Üretim de, ihracat da yetersiz

banner37

İş dünyası, ülke ekonomisi için büyük önem taşıyan üretim ve ihracatın artırılması için kalite, standart, ölçek ve denetimin öneminden bahsetti ve kalkınmanın önemli göstergelerinden olan dışsatımda, Güney Kıbrıs, Malta ve Sicilya gibi ada ülkelerinden çok geri olduğumuza vurgu yaptı

Üretim de, ihracat da yetersiz
banner8

Eniz ORAKCIOĞLU

“KALİTE ARTIRILMALI” … KTTO Başkanı Deniz ve KTSO Başkanı Kamacıoğlu, ihracatta, Güney Kıbrıs, Malta ve Sicilya gibi ada ülkelerinden çok geri olduğumuza dikkat çekerek, ihracatta, rekabet edebilir olmamız gerektiğini, bunun da üretimde, kaliteyi artırıp, standardın yakalanarak gerçekleşebileceğine vurgu yaptı. Oda başkanları, yerli üretimin dış pazara açılmasının ihracattaki en büyük sıkıntı olduğuna işaret ederken, dış pazar için Türkiye Cumhuriyeti’nin destek verdiğini kaydetti

“TEŞVİKLER SÜRELİ OLMALI”… KTEZO Genel Koordinatörü Tulga ve KTTO Başkanı Deniz, üretimde verilen teşviklere dikkat çekerek, ortak görüşler ortaya koydu. Buna göre, “İhracatta kazanılan kadar, neredeyse devletin cebinden çıkıyor”, “Tarımsal üretim ise büyük ölçüde devlet teşviki ile yürüyor”,  “İhracatta rekabet edebilir olmamız gerekiyor ama teşvikler rekabeti sağlamıyor”, “Teşvikler süreli olmalı, süresiz teşvik fayda değil, zarar getirir”.  Deniz, önce analizin yapılması, ardından da rekabet için teşviklerin üretim safhasında verilmesi gerektiğini söyledi

İthalata dayalı, ürettiğinden çok satın alan bir ekonomik yapıya sahip KKTC’nin ihracatı da yerlerde sürükleniyor.

Ticaret, sanayi, esnaf ve zanaatkarlar odası başkanları, üretimde ve ihracatta standart ve kalitenin artırılması gerektiği yönünde hemfikir.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz, ülkemizde ihracatın diğer ada ülkeleri ile mukayese edildiğinde oldukça düşük olduğuna dikkat çekerek, üretimde verilen teşvik ve korumanın, sınırsız değil, belirli bir süre olması gerektiğini söyledi.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Ali Kamacıoğlu, üretimin artırılabilmesi için ciddi kalite ve sertifikasyona ihtiyaç olduğuna işaret ederek, ithalat ve ihracat arasındaki uçurumu gidermek, üretimde kaliteyi artırıp, ihracatı da artırmak için çalıştıklarını belirtti.

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, üretimi ve ihracatı artırmak için yapılması gerekenin kalite, standart, ölçeğin büyütülmesi ve denetim olduğunu ifade ederek,  devlet politikalarının da yürütülebilir hale gelmesinin öneminden bahsetti.

Deniz: Ev ödevimizi tam yapmalıyız

KTTO Başkanı Turgay Deniz, ülkemizde ihracatın diğer ada ülkeleri ile mukayese edildiğinde oldukça düşük  ve ihracatın ithalatı karşılama oranının da çok aşağıda olduğuna vurgu yaptı.

Deniz, ihracatta rekabet edebilir olmamız gerektiğini, sadece koruyuculuğun ve teşviklerin rekabet edebilmeyi sağlamadığını kaydetti.

Özellikle teşviklerde ve korumada belli bir hedef ve belli bir süre olması gerektiğine işaret eden Deniz, “Süresiz teşvik ve koruyuculuk fayda değil, zarar getirir” dedi.

Önce analizin yapılması, ardından da rekabet için teşviklerin üretim safhasında verilmesi gerektiğinin altını çizen Deniz, üretimin enerji kısmında, ya da işgücü kullanılan yerlerde teşvik verilmesinin doğru olabileceğini söyledi.

“Kısacası teşvikler verilirken hedef ve süre olmalı” diyen Deniz, bunların yanında ihracat ürünlerinin artırılması gerektiğini belirtti.

Deniz, ihracatın artırılması noktasında Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile yapılan Ekonomiyi Geliştirme Programı’ndan bahsederek,  yerli üretimin dış pazara açılmasının ihracattaki en büyük sıkıntı olduğunu, dış pazar için Türkiye Cumhuriyeti’nin destek verdiğini kaydetti.

Deniz, uygun fiyat, uygun standart ve kaliteli üretim gerçekleşirse ambargo ve izolasyonların önümüzde duramayacağını belirterek, “Ev ödevimizi tam yapmalıyız” dedi.

Kamacıoğlu: Üretimde kaliteye ihtiyaç var

KTSO Başkanı Ali Kamacıoğlu, üretimin artırılabilmesi için ciddi kalite ve sertifikasyona ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, üretimi ve ihracatı artırabilmek için Türkiye Cumhuriyeti ile çalışmalar sürdürdüklerini anlattı.

Kamacıoğlu,  ihracat konusunda yeni pazarlara açılabilmek için hem Türkiye Cumhuriyeti’nin, hem de ülkemiz siyasetçilerinin kendilerine yol açmak için gayret gösterdiklerini söyledi.

banner134
“Üretimde de, ihracatta da çok gerideyiz” diyen Kamacıoğlu, ithalatın ihracata oranının yüzde 5 civarında olduğuna, 100 bin TL’lik ithalat yapıyorsak, sadece 5 bin TL’lik ihracat gerçekleştirdiğimize vurgu yaptı.

Güney Kıbrıs’ta ise bu oranın yüzde 37 olduğunu belirten Kamacıoğlu, “Güney 100 bin TL ithalata karşı 37 bin TL ihracat yapıyor. Kısacası ihracatta Güney Kıbrıs’ın çok gerisindeyiz” şeklinde konuştu.

Kamacıoğlu, hedefin ihracatı artırıp, oran farkını yükseltmek olduğunun altını çizerek, üretimde de kalitenin çok önemli olduğunu ve kaliteyi artırmak için çalıştıklarını kaydetti.

İthalat ve ihracat arasındaki uçuruma dikkat çeken Kamacıoğlu,  şu an Sicilya, Malta, Güney Kıbrıs gibi ada ülkeleri arasında ihracatta en kötü durumda olan ülke olduğumuza işaret etti.

Tulga: Kalite, standart, ölçek ve denetim şart

KTEZO Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, üretim ve ihracatta hiçbir noktada olmadığımızın altını çizerek, en çok ihraç ettiğimiz süt, süt ürünleri ve narenciyenin ancak ayrılan kaynakla ihraç edilebildiğinin altını çizdi.

“İhracatta kazanılan kadar neredeyse devletin cebinden çıkıyor” diyen Tulga, bunu, üretimde standart olmaması, kalite yakalanmaması, denetim yapılmaması, gıda ve hijyen kurallarının konulmamasına bağladı.

Tulga, tarımsal üretimin büyük ölçüde devlet teşviki ile yürüdüğüne işaret ederek, devletin kaynak kullandırırken ortaya kural dahi koymadığını, kural konulmasının şart olduğunu belirtti.

Kuralsızlıkların maliyeti artırdığını, kaliteyi ortadan kaldırdığını ve ihracatı gerilettiğini ifade eden Tulga, süt ve süt ürünleri örneğini şöyle verdi; “Hellim, dış pazarda 8-9 sterline satılırken, biz, hellimi 4 sterline satıyoruz. Bu da devlet politikalarının doğru olmadığını gösteriyor.”

Tulga,  yapılması gerekenin kalite ve standart belirleyerek, denetimin gerçekleştirilmesi olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Stratejik ürün olan zeytin ve zeytin ürünlerine baktığımızda hiçbir denetimin olmadığını çok net görüyoruz.

Marketlerde, zeytin reyonlarında en az 50 çeşit farklı zeytin ve zeytinyağı markası olduğunu görüyoruz ve hepsinin de ayrı ayrı fiyatları var.  

Standart konulmadığı için dışarıdan gelen ürünün de standardı olmuyor”.

Tulga, ölçeğin de büyütülmesi gerektiğini ifade ederek, “Ölçek büyütüldüğünde daha kolay denetim, daha çok depolama alanı ve iç ile dış pazara tedarikin sürekliliği sağlanabilecektir” şeklinde konuştu.

“Bugün elimizde kaç ton zeytin olduğunu bile tespit edemiyoruz” diyen Tulga, üreticinin belli olmadığını, herkesin bu işi bireysel yaptığını, depolama alanlarının hangi koşullarda, nerede olduğunun bilinmediğini vurguladı.

Tulga, özetle üretimi ve ihracatı artırmak için yapılması gerekenin kalite, standart, ölçeğin büyütülmesi ve denetim olduğunu söyleyerek,  devlet politikalarının da yürütülebilir hale gelmesinin öneminden bahsetti.

“Ambargo kalktı” diyen Tulga, artık üretilen ürünlerin ham ihracatı değil, dünyanın tercih ettiği gibi işlenmiş ihracatının yapılması gerektiğinin altını çizdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75