banner6

Yangınları sadece seyrediyoruz!

banner37

Yangınları sadece seyrediyoruz!
banner151 banner143

Ceren ÖZBİL

   Ülkemizin yanıp kavrulmasını sadece seyrediyoruz. Büyük orman yangınları göz göre göre çıkıyor, ateşin düştüğü saatlerde ağlayıp durmakla gün geçiriyoruz ancak yangınların önlenmesi için alınması gerekli tedbirleri de bilmemize rağmen almıyoruz.

   Cumhuriyet Meclisi’nde iki büyük orman yangınından sonra hazırlanan raporlarda, bu konudaki eksiklerimiz açıkça belirtiliyor.

   Raporlarda, yangına müdahale eden ekiplerin yetersiz olduğu ve bu ekiplerin tümünde de araç, gereç ve teknik teçhizat eksikliği olduğu, tam teşekküllü itfaiye aracı olmadığından, orman ya da arazi şartlarında istenildiği gibi hareket edilemediği, bu nedenle de yangınlara müdahale esnasında çok büyük sıkıntılar yaşandığı belirtiliyor.

   Gerek 1995’te Beşparmak Dağları’nda çıkan yangın için, gerekse de 2021’de Tepebaşı’nda çıkan yangının ardından, bu tarih ve öncesinde çıkan tüm yangınlar için Cumhuriyet Meclisi’nde raporlar hazırlandı.

   Bu raporların ikisinde de yangınlarla ilgili eksiklerimiz ve neler yapılabileceği sıralanıyor.

   Yine bu raporlarda, yangınlara müdahale amacıyla özel ve tüzel kişilerden temin edilen araçlarda meydana gelen hasarların telafisi konusunda ciddi sıkıntıların yaşandığı, arazilerde çalışan iş ve tarım araçlarının egzozlarından çıkan kıvılcımların otları tutuşturup yangın çıkarabildiği gibi önemli bulgular yer aldı.

   Ayrıca yine aynı raporlarda ülkenin günlük risk haritasının çıkarılmasının önemine de dikkat çekildi, yangın riski olan bölgelere, yangın uyarı rehberi konması suretiyle renk kodları vasıtasıyla yangın riski konusunda vatandaşa bilgi verilmesi gerektiği de ifade edildi.

Raporda yer alan bulgular:

Ekipler yetersiz, teçhizat eksik

   Komitemiz yangına müdahale eden ekiplerin yetersiz olduğunu ve bu ekiplerin tümünde de araç ve teknik teçhizat eksikliği olduğunu ve tam teşekküllü itfaiye aracı olmadığından dolayı orman ya da arazi şartlarında istenildiği gibi hareket edilemediğinden yangınlara müdahale esnasında çok büyük sıkıntılar yaşandığını tespit etmiştir.

   2016 yılında Başbakanlık ve Sivil Savunma Başkanlığı’nın girişimleriyle Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Koordinasyon Komitesi kurulduğu, yangınlara müdahale eden ilgili tüm kurum temsilcilerinin bu komitede yer aldığı ve bu komitenin esas görevinin doğal afetlerde sorumlu kurum ve kuruluşların sorumluluklarını belirtmek olduğu bilgileri edinilmiştir.

Yetki karmaşası yaşandı

   Afet Acil Durum Yönetimi Koordinasyon Komitesi’nin kurumsallaşmamasına bağlı olarak zaman zaman yangın söndürme esnasında yetki karmaşası yaşandığı tespit edilmiştir.

   Komitemiz, Orman Dairesi teşkilat kadrolarında yangın mühendisi kadrosunun bulunmadığını, yangınların söndürülmesine ilişkin faaliyetlerin geçici memurlar tarafından yürütüldüğü, dolayısıyla da kendilerine yasada öngörülen görev, yetki ve sorumlulukların yüklenemediği tespitinde bulunmuştur.

Egzozlardan çıkan kıvılcım

   Komitemiz, arazilerde çalışan iş ve tarım araçlarının egzozlarından çıkan kıvılcımların otları tutuşturup yangın çıkarabildikleri, bu durumun önlenmesi amacıyla araçların temizliğinin düzenli aralıklarla yapılması, ayrıca egzoz kısımlarına susturucu takılması ve yangın riskini azaltacak bir şekilde dizayn edilmesinin gerektiği tespitlerini elde etmiştir.

   Komitemiz, pandemi dolayısıyla kamu hizmetlerinde meydana gelen aksaklıklar arasında yangın söndürme ekiplerinin zamanında oluşturulmasının da yer aldığı, geçtiğimiz yıl meydana gelen yangınların hem tespiti, hem de bu nedenle zafiyet yaşandığı tespitinde bulunmuştur.

Araçların sahiplerinin

zararları tazmin edilmiyor

   Komitemiz, ormanlarda sürekli olarak yer alan ve yangın söndürme faaliyetlerine katılan personelin yangın söndürme ihtimalinin yüksek olduğu her noktayı bilmesinden ötürü nasıl organize olacağına ilişkin planın önceden hazırlanmış olması gerektiği tespitinde bulunmuştur.

   Komitemiz, geçtiğimiz yıl ülkemizde çıkan orman yangınının telafisi ile ilgili çalışmaların henüz tamamlanmadığını, yeniden dikilmiş olması gereken 300 bin fidan hedefinin henüz yaklaşık yüzde 25’nin gerçekleştiğini ve yangın sahasındaki temizlik faaliyetlerinin hâlâ devam ettiğini tespit etmiştir.

   Komitemiz, yangınlara müdahale amacıyla özel ve tüzel kişilerden temin edilen araçlarda meydana gelen hasarların telafisi konusunda ciddi sıkıntıların yaşandığı tespitinde bulunmuş ve yangına müdahalede kullanılan bu araçların sahiplerinin zararlarının tazmin edilmediği bilgisini almıştır.

   Bu bilgi doğrultusunda komitemiz, tazmin edilmeyen araçların bir sonraki olası yangında kullanılamayacağı ya da sahiplerinin kullanıma verme konusunda isteksiz olabileceği tespiti yapıldı.

Ağaçlandırma ilkel yolla yapılıyor

   Komitemiz, ülkemizde ağaçlandırmanın ilkel yollarla yapıldığı, dozerle sürülerek yapılan ekimin yağış azlığı nedeniyle olumlu sonuç vermediği ve yeşillendirme çalışmalarının yavaş seyrettiği bilgisini almıştır. Ülkemizin de kurak iklim kuşağında yer almasından dolayı dikilen fidanlardan çok azının tuttuğu, bunun da yeşillendirme şartında ciddi bir engel teşkil ettiği tespit edilmiştir.

   Komitemiz, yangın söndürme helikopterinin, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki ihalenin tamamlanması akabinde ülkemize ulaştırılacağı, ayrıca ülkemizde devletimiz uhdesinde 5 adet yangın izleme makinesinin mevcut olduğu bilgilerini edinmiştir.

   Ayrıca belirtilen kameralardan birinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti komuta merkezinde, diğerinin ise Türkiye Orman Genel Müdürlüğü’nde takip edildiği bilgisi edinilmiştir.

   Ülkemizde halihazırda on iki adet yangın gözetleme kulesinin bulunduğu, ancak orada yürütülen hizmetin günün her saatinde devam eder nitelikte olmasından dolayı personel görevlendirmede bir takım zorluklar yaşanabildiği bilgisi edinilmiştir.

   Komitemiz, Türkiye Cumhuriyeti’nde dört adet İnsansız Hava Aracı (İHA) bulunduğu ve bunlardan iki tanesinin ülkemizdeki ormanları gözetlemek suretiyle Orman Dairesi Müdürlüğü’ne sürekli olarak bilgi akışı sağlama yoluyla, daire ile koordinasyon içerisinde olduğu; ayrıca İHA’ların eksiksiz görüş alanına da sahip olduğu bilgilerini edinmiştir.

Yangın hazır kuvvet ekibi

yüksek performans gösteriyor

   Komitemiz, ülkede orman yangınlarında kullanılmak üzere 14 tane arozöz, 7 tane tanker, 7 tane römorkör, 10 tane ilk müdahale amacı, 7 tane dozer, 2 tane TIR, 4 tane kepçe, 3 tane greyder ve 6 tane kamyon bulunduğu bilgisini almıştır.

   Yangın hazır kuvvet ekibinin her geçen yıl daha yüksek bir performans göstererek çalıştığı bilgisini alan komitemiz, bu ekibin eğitim alanında Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ve itfaiye ile de bir program dahilinde koordineli çalıştığı tespitinde bulunmuştur.”

Yangın protokolü hazırlanmalı

   Komitenin değerlendirmesi, tavsiyeleri ve vardığı sonuç şöyle:

   “Komitemiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 1995 yılında meydana gelen Beşparmak Dağları yangınından sonra günümüze kadar meydana gelen yangınlar değerlendirildiğinde, alınan önlemlerin artırılması ve herhangi bir ihmale fırsat vermemek için ivedilikle bir Yangın Protokolü’nün hazırlanarak hayata geçirilmesi gerektiğini saptamıştır.

   Komitemiz, orman yangınlarına erken müdahale edebilme ve yangınların önlenmesi yönünde gerekli kapasitenin ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanması gerektiği hususunda hemfikir olup, Başbakanlık tarafından çıkarılan yangın yönetmelikleri ile uygulanmakta olan yetersiz olduğu kanaatine varıp, tüm yangın tipleriyle ilgili yasal bir düzenlemenin bir an önce hazırlanması ve hayata geçirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

   Komitemiz, orman yangınlarında birinci derece sorumlu bulunan Orman Dairesi’ndeki işleyişin yeniden ele alınarak yangın protokolünün hazırlanması, hiyerarşik düzenin sağlanması ve Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın orman yangınlarına karşı daha duyarlı bir yaklaşım geliştirmesi gerektiği kanaatine varmıştır.

Orman Dairesi teşkilat kadrosunda iyileştirme şart

   Komitemiz, Orman Dairesi’nin teşkilat kadrolarında iyileştirme yapılması ve kadrolara yangın mühendisi eklenmesi gerektiğini, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Orman Genel Müdürlüğü ile yapılan protokollerin devam ettirilmesi ve orman yangınları ile ilgili personel eğitimlerinin sürekliliğinin sağlanması tavsiye edilmiştir.

   Komitemiz, Cumhuriyet Meclisi çatısı altında oluşturulan Çevre Komitesi’nin bir an önce faaliyete geçmesi, çevre ve ormanlarla ilgili yasal düzenlemelerde öngörülen cezaların günümüz koşullarına göre tekrardan ele alınarak revize edilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır.

   Komitemiz, her an yangın çıkabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak hazırlıklı olma konusunda idarece hiç zafiyet gösterilmemesi gerektiğine kanaat getirerek, devletin bu hususta acil durum planlarına sahip olmasının elzem olduğu, yangın önleme ve söndürme faaliyetlerinin de mutlak surette ertelenemez hizmetler arasında yer alması gerektiği sonucuna varmıştır.

   Komitemiz, yangınların söndürülmesi hususunda alınması gereken en büyük tedbirlerden birinin toplumun alacağı yangınların çıkmasını engellemeye yönelik tedbirler olduğunu önemle değinmeyi gerekli görmüştür. Bu çerçevede komitemiz yangınlar konusunda eğitime sahip ve çevre bilinci olan bireylerden oluşan bir sistemin yaratılması gerekliliğini de önemle vurgulamaktadır.

Cezalar artırılmalı

   Komitemiz, yangına sebebiyet veren kişiler açısından caydırıcı nitelikte olabilecek cezaların getirilmesi veya yürürlükteki cezaların caydırıcı düzeye gelebilecek şekilde artırılması gerektiği sonucuna varmıştır.

   Komitemiz, yangınların engellenmesi ve yönetimde günümüz teknolojik gelişmelerinden yararlanılarak erken uyarı sisteminin devreye girmesi gerektiğine, bunun yanında ilgili kurum ve kuruluşlardaki teknik kişilerin bir araya gelerek bu sistemin nasıl çalışacağı, gerekli ekipmanın nasıl sağlanacağı gibi konuları değerlendirebileceğine ve bürokratik bir engel olmadan gerekli bütçenin nasıl sağlanacağı konusunda fikir belirtileceğine vurgu yapmıştır.

   Komitemiz, edinmiş olduğu bilgi ve belgeler ışığında, orman yangınlarına erken müdahale etmek amacıyla bir an önce bir koordinasyon merkezi kurulmasının önemine değinmiştir.

   Komitemiz, devamla, bu merkezin yangınlar konusunda sorumluluk taşıyan kurumlar arasında gerekli koordinasyonu sağlayarak, var olan yetki karmaşasına bir son verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Böylelikle yangınların yönetimi sırasında yangın söndürme operasyonu için verilecek talimatların yerinde ve doğru tarafları hedef alarak verilmesinin sağlanması gerektiğini değerlendirmiştir.

Ekipmanlar eksiksiz olmalı

   Komitemiz yangınlara müdahale eden ekip ve ekipmanlarının tam ve eksiksiz olması gerektiğini, teknolojiyi kullanacak ekiplerin iyi bir donanıma sahip olması gerektiği ayrıca yangına müdahale eden araçların günümüz teknolojik koşullarına uygun olması gerektiği sonucuna varmıştır.

   Komitemiz orman yangınlarıyla ilgili kurum olan Orman Dairesi Müdürlüğü, Karayolları Dairesi, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu ve belediyelerin görevlerini zamanında yerine getirmesi gerektiğini tavsiye etmiş ve özellikle anayol ve yol kenarlarının temizliğinin aksatılmaması hususunda önemini vurgulamıştır. Arazi ve orman sahası bölgelerinde, arpa, buğday veya benzeri ekim yapılırken yola ve orman sahasına sıfır noktasına kadar ekim yapılmasının engellenmesi gerektiğini belirten komitemiz, ayrıca çöplük içerisinde bulunan kâğıt parçalarının rüzgâr vasıtasıyla yangın başlatabilecek bir unsur olarak değerlendirilebileceğinden çöplüklerin yakılmaması ve yanmasını önleyecek tedbirlerinin alınması gerektiğine de vurgu yapmıştır.

   Komitemiz, ülkemizin günlük risk haritasının çıkarılması hususunun önemine değinerek, yangın riski olan bölgelere yangın uyarı rehberi konması suretiyle renk kodları vasıtasıyla yangın riski konusunda vatandaşa bilgi verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.”

Geçmişte 3 büyük orman yangını yaşandı:

Beşparmak Dağları yangını

   Beşparmak Dağları’nın batısında bulunan Malatya köyünde 27 Haziran 1995’te başlayan yangın, 3 gün sürmüştü ve ancak 29 Haziran’da kontrol altına alınabilmişti. Edinilen bilgiye göre; o dönemdeki yangın söndürme aracı yetersizliğinin şu anki durumdan kat kat fazla olması nedeniyle yangına daha çok insan gücü ile müdahale edilebilmiş ve yangın kısa sürede kontrol altına alınamamıştı. Yaklaşık üç gün süren bu yangında 8 bin 69 hektar alan yanmıştı. Binlerce ağaç yok olmuş, binlerce hayvan ölmüştü. Yangını söndürmek için dönemin siyasi koşulları nedeniyle Güney Kıbrıs’tan destek alınamamıştı.

Yeşilırmak yangını

   Güney Kıbrıs’taki Pirgo bölgesinde başlayan yangın, 4 Temmuz 1998’de ara bölgeyi aşarak KKTC’ye sıçramıştı. Lefke’yi de tehdit eden yangını söndürmek için itfaiye, asker, polis, Barış Gücü ve halk, seferber olmuştu. Yangını söndürmek için Türkiye’den helikopter gelmişti. Yangın 24 saat içinde kontrol altına alınmıştı. Rum yetkililer, yangının çıkış nedeni ile ilgili bir açıklamada bulunmamıştı.

Tepebaşı-Kalkanlı yangını

   Tepebaşı köyünde ormanlık alanda 24 Mayıs’ta başlayan ve Kalkanlı'ya kadar uzanan yangında 7 bin 500 dönümün yandığı açıklanmıştı. Yangına, itfaiye ekipleri, Orman Dairesi, çevre halkı ve askeri personel müdahale etmişti. Yangın aynı gün kontrol altına alınmıştı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104