Verdiği bir kararla, yanı başımızda savaş çıkabilir

banner37

Dr. İsmail Kemal, ABD’nin 45’inci Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a yerleşmesinin Kıbrıslı Türkler için de büyük önem arz ettiğini söyledi.

banner87
Verdiği bir kararla, yanı başımızda savaş çıkabilir
banner90
banner8

KIBRIS Gazetesi köşe yazarı, akademisyen Dr. İsmail Kemal, ABD’nin 45’inci Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a yerleşmesinin hem ABD, hem de dünyayı etkileyecek önemli bir olay olduğunu söyledi.

İsmail Kemal, dünyanın en güçlü ülkesinin yönetiminin değiştiğini, elindeki gücü düşündüğümüzde her alanda karar verecek kişinin de Trump olmasının öneminin ortada olduğunu dile getirdi. Kemal, “Bu tüm dünyayı ilgilendirir. Beyaz Saray’da kimin oturduğu çok önemlidir. Verdiği bir kararla yanı başımızda savaş çıkabilir. Dünya artık birbirine çok bağlantılı. Dünya küçüldü ve ülkeler birbirine bağımlı hale geldi. ‘Bize ne’ diyemeyiz. ABD konusunda ise hiç böyle bir lüksümüz yok” diye konuştu.

Trump’ın özellikle dış politika konusundaki tavrının dengeleri değiştirebileceğine vurgu yapan İsmail Kemal,

Trump’ın Cumhuriyetçi Parti adaylığını kazanmasının sürpriz olduğunu anımsatırken, başkanlık seçimlerini kazanmasının diğer bir şaşırtıcı gelişime olduğunu kaydetti.

Seçim çalışmalarının başlarında fazla ciddiye alınmayan Trump’ın ABD’nin yeni başkanı olduğunu ifade eden Kemal,  aynı şeyin İngiltere’de de yaşandığını, halkın beklenenin aksine Brexit kararı verdiğini dile getirdi.

Batıda popülizmin yükselişte olduğunu ve bunun muhafazakar, yabancı düşmanı politikacılara yaradığını vurgulayan Kemal, Donald Trump’ın “Meksika ile aramıza duvar çekeceğim”, “Müslümanların ülkeye girişini yasaklayacağım” dediğini de hatırlattı.  Kemal, bu görüşlerin seçmen arasında destek bulduğunu da kaydetti.

İsmail Kemal, KIBRIS TV’de “Markaj” programında KIBRIS Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Baturay’ın sorularını cevaplandırdı.

“İş adamı mantığında bir şovmen”

İsmail Kemal, Trump’ın tartışmalı bir kişilik olduğunu ve siyasi geçmişinin bulunmadığını da dile getirdi ve şöyle konuştu:

“Partiler içinde belirli mevkilere gelmiş, senatoya seçilmiş veya devlet görevinde bulunmuş biri değil. Deneyimi de yok. Daha çok şovmenlikte ün salmış biri. Kendine göre bir imparatorluk kurmuş ve bu da daha fazla emlak sektöründe… İlk adaylığını koyduğu zaman kimse cumhuriyetçilerin adayı olacağına inanmıyordu. Kimse ihtimal vermezken bunu kazandı. Hilary Clinton ise diğer tüm özelliklere sahipti. Sistemi de çok iyi tanıyan biriydi ve sonuç beklendiği gibi olmadı. Trump, ABD’nin yeni başkanı oldu. Trump, ‘Önce Amerika’ diyor...  ‘Avrupalılar kendi başlarının çaresine baksınlar’ diyor. Kimseyi önemsemiyor. Tam bir işadamı mantığıyla davranıyor. Trump’ın geçmişi gereği de dış politika konusunda oluşmuş bir görüşü yok. Seçtiği adamlar da aşırı sağ konumda olan milliyetçi, güvenlikçi kişilerdir. Kabinesi bunu yansıtıyor. Yabancı düşmanlığı ve göçmenlere karşı olumsuz tavır da diğer önemli bir konu... Bu söylemler de ona seçimleri kazandırdı. Ben iyimser değilim ama yine de umarım Trump realist olur ve dış politikada maceracılığa soyunmaz. Aksi halde bedeli hem dünya hem de ülkesi için ağır olur...”

“Akıncı’nın ekibi zayıf”

Dr. Kemal, ülkemize dönerek Cenevre zirvesi ve Kıbrıs müzakerelerinde gelinen son aşamayı da değerlendirdi.

İsmail Kemal, Cenevre öncesi kendi görüşünün “Bu iş biter” yönünde olmadığını kaydederek, “Rumların sızdırdığı görüş ayrılıklarını biliyorduk. Anlayamadığım bu konular neden çözülmeden Cenevre’ye gidildi?” dedi.

Önce bu konuların çözülmesinin, daha sonra iki başlıkta Cenevre’ye gidilmesi gerektiği görüşünü belirten  Kemal, tarafların halen “AB başlığı”, “mülkiyet” gibi konuları görüştüğüne dikkat çekti ve şunları söyledi:

“Önemli konuları çok sıkıştırıyorsanız, aynı zamanda anlaşsanız bile o üretilen çözümler sağlıklı olmaz. Hata yapma payı yüksek. Biz önce ‘2016’da çözüm’ diye kendimizi bağladık, o yüzden iki ayağımızı bir pabuca soktuk.  Şimdi esas önemli olan Güney Kıbrıs’ta 2018 Şubat’ta yapılacak olan seçimlerdir. En büyük sorun da o... Seçimden önce son yıl, her zaman partiler seçim hazırlığına başlar.

Rum yönetiminin nisan ayında yapılacağı söylenen doğalgaz sondaj çalışması konusu düşünüldüğü kadar önemli değil. Kıbrıslı Rumların beklentileri de çok büyük değildi. Önümüzdeki süreç hemen sona erecek değildir. Bu pazarlık uzar, Kıbrıslı Rumlar seçime girer ama burada hedefler önemli.

Bir de şu nokta var ki; Kıbrıs Türk tarafının müzakereci ekibi ‘uzmanlık alanı’ olarak bakıldığında bana göre çok zayıf. Deneyim çok önemlidir.

Örnek vermek gerekirse; haritalar karşılıklı verildiğinde Rum tarafı anında yazılı itirazda bulundu. Türk tarafı ise itirazını bir gün sonra yaptı.

Ekibimiz neden orada Akıncı’ya hemen yazılı açıklama yapılması gerektiği yönünde uyarısı yapmadı? Diplomaside çabukluk da önemlidir. Eğer suskun kalırsanız bu iş aleyhe döner. İtirazların sözlü değil yazılı olarak anında yapılması gerekirdi.”

İsmail Kemal, Kıbrıs Türk basınının da Cenevre sürecinde Rum basınına göre daha yetersiz kaldığını ve enteresan bazı ayrıntıları kaçırdığını söyledi.

Kemal, Cenevre’ye gidecek gazetecinin dersine çalışması donanımlı olması, Türk heyeti yanında Rum tarafını da yakından izlemesi gerektiğini kaydetti.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 05 Şubat 2017, 11:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75