Ülkemizde ruhsal hastalık salgını var

banner37

Ülkede ruh sağlığı ile ilgili atılması gereken adımlar hep erteleniyor. Ne Ruh Sağlığı Yasası çıkarılıyor, ne psikiyatri ekipleri kuruluyor, ne de taburcu olan hastaların takibi yapılabiliyor. Bu alanda çalışmalar yapan ve yetkililere sesini duyurmaya çalışan Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği’nin tecrübelerine göre bir de teşhisi var:

Ülkemizde ruhsal hastalık salgını var
banner90
banner99

Ceren ÖZBİL

İNGİLİZ DÖNEMİNDEN KALAN YASAYI KULLANIYORUZ… Ülkede, ruh sağlığı ile ilgili yasal düzenlemeler hâlâ İngiliz döneminden kalan yasayla sağlanırken, 2018’de hazırlanan Ruh Sağlığı Yasa Tasarısı ise mecliste bekliyor. Söz konusu yasa tasarısı ise ruh sağlığıyla ilgili güncel ve çağdaş yasal düzenlemeler için büyük önem taşıyor

PLANLAMA YAPILMALI… KIBRIS Gazetesi’ne yazılı açıklama yapan Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği, Ruh Sağlığı Yasası’nın bir önce geçmesi, bu alanda uzun ve orta vadeli planlar yapılması gerektiği ve hastanelerde psikiyatri ekibi kurulup, bu ekipte psikiyatrist, psikiyatri hemşiresi, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı bulunması gerektiği görüşünde…

Ülkede ruh sağlığıyla ilgili hastalıklar gün geçtikçe artarken, bu konuda hazırlanan yasa tasarısı ise 2018’den beri Cumhuriyet Meclisi’nden bekliyor.

Bu nedenle ruhsal hastalığı olan insanlar, gelişmiş ülkelerdeki gibi evlerde değil, hastanede tedavi ediliyor, bazı hastalar fark edilmeyip, hastalığın seyri kötüleşiyor.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne yazılı açıklama yapan Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği, Ruh Sağlığı Yasası’nın bir an önce geçmesini, bu alanda uzun ve orta vadeli planlar yapılmasını ve hastanelerde psikiyatri ekibi kurulup, bu ekipte psikiyatrist, psikiyatri hemşiresi, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı bulunmasını istedi.

Dernek açıklaması

“Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği, “Ülkemizde ruhsal hastalık salgını var” görüşünde. Derneğin açıklaması şöyle:

“COVİD-19 hastalığına hiç müdahale edilmediğini, aile ve toplum içerisinde hızla yayılan hastalığa rağmen hiçbir adım atılmadığını, bu hastalığın tanısını bir kez aldıktan sonra, bu hastaların yıllarca toplum içerisinde kabul edilmeyip dışlandığını düşünün. Nasıl bir trajedi olurdu?

Tıpkı aşının bulunması gibi, pek çok ülke, ruhsal hastalıkların önlenmesi ve rehabilitasyonu adına politika metinleri yayınlayıp uyguluyorlar. Dünya, ruhsal hastalık salgınıyla baş etmeyi öğrendi. KKTC öğrendi mi?

Ülkede gün geçtikçe yayılan bir ruhsal hastalık salgını var. Salgın var ama İngiliz idaresi döneminden kalan Ruh Sağlığı Yasası kullanıyoruz. Salgın var ama hastaneye yatırarak tedavi ediyoruz.

Gelişmiş ülkeler çok uzun yıllardır ruhsal hastalığı olan insanları evlerinde ziyaret ederek takip ve tedavisini gerçekleştiriyor. Hastaları taburculuk sonrası takip edecek bir sistemimiz mevcut değil. Dolayısıyla bu hastalar tedavilerini almadıklarında veya hastalığın seyrinde bir farklılık olduğunda fark edilmiyor. Fark edilmeyince ise hastalığın seyri kötüleşiyor, alevlenme dönemleriyle birlikte psikotik belirtiler yaşanabiliyor.

Psikotik belirtiler ve hastaneye yatışlar tekrarlanıyor. Sürekli yatış-çıkışlar, hem hastayı işlevsellikten uzaklaştırıp klinik tabloyu ağırlaştırır, hem de yıpranan ailelerin ruh sağlığını tehlikeye atar.

Ülkede ruhsal hastalık salgını var!

Takip edilmeyen ve psikotik belirtilerle alevlenme dönemi yaşayan kişilerden korkan halk, bu hastaları damgalayıp dışlıyor. Kendinden farklı olanı kabul etmek, yıllardır ruhsal hastalıklara karşı oluşan mitlerle birlikte hiç kolay değildir.

banner134
Oysa, toplum içerisinde tedavi edilseler hastalığı yönetmek çok daha kolay olur.

Ayrıca toplum içerisinde oldukları için tıpkı fiziksel hastalıkların kabul edilmesi gibi ruhun hastalığı da kabul edilir. Çünkü insan ancak bilmediğinden korkar.

Ülkede ruhsal hastalık salgını vardır.

Fiziksel hastalıklar nedeniyle genel hastanelerde tedavi gören hastaların, hasta yakınlarının ve sağlık ekibinin ruh sağlığı tehlikededir.

Hastanelerde psikiyatri ekibi kurulması gerekir. Bu ekipte psikiyatrist, psikiyatri hemşiresi, psikolog, sosyal hizmet uzmanı bulunmalıdır. Bu ekip, hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanları ruhsal zorlanma yaşadıklarında veya iletişim problemi bulunduğunda yardımcı olur.

Yüksek lisansı psikiyatri hemşireliği alanında olan uzmanlaşmış bir hemşire, hastayı değerlendirerek bazen direkt müdahale eder. Bazen de planlama yapar ve planını servis hemşiresine iletir.

Hasta, hasta yakını veya sağlık çalışanının ihtiyacı varsa psikiyatrist, psikolog, sosyal hizmet uzmanıyla iletişim kurar. Böylece bir köprü görevi görür.

Bu ekibin ismi “Konsültasyon Liyezon Psikiyatri Ekibi’’dir ve acilen kurulmalıdır.

Öneriler:

Sağlık bakanlığının ruh sağlığı profesyonelleri ve ruh sağlığı alanında çalışan dernek temsilcilerinden oluşan bir “yürütme kurulu” oluşturması,

Bu yürütme kurulunun acil olarak yapılması gerekenler için önce kısa vadeli, daha sonra da orta ve uzun vadeli eylem planı yapması,

Yürütme kurulunun, ruh sağlığı yasa tasarısını görüşüp, önerilerini Sağlık Bakanlığı’na ve meclise sunması (Yasa tasarısı en son 25.09.2018 tarihinde meclise gönderilmiştir),

Psikiyatri hemşireliği yüksek lisans derecesine sahip hemşirelerin genel hastanelerde psikiyatri ekibinin bir parçası olarak çalışması ve psikiyatri kliniklerinde görev almaları.”

YORUM EKLE
YORUMLAR
KIBRISLI VATANDAS
KIBRISLI VATANDAS - 2 hafta Önce

DOGRU BIR ANALIZ.

SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75