Üretiyoruz ama sahip çıkmıyoruz!

banner37

Ülkemizde, Sanayi Odası’na kayıtlı 960 üretim tesisi var ancak girdi maliyetlerinin yüksek olması ve benzer ürünlerin yurt dışından getirilmesi gibi nedenler ne yazık ki yerel üretime darbe vuruyor

Üretiyoruz ama sahip çıkmıyoruz!
banner90
banner8

Ahmet KARAGÖZLÜ

“YEREL ÜRETİM FONLA KORUNMALI”… KKTC’de Kıbrıs Türk Sanayi Odası’na kayıtlı 24 farklı sektörde hizmet veren toplam 960 üretim tesisimiz var. Bu sektörler hem ülkeye katma değer katıyor, hem de yaklaşık 12 bin kişiye istihdam olanağı sağlıyor. KTSO Başkanı Candan Avunduk, kalkınmanın üretimden geçtiğinin altını çizerek yerel üretimin ‘dışa bağımlılığı’ ortadan kaldırdığını söyledi. Ülkemizde üretilen ürünlerin önce iç piyasaya sonra da yurt dışına pazarlanmasıyla dışa bağımlılığın azalacağını ifade eden Avunduk, yerel ürünlerin iç piyasaya yetecek kadar fazla olduğunu belirterek, “Eğer benzer ürünler ülkeye ithal edilecekse fonla korunmalıdır” dedi.

“54 FARKLI ÜRÜNDE AVANTAJLIYIZ”… KTSO Başkanı Avunduk, ülkemizde üretilen ürünlerin dünyayla rekabet edecek kadar kaliteli olduğunu, ancak yıllardır bu ürünlerin ‘kalitesizmiş’ gibi bir algı yaratıldığını belirtti. Ülkemizde çantadan valize hatta tekstil ürünlerine kadar pek çok üründe fason üretim yapıldığına dikkat çeken Avunduk, bu ürünlerin “Kıbrıs Türk Sanayi Odası” menşei ile yurt dışına satıldığına işaret etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından 54 farklı üründe avantajlı olduğumuzun belirlendiğini anlatan Avunduk, bu ürünlerde ‘ihracat potansiyeli’ de tespit edildiğini ifade etti.

   Ülkemizde yerel üretime verilen destek kısıtlı olmasına rağmen birçok farklı sektörde üretim yapılıyor.

   KKTC’de Kıbrıs Türk Sanayi Odası’na (KTSO) kayıtlı 24 farklı sektörde, küçük büyük toplam 960 üretim tesisi faaliyet gösteriyor. Bu sektörler yaklaşık 12 bin kişiye de istihdam olanağı sağlıyor.

   Dünyanın birçok ülkesinde yerel üretimin sürdürülebilmesi için sanayi yatırımlarına büyük önem veriliyor. Bu kapsamda gelişmiş ülkeler yatırımların önünün açılabilmesi için yatırımcılara ‘sigorta desteği’, ‘vergi muafiyeti’, ‘ihracat desteği’ ve ‘yatırım indirimi’ gibi çeşitli teşvik veriyor.

   Ayrıca yatırımcıların dünyayla rekabet edebilmesi için girdi maliyetlerine de destek veriliyor.

   Ancak KKTC’de birçok alanda olduğu gibi sanayi sektöründe yaşanan bazı sıkıntılar sektörün gelişmesinin önünde büyük engel teşkil ediyor.

   Ülkemizde yerel üretimde girdi maliyetlerinin yüksek olması ve ülkede üretilen ürünlerin benzerinin yurt dışından ithal edilmesi üretime büyük darbe vuruyor.

   Ülkeye katma değer katan yerel üretim tesisleri dünya markalarıyla rekabet edebilmek için büyük sıkıntılar yaşıyor.

   Buna rağmen ülkede; “Fırın ve Unlu Mamuller”, “Süt ve Süt Ürünleri”, “Kahve ve Kuruyemiş”, “Et, Kanatlı Hayvan ve Balık Ürünleri”, “İçecek”, “Gıda Maddelerinin İşlenmesi”, “Un İmalatı”, “Zeytin ve Zeytinyağı Ürünleri”, “Narenciye” gibi gıda ürünlerinin yanı sıra “Kağıt Ürünleri”, “Mobilya-Ahşap”, “Tersane ve Farklı İmalat”, “Beton ve Beton Ürünleri”, “İnşaat Ürünleri İmalatı”, “Taş ve Mermer”, “Metal İşleme”, “PVC, Alüminyum ve Cam”, “Madencilik ve Taşocakçılığı”, “Matbaa Ürünleri”, “Plastik”, “Kimya”, “Tekstil”, “Reklamcılık” ve “Bilişim” gibi çeşitli sektörlerde üretim yapılıyor.

   KIBRIS’a konuşan Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Candan Avunduk, devletlerin kendi kendine yetebilmeleri için yerel üretime sahip çıkması gerektiğini belirterek, kalkınmanın üretimden geçtiğine işaret etti.

   Avunduk, üretimin arkasından sanayileşme ile ihracatın geldiğini ifade ederek tüm bunların toplumun refah düzeyini artıran kazanımlar olduğunu dile getirdi.

“Yerel üretim dışa bağımlılığı ortadan kaldırır”

Yerel üretimin ‘dışa bağımlılığı’ ortadan kaldırdığını vurgulayan Avunduk, KKTC’de üretilen ürünlerin önce iç piyasada sonra da yurt dışına pazarlanmasıyla dışa bağımlılığın oldukça azalacağını söyledi.

   Avunduk, kaynaklarımızı yurt dışındaki ürünleri ülkeye getirmek yerine kendi ürünlerimizi yurt dışına ihraç etmek için kullanmamız gerektiğinin altını çizdi.

   Dünyanın birçok ülkesinde üreticilerin rekabet edilebilmesi için girdi maliyetlerinin düşürülerek üretimin desteklendiğini belirten Avunduk, işletmelere ihracat yapabilmeleri için de çeşitli teşviklerin verildiğini söyledi.

“Ülke yatırımlar için cazip hale getirilmeli”

   Avunduk, yerel üretimin olabilmesi için ülkeye yatırım yapılması gerektiğine değinerek yatırımların ülkeye katma değer katarak istihdamı artırdığını kaydetti.

banner134
   Ülkeye yatırım yapılabilmesi için ülkenin cazip hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Avunduk, Türkiye’de organize sanayi bölgelerine yatırım yapan girişimcilere sigorta desteğinden vergi muafiyetine, ihracat desteğinden yatırım indirimine kadar çeşitli desteklerin verildiğini anlattı.

“Yerel ürünler dünyayla

rekabet edebilecek kalitede”

Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Candan Avunduk, Kıbrıs Türk sanayisinin ‘günlük tüketim ürünleri’ ve ‘dayanıklı tüketim ürünleri’ olarak ikiye ayrılabileceğini ifade etti.

   Avunduk, günlük tüketim ürünlerinin arasında peçete, tuvalet kağıdı, deterjan gibi hijyenik ürünler ile et, süt ve süt ürünlerinin bulunduğunu, dayanıklı tüketim ürünlerinde ise alüminyum, mobilya, mermer ve benzeri ürünlerin yer aldığını belirtti. Avunduk ayrıca, ülkemizde bilişim (yazılım) sektörüyle ilgili ürünlerin de olduğunu ekledi.

   Ülkemizde üretilen ürünlerin dünyayla rekabet edecek kadar kaliteli olduğunu, ancak yıllardır yerel ürünlerin kalitesizmiş gibi bir algı yaratıldığını ifade eden Avunduk, bu algının ya yabancı düşkünlüğünden, ya da yabancı özentiliğinden kaynaklandığını dile getirdi.

   Kıbrıs Türk sanayicisinin ufkunun oldukça geniş olduğunu kaydeden Avunduk, Yakın Doğu Üniversitesi tarafından başlatılan elektrikli araba üretiminin buna en iyi örneği teşkil ettiğini belirtti.

“Üretim ve sanayi olmazsa olmazımızdır”

Ülkemizde üretilen ürünlerin muadilinin yurt dışından ithal edilmemesine gerek olmadığını, yerel ürünlerin iç piyasaya yetecek kadar fazla olduğunu belirten Avunduk, “Eğer benzer ürünler ülkeye ithal edilmek isteniyorsa fonla korunmalı” şeklinde konuştu.

   Avunduk, ülkede birçok farklı sektörde üretim yapıldığını, ancak yurtdışından ithal edilen muadil ürünlerin Türkiye’deki ulusal kanallarda reklam potansiyelinin daha fazla olduğunu belirterek, bu durumun tüketicilerin gözünde o markaların “sanki daha iyi olduğu” şeklinde bir imaj oluşturduğunu kaydetti.

   Ülkemizde katma değeri yüksek ürünlerin ihracatının yapılabilmesi için adım atılması gerektiğini söyleyen Avunduk, “Üretim ve sanayi olmazsa olmazımızdır” dedi.

“54 farklı üründe ihracat potansiyeli var”

 Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ülkemizde üretilen 54 farklı üründe avantajlı olduğumuzu ve bu ürünlerde ‘ihracat potansiyeli’ tespit ettiğini anlatan Avunduk, bu ürünleri küçük gruplar halinde ihracata hazırlamak için çalışma yapacaklarını söyledi.

   Avunduk, birçok insanın izolasyonlar gereği yurt dışına ihracat yapılamadığını düşündüğünü, ancak bunun gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Birçok ürünümüzü Avrupa’ya satabiliyoruz” dedi.

   Ülkemizde çantadan valize hatta tekstil ürünlerine kadar pek çok üründe fason üretim yapıldığını belirten Avunduk, “Biz Avrupa’dan alacağımız ürünleri Avrupa’ya satabiliyoruz” dedi.

   Ülkemizdeki yerel ürünlerin Avrupa’ya “Kıbrıs Türk Sanayi Odası” menşei ile satıldığına işaret eden Avunduk, “Ürünlerimizi kendi menşeimizle satmamız yerli ürünlerin ne kadar kaliteli olduğunu kanıtlıyor” şeklinde konuştu.

“Üretim devlet politikası olmalı”

  Ülkelerin zenginleşebilmesi için hem kendi ürettiği ürünleri kullanması, hem de bu ürünleri dışarıya satması gerektiğini belirten Avunduk, üretimin sürdürülebilir olması için ‘devlet politikası’ olması gerektiğini söyledi.

   Avunduk, “Ülkeler üretince zenginleşir, zenginleştikten sonra refah düzeyleri yükselir, refah düzeyinin yükselmesi de toplumların mutluluğu anlamına gelir. Biz insanların mutlu olması için çalışıyoruz” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75