Her şey dâhil” konseptinin yanlış olduğunu da savunan Sami Güdenoğlu, “Müşteri otelden çıkmadığı için restoran, esnaf, taksici para kazanamıyor” ifadesini kullandı.

“Turizmi lokomotif sektör olarak sadece dillendiriyorlar”

“Her başa gelen iktidar, turizmi lokomotif sektör olarak dillendiriyor. Ancak ben, turizmin lokomotif sektör olduğunu göremedim” diyen Sami Güdenoğlu, turizmin lokomotif sektör olduğunu söyleyenlerin, turizmle ilgili paydaşlara gereken değeri ve ilgiyi göstermemesinden yakındı.

Turizmin, ulaşım, otel ve seyahat acentesi olarak üç ayak üzerinde oturduğunu ve bu üç ayağın da dengeli olması gerektiğine dikkat çeken Güdenoğlu, birinci ayak olan ulaşımı ucuzlaştırmak ve kolaylaştırmak mecburiyeti olduğunu ifade etti.

“KTHY batmadı, batırıldı”

Sami Güdenoğlu, Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın (KTHY) “bilerek” ve “isteyerek”, bir senaryo sonucu kapatıldığını iddia ederken, “KTHY batmadı, batırıldı ve kapatıldı” dedi.

Milli hava yolu olmayan bir ülkenin turizmden bahsetmesinin mümkün olmadığına dikkat çeken Güdenoğlu, KTHY’de personel fazlalığı yaratanların gelmiş geçmiş tüm hükümetler olduğunu söyledi.

Güdenoğlu, “Her gelen hükümet orayı bir çiftlik, bir oy potansiyeli olarak gördü ve devamlı surette oranın personelini artırdı. Orada bir sendika vardı. O sendika da maalesef sesini çıkarmadı” görüşünü ortaya koydu.

KTHY’nin batmasındaki en büyük hatanın Türk Hava Yolları (THY) ile ortaklığından ayrılmak olduğunu belirten Güdenoğlu, ortaklıktan ayrılma sürecini de Serdar Denktaş’ın yarattığını iddia etti.

Güdenoğlu, ikinci hatanın da Londra bağlantılarının ilk kurulduğu yıllarda Ercan-İstanbul-Londra bağlantısının KTHY’ye müdür olarak atanan İsmet Dinçer Paşa’nın İzmir’de kaldığı için seferleri Ercan-İzmir-İstanbul olarak değiştirmesi olduğunu savundu.

“Kalkınma Bankası, acentelere işletme kredisi vermiyor”

Bir dönem Maliye Bakanı olan Salih Coşar ile toplantıya da katıldığını ifade eden Güdenoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“O zaman Kalkınma Bankası yeni kuruluyordu. Bankalardan işletme kredisi alamadığımızı, özel bankalara yüksek faiz ödeyerek kredi kullanamayacağımızı söyledim.

Kalkınma Bankası biz acentelere düşük faiz, uzun vadede kredi versin dedim. Maliye Bakanı talimat verdiği halde, Kalkınma Bankası’nın tüzüğünde seyahat acentelerine de işletme kredisi verilebilir sözcüğü olmadığı için bu kredileri hâlâ alamıyoruz.

Bilgisayar, araba, otobüs alacaksan veririz diyorlar ancak işletme kredisi vermiyorlar. Kredi çekip yurtdışındaki acentelerle görüşüp, pazarlama şansımız olmuyor.”

“Turizm bakanını protesto ediyorum”

Yakın geçmişte yaşanan Çatalköy’deki patlama olayında turizm bakanının olay yerine ilk gidenlerden olması yerine Türkiye’de toplantıya gittiğini söyleyen Güdenoğlu, şöyle devam etti:

“Turizm bakanımız Londra’nın en büyük acentelerinden birinin iflasını vermesi üzerine karşı tarafa çağrıda bulundu. Bu olaydan zarar görenlere yardım etmeye hazırız diye. Bunu gülerek karşıladım çünkü Çatalköy’deki patlamada, turizm bakanının olay yerine ilk gidecek kişilerden olması gerekirken o randevusuna gitti.

Bu hareketini bugünkü söylemiyle bağdaştıramıyorum ve protesto ediyorum. Bence bu, iş yapmak değil, şov yapmaktır.”

“Uçak bilet fiyatları insanları tedirgin ediyor”

Uçak bilet fiyatlarının şarta bağlı değil de tüm halkın yararlanabileceği şekilde indirimli olması gerektiğine dikkat çeken Güdenoğlu, belirlenen tarih aralığında indirimli satışlar yapıldığını ve bunun halkla dalga geçmek olduğunu söyledi.

Bilet fiyatlarının çok yüksek olduğuna işaret eden Sami Güdenoğlu, “Zamanında KTHY dengeyi koruyordu” dedi.

Bir taban ve tavan fiyatının belirlenerek, bilet pazarlama sisteminin olması gerektiğini belirten Güdenoğlu, “Talep fazla ve arz edilen koltuk sayısı da az olduğu için fiyatlar yükseldi. Özel sektör, fiyatları, çok yüksekten çıkarır, daha sonra kapasite dolunca ucuza satmaya başlar. Pazarlama sistemleri yanlış” dedi.

“Yarışın eşit şartlarda başlaması lazım”

Sami Güdenoğlu, birkaç acentenin birleşerek tekel olduğunu ifade ederek, “Otelleri sadece onlar pazarlıyor. Küçük acentelerin direnci kırıp çembere girme şansı yok. Sistem değiştirilmeli. Bütün acentelere oteller fiyat versin ve performansa göre değerlendirilsin. Önceden benim önümü kesmeye hakkı yok. Yarışın eşit şartlarda başlaması lazım” ifadelerini kullandı.

“Otel fiyatları yerli halka daha uygun olmalı”

İç turizme yönelik de iş yapılması gerektiğini ifade eden Güdenoğlu, “Kendi vatandaşlarıma da tatil yaptırabilmeliyim. Ama maalesef otellerin uyguladığı bu rakamlarla benim insanımın kendi ülkesinde tatil yapma şansı yok” dedi.

Dıştan gelen ve teşvik almak için çırpınan acentelere verilen fiyatla, yerli vatandaşa verilen fiyat arasında yüzde 200 fark olduğuna dikkat çeken Güdenoğlu, “Fiyatlar yerliye daha uygun olmalı” şeklinde konuştu.

“Her şey dâhil sistemi, ülke turizmi için dezavantaj”

Güdenoğlu, otellerdeki “Her şey dâhil” sisteminin yanlış olduğunu anlatarak, “Müşteri otelden çıkmadığı için restoran, esnaf, taksici para kazanamıyor” dedi.

Müşterinin istediği konsepte göre rezervasyon yapmasının ve “Her şey dâhil” sistemi ile mecbur bırakılmamasının daha doğru olacağına işaret eden Güdenoğlu “Turizmden gelir elde etmek istersen, sadece otelcinin para toplaması yeterli değil. Biz halkın tamamının yararlanmasını istiyoruz. Bu sistem yanlıştır, yasaklanmalı. Ülke turizmi için dezavantaj” ifadelerini kullandı.

“Turizm bütçesine ayrılan rakamlar çok cılız kalıyor”

Turizm bütçesine ayrılan rakamların çok “cılız” kaldığını belirten Güdenoğlu, bunu artırmak için seyahat eden yolculardan vergi alınarak turizmi kalkındırma fonu diye bir fon kurulmasını önerdi.

Güdenoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Turizm Bakanlığı, bütçe nedeniyle ülkeyi pazarlayacak olan seyahat acentelerini yanında götürmüyor. En azından bu gibi reklam masrafları ve seyahat acentelerinin pazarlama şansı yaratabilmesi için böyle bir fon oluşturup, toplanan paranın oraya yatırılması lazım.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108