banner6

Ülkede ilaç bitecek, fiyatlar fırlayacak

banner37

Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz, önümüzdeki aylarda ilaç fiyatlarının ciddi oranda artacağı ve piyasada ilaç bulma sıkıntısı yaşanacağı uyarısında bulundu:

Ülkede ilaç bitecek,  fiyatlar fırlayacak
banner150 banner150 banner151 banner152

Eniz ORAKCIOĞLU

Dövizin durdurulamaz yükselişi karşısında birçok alanda sorunlarla boğuşan KKTC halkına bir darbe de sağlıktan geliyor.

Ekonomik kriz ve dövizin artışı Türkiye’de ilaç üretimine darbe vururken, bunun yansımaları KKTC’ye kadar uzanıyor. İlaç üreten firmalar birer birer kapanırken, ayakta kalanlar da üretimi azaltma yoluna gidiyor. Bu durum ilaç temininde sorunlar yaratırken, hammaddenin pahalı oluşu da Ocak-Şubat ayı gibi ilaç fiyatlarına ciddi zam gelmesine sebep olacak.

Öte yandan döviz kurunun yükselmesi, devletin ilaçlardan aldığı vergilerle birleşince Avrupa’dan gelen ilaçlar da ciddi maliyetler yaratıyor.

KIBRIS’a konuşan, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz, hükümeti önümüzdeki aylarda oluşacak ilaç sorunları ile ilgili uyararak önlem alınmasını istedi.

“Kur sebebi ile üretim azaltılabilir”

Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz, ilaç fiyatlarını belirlemenin eczacıların yetki alanı olmadığını söyleyerek, eczanelerdeki, Sağlık Bakanlığı’ndaki ve Sosyal Sigortalar Dairesi’ndeki tüm ilaç satış programlarının hepsinin online satış programı üzerinden Türkiye’ye entegre olduğunu belirtti.

Öksüz, ilaç fiyatlarının Türkiye’ye entegre olması nedeni ile oradaki herhangi bir ilan değişiminin otomatik olarak KKTC’ye de yansıdığını ve buradan bir ilaç deposunun Türkiye’den ilaç siparişi vereceğinde değişen fiyattan verdiğini kaydederek, “Türkiye’deki tüm gelişmeler bizi de etkiler” dedi.

Bugün Türkiye’de ilaç sektöründe 1 Euro’nun karşılığının 4,57 TL olarak sabitlendiğine dikkat çeken Öksüz, güncel Euro kurunun 15,68 TL olduğunu, arada 11 TL civarı bir fark oluştuğunu vurguladı.

Öksüz, Türkiye’de ilaç üretim tesislerinin hammaddelerini yurtdışından getirdiğini söyleyerek, firma yurt dışından getirdiği hammaddeyi 15,68 TL’den getirirken, ilacı piyasaya 4,57 TL kuru üzerinden hesaplayarak sunmak zorundadır. Çünkü sabitlenmiş bir Euro kuru vardır. Bu kur sabitlemesinin sebebi ise yurt dışı piyasasının Türkiye piyasasına girmemesi kaynaklıdır” dedi.

Arada oluşan 11 TL’lik kaybı kapatamadıklarında firmaların battıklarını, ki bu ay Türkiye’de 7-8 tane ilaç firmasının kapattığı haberini aldıklarını belirten Öksüz, diğer firmaların da kapatmamak için üretimi azatlıklarını, bu azalan üretimle de piyasada ilaç eksikliğinin yaşandığını, bununda en çok biz KKTC’yi etkilediğini anlattı.

Türkiye’de üretici firmaların üretimi azaltması sonucu ilacın önce Türkiye iç piyasasına dağıtıldığını, kalırsa KKTC’ye gönderildiğini vurgulayarak, üretici firmalar için diğer bir çözümün ise fiyat artırmaya gitmek olduğunu, 10 TL’lik ilacın bu nedenle 25 TL olduğunu kaydetti.

“2 aya devlette de özelde de ilaç sıkıntısı yaşanacak”

Öksüz, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun bu yıl ilaçtaki artışı belirlemek için ilaç sanayi şirketleri ile görüşmeye başlayacağını belirterek, geçtiğimiz yıl Şubat ayında ilaçlara yüzde 20, bir önceki yıl ise yüzde 12,5 zammın geldiğini, bu yıl kur farkı ile ilaçlara yüzde 30-35 civarında zam geleceğini düşündüklerini vurguladı.

Durumun ciddiyetini anlatan Öksüz, her yıl şubat ayında yapılan artışın bu yıl ocak ayında gelmesinin yüksek bir olasılık olduğuna dikkat çekti.

Geçen hafta Türkiye’de 645 kalem ilaç eksiği olduğuna, bu hafta bu eksikliğin bin kaleme çıktığına işaret eden Öksüz, ülkemizde iki ay içerisinde hem devlette, hem de özelde kendilerinden kaynaklanmayan sebeplerden dolayı ilaç sıkıntısı yaşanacağını belirtti.

Öksüz, 3 ay içerisinde üste saydığı sebeplerden dolayı ilaçlara ciddi anlamda zam geleceğine de dikkat çekerek, ilaca zam gelmesine rağmen ilaç olmadığı için parası olanların bile ilaca ulaşamayacağının altını çizdi.

Duruma bir örnek veren Öksüz, “bir ecza deposu Türkiye’deki firmadan 500 adet kas kremi siparişi verdi, firma sadece 20 adet gönderdi” şeklinde konuştu.

“Ayrılan kaynak hiçbir şeye yetmeyecek”

Toplam devlet bütçesinin sadece 8,83’nün Sağlık Bakanlığı’na aktarıldığına işaret eden Öksüz, Sağlık Bakanlığı’na ayrılan 1 milyar 121 milyon 927 bin 900 TL içerisinden sadece 136 milyon TL’nin İlaç ve Eczacılık Dairesi’ne aktarıldığını vurguladı.

Ocak, şubat gibi ilaçlara ciddi zam geleceğini ancak hâlâ daireye ayrılan paranın bile aktarılmadığını kaydeden Öksüz, geçen sene daireye ayrılan 100 milyon TL’nin dairenin hiçbir şeyini karşılamaya yetmediğini, senenin ortasına doğru bütçenin bittiğini, daha sonra da para bittiği için ilaç temininde sıkıntı yaşadığını anlattı.

Öksüz, geçen sene bütçe bittiği için yaşanan ilaç sıkıntısının kaynak bulunarak giderilmeye çalışıldığını ve hastalara tablet tablet ilaç dağıtıldığını hatırlatarak, bu sebeplerle insanların tedavilerinin aksadığını kaydetti.

Bu yıl yüzde 30-35 zammı, hastalıkların artmasını, İlaç ve Eczacılık Dairesi’nin hantal ve yıkılmış halinin de göz önüne alındığında, bu daireye ayrılan 136 milyon TL’nin hiçbir şeye yetmeyeceğinin öngörülebileceğini vurgulayan Öksüz, bu kaynağın zamdan sonra aktarılması halinde de ilaçların yeni zamlı fiyattan alınmak zorunda kalınacağının altını çizdi.

Öksüz, bu durumun da 100 onkoloji hastasını tedavi etmek yerine, 70 hastayı tedavi etmek anlamına geldiğini ifade etti.

“İlaçlarda girdi maliyetleri kısılmalı”

Çözüm yollarına değinen Öksüz, geçici süreliğine devletin ilaç girdi maliyetlerine müdahale edip, maliyetleri kısması gerektiğine işaret etti.

Öksüz, ilaç girdi maliyetlerini, devletin aldığı KDV, stopaj ve diğer vergileri şu şekilde sıraladı:

“İlaca %5 KDV, %2 stopaj alınıyor. Kozmetik ürünlerine (makyaj, sağlık alanında kullanılan kremler) %20 KDV, %4 stopaj. Türkiye ve AB dışından gelen vitamin grupları, gıda takviyelerine % 10 KDV, %10 stopaj, Türkiye ve Avrupa’dan gelenlere %10 KDV, %4 stopaj alınır. Şekerleme sınıfına alınan boğaz pastilleri eğer Türkiye ve AB’den gelenler için  %17,5 gümrük vergisi, % 1 stopaj, %10 KDV, %2’de Genel Tarım Sigorta Fonu alınır. Pastil Türkiye ve AB dışından gelirse %35 gümrük vergisi, %1 stopaj, %10 KDV ve %2’de Genel Tarım Sigorta Fonu alınır.”

“Bahsettiğimiz şeyler temel ihtiyaç yani gıda değil, hayati ihtiyaçtır” diyen Öksüz, ilaç bulamadığımızda tedavi olamayacağımızı söyledi.

Öksüz, çözümün ilaç girdi maliyetlerini kısmak olduğunun altını çizerek, “Böylelikle depolardan eczanelere gelen ilaç maliyetlerinin düşeceğini, Ticaret Dairesi Emirnamesi doğrultusunda eczanelerinde kâr maliyeti sabittir” dedi.

“İlaçta kur sabitlenmeli”

Öksüz, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Diğer bir önerilerimiz Avrupa’dan gelen ilaçlarla ilgili ilacın alındığı kurdan hesaplanarak gümrüğünün alınmasıdır. İlacı bugünkü kur üzerinden alan depo, ilaç geldiğinde gümrüğünü yine aynı günün güncel kurundan ödüyor, bu da ilaç fiyatlarına artış olarak yansıyor. Depo zarar etmesin diye ilacın piyasaya satışını kendi fatura fiyatı üzerinden değil de, devletin kendine mal ettiği fiyat üzerinden yapar.”

Diğer bir önlemin ise ilaçlarda dövizin sabitlenmesi olduğuna dikkat çeken Öksüz, bu sorunun önüne başka türlü geçilemeyeceğini vurguladı.

Öksüz, Türkiye dışından, yani yurtdışından gelen ilaçların piyasanın kurtarıcısı olduğunu belirterek, Türk malı bir mide ilacı Türkiye’de yoksa, ülkemizdeki 42 ecza deposu ağı tüm dünyada olduğundan ve Avrupa’dan ilaç bulma kapasiteleri de geniş olduğundan, 1 ay içerisinde bulup ilacı getirebileceklerini kaydetti.

Böylelikle vatandaşların ilaçsız kalmayacağını ifade eden Öksüz, Türkiye’nin sabitlenen kur sebebi ile böyle bir şansı olmadığına vurgu yaptı.

Öksüz, Avrupa’dan gelen ilacın hayat kurtarıcı olacağını yenilerken, döviz kurlarının bunun da önüne geçtiğini belirtti.

“Devlet maliyeti düşük ilaçlar yerine, hayati önem taşıyan ilaçlar alsın”

Öksüz, devletin ecza deposunda birçok maliyeti düşük ilaç olduğunu belirterek, devletin sosyal sigortalar kapsamındaki 465 kalem ilacın sayısının artırılması gerektiğini vurguladı.

Öksüz, devletin maliyeti düşük ilaçları getirmek yerine, sigorta kapsamına gireceklerin listesini genişleterek, 465 kalem ilacı bin kalem yapıp, insanların bu ilaçları özel eczanelerden ücretsiz veya yüzde 20 sigortalı olarak almasının önünü açması gerektiğini belirtti.

“Maliyeti düşük ilaçlar yerine, bin ya da 10 bin ucuz ilaç yerine daha fazla onkoloji ilacı, ya da MS, ya da ALS ilacı alsın” diyen Öksüz, elindeki kısıtlı bütçeyi hayati önem taşıyan ilaçlara harcaması gerektiğine dikkat çekti.

İlaç ve Eczacılık Dairesi’ne eczacı istihdamının artırılması gerektiğini belirten Öksüz, her devlet hastanesine eczacı istihdamı yapılması gerektiğini, ilaçlarda ciddi bir israf olduğunu söyledi.

Öksüz, Eczacılar Birliği Yasası’nın da halen hayata geçirilmediğine işaret ederek, yasanın kadük olduğunu, yasa geçseydi bugün bütün eczanelerin Eczacılar Birliği tarafından denetlenebileceğini kaydetti.

banner350 banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110