'Türk tahrikleri' şikayet edildi

banner37

Türk araştırma gemisi Barbaros gemisinin dün itibarıyla Karpaz açıklarına gelmesi Kıbrıs Rum basının ilk maddelerinden biri oldu.

banner87
'Türk tahrikleri' şikayet edildi
banner90
banner99

Alithia gazetesi “Barbaros Dünden İtibaren Karpaz’da” başlıklı haberinde, Türk araştırma gemisi Barbaros’un, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisindeki “Türk tahrikleri” çerçevesinde, dün itibarıyla Karpaz’da bulunduğunu ve Gazimağusa körfezinden, Apostolos Andreas Burnu uzunluğuna kadar sismik araştırmalara başlamasının beklendiğini kaydetti.0

Barbaros gemisinin, dün Taşucu Limanı’ndan ayrılarak, dün öğleden sonra, Karpaz açıklarına geldiğini yazan gazete Türkiye’nin yayımladığı Navtex’e göre, geminin yapacağı araştırmaların 30 Haziran’a kadar süreceğini belirtti.

Fileleftheros gazetesi “Ankara Gri Bölgeler İstiyor” başlıklı haberinde “Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki tahriklerinin hedefinin, Ege’deki gibi benzer bir durum oluşturarak, Kıbrıs’ın etrafında gri bölgeler yaratmak” olduğunu belirtti.

Türkiye’nin bir başka amacının ise Rum ekonomisine paralel etkileriyle, tüm yaz boyunca bir gerilim ortamını muhafaza etmek olduğunu belirten gazete, Güney Kıbrıs için ise “Türkiye’nin, yakın zaman içerisinde terk etme niyetinde olmadığı, belirli faaliyetlere başladığı, anlaşmazlık sahnesi içerisinde, bölgede gri bölgeler yaratmayı istediği” şeklindeki olgunun net olduğunu belirtti.

Habere göre Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis, Barbaros gemisinin, Gazimağusa ile Apostolos Andreas arasındaki bölgedeki faaliyetlerinin yakından takip edildiğini, özellikle BM, AB ve Avrupa alanındaki ortaklara yönelik çeşitli girişimlerde bulunulduğunu ve Türk “tahriklerinin” şikayet edildiğini ifade etti.

Rum Hükümeti tarafından yapılacak herhangi bir faaliyetin de önceden duyurulmayacağını ifade eden Hristodulidis, Türkiye’nin bu tür faaliyetleri de iki amaca yönelik olarak sürdürmesinin beklendiğini de kaydetti.

Türkiye’nin, ilk hedefinin, tepkiler ve Rum tarafının da tepkileri içerisinde, Doğu Akdeniz’de gri bölgeler imajını yaratmak olduğunu ifade eden Hristodulidis, Türkiye’nin, bazı durumlarda sonuç getiren bu taktiği geçmişte de izlediğini belirtti ve burada gri bölgeler bulunduğu imajını uluslararası düzeyde yaratarak Türkiye’ye günlük yanıt vermelerinin söz konusu olmadığını söyledi.

Hristodulidis açıklamasında ayrıca, gri bölgeler yaratılması çabalarıyla Rum ekonomisinin sektörlerinin yaralanacağını düşündüklerini belirtti.

Hükümetin, gri bölgeler yaratılması çabasına ilişkin olarak bir başka şeyin, Rum ekonomisinin sektörlerini yaralamak olduğunu düşündüğünü belirtti.

Hristodulidis, Rum yönetimimin faaliyetlerinden ve bu çerçevede enerji planlamalarına devam edileceğinden kimsenin şüphe duymaması gerektiğini, ayrıca “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin egemenlik haklarının zırhlandırılması için yapılması gerekenlerin yapılacağını ifade etti.

Alithia gazetesi, Rum siyasi partilerin, Türkiye’nin, Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisindeki faaliyetlerini kınamaya devam ettiğini yazdı.

Habere göre DİSİ Basın Sözcüsü Prodromos Prodromu, bu tür faaliyetlerin, Güney Kıbrıs’ın enerji faaliyetlerini rahatsız etme amacını taşıyan Ankara’nın bilindik çabasına dayandığını belirtti.

Güney Kıbrıs’ın enerji planlamalarının, normal bir şekilde ileriye götürüleceğini ifade eden Prodromu, “korku, oldubitti ve nihayetinde gri bölgeler yaratmayı arzulayan Türk oyununa” sürüklenmelerinin de söz konusu olmadığını söyledi.

AKEL yaptığı açıklamada, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisindeki Türk faaliyetlerinin kabul edilemez ve kışkırtıcı olduğunu belirtti.

AKEL ayrıca müzakerelerin yapıldığı ve Türkiye’nin Kıbrıs sorununa çözüm sağlanmasına yardımcı olma konusundaki isteğini göstermesi gerektiği bir anda, Türkiye’nin bu tür faaliyetlerinin, ortamı dinamitlediğini ve güven eksikliği ile kuşkuyu desteklediğini kaydetti.

DİKO açıklamasında, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in geçtiğimiz perşembe günü gerçekleştirilen liderler görüşmesine ilişkin iyi ortamdan söz etmesinden dolayı şaşkınlık içerisinde olduğunu belirtti.

DİKO, “Türk tahriklerinin, askeri tatbikatların, MEB içerisindeki Türk Navtex’lerinin”, müzakerelerde iyi ortam yaratıp yaratmadığı sorusunu da sordu.

Haravgi gazetesine göre EDEK açıklamasında, hidrokarbonun sadece ekonomik açıdan değil jeostratejik açıdan hidrokarbonu değerlendirecek bir stratejinin benimsenmesi gerektiğinden söz etti.

Rum Ekologlar ve Vatandaşlar İşbirliği, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 2015 yılından beridir doğal gaza ilişkin karşılıklı anlayışla ilgili iddia ettiklerini konusunda düşüncelerini ortaya koyması için Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e çağrıda bulundu.

Vatandaşlar İttifakı açıklamasında, AB tarafından Türkiye’ye ekonomik yaptırımların uygulanmasının talep edilmesi amacıyla, Türkiye’ye karşı AB içerisinde hakim olan olumsuz ortamdan faydalanılması için hükümete çağrıda bulundu.

Rum Dayanışma Hareketi, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, söz konusu “Türk tahrikleri” iki yıl öncesinden daha büyükken Anastasiadis’in müzakereleri neden kesmediği sorusunu sordu.

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2017, 12:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75