“Ülkenin ciddi ilaç politikasına ihtiyacı var”

banner37

Sağlık eski Bakanı Besim, zamanı geçmiş ilaçların gelişigüzel çöpe atılamayacağını ya da gömülemeyeceğini belirterek, tıbbi atık imha merkezinde imha edilmeleri gerektiğini, ancak 2012 yılından beri ülkede ciddi bir ilaç imhası olmadığı için ilaçların biriktiğini söyledi

“Ülkenin ciddi ilaç politikasına ihtiyacı var”
banner87

“ÖZEL BİR ATIK MERKEZİ DEVREYE GİRDİ”… Ülkede, özel bir atık merkezi devreye girdiği için İlaç Eczacılık Dairesi’nin depolarında yıllardır biriken ilaçlarının imhasının gündeme geldiğini belirten Sağlık eski Bakanı Filiz Besim, ülkenin ciddi bir ilaç politikasına ve bu politikaları oluşturacak güçlü bir İlaç Eczacılık Dairesi’ne ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Erol KANLIADA

   Sağlık eski Bakanı Filiz Besim, İlaç ve Eczacılık Dairesi depolarında kamyonlar dolusu tarihi geçmiş ilaç olduğunu doğrulayarak, bu ilaçların 2012 yılından beri biriken ilaçlar olduğunu belirtti.

   Tarihi geçmiş bu ilaçların tıbbi atık olduğunu ve gelişigüzel çöpe atılamayacağını veya gömülemeyeceğinin altını çizen Besim, bunun büyük çevresel sorunlara yol açacağına vurgu yaptı. İlaçların, tıbbi atık merkezinde güvenli bir şekilde imha edilmesi gerektiğini ancak ülkede böyle bir merkez olmadığı için 2012 yılından beri ciddi bir ilaç imhası yapılamadığının altını çizen Besim, şimdi özel bir atık merkezinin devreye girdiğini ve ilaçların da burada imhasının gündemde olması nedeniyle konunun kamuoyunun gündemine taşındığını vurguladı.

   İlaç ve Eczacılık Dairesi’nin depo kısmında bulunan zamanı geçmiş ilaçlar hakkında açıklama yapan eski Sağlık Bakanı Filiz Besim, KIBRIS gazetesine konuşarak, bir açıklama yapma zorunluluğu duyduğunu ve konunun yanlış bir şekilde algılandığını söyledi.

   Depoda bulunan ilaçların, zamanı geçmiş (expire olmuş) ilaçlar olduğunu belirten Besim, yayılan haberlerin doğru olduğunu, 4’lü Erhürman hükümetinde, Sağlık Bakanlığı’nı kendi yürüttüğü dönemde bu konunun öncelikli konularından olduğunu ve 15 ayda tam 15 kamyon zamanı geçmiş ilacı, ilaç ecza deposunu rahatlatmak amaçlı merkeze topladıklarını söyledi.

   Konunun sosyal medyada farklı ve yanlış bir şekilde yorumlandığına dikkat çeken Besim, Türkiye’den zamanında fazlasıyla kuş gribi ilacı geldiğini, bu ilaçların çoğunun kullanılmadığını, bunun bilincinde oldukları için önceden hazırlık yaptıklarını ve kullanılmayan ilaçları depolara bilinçli aktardıkları vurguladı.

“Tıbbi atık merkezi yakın zamanda işleme başlayacak”

   Besim, bir firmanın, adanın eksikliği olan tıbbi atık merkezini yaptığını, ilaçların burada yakın zamanda imha edilmeye başlanacağını ve bunun devletin gözetiminde yapılacağını bildirdi.

   Sosyal medyada bir sürü söylenti olduğunu ve bu yüzden açıklama yapmak istediğini belirten Besim, hiçbir zaman fazla ilaç alımı yapılmadığını, gereken ilacın gerektiği kadar alındığının altını çizdi.

   Filiz Besim, kişisel sosyal medya hesabından da kapsamlı bir şekilde şu açıklamayı yaptı:

   “Dünden beri zamanı geçmiş (expire olmuş) ilaçlarla ilgili bir haber özellikle Sosyal Medya’da dolanıyor. Bu haber elbette ki Sağlık Bakanlığı kaynaklıdır ve doğrudur.
   Yıllardır İlaç Ecza depomuzda, hastanelerde, Sağlık merkezlerinde ve devlete ait sağlık kurumlarında tarihi geçmiş binlerce ilaç vardır.
   4’lü Erhürman hükümetinde bizim Sağlık Bakanlığı’nı yürüttüğümüz dönemde de öncelikli konularımızdan biri olmuştu ve sadece 15 ayda tam 15 kamyon zamanı geçmiş ilacı İlaç Ecza deposunu rahatlatmak için güvenli bir merkeze depolamıştık.
   Şimdi bu konu niye gündeme geldi ve aslında ülkenin ilaç politikaları ile ilgili kalıcı çözüm nedir onu irdelemek gerekir diye düşünüyorum ve bu anlamda hem kamuoyunu aydınlatmak hem de Sağlık Bakanlığı yetkililerine bir miktar eğer gerek görürlerse ışık tutmak için yazmak konuyu paylaşmak istedim.
   Öncelikle bilinmesi gerekir ki; depolardaki binlerce ve kamyonlarca atıl ilaç 2012 yılından beri biriken ilaçlardır. 2012 yılından beri bu ülkede ciddi ilaç imhası yapılmamıştır. Çünkü ilacı imha etmek çok da kolay bir durum değildir. Gömemezsiniz, çöpe atamazsınız; ille ki sağlıklı bir tıbbi atık merkezinde imha etmeniz gerekmektedir. Eğer doğada imha etmeye kalkarsanız ülkenin çevre, toprak ve su dokusuna ciddi hasar verirsiniz.
   Şimdi konu niye gündeme geldi?
   Çünkü uzun zamandır beklediğimiz özel bir atık merkezi devreye girdi. Çok da iyi oldu. Biz de bu merkezin bitirilmesi için büyük baskı yapmış ve merkez bitene dek expire ilaçların güvenli bir yerde saklanması için önlem almıştık. Şimdi yapılması gereken öncelikli olarak bu zamanı geçmiş ilaçların güvenli bir şekilde imhasıdır.
   Bu ülkenin olmazsa olmazıdır. Ancak bu arada bilmek zorundayız ki ülkemizin çok ciddi bir ilaç politikasına ve bu politikaları oluşturacak güçlü bir İlaç Eczacılık Dairesi’ne ihtiyaç vardır.
   Otomasyon elbette ki devlet olmanın tüm kaynaklarınızı kayıt altına almanın ve bu kaynakları doğru kullanmanın gereğidir. Bu konu 15 aylık dönemde en çok uğraştığımız konuların başındaydı. Devlete bağlı tüm eczanelerin neredeyse % 90’ı otomasyona bağlandı ve merkezlerin hastanelerle ve merkezle iletişimi sağlandı. yeterli mi? hala yeterli değil ve mutlaka başlanan projenin devam edilmesi ve bitirilmesi çok önemlidir. İlaç ecza deposunda tüm hazırlıkları tamamlanmış bar -code sistemi bir an önce devreye girmelidir.
   İkinci ve daha önemli konu ise İlaç Ecza Deposu’nun gerçek görevi olan ülkedeki ilaç politikalarını düzenleyecek pozisyona getirilmesidir. İlaç Ecza deposu denetim yapabilmeli ve akılcı ilaç kullanımı ile ilgili eğitimler verebilmeli, ilaç politikalarını ayarlayabilmelidir. Hâlbuki ilaç Eczacılık Dairesi kısıtlı personel sayısı ile tüm yıl sadece ilaç ihalesi yapabilmektedir. Bizim dönemde personel sayısını az bir miktar artırmış ve daireye biraz nefes aldırmış olsak dahi kesinlikle donanımlı personele büyük ihtiyaç vardır.
   Eczacılar Birliği ile yürüttüğümüz ve neredeyse sona gelinen projede hedef hastaların istedikleri eczaneden ilaçlarını alabilmeleri ve devlet ilaç ticareti yapmak yerine hastaların ilaç ücretlerini özel eczanelere ödemesiydi. Bu proje de hızla hayata geçirilmelidir.
   Ülkenin her alanda maalesef en büyük sorunu siyasi istikrarsızlıktır. Bir hükümetin geldiğinde başlattığı birçok proje yeni gelenler tarafından sindirilip üzerinde çalışmaya başlayana kadar büyük zaman kayıpları yaşanmaktadır. Hele de gelen iktidarların ömrü 15 ay ise bu süre sorun çözmek ve proje bitirmek anlamında büyük sorun yaratmaktadır. İşte böyle bir ortamda projelerin devamlılığı daha büyük önem kazanmaktadır. Sağlıkta dünya normları ve doğrular bir tanedir. Sağlık ise yapboz tahtasına dönüştürülmeyecek kadar hassas ve önemli bir konudur. Hep söylediğimiz gibi sağlık siyaset üstüdür ve hepimize gereklidir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER