banner6

Yangınlarda ortak mücadele şart

banner37

Yangınlarda ortak mücadele şart
banner151 banner143

Cemre CEMALİ

   Mersinlik bölgesinde 21 Haziran’da başlayan yangın rüzgarın da etkisiyle dağlık ve ormanlık alana yayıldığı için günlerce kontrol altına alınamazken bu yaşanan olumsuzluk birlik ve beraberliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

   Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, çevrenin dili, dini, ırkı, cinsiyeti, milliyeti ve herhangi bir sınırı olmadığını ifade ederek “hepimiz aynı kavanozun içinde yaşıyorsak birlikte davranmak zorundayız” dedi.

   Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği de (KITSAB) benzer bir açıklama yaparak yangına karşı işbirliğinin sürekli kılınması gerektiğini belirtti.

   KITSAB, yangına karşı Anavatan Türkiye, İngiliz Üstler bölgesi, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail ile ortaya konan işbirliğinin sürekli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

   KITSAB’dan yangınla ilgili TAK’a yapılan yazılı açıklamada, ülkede yangınların eski yöntemlerle savuşturulamayacağı, yangınların eskisine göre daha hızlı yayıldığı ve etkili olduğu, gerekli önlemlerin alınmasının ve bölgesel iş birliklerinin geliştirilmesinin kaçınılmaz olduğu ifade edildi.

   Açıklamada, “Kantara bölgesindeki yangın, devletimizin yetersizliklerini en kısa sürede gidermemiz gerektiğini açık bir şekilde ortaya koyarken, başta Anavatan Türkiye olmak üzere, Kıbrıs Rum tarafı, İngiliz Üstler Bölgesi ve İsrail’den gelen yardımları büyük bir memnuniyetle karşıladığımızı ve bu iş birliğinin sürekli hale getirilerek orman yangınları ile mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizmek isteriz” denildi.

   Açıklamada, Birliğin yangın bölgesine su ve içecek tedarik ettiğini, iş makinesi ve vidanjörler yardımlarını, yangına karşı mücadele veren görevli ve gönüllüleri takdirle karşıladıkları belirtildi.

   KIBRIS’a konuşan Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, tanınmışlık ya da tanınmamışlığın böyle durumlarda önemli olmadığına dikkat çekerek herhangi bir olumsuzlukta elimizdeki imkânları birleştirip en kısa zamanda müdahale edilmesi gerektiğini vurguladı.

   Olumsuzluk yaşanmadan önce kriz komitesi kurulması gerektiğini söyleyen Sahir, bu sayede herhangi bir yangın anında önceliğin ne olacağı, hangi araçla nereye gidilmesi gerekeceğini, o an kimin neye ihtiyacı olabileceği önceden belirlenmiş olacağının altını çizdi.

“Her iş eğreti yapılıyor ”

   Konuyla ilgili KIBRIS’a konuşan Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir de, Birleşmiş Milletler Raporu’nda öne çıkarılan bir ifadeye dikkat çekerek küresel iklim değişikliği durdurmak için tek bir şans olduğunu ifade etti.

   Bu şansın da etkili bir şekilde kullanılabilmesi için atılması gereken adımlar hakkında bilgi veren Sahir “En küçükten en büyüğe, ülkeler ve topluluklar arasındaki eşitsizliği ve bireyselliği ortadan kaldırarak kamusal düşüncenin öne çıkarılması gerekiyor” dedi.

   Sahir, Mersinlik bölgesinde başlayan ve geniş bir alana yayılan orman yangınına dikkat çekerek ülkemizde bir sistem içinde çalışılmadığını ve yapılan her işin ‘eğreti’ yapıldığını kaydetti.

   Bir yangını söndürmenin kolay olmadığını belirten Sahir, yangını söndürürken bir yandan da soğutma çalışmalarının yapılması için ciddi bir kapasite olması gerektiğinin altını çizdi.

   Sahir, tanınmışlık ya da tanınmamışlığın böyle durumlarda önemli olmadığına dikkat çekerek “Önemli olan elimizdeki imkânları birleştirip en erken zamanda müdahale etmektir yoksa dünyamız daha da yaşanılmaz bir hale gelecek” şeklinde konuştu.

   Yangın gibi acil durumlarda adanın bütünsel düşünülmesi gerektiği noktasında uzun zamandır söylemleri olduğunu kaydeden Sahir, bu noktada yangının başladığı ilk gün Güney Kıbrıs, İngiliz Üsleri dahil herkese ulaşarak yardım talep ettiklerini söyledi.

   Sahir, yardım taleplerinin olumlu karşılandığını kaydederek ülkemizdeki yetkililerin ise bu yardımı reddettiğini vurguladı.

   Yangının başladığı ilk saatlerden itibaren ortak mücadele yapılmadığı için yangını kontrol altına almanın çok zorlaştığı ifade eden Sahir, bu noktada da yönetim zafiyeti yaşandığını belirtti.

“Ülkemizde bilinç, irade ve duyarlılık yok”

   Sahir, ülkemizde herhangi bir olumsuzluk yaşandıktan sonra planlama yapıldığını söyleyerek Mersinlik bölgesinde başlayan yangın için kriz komitesi kurmakta çok geç kalındığını ifade etti.

   Her yıl meydana gelen yangınlardan ders alınmadığına dikkat çeken Sahir şöyle devam etti:

   “Kriz yaşanmadan önce bir plan program oluşturularak kriz komitesi kurulmalı ve iş birliği çok önceden yapılmalı. Bu komitede herhangi bir yangın anında önceliğin ne olacağı, hangi araçla nereye gidilmesi gerekeceğini, o an kimin neye ihtiyacı olabileceği önceden belirlenmeli. Bütün dünya bunu yapıyor bu konuda her yere bilgilendirici broşür yapıştırıyorlar ve her yıl bu planın tatbikatı yapılıyor. Bu sayede insanlar kriz anında ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor. Bizim ülkemizde ise bu bilinç, irade ve duyarlılık maalesef yok.”

   Sahir, ağaç kesme makinelerinin başka ülkelerde ehliyete tabi tutulduğunu ve bu sayede kayıt altına alındığını ifade ederek ormanların ve ağaçların ulu orta yok edilmesinin bu şekilde de önlenebildiğini belirtti.

   Dünya ülkelerinde ağaç kesme makinelerini herkesin kullanamadığını vurgulayan Sahir, ülkemizde ise neredeyse her evde bu makinelerden olduğunun altını çizdi.

   Sahir, ülkemizde arı gibi dolaşan tankerler olduğunu söyleyerek “bu tankerler kayıt altında mı? Arandıklarında hemen el altında olabiliyorlar mı?” diye sordu.

   Fasıl 60 Orman Yasası’na göre yangının çıktığı noktalarda 18 yaşından büyük insanların yangında görev almalarının zorunlu olduğunu açıklayan Sahir, bunu reddeden kişilerin suç işlemiş olduğunu ifade etti.

  Sahir, bu yasa ile sivil insanların yangına destek olmalarından söz edildiğine dikkat çekerek bu bağlamda yangından korunmaya yönelik gaz maskesine de sahip olmamız gerektiğini fakat yeterli sayıda gaz maskesi bile olmadığını ifade etti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104