Üniversiteler memnun, gözler ek yerleştirmelerde

banner37

Türkiye’den KKTC’ye gelecek öğrenci sayısı kontenjanlar azaltıldığı halde, geçen yılla aynı seviyede kaldı. Ülkemiz üniversiteleri aslında çeşitli nedenlerden dolayı bu yıl daha düşük rakam beklediklerini, sonucun beklentilerinden daha iyi olduğunu belirterek, sürecin henüz tamamlanmadığını çalışmaların sürdüğünü açıkladı

Üniversiteler memnun, gözler ek yerleştirmelerde
banner87

RAKAMIN 13 BİN OLMASI BEKLENİYOR… ÖSYM’nin KKTC için bu yıl ayırdığı 14 bin 21 kontenjandan 8 bin 39’u doldu. Bu sayıya ek yerleştirmeler, yatay ve dikey geçiş rakamları, özel yetenek sınavlarıyla girecek öğrenciler de eklenince Türkiye’den gelecek öğrenci sayının 13 bin olması bekleniyor. Üniversiteler rakamın 6 bin dolaylarında olacağını tahmin ediyordu. 8 bin rakamı herkes için sürpriz oldu ancak sayıyı artırmak için tüm üniversiteler çalışmalarına hız verdi.

ÖZTÜRKLER: GÜVEN ORTAMI OLUŞTU… Yüksek Öğretim Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler,  Milli Eğitim Bakanlığı’nın YÖK’le imzaladığı protokolün sürece ivme kazandırdığını ifade etti. Öztürkler, “Umutsuz değilim. Çalışmalar devam ettiği takdirde 2 bine yakın öğrenci daha geleceğine inanıyorum. Öğrenci sayısı düşmeyecek. Yatay geçiş, dikey geçiş, özel yetenek sınavlarıyla yerleşenler de hesaplandığında rakam 13 bine yakın olacaktır” dedi.

BOŞ KONTENJANLAR İÇİN EK YERLEŞTİRME… Üniversiteler Birliği Başkanı, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Nadiri, geçen yıla yakın bir rakam yerleşme alındığını belirterek bu öğrencileri kayda dönüştürmenin önemine değindi. Nadiri, ek yerleştirmelerle boş kontenjanların dolması için gereken çalışmaları yapacaklarını söyledi. Nadiri, KKTC’de yükseköğretimin bütün ülkeyi yakından etkilediğine de dikkat çekti.

Serap ŞAHİN

   Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre, ÖSYM’nin KKTC için bu yıl ayırdığı 14 bin 21 kontenjandan 8 bin 39’u doldu. Türkiye’den ülkemize gelecek öğrenci sayısının oranı yüzde 46’dan yüzde 57’ye çıktı ancak bu rakamın yükselmesinin nedeni kontenjanların düşürülmesinden kaynaklandı.

   Bu sonuçlar henüz net rakamlar değil aslında… Bu sayıya ek kontenjanlar, yatay ve dikey geçiş rakamları, özel yetenek sınavlarıyla girecek öğrenciler de eklenecek. Eğitim uzmanları, 8 bin 39 öğrenciye, ek kontenjanlarla 2 bin kişi daha ekleneceğini tahmin ediyor. Daha doğrusu üniversitelerin çalışmaları bu yönde… Bu sayıya, geçişlerden ve özel yetenekten de 3 bin kişinin dahil olabileceği tahmin ediliyor…

   Eğitim uzmanları, tüm bunlar hesaplandığında Türkiye’den KKTC’ye gelecek öğrenci sayısının 13 bini bulacağını düşünüyor. Bu rakama 3’üncü ülkelerden gelecek olanlar da eklenecek.

   Üniversiteler, çeşitli nedenlerle bu yıl gelecek öğrenci sayısını 8 bin değil 6 bin olarak tahmin etti… Çıkan rakam herkese sürpriz oldu. Rakamın yeterli olmadığı ve daha çok çalışılması gerektiği konusunda hem fikir olan rektörler, çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Öğrenciler bursluysa, ekonomik katkı nasıl olacak?

   Ülkeye gelecek öğrenci sayısının yanı sıra aslında irdelenmesi gereken önemli bir konu daha var.

   Türkiye’den ülkemize 8 bin öğrenci gelecek ancak bunların ne kadar burslu, ne kadarı bursu olmadan eğitim görecek.

   Edinilen bilgilere göre, ülkemize gelmesi beklenen bu 8 bin öğrencinin yarısından fazlası burslu olarak ülkemiz üniversitelerini kazandı. Yüzde 15 burs artışı olduğu, hatta birçoğunun yüzde 100 burslu olduğu iddiası da konuşuluyor.

   Ekonomik anlamdaki kazanıma bakılacak olursa, ülkemizde burslu olarak okuyacak bir öğrencinin parasal getirisi ne olacak?..

   Birçok öğrencinin burslu olarak ülkemize gelecek olduğundan hareket edilirse, bu rakamın stabil olmasının yanı sıra kaliteye ve kasaya giren paraya da pek bir katkısı olmayacak.

Öztürkler: Ek yerleştirmeler, yatay ve dikey geçişlerle rakam 13 bini bulacak

   Yüksek Öğretim Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler, üniversitelere yönelik yapılan irtibarsızlaştırma çalışmaları ile yıl boyunca yatay geçişlerde yaşanan sıkıntılar göz önüne alındığında, yüzde 56’lık bir doluluk oranı beklenmediğini söyledi.

   Türkiye’den ülkemize gelecek öğrenci sayısı için aslında daha düşük bir rakam beklediklerini belirten Öztürkler, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın YÖK’le yaptığı temaslar ve çalışmalar sonucunda imzalanan protokolün sürece ivme kazandırdığını ifade etti.

   Öztürkler, belirsizliğin ortadan kalkmasıyla güven ortamının oluştuğuna dikkat çekti. KKTC’ye ayrılan 14 bin 21 kontenjanın sağlıklı bir rakam olduğunu belirten Öztürkler, “Kontenjanı çok yüksek tutup da, az yerleştirme oranı almak mantıklı değil. 17 bin civarında olan kontenjan sayısının 14 bine düşürülmesi doğru bir hareketti” dedi.

   Ek yerleştirmelerde ise 2 bin civarında öğrenci beklediklerini söyleyen Öztürkler, toplamda 10 bine yakın öğrenci sayısına erişileceğini tahmin ettiklerini ifade etti.

   Öztürkler, geçtiğimiz yıl başlayan ekonomik krizin etkilerinin hâlâ sürdüğünü belirterek 14 bin kontenjanın 10 binin doldurulabilmesinin önemli bir başarı olacağını söyledi.

   Süreci sağlıklı değerlendirmek gerektiğini belirten Öztürkler, bazı üniversitelerin ciddi öğrenci artışı aldığını, bazılarının ise rakamını düşürdüğüne işaret etti. Öztürkler, Türkiye’den KKTC üniversitelerine 2014’te 7 bin 900 öğrenci yerleştirken bu rakamın 2015’te 10 bin 700’e yükseldiğini, 2016’da ise 11 bine çıkarak rekor kırıldığını söyledi.

   2017’de 10 bin 700, 2018-2019 döneminde de 8 bin civarında öğrencinin Türkiye’den ülkemize eğitime geldiğini anlatan Öztürkler, “Umutsuz değilim. Çalışmalar devam ettiği takdirde 2 bine yakın öğrenci daha geleceğine inanıyorum. Öğrenci sayısı düşmeyecek. Yatay geçiş, dikey geçiş, özel yetenek sınavlarıyla yerleşenler de hesaplandığında rakam 13 bine yakın olacaktır.  3. ülkelerden gelecek olanlarda da kramsar bir tablo yok. Beklenenin üzerinde bir noktadayız” dedi.

Nadiri: Ek yerleştirmelerle boş kontanjanları doldurmaya çalışacağız

   Üniversiteler Birliği Başkanı, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Nadiri, daha yüksek bir yerleşme arzu ettiklerini ancak geçen yıla yakın bir rakam yerleşme alındığını belirtti.

   Yerleşme alan öğrencileri kayda dönüştürmenin önemli olduğunu ifade eden Nadiri, ek yerleştirmelerle boş kontenjanların dolması için gereken çalışmaları yapacaklarını söyledi.

   Nadiri, KKTC’de yükseköğretimin bütün ülkeyi yakından etkilediğini ifade ederek hedef kitleye yükseköğrenim açısından farklıları ve artı yönleri göstereceklerini belirtti.

Tüzünkan: Rakam yeterli değil, aileleri etkileyen unsurlar üzerinde çalışılmalı

   Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Tüzünkan, boş kontenjanların azaltılması yönünde YÖK’ün başlattığı çalışmaya işaret ederek bu kapsamda rakamın yüzde 20 azaltıldığını söyledi.

   Kontenjanların azaltılmasından dolayı doluluk oranının yüksek göründüğünü ifade eden Tüzünkan, 8 bin öğrencinin KKTC üniversiteleri için yeterli olmadığını belirtti.

   Tüzünkan, “Biz yine en çok tercih edilen olduk. Bu rakamların daha yukarılara çıkarılması gerekir. Ekonomik krizi de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Uçak biletleri fiyatları, yurt ücretleri de velilerin tercihinde ciddi bir parametre haline geldi. İnsanların alım gücünü etkiledi. Bu noktalarda çalışma yapılmalı. Bir eğitim adasıysak Türkiye’deki Kıbrıs algısını değiştirmek için derinlemesine çalışmak gerekiyor” dedi.

Osam: Eğitim ekonomik aktivite değildir, eğitim bir sosyal gerçekliktir

   Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Osam da, geçen yıla göre ülkeye gelen öğrenci sayısında

artış olduğunu belirterek 2018 yılının zor geçtiğini ancak bu yıl düzelme olmasından dolayı mutluluk duyduklarını ifade etti.

   Osam, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı ciddi girişimler sonucu YÖK ile KKTC arasında herhangi bir sıkıntının olmadığını söyledi. KKTC üniversiteleriyle ilgili yanlış değerlendirmeler yapıldığını aktaran Osam, verilen eğitimde bir sıkıntı olmadığını vurguladı.

   Türkiye’de iç piyasadaki olumlu gelişmenin öğrenci sayısına da yansıdığını düşünen Osam, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin TC’li öğrenci sayısında yüzde 12.95 arttığını belirtti. Osam, DAÜ’nün Türkiye’de dünya sıralamalarında 300 üniversitenin içinde 23. sırada yer aldığına dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti:

   “Eğitim Bakanlığı’nın aldığı önlemler, tüm tabloya olumlu yansıdı. Bütün kontenjanlar dolacak diye bir şey yok. Üniversitelerin değişimlere ayak uydurması için zaman gerekir. Yeni oluşan bir mesleğin alt yapısının düzenlenmesi ve bunun hayata geçmesi zaman alan şeylerdir. Eğitim ekonomik aktivite değildir, eğitim bir sosyal gerçekliktir ve herkesin bundan nasibini alması gerekir.

   DAÜ kendi rakamlarıyla ilgili olarak tüm dünyadaki olumsuzluklara rağmen mutludur. Geriye gitmedik ileriye doğru hareket ettik”.

   Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı proaktif çalışma sonucu tablonun geçmişe oranla düzeldiğine dikkat çeken Osam, üniversitelerde oluşan rekabetin bilimsel bağlamda sürdürülmesini ve verilecek eğitimin en yüksek kalitede olması gerektiğinin altını çizdi.

Haydar: Ek kontenjanlarla rakamı artıracağız

   Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Haydar, kontenjanlarla üniversitelere yerleşim oranının yaklaşık yüzde 50 olduğunu belirterek geçen yıla göre ise oranın yüzde 10 düştüğünü söyledi.

   Türkiye’den KKTC’ye kontenjandan gelecek öğrenci sayısının geçen yıla göre pek bir fark ortaya koymadığını belirten Haydar, 8 bin rakamının kendilerine sürpriz olduğunu, aslında daha düşük bir rakam beklediklerini ifade etti.

   Haydar, GAÜ’de bu yıl bazı bölümlerde yüzde 100 doluluk oranı olurken, bazı bölümlerde geçtiğimzi yıllara göre daha z yerleşim olduğunu söyledi. Haydar, rakamı ek kontenjanlarla artırmayı hedeflediklerini belirtti.

Tümer: Ortak strateji belirlenmeli

   Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Tümer, oranlara bakıldığında sayıda artış görüldüğünü ancak önceki yıllara göre düşüş olduğuna dikkat çekti.

   Tümer, KKTC’ye ayrılan kontenjanların azaltılmasından dolayı doluluk oranının artmış gibi görüldüğünü belirtti. Öğrenci sayısındaki azalmanın nedenlerine de değinen Tümer, bunlar arasında Türkiye’deki Kıbrıs algısı, Kıbrıs’a yurt dışı olarak bakılması, Türkiye’de açılan üniversite sayısındaki artış, ekonomik sorunlar, kumar algısı olduğunu söyledi.

   Tümer, 8 bin rakamının altında bir sayı beklediklerini ifade ederek bütün üniversitelerin YÖDAK ve Eğitim Bakanlığı ile organize olup, ortak strateji belirlemesi gerektiğini belirtti. Tümer, “Aynı gemideyiz. Tüm üniversitelerin algısı tek. Eğitim kalitesi açısından ortak bir çalışma yapılmalı” dedi.

Salihoğlu: Rakamlar daha iyi olabilirdi

   Girne Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, kontenjanların dolmamasının birkaç nedeni olduğuna işaret ederek ekonomik krizin her zaman ilk etapta eğitimi etkilediğini vurguladı.

   Salihoğlu, ekonomik krizden dolayı adaya olan talebin azaldığını belirtti.  Üniversitelerin Türkiye ve yurt dışı tanıtımında eskiye oranla daha iyi olduklarını söyleyen Salihoğlu, üniversite sayısının artmasına rağmen kontenjanların düşük olduğunu ifade etti.

Öztoprak: Beklenen daha düşüktü

   Uluslararası Final Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Yücel Öztoprak, rakamın beklenenin üstünde olduğunu ifade ederek Milli Eğitim Bakanı’nın yaptığı temaslar sonucunda daha iyi sayıya ulaşıldığını söyledi.

   Öztoprak, eğitimin kaliteli ve öğrenci odaklı olmasından kaynaklı artış olduğunu işaret ederek şöyle devam etti:

   “Eğitimin kalitesi ve denetimi de çok önemli. Bu konuda ciddi atılımlar yapılmalıdır. Genel anlamda ulaşılan sayıdan memnunuz ancak ülke geneli olarak beklenenden daha iyi bir durumdayız”.

Cellatoğlu: Bilinmezlik yılı içinde beklentinin altında değiliz

   Lefke Avrupa Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akın Cellatoğlu, döviz konusunda hâlâ endişenin devam ettiğine işaret ederek, aynı endişenin Türkiye’deki ailelerde de olduğunu söyledi.

   Cellatoğlu, “Lefke Avrupa Üniversitesi olarak son 3 yılda en çok öğrenci alan ikinci üniversiteyiz. Geçen seneye göre öğrenci sayımızı da sabit tuttuk. Bu yıl bilinmezlik yılı olmakla birlikte herkeste bir soru işareti ve endişe bulunmaktadır. Çıkan tabloda sayı daha çok çıksa mutlu olurduk ancak bilinmezlik yılı içinde beklentinin altında değiliz” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER