Ülkede 50’nin üzerinde vahşi depolama alanı var

banner37

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Ekinci, ülkemizdeki çevre sorunlarının gün geçtikçe arttığını ve insan sağlığını tehdit ettiğini belirterek katı atıkların, gözlerden uzak yerlere dökülmesiyle oluşturulan vahşi depolama alanlarına dikkat çekti:

Ülkede 50’nin üzerinde vahşi depolama alanı var
banner99

Aliye ÖZENCİ

“ATIK SULAR DENİZE DÖKÜLÜYOR”… Çevre Mühendisler Odası Başkanı Cemaliye Özverel Ekinci, ülkemizde halen sürdürülebilir çevre politikası olmadığından çevre sorunlarına sürekli yenisinin eklendiğini söyledi. Ekinci, ülkemizdeki çevre sorunlarının başlıcalarının atık su kirliliği, denizlerimize atık su deşarjı, su kaynaklarımızın doğru yönetilmemesi, katı atıkların halen vahşi depolama alanlarına dökülmesi, elektrik santrallerinden kaynaklanan hava kirliliği, taş ocaklarından kaynaklanan gürültü, toz emisyonları, görüntü kirliliği ve CMC maden atıklarının oluşturduğu kirlilik olduğunu belirtti.

“ÇÖPLÜK ALANLAR TEHDİT”… Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Ekinci, kıyı şeridinde yer alan belediyelerin halen atık sularını kanalizasyon sistemiyle düzgün şekilde toplayıp, verimli arıtma süreçlerinden geçiremediğini ve derin deniz deşarjları yaptığını söyledi. Septik tanklardan, atık su kuyularından vidanjör ile çekilen atık suların dere yataklarına, sulak alanlara, boş arazilere, denizlere döküldüğünü vurgulayan Ekinci, “Yıllarca verilen mücadele sonucunda ülkedeki en büyük vahşi depolama alanı olan Dikmen Çöplüğü kapatılıp rehabilite edildi ancak halen ülkemizde 50’nin üzerinde vahşi depolama alanı var. Vahşi depolama alanlarında bilinçli/bilinçsiz şekilde yangınlar çıkmakta, çevre ve bölge halkı sağlığını tehdit etmektedir” dedi.

İnsanların bilinçli veya bilinçsiz şekilde, doğaya verdiği zarar çevre kirliliğine neden oluyor. Ülkemizde, çevre düzenine uyum konusunda yaşanan eksiklikler, yılların getirdiği birikimle çevre sorunlarının daha da artmasına neden oldu.

İnsan sağlığını ve doğadaki canlıların sağlığını hatta hayatını tehdit eden çevre sorunlarımız oldukça fazla.

Çevre Mühendisler Odası Başkanı Cemaliye Özverel Ekinci, ülkemizde atık su kirliliği, denizlerimize atık su deşarjı, su kaynaklarımızın doğru yönetilmemesi, katı atıkların halen vahşi depolama alanlarına dökülmesi, elektrik santrallerinden kaynaklanan hava kirliliği, taş ocaklarından kaynaklanan gürültü, toz emisyonları, görüntü kirliliği ve CMC maden atıklarının oluşturduğu kirlilik gibi çevre sorunlarının en azil çözüm bekleyen konular olduğunu söyledi.

Yağmur suyu drenaj hatlarının tasarımının ülkemizde gelişi güzel yapıldığını ifade eden Ekinci, atık suyun arıtılması konusundaki sorunlara işaret etti.

Ekinci, “Kıyı şeridinde yer alan belediyelerin atık sularını kanalizasyon sistemi ile düzgün bir şekilde toplayıp verimli arıtma süreçlerinden geçiremediğini ve derin deniz deşarjları yapıldığını görmekteyiz” dedi.

Septik tanklardan, atık su kuyularından vidanjör ile çekilen atık suların dere yataklarına, sulak alanlara, boş arazilere, denizlere döküldüğünü ifade eden Ekinci, en büyük vahşi depolama alanı olan Dikmen Çöplüğü’nün rehabilite edildiğini ancak ülkede halen 50’nin üzerinde vahşi depolama alanı bulunduğunu vurguladı.

SORU: Ülkemizde sıkılıkla görülen çevre sorunları nelerdir?

EKİNCİ: Ülkemizde ne yazık ki çevre sorunları gün geçtikçe artmakta ve insan sağlığını tehdit etmektedir. Bunlara örnek verecek olursak, atık su kirliliği, denizlerimize atık su deşarjı, su kaynaklarımızın doğru yönetilmemesi, katı atıkların halen vahşi depolama alanlarına dökülmesi, elektrik santrallerinden kaynaklanan hava kirliliği, taş ocaklarından kaynaklanan gürültü, toz emisyonları, görüntü kirliliği, CMC maden atıklarının oluşturduğu kirlilik.

Yağmur suyu drenaj hatlarının tasarımı ülkemizde gelişi güzel yapılmaktadır. Bunlar çevre mühendisleri tarafından yağış rejimleri değerlendirilerek tasarlanmalıdır. Gelişi güzel tasarlanan yağmursuyu drenaj hatları sellere neden olup, maddi-manevi sorunlara yol açmaktadır.

Ülkemizde halen sürdürülebilir çevre politikası olmadığından ve çevre her zaman göz ardı edildiğinden gün geçtikçe bu sorunlara bir yenisi eklenmektedir.

SORU: Bu sorunlarını detaylandırabilir miyiz?

EKİNCİ: Ülkemizde halen atık sularımızın arıtılması konusunda sıkıntılar yaşanmakta, yoğun nüfus artışı görülen şehirlerimizde merkezi evsel atık su arıtma tesisi bulunmamaktadır.

Özellikle kıyı şeridinde yer alan belediyelerimizin halen atık sularını kanalizasyon sistemi ile düzgün bir şekilde toplayıp verimli arıtma süreçlerinden geçiremediğini ve derin deniz deşarjları yapıldığını görmekteyiz. Bunun yanında ülkemiz altyapısına yapılan yatırımların en önemli kalemi kanalizasyon hatlarına harcanmalıdır. Bilinmektedir ki septik tanklara yönlendirilen atık sular yeraltı suyumuzu kirletmekte bu vesileyle de bitkilere hayvanlara ve insanlara geri dönmektedir.

Septik tanklardan, atık su kuyularından vidanjör ile çekilen atık sular dere yataklarına, sulak alanlara, boş arazilere, denizlere dökülmektedir. Çevre sağlığı ve denizlerimizin, yeraltı su kaynaklarımızın kirlenmesini önlenmesi amacıyla atık su arıtma tesislerinin hayata geçmesi büyük önem arz etmektedir. Odamız geçtiğimiz hafta da bu konuda basın bildirisi yayınlamış, Marmara denizindeki gibi bir çevre felaketi oluşmadan harekete geçilmesi ile ilgili bir kez daha yetkilileri uyarmıştır.

“Çok sayıda vahşi depolama alanı bulunuyor”

banner134
Yıllarca verilen mücadele sonucunda ülkedeki en büyük vahşi depolama alanı olan Dikmen Çöp alanı kapatılıp rehabilite edilmiştir. Ancak halen ülkemizde 50’nin üzerinde vahşi depolama alanı bulunmaktadır. Vahşi depolama alanlarında bilinçli/bilinçsiz şekilde yangınlar çıkmakta, çevre ve bölge halkı sağlığını tehdit etmektedir. Oysa yapılması gereken, atık hiyerarşisinin uygulanmasını sağlamaktır.

Özetlemek gerekirse öncelikle atığın azaltılması, geri dönüştürülmesi, tekrar kullanım, geri dönüşüm ile ilgili stratejilerin uygulanmasını ve en son atığın bertarafını sağlamaktadır. Ülkemizde 2020 yılında Entegre Katı Atık Yönetim Planı yürürlüğe geçmiş ancak halen uygulamada sıkıntılar yaşanmaktadır.

Termik elektrik santralleri fuel oil kullanarak havaya NOx, SOx, CO, VO (Uçucu organik karbonlar), PM10 emisyonları oluşmaktadır. Bu emisyonlar, iklim değişikliğine neden olan parametrelerin başında gelmektedir. Ülkemizde, halen Teknecik Santrali’ne filtre takılmadığı bilinmektedir. Santralden kaynaklanan emisyonlar, bölge halkının sağlığını etkilemekte iklim değişikliğine neden olmaktadır.

“Su kirliliği yaşam kalitemizi düşürüyor”

SORU: Çevre Mühendisliği mesleğinin dünya için geçmişten günümüze önemi nedir?

EKİNCİ: Geçmişe gidecek olursak, insanlığın evrimine baktığımızda temiz ve içilebilecek suya erişebilmek için su arkları, drenajları tasarlamış, fosseptik çukurlar açarak çeşitli türdeki atıkları, su kaynaklarından uzak tutmaya çalıştıklarını görüyoruz.

Bu konuda hijyenin evrimimizdeki önemi çok büyüktür. Geçmişte ve günümüzde su kirliliğinden kaynaklı hastalıklar halen yaşam kalitemizi düşürmekte, ölümlere neden olmaktadır. Bu nedenle, sağlığımız için kanalizasyon ile atık suların toplanmasını, suyun arıtılmasını, atıkların bertarafının, havayı kirletici emisyonların azaltılması için her zaman daha iyi bir yolunu bulmaya ihtiyaç duyduk.

Çevre mühendisleri, yaşadığımız ortama zarar verme potansiyeli nedeniyle uzaklaştırılması gereken her türlü atığın, canlılara zarar vermesini önlemeye yönelik arıtılmasını sağlamak, uygun koşullarda bertaraf edilmesi, kirliliğin kaynağında önlenmesi ile ilgili her türlü projenin geliştirilmesini, içme ve kullanma suyunun arıtımı ve teminini tasarlanmasını, atık suların toplanmasını, arıtılmasını, proses seçimini, tasarımını ve arıtma tesisinin işletilmesini, çeşitli türdeki atıkların transfer, depolama ve bertarafı ile ilgili tesislerin proje ve işletimini, hava kirliliğine yönelik modellemeler hazırlanmasını, baca gazı arıtma sistemlerinin tasarlanmasını ve denetlenmesini, gürültü haritalama, ölçüm, modelleme, deniz suyu arıtma ve derin deniz deşarj projelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamaktadır.

SORU: Bu mesleğin önemine dikkat çekmek için neler söylemek istersiniz?

EKİNCİ: Baktığınız zaman çevre mühendisliği mesleği bulunduğumuz yüzyılın mesleğidir. İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinin bile ana sebeplerinden biri olarak yapılaşma, doğal kaynaklarımızın kirlenmesi ve tükenmesi nedeni ile doğal hayat ile insan yaşamının iç içe geçmesi sebep gösterilmektedir. Tam da bu noktada mesleğimizin ana misyonlarından biri bu yaşamların birbirinden olumsuz etkilenmemesini sağlamak vardır.

İnsanlığın yapmış olduğu faaliyetler nedeniyle doğal kaynaklarımız kirlenmekte ve tükenmektedir. Tam da bu noktada çevre mühendisleri bu kaynakları nasıl tekrar kazanabileceğimizi ve koruyabileceğimizi tasarlayan bilim dalıdır.

SORU: Genç nesil sizce çevreye duyarlı mı?

EKİNCİ: Günümüzde, tüketim çılgınlığı günden güne artmakta, sınırlı doğal kaynaklarımız yok olmaktadır. Son yıllarda, iklim değişikliğinin etkilerinin daha etkili olması nedeniyle, yeni nesilde çevreye olan ilginin de artmış olduğunu görmekteyiz.

SORU: Çevre Mühendisleri Odası olarak bu konuda çalışmalarınız var mı?

EKİNCİ: Bu konuda odamızın geçmişte ve günümüzde birçok projesi mevcuttur. Anaokul ve ilkokuldan başlayarak birçok okulda çevre bilincini artırıcı eğitimler verilmiştir. Ancak, eğitimlerin devamlılığının sağlanabilmesi için küçük yaştan başlayarak çevre bilincini artırıcı derslerin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Ülkemizde bugüne kadar sürdürülebilir bir çevre politikası uygulanmamış, çevre konuları her zaman geri plana atılmıştır.

Umuyoruz ki, gelecekte çevreye daha duyarlı idarecilerle daha temiz bir çevrede yaşamamız mümkün olur.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75