Türkçe bilmeyenlerin köyüne Türkçe isim verseniz ne olacak

banner37

Köylere Türkçe isim verilmesini Dillirga köyleri açısından değerlendiren Kıbrıs Radyosu’nda çalışan Adnan Tahsin’in Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu’na gönderdiği mektupla konuya farklı bir bakış getirdi

banner87
Türkçe bilmeyenlerin köyüne Türkçe isim verseniz ne olacak
banner99

Emin AKKOR

RUMCA KONUŞULURKEN TÜRKÇE İSİM VERİLMİŞ NE OLUR… Köylere Türkçe isim vermekten öte, Türklerin Türkçe konuşmalarının öğretilmesinin önemine dikkat çeken Adnan Tahsin’in Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu’na gönderdiği mektupta, “çirkin bir kimseye güzel elbiseler giydirilmesine benzetiyorum. Çünkü bildiğiniz gibi Türkler bu bölgede hâlâ Rumca konuşmaktadırlar. Rumca, Türkçe bilenler arasında bile alabildiğine devam ederken köyün adı Türkçe olmuş ne fayda var?” diye sordu.

Kıbrıs’ta 1959 yılında köy isimlerinin Türkçeleştirilmesiyle ilgili yapılan çalışmalara geçtiğimiz hafta yer vermiştik. Bu hafta, yine aynı konuyla ilgili dikkat çekici üç mektup üzerinden o günlerin ortamını yansıtmaya çalışacağız.


Dillirga bölgesi köylerine Türkçe isim verilmesini değerlendiren Kıbrıs Radyosu’nda çalışan Adnan Tahsin’in 12 Ocak 1959 tarihinde Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu Başkanlığı’na yazdığı mektupta o dönemin Dillirga bölgesindeki toplumsal yaşam ve beklentileri görmemize katkı sağlamaktadır.


Adnan Tahsin tarafından kaleme alınan mektubun tam metni şöyle:


“Nüfusu tamamıyla Türk olan köylerin Türkçe yeni adları hakkında 10 Ocak 1959 tarihli yerli gazetelerimizde yayımlamış olduğunuz listeye atfen, kendi bölgem olan Dillirga ile ilgili olarak aşağıdaki hususları tarafınıza sunmakla şeref duyarım:


1. Kserovuno köyü, bir tepenin değil, büyük bir dağın üzerinde olduğundan, “Kurudağ” olarak isimlendirilmesi daha isabetli olacaktır. Esasen Rumca manası da budur. Kserovuno’dan daha alçak bir irtifada bulunan Mavrovuni “Karadağ” diye bilinirken, daha yüksekte olan Kserovuno’nun “Kuru Tepe” diye bilinmesi doğru olmaz zannederim.


2. “Mansura”nın öz Türkçe bir kelime ve “Mansur Ağa” kelimelerinin halk dilinde aldığı bir şekil olduğuna inanılmaktadır. Mehmed Ağa’nın “Memeda”, Ahmed Ağa’nın “Ahmeda” olduğu gibi. Bundan dolayı Mansura’nın değiştirilmemesini teklif ediyorum.


3. Kalohoryo Türkçede “İyi köy” demektir, lakin Türkler bu köyü asırlardan beri “Çamlıköy” diye bilmektedir. Şimdi bu ismin esasen köylülerin bu yeni ismi kabul etmeyeceklerine inanmaktayım.


4. Dillirga bölgesinde bulunan ve nüfusu tamamen Türk olan Limnidi, Ay Yanni Selemani, Ay Teodoro, Ay Yorgudi, Sellain d’Appi, Ayyorgi (Ammadyes yakınında) ve Ambeligu köyleri için yeni isimler ilân edilmemiştir. Bunlardan Limnidi’nin Yeşilköy olması hususunda köylüler eski Komiser Clemens’e sözlü bir müracaatta bulunmuşlar ve Komiser de söz vermişse de aradan yıllar geçtiği halde hiçbir şey olmamıştır.


Bölgemde yaptığım kısa bir soruşturmadan öğrendiğime göre Türk köylerinin adları değiştirilirken sakinlerine hiç sorulmamıştır. Halbuki bu maksat için ayrıldığı bildirilen heyet köylülerle temasa gelmiş veya bir anket tertiplemiş olsaydı belki de ilân ettiklerinizden çok daha güzel isimler elde edilebilecekti.


Mektubuma son verirken müsaadenizle (tabii yine bölgemle ilgili olarak) çok önemli bir noktaya temas etmek istiyorum. Köylerimize Türkçe isimler verilmesini tamamen desteklemekle beraber, çirkin bir kimseye güzel elbiseler giydirilmesine benzetiyorum. Çünkü bildiğiniz gibi Türkler bu bölgede hala Rumca konuşmaktadırlar. Rumca, Türkçe bilenler arasında bile alabildiğine devam ederken köyün adı Türkçe olmuş ne fayda var? Bizim istediğimiz önce Türkçemizi öğrenmek ve konuşmaktır. Ümit ederiz ki Federasyonumuz ile Partimiz, bu meseleye gereken önemi verecek ve icap eden tedbirleri alacaktır. İrşat sizden itaat bizden. Rahatsız ettiğimden özür diler bilvesile hürmetlerimi sunarım.”

Aynikolalılar Kaşık Tepe’yi beğenmedi


Aynikola köylüleri, köylerine Türkçe isim olarak verilen Kaşık Tepe’yi beğenmemişler ve köylerinin isminin Serinköy olmasını talep etmişlerdi.


Muhtar A. Said ile azalar H. Fikri, A. Boysan ve İbrahim Sivri imzasını taşıyan bir mektubu Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu’na gönderen köylüler, köy ismi değiştirilirken fikirlerinin alınmadığından şikayet edip yeni köy ismi taleplerini aktardıkları mektup şöyle:

“ Nüfusu yüzde yüz Türk olan köylere dilimize uygun yeni isimler verdiğinizden ve bu arada Rumca olan köyümüzün ismini de değiştirdiğinizden çok memnun olduk.

banner9

Biz önceden kendi aramızda köyümüze yeni bir isim bulmuştuk. Köy isimlerini değiştirmeyi kararlaştırdığınızdan bizim de fikrimizi alacağınızı tahmin etmiştik.


Gazetelerde köyümüzün ismini hayretle karşıladık. Bütün köy halkı verdiğiniz “Kaşık Tepe” ismini beğenmedi.


 Mümkünse – ki köylü mutlaka diyor – köyümüzün “SERİN KÖY” diye isimlendirilmesini rica ederiz.”

Goşşililerden Koçyatağı tepkisi


Goşşi köylüleri de 10 Ocak 19598 tarihinde Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu’na yazdıkları mektupta köylerine verilen yeni ismi beğenmediklerini aktarıp önerilerini belirtiler.


Goşşi halkı adına A. RAŞİT ve muhtar Halil Mehmet tarafından kaleme alınan mektubun tam metni şöyle:

“10 Ocak, 1959 tarihli “HALKIN SESİ” gazetesinde köyümüzün Koçyatağı diye adlandırıldığını gördük.


Goşşi, sanatları yemenicilik olan üç kardeş tarafından kurulmuştur. Köy bir tepe dirseğinde kurulduğu için Gohi diye adlandırılmıştır. Rumca kelimedir. Manası dirsek veya tepe dönemeci demektir. Bu yüzden biz Goşşi halkı şu iki isimden birisini tercih ediyoruz.


Yemeniciler köyü veya Dönemeç. Balı meşhur olduğu için Arılık da olabilir. Lütfen tadili rica olunur.”

Foto- günlükler060719-geçmişin izinden

Adnan Tahsin:

Kıbrıs Radyosu’nda çalışan Adnan Tahsin’in Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu’na Dillirga bölgesiyle ilgili yazdığı mektup

Aynikola:

Kaşıkköy ismine itiraz eden Aynikolalıların köylerine Serin Köy ismi verilmesi taleplerini içeren mektup

Goşşi:

Goşşi köylülerinin köylerine verilen isme itiraz ettiği mektupta, yeni köy ismi önerisi de yer almakta

Güncelleme Tarihi: 07 Temmuz 2019, 13:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96