'Tüzüğü yapın, yolları tamir edin'

banner37

Motorlu Araç Satıcıları ve İthalatçıları Birliği, hazırladıkları tüzüğün yürürlüğe girmesiyle hem araç ve trafik güvenliğinin sağlanacağını, hem de devletin araç alış ve satışlarının kayıt altına alınacağını düşünüyor

'Tüzüğü yapın, yolları tamir edin'
banner99

Ceren ÖZBİL

Motorlu Araç Satıcıları ve İthalatçıları Birliği (MASİB), yıllardır araç kayıtlarını düzenleyecek, galerilerin ve araç satışlarının kayıt altına alınmasını sağlayacak tüzüğün yürürlüğe girmesi için mücadele ediyor.

KIBRIS Gazetesi'ne konuşan birlik başkanı İbrahim Akın, bu tüzüğün yürürlüğe girmesiyle hem araç hem de trafik güvenliğinin sağlanacağını kaydetti.

Ancak yıllardır, tüzüğün bir türlü yürürlüğe girmediği ifade eden Akın, mevcut sistemin kime ne fayda sağladığına anlam veremediğini söyledi.

Tüzüğün yürürlüğe girip sistemin değişmesiyle, geriden gelen seyrüsefer ve muayeneden devletin eline 100 milyon TL'nin üzerinde bir para geçeceğini söyleyen Akın, ayrıca araç alım ve satışlarının kayıt alınmasıyla devlet kasasına giren paranın artacağını ve bu paranın da bozuk yolların tamir edilmesi için kullanılabileceğini anlattı.

"Her araç satışından devlet para kazanacak"

Tüzüğün yürürlüğe girmesi ile devletin her araç devrinden 300 TL kazanacağını söyleyen Akın, bu para karşılığında da devletin araçların seyrüsefer ve muayenesini kontrol edeceğini belirtti.

Akın böylece, hem trafik güvenliğinin hem de araç güvenliğinin sağlanmış olacağını kaydetti ve "Böylece hem devlet araç hareketinden parasını toplayacak hem de galeriler kayıt altına girmiş olacak" dedi.

Tüzüğün, şahısların araba ticareti yapması durumunda da KDV ödemesi öngördüğünü söyledi ve bir yıl içerisinde üçüncü kez araba satışı yapan şahıstan üçüncü araba için KDV alınıp, böylece devletin kazanacağını aktardı.

"Muhtar değil, noter"

Mevcut yasanın şu anda, şahıslar arasındaki araç satışlarında devir teslim formunu imzalamalarını ve bunu muhtara onaylatıp 7 gün içerisinde Araç Kayıt Dairesi'ne bildirilmesi gerektiğini öngördüğünü hatırlatan Akın şu şekilde konuştu:

banner134
“Muhtar mührünün kullanılması İngiliz döneminden kalan 60 senelik bir konudur. Artık bu sistemin değiştirilmesi gerekir.  Muhtarlar alıcı ve satıcıyı görmeden devir teslim formlarına mühür vuruyor. Hatta muhtar olmadığında eşleri bile bu belgelere mühür vurabiliyor. Birçok, bir kişinin eşi adına olan aracı eşinin haberi olmadan satıp, devir teslim formunu muhtara mühürlettiğine şahit olduk. Bu gibi suçlar da yaşanıyor.

Noterde ise alan ve satan vekâlet verecek ve noter de belgeyi Araç Kayıt Dairesi'ne iletecek. Şu anki sistemle kimse satın aldığı arabanın devrini yapmak zorunda değildir.”

"Şu anda herkes araç alıp, satabiliyor"

Şu anda ülkeye gelen yabancıların bile alıp, satabileceğini belirten akın, bu durumdan da zararlı çıkanın devlet olduğunu ifade etti.

Akın, bu gibi kişilerin araç satışı yaparken devlete KDV ödemediğini ve araç kaydı da yapılmadığı için araçların muayene ve seyrüsefer kontrollerinin de yapılmadığını belirtti.

Araç devir teslimlerinde yüzde 16 KDV istendiğine işaret eden Akın, KDV'yi ödememek için birçok kişinin devir teslim işini yapmadığını kaydetti.

"Seyrüsefer ortadan kalkacak"

Seyrüsefer affına, meclisteki muhalefet partilerin neden bu kadar itiraz edip, konuyu mahkemeye taşımasına anlam veremediğini kaydeden Akın, "zaten yeni sisteme geçildiğinde seyrüsefer ortadan kalmış olacak. İster bizim öngördüğümüz akaryakıt sistemi olsun, gerekse çipli sistem olsun her ikisi de seyrüseferi ortadan kaldıracaktır" dedi.

Akın, bu nedenle seyrüsefer affının çıkarılıp, ortadaki seyrüsefer kirliliğinin temizlenmesinin hedeflendiğini belirtti ve “Bu affın hedefi, seyrüsefer kirliliğini ortadan kaldırmaktı. Bu yine meclisten geçecek. Biz muhalefet partileriyle de görüştük. Bize kendilerine sorulmadığı için mahkemeye taşıdıklarını söylediler. Bu af tekrardan meclisten geçecek ve ardından da başka bir af olmayacak. Çünkü artık seyrüsefer diye bir şey kalmayacak. Bu sistem değişikliğinin bir adımıydı.

Bu konuda en azından bir yere kadar gelebildik. Ancak, araç ve trafik güvenliğini sağlayacak kayıt sistemi konusunda henüz bir adım atamadık” dedi.

"Cezalar alakasız kişilere gidiyor"

Trafik cezaların alakasız kişilere gittiğini söyleyen Akın, "Bir araç satılıyor, devir teslim formu dolduruluyor ancak devir işlemi tamamlanmıyor. Daha sonra o araç birçok el değiştiriyor. İlk sahibi ile son sahibi birbirini tanımıyor bile. Bazen aracın ilk sahibi görev için Kıbrıs'a gelmiş ve daha sonra ayrılmış biri oluyor. O araçla bir kameraya yakalanılıyor ve ceza koçan sahibine gidiyor" şekilde konuştu.

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2016, 08:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75