banner6

Uyuşturucu deneme yaşı ilkokul sıralarına düştü

banner37

Uyuşturucu deneme yaşı ilkokul sıralarına düştü
banner151 banner143

Ahmet UÇAR

   Ülkemizdeki uyuşturucu bağımlılığı her geçen gün artarken, uyuşturucu madde deneme yaşı da ilkokul sıralarına kadar düştü.

   Yapılan bilimsel çalışmalara göre, uyuşturucu madde deneyen ilkokul öğrencisi oranı yüzde 2,7 iken, dezavantajlı bölgelerde yaşayan ilkokul öğrencisi oranı ise yüzde 8,6 civarında.

   Uluslararası uyuşturucu güzergâhı üzerinde yer alan Kuzey Kıbrıs’a, uyuşturucu maddelerin yüzde 80-90’ı Güney Kıbrıs’tan gelirken, özellikle son iki yılda üniversite öğrencileri tarafından yeşil reçeteli ilaçların suiistimali de yaşanıyor.

   KIBRIS, ülkemizin uyuşturucu bağımlılığındaki durumu, bağımlı kişiler için geliştirilen projeler ve yaşanan sorunlar hakkında Başbakanlık Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu (UMK) Başkanı Teyfide Tecel Hatipoğlu’nun görüşlerine başvurdu.

   Hatipoğlu, uyuşturucu bağımlılığının KKTC’de her geçen gün giderek artan bir sosyal tehlike olduğunu belirterek, tüm dünyada olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’ta da bağımlı yaşının düştüğünü, bilimsele çalışmalara göre 25 yaş altı kullanan kişi sayısının yüksek olduğunu kaydetti.

   Hatipoğlu, uyuşturucuyla mücadele kapsamında Başbakanlık Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu’nun bağımlı kişilere yönelik psiko-sosyal destek programının bulunduğunu dile getirerek, bu programa bir yılda 400’ü aşan başvurunun yapıldığını vurguladı. 

  

“Bağımlı bireyleri sosyal yaşama döndürmeyi amaçlıyoruz”

   Başbakanlık Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu (UMK) Başkanı Teyfide Tecel Hatipoğlu, UMK’nin uyuşturucu kullanan, bağımlılık geliştirmiş bireylere ve yakınlarına yönelik destek sağlayan psiko-sosyal destek programının bulunduğunu belirterek, psiko-sosyal destek programının, kişinin ülkedeki statüsünün ne olduğu fark etmeksizin son bir yılda 400 aşan başvuru aldığını kaydetti.

   Hatipoğlu, bu programın, birinci basamak hizmet ve ileri tedavi imkanı sunan, bağımlılık konusunda mustarip bireylerin güvenle başvurabilecekleri bir program olduğunu dile getirerek, UMK’ye ulaşan bireylere tedavi ve iyileşme olanağı sunduğunu dile getirerek, sadece uyuşturucu bağımlılığı değil; kumar, sigara, teknoloji ve bunun gibi tüm bağımlılıklarla mücadele ettiklerini ifade etti.

   Ayaktan tedavi imkanı sağlayan psiko-sosyal destek programının bulunduğuna işaret eden Hatipoğlu, bu programda daimi olarak görev alan bağımlılık alanında eğitimli dört klinik psikolog, iki iyileşme danışmanı bulunduğunu vurguladı.

   Hatipoğlu, ayrıca ihtiyaç duyulduğu zamanlarda UMK’ye gönüllü destek veren psikiyatrist ve psikolog ruh sağlığı çalışanlarının da bulunduğuna işaret ederek, 26 Haziran 2019 tarihinde Dünya Uyuşturucu ile Mücadele Günü’nde hizmete açılan Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu’nun “Alo 1191” Bağımlılık Danışma ve Destek Hattı’nın üçüncü yılını tamamladığını anlattı.

   Hattın 7/24 kesintisiz hizmet verdiğini söyleyen Hatioğlu, bireylerin güvenle arayabilecekleri bir danışma ve destek hattı olduğunu açıkladı.

   Hatipoğlu, UMK bünyesinde sosyal uyum merkezinin oluşturulduğuna dikkat çekerek, bu merkezde bağımlılığı olan bireylerin sosyal yaşama yeniden sağlıklı bir şekilde dönebilmesini sağlamayı hedeflediklerini, “Gündüz Hastanesi”ne benzediğini bildirdi.

“Uyuşturucu madde deneme yaşı ilkokul sıralarına düştü”

   Hatipoğlu, uyuşturucu bağımlılığının KKTC’de her geçen gün artan bir sosyal tehlike olduğunu belirterek, bu tehlikeye karşı ilgili tüm kurumların, toplumdaki tüm kesimlerin işbirliği içerisinde, multidisipliner bir yaklaşımla çalışmalar yapması ve mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.

   Uyuşturucu madde kullanımının 25 yaş altı bireylerde daha yaygın olduğunu dile getiren Hatipoğlu, KKTC genelinde psikoaktif madde ve yasadışı madde kullanımında ortaokul ve lise düzeyinde son 3 yılda yatay bir seyir izlendiğini ifade etti.

   Hatipoğlu, üniversite öğrencileri arasında üçüncü ülkelerden gelen bazı kesimlerin uyuşturucu ticareti içerisinde yer almaları nedeniyle ciddi bir artış olduğunun gözlemlendiğine işaret ederek, uyuşturucu madde deneme yaşının, dünyada ve Türkiye’de olduğu gibi KKTC’de de aşağılara düştüğünü vurguladı.

   Hatipoğlu, şöyle devam etti:

   “UMK olarak belli aralıklarla özellikle ilkokul, ortaokul, lise, üniversite ve ülke genelini kapsayan yaygınlık çalışmalarımız mevcuttur. Yapılan bilimsel çalışmaların çıkan raporlarında çocuklarımızın ve gençliğimizin çok büyük tehlike ve risk altında olduğunu görebiliyoruz.

   KKTC’deki psiko-aktif madde kullanım yaygınlığını araştıran son bilimsel çalışmada, 25 yaş altı bireylerde daha yaygın bir oran olduğunun tespit ettik”.

    KKTC ilkokul örneklemi ile yapılan son bilimsel çalışmada hayatları boyunca en az 1 kez psiko-aktif madde, yani uçucu ya da uyuşturucu madde deneme oranının yüzde 2,7 olduğunun görüldüğüne dikkat çeken Hatipoğlu, bu oranın dezavantajlı bölgelerde ikamet eden örneklemde ise yüzde 8,6 gibi ciddi bir yüzdelikte olduğunun gözlemlendiğinin altını çizdi.

   Hatipoğlu, bu bulguların geçmiş çalışmalar ile karşılaştırıldığında psiko-aktif madde deneme yaşının ilkokul çağlarından yani çocuk yaştan itibaren başlayıp giderek yükselen bir eğride olduğu üzerinde durarak, yeşil reçeteli ilaçların suiistimalinin de önemli boyutta olduğu değerlendirmesinde bulundu.

“Son iki yıldır yeşil reçeteli ilaçların suiistimali ön planda”

   Hatipoğlu, KKTC’deki psiko-aktif madde kullanımının yaygınlığının araştırıldığı en güncel bilimsel çalışmalarda, KKTC’de yetişkinler arasında esrar, sentetik cannabinoid, extacy, kokain gibi maddelerin daha yaygın olarak kullanıldığının ortaya çıktığını belirterek, çalışmalarda sentetik cannabinoid kullanımının son yıllarda KKTC’de en popüler, kolayca bulunan ve hızlıca yayılmış madde olduğu bulgusuna rastlandığını kaydetti.

   Ülkede uçucu maddeler, eroin, amfetamin, steroid ve LSD kullanım yaygınlık oranlarının da azımsanamayacak oranlarda olduğunu dile getiren Hatipoğlu, son iki yıl göz önünde bulundurulduğunda gençler arasında özellikle de üniversite öğrencileri arasında yeşil reçeteli ilaçların suiistimali ve kötüye kullanımının önemli boyutta olduğunu ifade etti.

   Hatipoğlu, UMK’ye bağlı merkeze başvuranların önemli bir kısmının çoklu madde kullanımı ve ilacı kötüye kullanım sorunları yaşadığına işaret ederek, komisyonun bu sorunun önüne geçmek adına ilgili devlet kurumları, sivil toplum örgütleri ve üniversitelerle yoğun bir çalışma içerisinde bulunduğunu, birçok üniversite ile işbirliği protokollerinin olduğunu vurguladı.

   Son zamanlarda ilacın kötüye kullanımının önlenmesi konusunda ciddi adımlar atıldığına dikkat çeken Hatipoğlu, kontrole tabii ilaçlar konusunda otomasyona geçmeyle ilgili çalışmaların ileri bir aşamaya geldiği üzerinde durdu.

“Uyuşturucu maddenin yüzde 80-90’ı Güney Kıbrıs’tan geliyor”

   Hatipoğlu, uyuşturucu maddenin yüzde 80-90’ının Güney Kıbrıs’tan geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

   “Ülkemize uyuşturucu maddelerin girişi çeşitli yollardan olabilmektedir, havaalanları, deniz limanları ve özellikle kara sınır kapıları ve yine farklı sınır noktalarından uyuşturucunun ülkeye girişi vardır.

   Ülkeye gelen uyuşturucu maddenin yüzde 80-90 gibi çok önemli bir oranının Güney Kıbrıs’tan gelmekte olduğunun PGM Narkotik Şube tarafından verilen güncel açıklamalarda da yer alır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin isminin son yıllarda madde trafiği rotası üzerinde bulunması nedeniyle sıklıkla gündemdedir”.

   KKTC’nin Afganistan, Pakistan ve İran’dan Avrupa’ya, yani doğudan batıya doğru giden ayrıca yine Avrupa’dan Balkanlar ve Ortadoğu’ya, yani batıdan doğuya giden eroin ve sentetik uyuşturucu gibi maddelerin taşımacılığı rotası üzerinde bulunduğunun altını çizen Hatipoğlu, Balkan yolu adı verilen ve Türkiye’den başlayıp Balkan ülkeleri üzerinden geçen bu yolun Güney ayağının ise Kıbrıs’a kadar uzanmakta olduğunu bildirdi.

   Bu işle uğraşanların bu yolu kullandığını kaydeden Hatipoğlu, KKTC’nin bu rotalar üzerinde bulunan bir ada ve turizm ülkesi, transit taşımacılık açısından uygun bir yer olması nedeniyle ülke insanını özellikle de ülke gençliğinin uyuşturucu konusunda büyük tehlikeye soktuğunu dile getirdi.

  

“Çağdaş cezaevi, tedavi, rehabilitasyon merkezleri eksik”

   Hatipoğlu, çağdaş cezaevi noksanlığının, tedavi ve rehabilitasyon merkezleri ile programlarının eksikliğinin halen devam etmekte olduğuna işaret ederek, bunlarla birlikte resmî kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonun yeterli düzeyde olmadığına dikkat çekti.

   Toplum genelinde ve ilgili kamu kurumlarında uyuşturucu kullanımı ile bağımlılıklar hakkında da bilgi ve eğitim eksikliklerinin yaşandığı üzerinde duran Hatipoğlu, eğitim sisteminde ve müfredatlarda var olan eksikliklerin hâlâ giderilmediğini anlattı.

   Hatipoğlu, bağımlılıklar konusunda aile ve bireysel farkındalık düzeylerinin ülkemizde halen yeterli düzeyde olmadığına da vurgu yaptı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104