Vatandaşa bir darbe de bankalardan!

Ülkede faaliyet gösteren bazı bankalar, yasal boşlukları da fırsat bilerek, mevduatlarda oluşan açığı kapatmak için, kredi faizlerini artırdı. Üstelik bu uygulama, geçmişte borç alan ve borcunu ödemeye devam kişilere de geriye dönük olarak uygulandı

Vatandaşa bir darbe de bankalardan!
  • 04 Ekim 2018, Perşembe 9:41

Ceren ÖZBİL

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) faaliyet gösteren bazı bankalar, yasal boşlulukları fırsat bilerek, yeniden yapılandırma çalışmalarında, geçmişte alınan ve hâlâ ödenmekte olan Türk Lirası (TL) kredilerin faizini artırma yoluna gitti. Bu uygulama ekonomik kriz nedeniyle geçim sıkıntısı çeken borçluları, daha da zora soktu.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Mazbata ve Faiz Mağdurları Derneği Genel Koordinatörü Kazım Ant, Ekonomist Okan Veli Şafaklı ve Avukat Barış Mamalı, bankaların bu uygulamasını değerlendirdi.

Ant, bu uygulamanın hem mazbata mağduru, hem de borçlar nedeniyle hapse düşen insan sayısını artıracağını söylerken, Şafaklı, Merkez Bankası’nın, ticari bankaların mevduatlardan doğan açığını kapatarak, kredi faizlerinde artış yapmalarının önüne geçilebileceğini anlattı.

Avukat Barış Mamalı ise bankaların uyguladığı faizler konusunda ülkede ciddi yasal boşluklar olduğunu ve bu konularda geçmişte yasalar olmasına rağmen yerlerine yenisi konmadan uygulamadan kaldırıldıklarını ifade etti.

Benzer soruna, KKTC Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay da bir süre önce düzenlediği basın toplantısında değindi ve Tüketicileri Koruma Yasası’nda koruyucu hükümler bulunmadığını açıkladı.

Günay: Tüketiciyi, faizlerin artmasından korumak gerekiyor

Bir süre önce düzenlediği basın toplantısında açıklama yapan KKTC Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay, faizlerin artışına yönelik Tüketicileri Koruma Yasası’nda koruyucu hükümler bulunmadığını söyledi ve Ekonomi ve Enerji Bakanı ile tüketiciyi korumaya yönelik yasal değişiklik konusunda çalışma yapıldığını belirtti.

Günay, tüketici kredilerinde faiz değişikliğine izin vermeyecek bir yapı kurulması gerektiğini, çalışmanın da bu yönde olduğunu kaydetti.

Döviz kredisi almanın yasaklandığıyla ilgili bazı söylemler olduğunu belirten Günay, KKTC Merkez Bankası’nın yasaklama yetkisi bulunmadığını vurguladı.

Ant: Bunun adı soygunculuktur

Mazbata ve Faiz Mağdurları Derneği Genel Koordinatörü Kazım Ant, önceden alınan ve taksitleri ödenen bir borcun faizinin artırılarak taksit miktarının da neredeyse iki katına çıkarılmasının insafsızlık olduğunu söyledi.

Bunu yapan bankaları “tefecilik” ve “soygunculuk” yapmakla suçlayan Ant, bu uygulama ile ülkedeki mazbata mağduru sayısının artacağını belirtti.

Ant, zaten Türk Lirası’nın, dolar, Euro ve sterlin karşısındaki değer kaybı nedeniyle halkın çok zor durumda olduğunu ve buna ek olarak bir de borçlarının faiz oranlarının iki katına çıkarılmasının kabul edilemez olduğunu anlattı.

“Sosyal patlama yaşanacak”

Faiz oranlarının artırılmasıyla birlikte vatandaşların ekonomik yönden iyice dara düşeceğini söyleyen Ant, bunun da beraberinde sosyal patlamayı getireceğini belirtti.

Ant, ekonomik krize bir çare bulunmaması durumunda ülkede “çek sahteleme”, “hırsızlık”, “dolandırıcılık” ve “intihar” gibi suçların artacağı yönünde uyarıda bulundu.

“30 bin mağdur var”

Şu anda poliste, yaklaşık 10bin mazbata olduğunu duyduğunu kaydeden Ant, bu rakamın icra ve iflaslarla birlikte 30 bine ulaştığını söyledi.

Ant, “İnsanlar şu anda kaldıramayacakları yükler altında. Eğer bu faiz oranlarına da çözüm bulunmazsa, toplumsal kaosa sürükleneceğiz. Ancak ne hükümet, ne de meclis, bu konuda bir şey yapıyor. Rantcılık, tefecilik karşısında siyasi bir irade ortaya koyamıyor. Eğer isterseler, bu konularda kanun hükmünde kararname çıkarabilirler. Ancak bu da yapılmıyor. Merkez Bankası da aynı durumda… Bu sorunun aşılması için hiçbir çalışma yapmıyor” şeklinde konuştu.

“Felaketle karşı karşıyayız”

Ant, şu anda TL karşısında Euro’nun 7, doların 6 ve sterlinin de 8 lira civarlarında seyrettiğini ancak ilerleyen günlerde bunun artmasının beklendiğini anlattı.

Tüm bunlar halkın önünde dururken, bir de faiz konusunda böyle bir uygulama yapılmasına göz yumulmasının kabul edilemez olduğunu belirten Ant, yetkililerin bu konuda önlem almasının şart olduğunu kaydetti.

Şafaklı: Bankaların kârlılık oranı arttı

Ekonomist Okan Veli Şafaklı, ekonomik bakış açısıyla bankaların önceden borcu olan kişilerin borçlarına uygulanan faiz oranlarını artırmasının nedeninin mevduatları karşılamak olduğunu söyledi.

Şafaklı, bu doğrultuda mevduatların kredilerle karşılanmaya çalışıldığını kaydetti. Ancak geçtiğimiz haziran ayında devalüasyon olduğunu ve bu nedenle de bankaların ve Merkez Bankası’nın kârlılığının arttığını belirten Şafaklı, bankaların kârlılık oranının yüzde 16’dan yüzde 20’lere çıkarken, Merkez Bankası’nın da 220 milyon TL’ye yakın bir kârlılığı olduğunu belirtti.

Bu durumda mevduat faizlerinin bu artan karlılıkla dengelenmesi gerektiğini ifade eden Okan Veli Şafaklı, “Bu süreçte fedakârlık yapılacaksa herkes yapacak” dedi.

“Faiz Yasası’na ihtiyaç var”

Bankaların bu uygulamasının yasalara aykırı olmadığını kaydeden Şafaklı, ancak çok ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Şafaklı, yapılması gerekenin Faiz Yasası’nı değiştirmek olduğunu söyledi ve bunu, Merkez Bankası Başkanı’nın da dile getirdiğini kaydetti.

Okan Veli Şafaklı, “Tüketici kredilerinde faiz artırma şartları yeniden düzenlenmelidir. Faiz Yasası hazırlanmalıdır. Ancak sanki bunlar yapılmasın diye görünmez bir el çıkıyor ve engel oluyor” dedi.

“Merkez Bankası diğer bankaları düzenleyici olmalıdır”

Merkez Bankası’nın diğer ticari bankaları regüle edici, yani düzenleyici olması gerektiğini ifade eden Şafaklı, böylece hem tüketicinin korunmuş olacağını, hem de sektördeki riskin azaltılacağını anlattı.

Şafaklı, hızlı bir şekilde Merkez Bankası’nın önlem alması gerektiğini söyledi ve “Yangın çıktıktan sonra yangına karşı önlem almak işe yaramaz. Merkez Bankası’nın görevi de şimdiden oluşacak tehlikeleri öngörmek ve önlem almaktır” şeklinde konuştu.

Mamalı: Faiz Yasası çıkarılmalı

Avukat Barış Mamalı, Anayasa’ya göre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir cumhuriyet olduğunu söyledi ve ülkenin temel yapısını oluşturan en önemli unsurlardan birinin de sosyal adalet (sosyal devlet) unsuru olduğunu belirtti.

Mamalı, sosyal adaletin, güçsüzleri, güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği sağlamakla yükümlü kılan, ferdin huzur ve refahını gerçekleştiren, emek ve sermaye ilişkilerini dengeli olarak düzenleyen, çalışanların insanca yaşamasını sağlayan, fertlerin ekonomik yıkımını önleyici tedbirler alan bir devlet anlayışını öngörmekte olduğunu ifade etti.

Barış Mamalı, “Hukuk devletinin unsurlarından olan devlete güven ilkesi ve hukuk güvenliği ilkesi ile vatandaşın geleceğine güvenle bakabilmesi teminat altına alınmalıyken, bir türlü çıkarılamayan ‘Faiz Yasası’ ile toplumun önemli bir kesimi dibi görünmeyen kör bir kuyuya doğru hızlıca sürüklenmektedir” dedi.

“Halk ülkeyi terk etmek zorunda kalıyor”

Mamalı, ülkedeki borç faizlerinin, herhangi bir yasal denetim altında olmadan fütursuz, sınırsız ve durdurulamayan, kontrolsüz bir güçle, insanlara vurmaya devam ettiğini söyledi ve kapitalize faiz uygulamaları (Yani sürekli faize faiz uygulanması), yüksek faiz oranları ve tahsil edilecek faiz miktarında sınır olmaması nedeniyle, özellikle iyi niyetli borçluların, altından kalkamayacakları büyük bir yıkıma uğramakta olduklarını belirtti.

Bu insafsız faiz sistemi nedeniyle insanların tüm birikimlerini, evlerini, arabalarını, işyerlerini ve geleceklerini bir anda kaybetme noktasına geldiklerini ifade eden Mamalı, bugün birçok insanın üzerine saldıran bu faiz canavarından kurtulabilmek ve hapse girmemek için ülkeyi terk ettiğini anlattı.

“Faiz Yasası 1987’de yürürlükten kaldırıldı”

İngiliz Sömürge döneminde yapılan Faiz Yasaları ile borçluların korunmaya çalışıldığını söyleyen Mamalı, alacaklıların suistimaline karşı borçluları korumayı ve ellerindeki malların tefecilere geçmesini engellemeye yönelik bu yasaların 1987 yılına değin adanın kuzeyinde varlığını koruduğunu anlattı.

Mamalı, bu yasalar ile alacaklının tahsil edeceği faiz miktarları sınırlandırılmış ve alınan fazla faizler için borçlulara da mahkemeye başvurma hakkı tanındığını ifade etti ve Faiz Yasası’nda alacaklının verdiği borcun bir katından fazlasını tahsil etmesinin yasaklandığını belirtti.

Barış Mamalı, bileşik faiz diye bir uygulamanın da bu şartlarda zaten hayat bulma şansı olmadığını söyledi ve “Mahkemeler Yasası’na konulan bir maddeyle de faize faiz uygulanması (bileşik faiz) yasaklanmıştı. Tüm bunlar, ekonomik açıdan tüketicileri koruyan, borçluların aldıkları kredilerin faiz enkazı altında ezilmelerini önleyen ve sosyal devletin varlığını gösteren güzel kanuni düzenlemelerdi” ifadesini kullandı.

Halkın yararına olan, tüketicileri koruyan ve insanların güven altında borçlanmalarını sağlayan bu kanunların 1987 yılından itibaren iktidarlarda sıkıntı yarattığını ve bir bir ortadan kaldırıldığını kaydeden Mamalı, 1987 yılındaki hükümetin, var olan “Faiz Yasası”nı tümden ortadan kaldırıp, yerine yenisini de koymadığını belirtti.

“Ödenecek faiz miktarı için sınır yok”

Mamalı, bu yasa iptal edilirken tahsil edilebilecek maximum faiz miktarlarını belirleme yetkisinin de Merkez Bankası’na verildiğini söyledi ve Merkez Bankası’nın bu miktarı önce 3, sonra 5 ve 10 katıyla sınırlandırıp, en son 2001 yılında da sınırsız bırakma kararı aldığını hatırlattı.

Hâlen alınan borç için ödenecek faizin sınırını kimsenin koymadığını belirten Mamalı, bankadan 5 bin TL borç alan birinin 2 yıl boyunca bu borç için 8 bin TL ödemesine rağmen, o kişiden 45 bin TL daha talep edilebilmesinin nedeninin bu olduğunu anlattı.

“Faize faiz serbest bırakıldı”

Barış Mamalı, ülkede faize faiz uygulamasının 1995 yılındaki hükümet tarafından serbest bırakıldığını söyledi ve şöyle konuştu:

“Borçlulara bir darbe daha vurulmuştur. Azami faiz konusu için de herhangi bir yasal sınırlandırma ülkemizde yoktur. İsteyen istediği orandaki rakamı senet veya sözleşme üzerine yazabilmektedir. Yaratılan sisteme bakıldığında, “faize faiz uygulamak serbest, faiz tahsil etmede herhangi bir sınır yok, faiz oranının azamisi yok” şeklindedir. Peki bu sistemde borç alan kimseye yine ”borçlu” mu diyeceğiz? Hayır. Onun adı olsa olsa “Sömürülen” olur artık. Bugün yaşanan döviz krizi ile insanlarımıza bir başka büyük tokat daha atılmıştır. İnsani ihtiyaçlara yapılan okkalı zamlarla artık halkımız borçlara ayıracak para bulamamaktadır. Bugün sadece banka, finans kurumları ve okullara borcu olan binlerce insan bulunmaktadır. Hükümetin, yaşadığımız bu kriz ortamında ilk sırada düşünüp tedbir alması gerektiği sınıf işte bu borçlulardı. Ancak hükümet bu konuda hiçbir tedbir almadığı gibi üstüne bir de “gidin bankalara size borcunuzu yapılandırsınlar” dedi. Yani kısaca borçluysanız gidin başımdan demek istedi. Hükümet bu kriz ortamında TL ile borçlanmayı mecburi hale getirmeye çalışırken, aynı anda TL ile borçlanma faizleri de arka kapıdan artırılmış oldu. Şimdi hem döviz, hem de TL borçları yok edici noktaya gelmiştir.  Borçlu kesim bu ortak noktada derhal örgütlenip ortaya çıkmalıdır. Aksi takdirde bu borç duvarı çöktüğünde altından tekimiz çıkamayacağız”.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 1 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 10 2 1 22 32
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 ÇETİNKAYA TSK 13 6 3 4 1 21
6 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
7 GÖNYELİ SK 13 6 2 5 4 20
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 6 2 5 -3 20
9 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
10 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 1 5 7 -16 8
15 GİRNE HALK EVİ 13 2 1 10 -10 7
16 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
yukarı çık