banner6

“Ya hastanemizi bitirin, ya koltuğunuzu devredin”

banner37

“Ya hastanemizi bitirin, ya koltuğunuzu devredin”
banner151 banner143

Güren TİLKİ

   Güzelyurt Sivil Toplum Platformu Sözcüsü Şinasi Özdeş, Güzelyurt Hastanesi’nin 7 yıldır atıl durumda olmasından dolayı sıkıntı çektiklerini belirterek, bunca yıldır verilen sözlerin tutulmaması nedeniyle bölge halkının gelmiş geçmiş tüm hükümetlere karşı duyduğu tepki ve öfkeyi dile getirdi.

   KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Özdeş, yarım kalmış bina içinde hastanenin açılmadığını ancak inşaatın her türlü ilaç malzemesinden şırıngaya kadar atıl çöpler ile dolu olduğunu belirtti.

   Güzleyurt ve bölge halkının yıllardır hastanenin bitirilmesini beklediğini ve bugüne kadar hastane olmadığı için Lefkoşa’ya sevk edilen 15 hastanın yollarda hayatını kaybettiğini vurgulayan Özdeş, gelmiş geçmiş tüm hükümetlere ateş püskürdü.

   Özdeş, inşaatın çevresinde hiçbir emniyet tedbiri olmadığını söyleyerek, “Bina gecekondu ve pislik yuvası oldu” yorumunda bulundu.  

   Özdeş, şöyle devam etti:
   “Güzelyurt Hastanesi’nin tamamlanmaması, Güzelyurt’un en büyük sorunlarındandır. 7 yıldan beridir temeli atılan bu binanın bitirilmesi için hükümetlerimize yaptığımız müracaatlar da, TC Elçiliği’ne yaptığımız çağrılar da dahil maalesef sonuçsuz kaldı. Atıl vaziyette kalan bina, her türlü pisliğin yuvası olarak kullanılmaktadır. Defalarca basın kuruluşlarına verdiğimiz röportajlarda ve ilgililere yaptığımız ziyaretlerimizle de sesimizi duyan çıkmadı. Bizim yapacak başka bir alternatifimiz yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Elçiliği’ne müracaat ettik. ‘Gidin hükümetinize’ dediler. Bizim hükümetimiz ve sağlık bakanları da eli kolu bağlı bir durumda havadan yardım gelecekmiş gibi bekleye dursunlar.”

“Sevk edilen 15 kişi yaşamını yitirdi”

   Şinasi Özdeş, Güzelyurt’tan Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne sevk edilen 15 kişinin kaybedilen zaman nedeniyle yaşamını yitirdiğini ileri sürdü.

   Özdeş, “Can kayıpları için çok üzgün ve endişeliyiz. Hastalarımız Lefkoşa’ya yetişinceye kadar yollarda can veriyorlar. Dolayısı ile bu durum Güzelyurt bölgesinin en büyük sağlık sorunu olarak durmaktadır. Çok üzgünüz sesimizi duyuramıyoruz” dedi.

   Özdeş, şöyle devam etti:

   “Her gelen ‘Yapacayık, edeceyik. Paramız yoktur’ feryatları ile karşımızda duruyor. Adeta, sanki de bizden para istermiş gibi bir pozisyonda, zavallı durumuna düşmektedir. Başlangıcından bu güne hangi sağlık bakanı geldiyse, buraya ufak tefek yamalama ve göz boyamanın ötesinde, küçük tamiratlar ötesinde bir icraatları olmadı. Güzelyurt Sivil Toplum Platformu Sözcüsü olarak 16 örgütümüz var, onların adına konuşuyorum. Feryatlarım inşallah bu defa bu basın kuruluşunun bize yaptığı sözcülük sayesinde belki kulaklarına dank eder de, bu hastanenin önemi üzerinde duruverirler. ‘Güzelyurt verilmeyecek. Güzelyurt Türk toprağıdır vermeyeceğiz’ diye atılan nutuklara artık karnımız toktur. Gerçek olan icraattır, icraat olmadığı sürece bizim karnımız bu nutuklara toktur.”

“Pes etmedik etmeyeceğiz”

   Şinasi Özdeş, Bostancı köyü bölgesinde bir cami inşaatını başlattıklarını, itfaiyenin şehir dışına çıkmasını sağladıklarını ancak en önemli sorun olan hastaneyi bir türlü sonuçlandıramadıklarını üzüntü ile anlattı.

   Özdeş, “Bu işten de vazgeçmiş değiliz. Pes etmedik etmeyeceğiz. Hastane olmazsa olmazımızdır. Güzelyurt’u vermememe niyetindeyseniz, bölgeye devletin yapmış olduğu bir yatırımı söyleyin. Güvensizlik had safhadadır” ifadelerine yer verdi.

   Özdeş, şöyle devam etti:

   “Diğer verdiğiniz sözlerin havada kaldığı gibi bu hastaneyi de böyle atıl durumda bırakmayın. Yazıktır, günahtır. Verilen paralara yazıktır. Bizim hastalarımıza şifa bulacak bir merkez haline dönüştürün. Güzelyurt’ta şu anda 23 bin insan yaşamakta. Halkın sağlığını düşünüyorsanız mutlaka bu derdimize çare bulun. Maalesef son zamanlarda hükümetimizin verdiği güvensizlik karşısında birçok gencimizin bölgeden göçü artmıştır çünkü sağlık hizmeti olmadığı gibi daha birçok hizmetlerimiz de göz ardı edilmektedir. Sistem çökmüştür, devlet ayaktadır ama hükümet ayakta değildir. Bu sistem artık değişmeli. Böyle babadan oğula miras kalır gibi bakanlıklar babadan oğula geçiyor. Bırakın bu işleri, gençler yapsın. Siz beceremediniz, beceremiyorsunuz. Açın bu kapıyı, bırakın o koltukları, artık başka gençlere yer açın. Gençlerimiz hazırdır. Sizin siyasetiniz demode olmuş Abdülhamid siyasetinden başka bir şey değildir.”
  

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104