banner6

Yangınlarla bitiremedik inşaatlarla bitireceğiz!

banner37

Ormanların yangınlarda kül olduğu yetmezmiş gibi ayakta kalan yeşil alanlar da inşaat izinleriyle yok ediliyor. Bunun en son örneklerinden biri Girne’de yaşandı. Beşparmak Dağları’nın eteğindeki bir alan, askeri bölge olmaktan çıkarılarak, emekli askerlerin kurduğu bir kooperatife site yapılması için tahsis edildi

Yangınlarla bitiremedik inşaatlarla bitireceğiz!
banner99

Ceren ÖZBİL

AĞAÇLAR KATLEDİLDİ… Girne’de Beşparmak Dağları’nın eteğinde, Eziç Primier’in arkasındaki alan, askeri bölge olmaktan çıkarıldı; emekli askerlerin kurduğu bir kooperatife, site yapılması için tahsis edildi.  Burada başlayacak inşaat çalışmaları öncesinde ise alandaki yüzlerce ağaç kesilerek resmen katledildi

“YEŞİL ALAN KALMADI”… Biyologlar Derneği eski Başkanı Hasan Sarpten, bu durumun, ülkede planlama adı altında  yeşil alan ve orman alanlarının nasıl peşkeş çekildiğini, hatta nasıl yapılaşmaya açıldığını gösteren önemli bir örnek olduğunu söyledi.  Sarpten ayrıca, şu anda ülkede kalan ormanlık alan oranının yüzde 10 olduğunu ifade etti

“AÇIKLAMA BEKLİYORUZ”… Yeşil Barış Hareketi Başkanı Feriha Tel, imar planında bu alanın hastane projesi için ayrıldığını söyledi. Tel, imar planında belirtilen amaçtan çıkartılıp neden böyle bir amaçla kullandırıldığı konusunda Şehir Planlama Dairesi’nden açıklama beklediklerini ifade etti

“YEŞİLE HASRETİZ”… Kema Vakfı Başkanı İrfan Tansel Demir,  ülke olarak yeşile bu kadar hasret kaldığımız bir dönemde böyle bir proje yapılmasını doğru bulmadıklarını kaydetti. Demir, “Burada arazideki bütün ağaçlar yok edilerek inşaat çalışması yapılıyor. Yeşile hasret kaldığımız bir ortamda bu çok yanlış” dedi

“KORUMA ALTINA ALINMALI”… Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, söz konusu alanın maalesef orman arazisi olmadığını, bunun, orman arazisi değil diye orasının kesilip, biçilip, yok edilebileceği anlamına gelmediğini kaydetti. Refikoğlu, eğer bir yer orman arazisi niteliği taşıyorsa ve özel bir mülk değilse bir an önce orman arazisi ilan edilip, orasının koruma altına alınması gerektiğini ifade etti

Girne’ye yapılması planlanan yeni devlet hastanesi için Girne İmar Planı çıkmadan önce ayrılan 75 dönümlük arazi, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan subay ve astsubayların oluşturduğu Güven Yapı Kooperatifi’ne kiralandı.

Beşparmak Dağları’nın eteğinde bulunan araziye 105 dubleks konutlu site yapılması için doğa katledildi ve inşaat başlatıldı.

Ormanların yangınlarda kül olduğu yetmezmiş gibi geri kalan yeşil alanlarda o bölgeler için verilen inşaat izinleriyle yok ediliyor.

KIBRIS Gazetesi’nin elde ettiği bilgilere göre, konu, Bakanlar Kurulu’nda da gündem oldu, tahsis kararının iptali istendi ve sert tartışmalar yaşandı. Ancak tahsis kararının iptal edilebilmesi için yüklü bir tazminat istendiği de iddia edildi.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Biyologlar Derneği eski Başkanı Hasan Sarpten, Yeşil Barış Hareketi Başkanı Feriha Tel, Kema Vakfı Başkanı İrfan Tansel Demir ve Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, ülkemizdeki yeşil alanların günden güne yok olduğuna dikkat çekti ve bu kararın kabul edilemez olduğunu söyledi.

Sapten: Ülkedeki orman alanlarının nasıl peşkeş çekildiğinin örneği

Biyologlar Derneği eski Başkanı Hasan Sarpten, bu durumun aslında ülkede planlama adı altında yeşil alanların ve orman alanlarının nasıl peşkeş çekildiğini, hatta nasıl yapılaşmaya açıldığını gösteren önemli bir örnek olduğunu söyledi. 

Sarpten, şöyle konuştu:

“Biliyorsunuz ki burası daha önce Girne’ye yeni hastane yapılması için ayrılmış bir alandı. Bu nedenle de orman alanı kapsamından çıkarıldı.

Önceleri askeri bölge olarak ayrılan bu alan, daha sonra Girne’ye yeni hastane yapılması için ayrılmış bir alan oldu. Bu nedenle orman kapsamından çıkarıldı.

Ancak imar planı çalışmasından sonra da farklı bir yapılaşma amacıyla da hastanenin yapılmayacağı, buraya emekli askerlerin oluşturduğu bir kooperatif için site yapılacağı basına yansıdı.

Bununla birlikte en acı tarafı da Şehir Planlama Dairesi Müdürü’nün çıkıp, o dönem İçişleri Bakanlığı’na bağlı dairelerin müdürlerine gerekli yazışmaları yapmadığından dolayı buranın bu şekilde bir hale dönüştüğünü açıklamasıdır.

Söz konusu olayın olduğu dönemde Şehir Planlama Dairesi, İçişleri Bakanlığı’na bağlıydı. Yani aynı bakanlığın altındaki kurumların koordinasyonsuzluğu aslında bizim orman varlığımızı yitirmemize ve buraların peşkeş çekilerek yapılaşmaya açılmasına bir zemin oluşturduğu yetkililer tarafından da kabul edilmiş oldu.

Bu, hiçbir şekilde kabul edilebilir bir olay değildir.

Bu ülkedeki çarpık düzenin, kurumlar arası koordinasyonsuzluğun ve aslında farklı hesaplarla yeşil alanların, orman alanlarının nasıl yapılaşmaya açıldığını gösteren en somut ve en son örnektir”.

“Ülkedeki ormanlık alan oranı yüzde 10 civarındadır”

Hasan Sarpten, bugün gelişmiş ülkelerde bir ülkenin orman varlığına sahip olduğunu söyleyebilmek için alanının en az yüzde 30’unun ağaçlarla kaplı olması gerektiğini ifade etti ve ülkemizde ise kayıtlı orman arazisinin yüzde 20 civarında olduğunu söyledi.

Ne yazık ki bunların önemli bir kısmında da ağaç olmadığından söz eden Sarpten,“Yani orman arazisi olarak geçen alanların üzerinde de orman yoktur. Şu an yüzde 10 civarında orman varlığımız var. Yani bir zamanlar yeşil ada denen ülkemizin gelmiş olduğu nokta gerçekten içler acısıdır” dedi.

Sarpten, özellikle yapılaşma adı altında, “inşaat, ekonominin lokomotif sektörüdür” diye diye bu ülkedeki bütün yeşil alanların yapılaşmaya açıldığını kaydetti ve şöyle devam etti:

banner134

“Son kalan noktalar şu an Beşparmak Dağları’nda kalan noktalardır. Onlar da yangınlarla, ya da başka projeler gibi girişimlerle riske atılıyor.

Dolayısıyla biz, orman varlığımızı artırmada yetersiz kalıyoruz.

1995’teki büyük orman yangınından sonra her yıl 1 milyon yeni fidan dikimi gerçekleştirilmiştir. Buna rağmen ağaç varlığımızı yeterli düzeyde artırdığımızı söylemek mümkün değil.

Kaldı ki artık iklim krizini yaşadığımız bu dönemde bizim diktiğimiz her fidan, ağaç olacak diye bir şey yok.

Binlerce yeni fidan dikebilirsiniz ama bunlardan sadece birkaç tanesi ağaca dönüşebilir.

Biz elimizdeki ağaca sahip çıkmak zorundayız. Ancak bu konuda yönetenlerin herhangi bir kaygısı olduğunu düşünmüyorum.

Gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin bu konuda çok da bir kaygısı olduğunu söylemek doğru olmaz”.

Tel: Şehir Planlama Dairesi’nden açıklama bekliyoruz

Yeşil Barış Hareketi Başkanı Feriha Tel, imar planında bu alanın hastane projesi için ayrıldığını söyledi ve imar planında belirtilen amaçtan çıkartılıp neden böyle bir amaçla kullandırıldığı konusunda Şehir Planlama Dairesi’nden açıklama beklediklerini ifade etti.

Şu anda karşılaşılan projeyi askerin yürüttüğünü bildiklerini ancak bu projenin ne savunma, ne de kamu yararı gözettiğini kaydeden Tel, “O zaman böyle bir kamusal alanda neye dayanarak, ne amaçlar için villa yapılıyor” diye sordu.

Tel, ayrıca, inşaatların “imar kurallarına aykırı”olarak yapılmaya başladığını belirterek, şunları anlattı:

“Bir alandaki yükselme hakkı, doğal zemine göre tanımlanmaktadır.

İmar planı, bölgenin durumuna göre kat ve alan belirlemeyi öngörürken, tamamen buna da aykırı şekilde öncesinde bu alandaki doğal yapının tahrip edilmesi, dümdüz edilmesi ihlaldir...

Bu hangi akla hizmettir? Sorguluyoruz. Ayrıca proje ile ilgili ÇED raporu da ortada yoktur”.

Demir: Ağaçlar yok edilerek inşaat yapılıyor

Kema Vakfı Başkanı İrfan Tansel Demir, ülke olarak bu kadar yeşile hasret kaldığımız bir dönemde böyle bir proje yapılmasını doğru bulmadıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Burası benim bildiğim kadarıyla asker kooperatifine ait bir arazidir.

Yani özel mülk diyebiliriz.

Ancak her ne olursa olsun, özel mülk dahi olsa ağacı kesmek izne tabidir.

Bununla ilgili bir izinlendirme olup olmadığını bilmiyorum.

Ancak bu kadar ağaç kesildiğine göre izinlendirme olduğunu düşünüyorum.

Ancak bizim ülkemizde inşaat yapılan alanlarda yeşilin korunması ile ilgili hiçbir çalışma, proje yok.

Burada yasal mevzuatlar ortaya çıkıyor.

Bir inşaat yaparken oradaki doğal yapıyı, oradaki ağacı korumak ve inşaat planını da ona göre yerleştirmek gerekiyor.

Burada gördüğüm kadarıyla böyle bir şey yapılmadı, arazideki bütün ağaçlar yok edilerek inşaat çalışması yapılıyor.

Bu da yeşile hasret kaldığımız bir ortamda çok yanlış diye düşünüyorum”.

Refikoğlu: Orman arazisi olmaması, oradaki yeşilin yok edilebileceği anlamına gelmiyor

Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu, söz konusu alanın maalesef ki orman arazisi olmadığını söyledi ancak orman arazisi ilan edilmediği için orasının kesilip, biçilip, yok edilebileceği anlamına gelmediğini söyledi.

Eğer bir yer orman arazisi niteliği taşıyorsa ve özel bir mülk değilse bir an önce orman arazisi ilan edilip, orasının koruma altına alınması gerektiğini belirten Refikoğlu, hatta orman arazisi ilan edilmesinin de aslında korunacak anlamına gelmediğini kaydetti.

Refikoğlu, alanın, bir Bakanlar Kurulu kararı ile orman arazi olmaktan çıkarılabileceğini söyledi.

Girne İmar Planı’na göre söz konusualanın hastane bölgesi olarak ayrıldığını kaydeden Merter Refikoğlu, şöyle devam etti:

“Eğer orası hastane bölgesi olarak ayrılmışsa, oraya hastane ve ilgili kollarını yapmak gerekiyor. Ancak görüyoruz ki orada farklı bir çalışma var. Orada konut yapılacak. Bu kadar boş alan varken, bu kadar az yeşil ve ormanımız varken, bu yine bir vizyonsuzluk… Şehir plancısı tek başına ne bir plan yapabilir, ya da tek başına koruma altına alabilir. Bir planı yapmaya başladığımızda birçok kurumdan bilgi toplarız.

Bizim ülkemizdeki gibi kurumlar arası iletişimsizlikten ya da kurumların iş yapmamasından söz etmiyorum.  Biri size çıkıp derki “burası tarım arazisidir”  ve siz de “burası tarım arazisidir. Burada çok verimli topraklar vardır. Burada tarımdan başka bir şey yapılamaz” dersiniz. Ancak bir şehir plancısı tek başına çıkıp “burası tarım arazisidir” diyemez. Öyle bir yetkisi de, bilgisi de yoktur.

Biz bunları söylememize rağmen maalesef ki ülkemizde şu andaki siyaset ve yönetim anlayışı, bunları bile korumuyor. Gündemde Mağusa-Yeniboğaziçi-İskele İmar planı bulunuyor. Arkadaşlarımız planı bitirdi.

Ancak dönemin başbakanı yasalara aykırı bir şekilde planı resmi gazetede yayınlatmadı. Şu anki dönemin başbakanı da yapılmış bütün planı çöpe atıp, birçok yeri sahili, orman arazisini, birinci derece tarım toprağını imara açılması için çalışma yapıyor. Biz bu çalışmanın tamamen dışında bırakıldık”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88