Ülkede bilgi, insan ve zaman israfı var!

banner37

Cumhuriyet Meclisi’ne 2018 yılında gerçekleşen genel seçimle giren Halkın Partisi (HP) Mağusa Milletvekili Hasan Topal, KKTC’de en büyük sorun olarak israfı görüyor

Ülkede bilgi, insan ve zaman israfı var!
banner99

İLKÖĞRETİMDE HİJYEN EĞİTİMİ VERİLMELİ… Halkın Partisi Mağusa Milletvekili Dr. Hasan Topal, geçmişte Kıbrıs’ta görülen salgın hastalıklar hakkında bilgi verdi. Topal, bu dönemlerde alınan tedbirlerin yol gösterici olduğunu belirtti ve özellikle ilköğretimde hijyen eğitimi verilmesi gerektiğinin altını çizdi-

Cumhuriyet Meclisi’ne 2018 yılında gerçekleşen genel seçimle giren Halkın Partisi (HP) Mağusa Milletvekili Hasan Topal, siyasete giriş nedenlerini ve ülkenin durumu ile ilgili düşüncelerini KIBRIS Gazetesi ile paylaştı.


Ülkedeki en büyük sorunlar arasında israfı gören Topal,  bu durumu ise “Ülkede insan israfı, zaman israfı, bilgi israfı var” cümlesi ile anlatıyor.


KIBRIS Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Topal, hedefleri ve ülkenin içerisinde bulunduğu durum hakkında bilgi verdi.
 

KIBRIS: Kendinizi tanıtır mısınız?


Topal: Ben 1957 yılında Vadili’de doğdum.


İlkokulu Vadili’de okudum, ortaokul ve liseyi Namık Kemal Lisesi’nde. Lisenin son yılını ise Lefkoşa Türk Lisesi’nde okudum.


1975’te liseyi bitirdikten hemen sonra üniversiteye gittim. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten hemen sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde, kulak, burun, boğaz ihtisası yaptım.


 Sonra adaya döndüm. Adaya döndükten sonra yine doğup büyüdüğüm yerde doktorluk yapmaya başladım. Daha sonra Mağusa Devlet Hastanesi’ne girdim. Mağusa Devlet Hastanesi’nde çalıştıktan sonra 2017 yılında Başhekim olarak emekli oldum.


Emekli olduktan sonra 2018’deki seçime katıldım ve milletvekili seçildim. Şu anda hâlâ milletvekilliğine devam ediyorum.


Doktorluk dışında tarih eğitimi uzmanıyım. Tarih doktorası yaptım.

KIBRIS: Tarih merakınız nasıl başladı?


Topal: Kıbrıs’a bakarken bu ülkenin her santimetrekaresinin bir olgusu olduğunu görüyordum. Bir de her
Kıbrıslı’nın tarihsel bir kişiliği olduğunu fark ettim.


Böylelikle çok da dolaşmanın, çok da gezmenin verdiği tecrübe ile bu durum daha çok ilgimi çekmeye başladı.


Böylece daha derinlere inebilmek için bu tarihin verdiklerine inip de bu tarihin güzelliklerini keşfedebilmek için bu eğitimi almam gerektiğini düşündüm. Nasıl ki denizin dibine dalınıp, denizin dibindeki güzelliği görmek için bir eğitim alınır, ben de bunu yaptım.


Ben bu tarih eğitimi alarak tarihin derinliklerine inerek tarih içerisinde mevcut olan o güzelliği görebilme fırsatı buldum.


Çok da memnunum. Çok güzel şeyler gördüğüme inanıyorum ve çok da mutlu oluyorum. 

KIBRIS: Şu ana kadar yayınlanmış üç kitabınız var. Bu merakınız nasıl başladı?


Topal: Tarih eğitimi doktorası yapmadan önce ben gördüklerimi yazabilme yolunu seçtim.


Bu doğrultuda da “Mesarya’dan notlar 1”, “Mesarya’dan notlar 2” ve “Kıbrıs halleri” diye üç kitap yazdım.


Mesarya’dan notlar 1 ve Mesarya’da notlar 2 için iki baskı yaptım. İçerisinde daha çok Mesarya yöresindeki bir takım belgeler ve anlatımlar vardır.


Ayrıca Vadilili olmanın bir de avantajı vardır. Vadili eski bir Türk köyüdür. Çok eski bir köy olduğu için bir çeşit müze görevi görüyor. Mesarya açık hava müzesidir. Müze, tarih eğitiminde çok önemli bir unsudur. Çünkü müze size empati yapma yeteneği sunuyor. Zaten hekim olarak bizim empati yapma özelliğimiz vardır. Ancak tarihi bir değer sizin empati yapma yeteneğinizi artırır. Bu nedenle tarihi daha çok seversiniz. Bu nedenle tarih eğitiminde müzenin çok önemli olduğunu düşünüyorum ve Kıbrıs’ın da bu alanda çok zengin olduğunu düşünüyorum.

banner134
KIBRIS: Sizce ülkede yeterli müze var mı?


Topal: Aslında var ancak değerlendirilmiyor. Bizim bir avantajımız da lisansüstü eğitimde de başka ülkelere göre daha çok tarihi değerimiz olmasıdır.

  Örneğin tarihte Lüzinyanlar diye bir devlet vardı. Lüzinyan devleti, dünyanın başka hiçbir ülkesinde yoktur, sadece Kıbrıs’tadır. Eğer bu konuda doktora tezi yapılacaksa, o kişi Kıbrıs’a gelmek zorundadır. Yani sadece lisansüstü bile sizin bu adada eğitimin kalitesini yükseltmek açısından çok önemlidir.

KIBRIS: Geçmişte, ülkede görülen salgın hastalıklar konusunda bir araştırma yaptınız. Peki o dönemlerde ne gibi önlemler alınıyordu?


Topal: Örneğin salgın hastalıklarla ilgili bir araştırma yapacaksınız. Yıllar içerisinde Kıbrıs’ta yaşanmış salgın hastalıklar var. Benim doktora tezim de budur.


İngiliz dönemini baz almıştım ve bu tarihsel süreç içerisinde Kıbrıs’taki salgın hastalıkların, ilköğretimdeki eğitim faaliyetlerini inceledim. Bunun için yaptığım çalışmada da Kıbrıs’ta İngiliz döneminde öğrenci olan bireyleri bulup görüştüm.


O dönemde ilkokulda hijyen öğretilirdi. O dönem galborit sabunu vardı. Bununla el ve yüz yıkanırdı. Bu şekilde trachoma virüsü engellenirdi.  Bu eğitimi alan öğrencilerden daha sonra öğretmen olanlar var.


Bu kişiler, öğretmen olanlar, bu şekilde eğitim veriyor.


Tabi ki bunu yaparken de ülkede şu anda Covid-19 salgını yaşanıyor, bu konuda da yapılabilecekler hakkında fikir sahibi olmuş oldum. Bu tamamen bir tesadüftü. Bugünde bunları çeşitli yerlerde savunuyorum. Hatta ilkokullarda da sağlık eğitim faaliyetlerinin artırılması gerektiğini savunuyorum.

KIBRIS: Ülkede Covid-19 vakalarının görüldüğü bu süreçte test sonucu pozitif çıkan hastalara denk geldiniz ve bu konuda bir takım önlemler alarak örnek bir davranış sergilediniz. Peki bu konuda vatandaşlara tavsiyeniz nedir?


Topal: Bana dört kez tedavi için gelen ve daha sonra Covid-19 testinin pozitif çıktığını öğrendiğim hastam oldu. Hepsinde de kendimi izole ettim, zaten muayene ederken de tedbirli muayene ediyordum.


İzole ettikten 5 gün sonra testimi yaptırdım ve negatif çıkmasına rağmen izole etmeye devam ettim.


Hekim olduğum için zaten klinik sentomları fark ederim. Onu da gördükten sonra yavaş yavaş izolasyondan çıkarım. Hem kendi sağlığım için, hem de başkasına bulaştırmamak için..


Artık bundan kaçınmamak lazım… İnsanlar söylemekten korkuyor çünkü vebalı muamelesi görüyor. Bu insanların hatasından kaynaklanan bir durum değildir.

KIBRIS: Ülkede gördüğünüz en büyük sorun nedir?


Topal: Sektör sektör bakarsanız her alanın kendine göre bir sorunu var. Ancak ülkede gördüğüm en büyük sorun israftır.


İsrafın önüne geçmezseniz bir adım yol gidemezsiniz. İnsan israfı, zaman israfı, bilgi israfı var. Bunu daha da genişletebilirsiniz.


Bu ülkede en büyük sorun israftır. İsraf gereksiz bir şekilde bir şeyi harcamaktır. Zaman israfı da çok önemlidir. O kadar israf edecek zamanımız yoktur. Para pul her şey bir israftır. Kaynaklarımız kısıtlıdır.
 


Bizim bu ülkede kaynaklarımız kısıtlı olduğu için kaynaklarımızı israf etmemeliyiz.


İsraf bizime en büyük sorunumuzdur.


Birçok değerli insanımızı bilgisizlikler yüzünden karalamak, bezdirmek, yıldırmak da israftır. Buna cehalet demeyeceğim ancak cehalet de bir israftır.


Birçok insan bu adada çok kaliteli insanlar olmasına rağmen cehalet israfı yönünden yıldırılıyor, sindiriliyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75