Ülkedeki tek kadın genel cerrah

Dr. Simay Dal Çavuşoğlu, çocukluğundan beri doktor olma hayali kurdu ve bu hedefine ulaşmakla kalmayıp uzmanlık alanı olarak da birçok kadının kaçındığı genel cerrahiyi seçti

Ülkedeki tek kadın genel cerrah
  • 08 Mart 2018, Perşembe 8:43

Ceren ÖZBİL

Birçok çocuk büyüyünce doktor olma hayali kurar, kendisine sorulan “büyüyünce ne olacaksın” sorusuna “doktor” yanıtını verir. Ancak birçoğunun büyüyünce hedefleri değişir ve farklı mesleklere yönelir.

Ülkede şu anda tek kadın genel cerrah olan Simay Dal Çavuşoğlu’nun ise bu hayali hiç değişmedi. Çocukluk yıllarında korkuyla kapısından içeri girdiği Çocuk Doktoru Şenay Kara’nın son derece özgüvenli ve sıcak yaklaşımdan etkilenen Çavuşoğlu, daha o yıllarda doktor olma hayali kurdu ve bu hayalinin peşinden koşup, hedefine ulaştı.

Hedefine emin adımlarla yürüyen Simay Dal Çavuşoğlu, ayrıca uzmanlık alanını da birçok kadının tercih etmekten kaçındığı genel cerrahi olarak seçti.

Dünyanın bazı yerlerinde kadınların “okumasına” ve “çalışmasına” hâlâ izin verilmediği bilinirken, yoğun bir tempoda emin adımlarla hedeflerinin peşinden koşan ülkenin tek kadın genel cerrahi uzmanı olan Doktor Simay Dal’la “kadınların ekonomik özgürlüğünü kazanması” ve “kadınların yoğun tempolu işlerde çalışması” üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

KIBRIS: Kendinizi tanıtır mısınız?

ÇAVUŞOĞLU: 19 Kasım 1986 yılında Mağusa’da doğdum. İlkokul eğitimimi Polatpaşa İlkokulu’nda aldıktan sonra ortaokul ve lise eğitimimi Gazimağusa Türk Maarif Koleji’nde tamamladım. 2004 yılı öğrenci seçme sınavında iyi bir derece yaparak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim alma hakkı kazandım. 2010 yılında tıp fakültesinden mezun oldum. Mezuniyet günümde evlenme teklifi aldığım eşimle 2013 yılında evlendim. Uzmanlık eğitimimi Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamladım. Şu anda Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde Genel Cerrahi uzmanı olarak görev yapmaktayım.

KIBRIS: Çocukken hep “büyüyünce ne olacaksın” sorularına “doktor” yanıtı verilir. Siz de aynı yanıtı verenlerden miydiniz?

ÇAVUŞOĞLU: Küçük bir çocuğa büyüyünce ne olmak istediğini sorduğunuzda aslında büyük çoğunluğun vereceği cevap aynıdır. “Doktor veya öğretmen”. Benim de ilkokuldaki mezuniyet dergimde bu soruya cevabım aynıydı. Kendimden yola çıkarak bunun sebebinin çocukların kişiliklerinin şekillenmesinde de büyük etkisi olan ilkokul öğretmenlerine duyulan sevgi ve saygı, çocuk doktorlarına olan güven, saygı ve özenme duygusudur diyorum.

KIBRIS: Doktorluk mesleğine sevginiz nasıl başladı?

ÇAVUŞOĞLU: Çocukluk dönemimde beni takip eden doktorum Sayın Dr. Şenay Kara’nın mesleğe olan sevgimin doğmasında büyük etkisi vardır. Korkuyla kapısından içeri girdiğimizi dün gibi hatırlıyorum. Bakımlı ve kendine son derece güvenli duruşuyla, içten yaklaşımıyla kafamda oluşturduğu güçlü kadın karakterinin beni etkilemiş olduğunu yıllar sonra daha iyi anlıyorum.

KIBRIS: Genel cerrah olmaya nasıl karar verdiniz?

ÇAVUŞOĞLU: Tıp Fakültesi eğitimi boyunca cerrahi müdahalelere dahil olmaktan ayrı bir heyecan duyduğumu fark ettim. 4. Sınıf Genel Cerrahi stajını aldıktan sonra eğitimimi bu yönde tamamlamak istediğim netleşti.

KIBRIS: Genel Cerrahi genellikle kadınların seçtiği bir branş değil. Genel Cerrahiyi seçmenizin nedeni ne oldu?

ÇAVUŞOĞLU:  Uzmanlık alanı seçiminin cinsiyetle alakalı olduğunu düşünmüyorum. Ancak Genel Cerrahi kadın erkek ayırt etmeksizin yorucu, yüksek tempolu ve stres yükü fazla olan bir branş. Sadece fiziki olarak değil duygusal alanda da zaman zaman yıpratıcı olabiliyor. Hayatta üstlendiğimiz birçok rol var; evlat olmak, iyi bir eş, kardeş ve arkadaş olmak, anne olmak gibi… Ancak doktor olmak, yeri geldiğinde tüm bunların önüne geçebiliyor. Cerrahide bu öncelik sınavına daha sık tabi tutulursunuz. Bu da haliyle cerrahiyi daha az tercih edilen bir alan haline getiriyor. Mümin Sekman’ın kişisel gelişim kitaplarından birinde okuduğum ve benimsediğim cümlelerinden biri de şudur; “Büyük başarı kalpten gelir, beyinde büyür, ellerden hayata akar.”  Önemli olan yaptığımız işe saygı duymak ve sevmek. Sevmeden yapılan hiçbir işin ve uğraşın başarı getireceğini düşünmüyorum.

KIBRIS: İlk girdiğiniz operasyonu hatırlıyor musunuz?

ÇAVUŞOĞLU: İlk girdiğim operasyon fıtık ameliyatıydı. Stajyerlikte gözlem yapabilmek ve anatomiyi görebilmek için sırayla steril hazırlanıp vakalara girerdik. İlk kez cerrahi yıkanmamı yapıp steril önlük ve eldiven giydiğimdeki heyecanımı hatırlıyorum. Ameliyathane düzeni, ekip arasındaki uyum ve disiplin beni çok etkilemişti.

KIBRIS: Yoğun bir iş temposunda çalışıyorsunuz. Bu hayatınızı nasıl etkiliyor?

ÇAVUŞOĞLU: Genel Cerrahi asistanlığının ilk gününden itibaren zaten sizi mesleğin zorluğuna hazırlamaya başlıyorlar. Gün aşırı nöbetler, uzun süren ameliyatlar, ameliyat sonrası hasta bakımı ve pansumanlar… Fiziki olarak çok ciddi iş yükünüz var ama fark etmeden bu yoğunluğa alışıyorsunuz. Uzmanlıkta bunlara karar alma ve en üst düzeyde hastanızın sorumluluğu da ekleniyor. 32 saatlik mesai ve çoğu zaman uykusuz geçen nöbetinizi bitirdikten sonra şaşırtıcı bir şekilde arkadaşlarınızla kahve içme veya ailenizle vakit geçirme enerjisini kendinizde bulabiliyorsunuz. Tabi ki çok yorucu. Özverili olmanız gerekiyor. Uyku ve dinlenmeye vakit ayırmak uzun dönemde hem beden hem ruh sağlığımız için şüphesiz ki çok önemli. Ama sanırım yine burada devreye öncelikler giriyor.

KIBRIS: Bir doktor izinde bile olsa sürekli sağlıkla ilgili sorularla karşı karşıya kalıyor. Bu durumda “Bir doktorun hiç izni yoktur” diyebilir miyiz?

ÇAVUŞOĞLU: Bizim mesleğimiz işle sosyal hayatı ayırabileceğimiz bir meslek değil.  Hastaneden içeri girdiğinizde belki sosyal hayatınızı dışarıda bırakmanız gerekebilir, fakat dışarıda bu mümkün değil. Sosyal hayatta yakın çevrenizin sağlıkla ilgili problemlerini rahatlıkla danışabileceği belki de ilk kişisiniz. Doğru yönlendirme yapmak ve sorularına yanıt bulmak da mesleki sorumluluklarımızdan biri diye düşünüyorum.

KIBRIS: “Keşke bu mesleği seçmeseydim” dediğiniz oldu mu?

ÇAVUŞOĞLU: Henüz olmadı. Bazen daha rahat bir hayat nasıl olurdu diye düşündüğüm oluyor. Fakat işimi severek yapıyorum ve en ağır yorgunluk bile birkaç saatlik uyku sonrası geçiyor. O yüzden ciddi anlamda böyle bir cümle kurmadım.

KIBRIS: Bu yoğun tempoda hobilerinize zaman ayırabiliyor musunuz?

ÇAVUŞOĞLU: 7 yıl kadar çok severek ve ilgi duyarak keman eğitimi aldım. Fakat tıp fakültesine başladıktan ve Ankara’ya yerleştikten sonra derslere devam edemedim ve kemana çok fazla zaman ayıramadım. Bugün hâlâ keşke devam etseydim diyorum. Hayat ve mesleğin getirdiği zihinsel yorgunluğu dağıtmanın en güzel yolu olabilirdi. Zaman buldukça kitap okumak, yeni ülke ve mekanlar gezmek, müzik dinlemeyi seviyorum.

KIBRIS: Meslek hayatınızda unutamadığınız bir anı var mı?

ÇAVUŞOĞLU: Aslında fakülteye başladığım ilk günden bugüne birçok unutamadığım anı ve tecrübem var. Şüphesiz ki bunlardan belki de en unutulmaz olanı asistanlık eğitimimin son dönemlerine denk gelen Ankara’daki terör saldırılarıydı. Korku içinde yaralı gelen onlarca insana müdahale etmek, tüm bu dehşet verici olaylara şahit olmak, her şeyden önce insan olarak çok zordu. 2. saldırıda acil serviste görevli kıdemli asistandım. Patlama haberi gelir gelmez servislerde görevli diğer asistan arkadaşlar ve nöbetçi uzmanlarımız ile birlikte acil serviste hazırdık. Unutamadığım şey ise yaklaşık 15-20 dakika içinde orada müdahaleye başlayan onlarca doktor, onlarca hemşire ve sağlık personeli oluvermiştik. Ulaşabilir durumda olan tüm sağlık çalışanları kendi güvenliğini hiçe sayarak ikinci bir patlama olur mu? Ailemi bu durumda yalnız bırakırsam ne olur? diye düşünmeden soluğu hastanede almıştı. O an mesleğimizin kutsallığını bir kez daha kavramıştım ve asla unutamayacağım çok acı bir anı olarak hafızama kazındı.

KIBRIS: Genelde hastalar da genç ve kadın bir cerraha alışkın değil. Ne gibi tepkilerle karşılaşıyorsunuz?

ÇAVUŞOĞLU: Aslında genel olarak çok güzel tepkiler alıyorum. Genel cerrahide hep erkek doktorlara alışık olunduğundan kadın olarak beni cesaretli bulup takdir ediyorlar. İnşallah bu durum kadın genel cerrah sayısı arttıkça alışılagelecek. Genel cerrahi haricinde diğer cerrahi branşlarda örneğin kadın doğum, kulak burun boğaz gibi bölümlerde birçok kadın cerrah aktif olarak çalışmakta ve bu herkesin alışık olduğu bir durum, fakat dediğiniz gibi genel cerrahi için bu yeni. Serviste formalı bir şekilde çalışırken beni tanımayanlar hemşire hanım diye sesleniyor. Doktor olduğumu öğrenince şaşırıyorlar.

KIBRIS: Vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

ÇAVUŞOĞLU:  Öncelikle tüm emekçi kadınların kadınlar gününü kutlamak istiyorum. Aslında bu kadın erkek herkes için geçerli ama özellikle bir kadının kendi fikirlerini ve hayata karşı duruşunu, tavrını ortaya koyabilmesi için ekonomik özgürlüğünü kazanması gerektiğini düşünüyorum. Bu da günümüzde eğitimle mümkün. Kendini geliştiren ya da iyi eğitim alan, kendi ayaklarının üzerinde durabilen, fikirlerini özgürce ifade edebilen güçlü ve üretken kadınlarla daha aydın bir gelecek ve toplumun olacağına inanıyorum. Herkese mutlu ve sağlıklı günler dilerim.

Beğendim 13 Muhteşem 18 Haha 0 İnanılmaz 1 Üzgün 0 Kızgın 1

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık