banner6

“Türkiye’den gelen su fırsata dönüştürülmeli”

banner37

Yerbilim Mühendisleri Odası Başkanı Vadili, ülke geleceğini ilgilendiren su politikasının sadece Türkiye’den gelen su üzerine şekillenmesinin doğru olmadığını ifade ederek yaklaşık 5 buçuk yılda 130 milyon metreküp su kullanıldığını ve yerel kaynakların tüketilmeye devam edildiğini söyledi

“Türkiye’den gelen su fırsata dönüştürülmeli”
banner99

Eniz ORAKCIOĞLU

Ülkemizde yer altı su kaynaklarının yetersizliği yıllarca ‘susuzluk’ çekmemize neden oldu.

Bir yandan nüfus artışı, diğer yandan bilinçsiz kullanım birçok bölgenin günlerce, hatta haftalarca susuz kalmasına yol açtı.

Gerek belediyelerin, gerekse üreticilerin yer altı sularını hunharca kullanması ise su kaynaklarının tuzlanmasına sebep oldu. Bu yüzden binlerce insan yıllarca tuzlu su kullanmak zorunda kaldı.

Yaklaşık 5 buçuk yıl önce hayata geçirilen ve “Asrın Projesi” olarak nitelendirilen “Türkiye’den KKTC’ye Su Temin Projesi” sayesinde ülkemiz yeniden tatlı suya kavuştu…

Ancak geçtiğimiz yıl Türkiye’den KKTC’ye denizin altından su taşıyan borunun patlaması, yer altı su kaynaklarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen suya ihtiyacımızın olduğunu, ancak sadece bu suya bel bağlanmaması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor.

Yer altı su kaynaklarının güçlendirilmesi için Türkiye’den gelen suyun daha fazla kullanılması gerektiğini belirten uzmanlar, çeşitli alternatiflerin de gündeme getirilmesi gerektiğini söylüyor.

KIBRIS’a konuşan Yerbilim Mühendisleri Odası Başkanı Oğuz Vadili, ülke geleceğini ilgilendiren su politikasının sadece ‘Türkiye’den gelen su’ üzerinden şekillenmesini ve bu konuda alternatif üretilmemesini stratejik bir hata olarak değerlendirdi.

“5 buçuk yılda 130 milyon metreküp su kullanıldı”

Türkiye’den şu anda yılda 75 milyon metreküp su getirebilme olanağının olduğunu kaydeden Vadili, yaklaşık 5 buçuk yılda toplamda 130 milyon metreküp su kullanıldığına dikkat çekti.

“Bu örneği, gelmesi gereken suyu iletim hatlarını tamamen bitirip tüketemediğimizden veriyorum” diyen Vadili, ülkede tükettiğimiz suyun kabaca 3’de 1’inin sulama suyuna gittiğine işaret etti.

Vadili, su konusunda alternatif yöntemlerin bulunması gerektiğinin altını çizdi.

Bu kış yağmur suyundan faydalanmak için hiçbir şey yapılamayacağını vurgulayan Vadili, “Yağmur suyundan yararlanma bir devlet politikası olmalıdır. Çünkü hem maliyeti yüksek bir iştir, hem de uzun süreli bir çalışma gerektirir” şeklinde konuştu.

“Türkiye’den gelen su fırsata dönüştürülmeli”

Oda olarak ülkede yaşanan su sıkıntısının tamamen Türkiye’den getirilen suyla çözüleceğine inanmadıklarını belirten Vadili, suyun ilk geldiği günden bugüne kadar yaşananların bunun kanıtı niteliğinde olduğunu söyledi.

Bahçelerin sulanabilmesi için tünelin yeni bitirildiğine dikkat çeken Vadili, sulama suyu iletim hatlarının ise henüz tamamlanmadığını dile getirdi.

Ülkemizdeki su kaynaklarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için Türkiye’den gelen suyun fırsata dönüştürülmesi gerektiğini kaydeden Vadili, bunu ancak kendi öz kaynaklarımızın tüketimini azaltarak başarabileceğimizi ifade etti.

“Su rezervlerinde artış gözlemlendi”

banner134

Türkiye’den gelen suyun tüketimine öncelik verilmesi gerektiğini vurgulayan Vadili, bu konuda kısmen başarılı olduğumuzu, ancak bunun yine de yeterli olmadığını söyledi.

Girne dağlarındaki su kuyularının halen belediyeler için çalışmaya devam ettiğine işaret eden Vadili, belediyelerin Türkiye’den gelen suyun iletim hatlarında sorun yaşanması, yeterli hat döşenmemesi ve nüfus artışından dolayı su kuyularını kullanmaya devam ettiğini dile getirdi.

Vadili, Türkiye’den gelen suyun tüketilmeye başlanmasından sonra Girne dağlarındaki akiferlerin su rezervlerinde artış gözlemlendiğini belirterek, bu durumu ilgili bakanlığın da doğruladığını ifade etti.

“Arıtma suyu tesisleri artırılmalı, deniz suyu arıtma tesisleri eklenmeli”

Vadili, adanın en büyük akiferi olan Güzelyurt Akiferi’nin ise daha kötü bir durumda olduğunu söyleyerek, söz konusu bölgeye Türkiye’den gelen suyun götürülmemesinin tüketimi artırdığını kaydetti.

Oğuz Vadili, söz konusu akiferin durumunun her geçen yıla göre daha da kötüye gittiğini söyledi.

Arıtma suyu kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğinden söz eden Vadili, Lefkoşa ve Güzelyurt belediyelerinin arıtma suyunun tarımda kullanılabilmesi için verdiği teşviklerin çok önemli olduğunu ifade etti.

Ülke genelindeki arıtma suyu tesislerinin artırılmasının şart olduğunu kaydeden Vadili, üreticilerin de bu yönde teşvik edilmesi gerektiğini dile getirdi.

İçme suyu için ise Türkiye’den gelen suyun yanı sıra kendi doğal kaynaklarımız ile deniz suyu artıma tesislerinin kullanılması gerektiğinden söz eden Vadili, “Deniz suyundan arıtma pahalı bir yöntem olabilir ama ülke gerçekleri bize bunun ‘olmazsa olmazımız’ olduğunu sürekli hatırlatıyor” dedi.

“Göletler 1974’ten bu yana hiç temizlenmedi”

Yağmur suyundan faydalanmanın ‘devlet politikası’ olması gerektiğini yineleyen Vadili, şöyle devam etti:

“Güzelyurt akiferinin beslenmesinde iki tane önemli besleme göleti var.

Bunlardan biri Güzelyurt Göleti, diğeri de Serhatköy Göleti…

Bu iki gölet 1974’ten önce kalan yapılardır. Bu iki göletin içerisindeki killi malzeme bugüne kadar bir kez olsun temizlenmedi.

Yine aynı şekilde, deredeki su akışının yerin altına, yani akifere iletilmesinde de yeterli verim alınamıyor.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104