banner6

Yasal düzenleme ‘başlı başına’ uzmanlık gerektirir

banner37

Yasal düzenleme ‘başlı başına’ uzmanlık gerektirir
banner150 banner151 banner143

Ali ÇATAL

   Başbakan Faiz Sucuoğlu’nun, hükümetin çalışmalarını, projelerini ve hedeflerini anlattığı konuşmasında “Kripto para, Forex ve sanal bahis yasallaştırılacak” ifadelerini kullanmasının ardından gözler, Kuzey Kıbrıs’ta bu alanda atılacak olası adımlara ve bu adımların KKTC ekonomisine etkilerine çevrildi.

   İngiltere Merkez Bankası’nda (BoE) bir dönem bulunan ve şu anda Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Finansal Düzenleme ve Risk Yönetimi Merkezi Başkanı ve Bankacılık ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Mete Feridun, KKTC’de Forex İşlemler Yasası, Elektronik Şans Oyunları Yasası ve kripto paralara ilişkin düzenlemelerin birlikte anılmasını “talihsizlik” olarak nitelendirdi.

   Yasal faaliyet izni olmadan faaliyet gösteren birçok aracı kurumun en büyük özelliğinin, forex faaliyetlerinde çok yüksek miktarda kaldıraçlı işleme imkan sağladığını ve bu nedenle yatırımcılar tarafından tercih edildiğini aktaran Feridun, “Bilinçli ve deneyimli bir yatırımcı olmayan müşterilere bu işlemlerin yaptırılmasının ‘kumar oynatmaktan’ hiçbir farkı yoktur” şeklinde konuştu.

   Feridun, Kripto Para Yasası ve kripto varlıklara ilişkin faaliyetlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesi konusunda hukuki düzenlemeler yapılmasını ise olumlu bulduğunu aktardı; ancak bu konudaki düzenlemelerin  sadece söz konusu işlemlerin vergilendirilmesi olarak ele alınmaması gerektiğine işaret etti.

   Albank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ahmet Melih Karavelioğlu ise ülke dışından ülkemize gelen yaklaşık 90 bin öğrencinin kripto paraları yoğun bir şekilde kullandığını gözlemlediklerini aktardı.

   “Kripto para ve forex hizmeti verilen ‘döviz büfelerine benzer’ büfelerin her geçen gün faaliyete geçtiğini görüyoruz” diyen Karavelioğlu, yasal düzenlemesi olmayan ve bu nedenle ciddi mağduriyet oluşturma potansiyeli taşıyan bu üç alanda hızlıca yasal düzenleme yapılmasının, bu alanların vergilendirilmesinin ve buradan temin edilen vergilerin ise var olan vergi mükelleflerinin vergi yükünün azaltılmasında kullanılmasının faydalı olacağına inandığını aktardı.

Feridun: Üç faaliyet birlikte anılamaz

   Mete Feridun, KKTC’de Forex İşlemler Yasası, Elektronik Şans Oyunları Yasası ve kripto paralara ilişkin düzenlemelerin birlikte anılmasını “talihsizlik” olarak nitelendirdi.

   “Bana göre bu durum, birbiri ile ilgisi olmayan bu faaliyetlere bakış açısının aynı olduğunun bir göstergesi” diyen Feridun, her şeyden önce forex işlemleri faaliyetlerinin belli bir yasal çerçeveye oturtulmasının ‘başlı başına uzmanlık gerektiren’ bir iş ve sermaye piyasası çerçevesinde son derece ciddiye alınması gereken bir konu olduğunu söyledi.

   Türkiye’de bu faaliyetlerin Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) görev ve yetki alanında olduğunu hatırlatan Feridun, özellikle kamuoyunda ‘kaldıraçlı işlemler’ olarak bilinen vadeli işlemlerin, bu alanda gerekli deneyime sahip olmayan yatırımcılar açısından ciddi riskler barındırdığı uyarısını yaptı.

   Bu nedenle bu alanda faaliyet gösteren yatırımcıların korunmasının da öncelikli bir konu olarak ele alınması ve forex işlemlerine ilişkin düzenlemelerin de ‘sadece bu faaliyetlerden vergi geliri elde edilmesi’ ile sınırlı olmaması gerektiğini aktaran Feridun, söz konusu işlemlerin de yalnızca belli kriterlere uyarak resmi makamlarca yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

   “Devletin bundan ciddi bir kazanç sağlayacağı da aşikardır fakat konu ne yazık ki bundan ibaret değildir” şeklinde konuşan Feridun, bu hizmeti sağlayan birçok kuruluşun, müşterilerden gelen emirleri gerçekleştirmek yerine ‘belli bir komisyon karşılığında’ gerçekleştirilmek üzere başka bir ülkedeki kuruluşlara yönlendirilmesine dayalı bir aracılık faaliyeti gerçekleştirdiğinin bilindiğini de hatırlattı.

   Ortaya çıkacak herhangi ciddi bir sorunda hukuki süreçlerdeki muhatabın kim olacağının, sözleşmeye taraf olan kuruluşun kim olduğunun ve sözleşmelerin içeriğinin son derece önemli olduğunu ifade eden Feridun, “Sıradan bir müşterinin bu konularda bilinçli hareket etmeyeceğini tahmin etmek güç değildir. Hazırlanacak mevzuat kapsamında, bu işlemler için yatırımcıların korunmasına yönelik düzenlemelerin bulunması son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

   Yasal faaliyet izni olmadan faaliyet gösteren birçok aracı kurumun en büyük özelliğinin, forex faaliyetlerinde çok yüksek miktarda kaldıraçlı işleme imkan sağladığını ve bu nedenle yatırımcılar tarafından tercih edildiğini aktaran Feridun, “Bilinçli ve deneyimli bir yatırımcı olmayan müşterilere bu işlemlerin yaptırılmasının ‘kumar oynatmaktan’ hiçbir farkı yoktur” şeklinde konuştu.

“SPK onay vermeyince Kıbrıs’a mı geldiler?”

   Türkiye gibi büyük bir ülkede bile ancak sınırlı sayıda aracı kurum, izinli olarak kaldıraçlı alım satım işlemlerine yönelik yatırımcı hizmeti sunabildiğini söyleyen Mete Feridun, SPK tarafından faaliyetlerine Türkiye’de onay verilmeyen aracı kurumların bu onayı neden alamadıkları ve ‘ülkemizi niçin tercih ettikleri’ konularının ise halen soru işareti oluşturduğunu belirtti.

   “Ülkemizin, başka ülkelerde faaliyet izni almayı başaramayan kuruluşların ‘sığınacağı bir liman’ olmasını sağlayacak yasal düzenlemelerden kaçınmalıyız” diyen Feridun, SPK’nin onay vermediği kurumların ‘şansını Kıbrıs’ta denemesine’ izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

   Şans oyunları özelinde ise Güney Kıbrıs’ta bahis sektöründen sorumlu National Betting Authority (NBA) gibi bir kurumun KKTC’de de oluşturulması gerektiğini aktaran Feridun, bunun örneğinin Malta gibi ülkelerde de mevcut olduğu bilgisini verdi.

   Güney Kıbrıs’ta bahse konu otoritenin bundan 10 yıl önce kurulduğunu ve her birkaç yılda bir ileriye dönük stratejik planlarını açıkladığını kaydeden Feridun, Kuzey Kıbrıs’ta da böyle çağdaş ve bağımsız bir otoritenin oluşturulması ve ilgili faaliyetlerin ciddi bir düzenleyici çerçeveye oturtulmasının şart olduğunu kaydetti.

   İnternet çağında bu faaliyetlerin engellenmesinin mümkün olmadığına, fakat ‘hiç değilse’ sektörün ciddi bir yasal zemine oturtulabileceğine de dikkat çeken Feridun, bu sayede hem devletin bu sektörden ciddi bir gelir elde edeceğini, hem de bu tür faaliyetlerin yeraltına inmesinin engelleneceğini belirtti.

   Feridun, bu bağlamda konuya sadece ‘vergi geliri sağlayacak yeni bir kaynak’ olarak bakmamak ve bu sektörü kapsamlı bir şekilde değerlendirmek gerektiğini kaydetti.

“Kripto düzenlemelerinde bütün paydaşlar tatmin edilmeli”

   Mete Feridun, Kripto Para Yasası ile ilgili de görüş belirtti; kripto varlıklara ilişkin faaliyetlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesi konusunda hukuki düzenlemeler yapılmasını ise olumlu bulduğunu aktardı.

   Bu konudaki düzenlemelerin ise sadece söz konusu işlemlerin vergilendirilmesi olarak ele alınmaması gerektiğine işaret eden Feridun,  kaldı ki vergilendirme noktasında da belli sıkıntıların yaşanmasının mümkün olduğunu vurguladı.

   “Gerek kripto paraların sahiplerinin tespit edilmesi, gerek işlem takibinin uygulamadaki zorluğu dikkate alındığında, vergilendirmenin, yatırımcıları kayıt dışı mecralara itmeyecek seviyede gerçekleştirilmesi gereklidir” diyen Feridun, bunun da mevcut yasanın ‘bu faaliyetlerde bulunan yatırımcılar ve kurumlar ile istişare halinde’ hazırlanmasını zorunlu kıldığına dikkat çekti.

   Bütün paydaşları tatmin edecek bir ‘orta yol’ bulunmadan hazırlanacak vergilendirme sisteminin, faydadan çok zararının da olabileceği uyarısını yapan Feridun, “Bu konuda, ülkemizin gerçekleri ve bize özgü riskler de göz önünde bulundurularak bir mevzuat hazırlanmalı ve dünyadaki mevcut düzenlemelerden kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlanacak kuralların, mutlaka bize uygun olmayabileceği dikkate alınmalıdır” dedi.

   Benzer şekilde, başka ülkelerdeki mevzuatların sadece işimize gelen kısımlarını alarak, geriye kalan kısımlarını göz ardı etmemenin de elzem olduğunu vurgulayan Feridun, şöyle konuştu:

   “Örneğin Malta, kripto para birimleriyle ilgili vergilendirme açısından kapsamlı bir mevzuat hazırladı, fakat bununla da yetinmedi ve eş zamanlı olarak teknolojik inovasyonlar ve dijital teknolojiler ile ilgili mevzuatlar da hazırlayıp MDIA yani ‘Malta Digital Innovation Authority’ isminde bir kurum oluşturdu.”

Karavelioğlu: ‘Cevaplanması gereken’ sorular var

   Ahmet Melih Karavelioğlu ise Türkiye’nin kripto paraların kullanımında dünyada dördüncü, Avrupa’da ise ilk sırada yer aldığı bilgisini verdi.

   KKTC’de ölçme ve veri toplama sıkıntısı veya ‘isteksizliği’ olduğu için dünya genelindeki sıralamamızı bilememekle birlikte, ülke dışından ülkemize gelen yaklaşık 90 bin öğrencinin kripto paraları yoğun bir şekilde kullandığını gözlemlediklerini aktaran Karavelioğlu, “Kripto para ve forex hizmeti verilen ‘döviz büfelerine benzer’ büfelerin her geçen gün faaliyete geçtiğini görüyoruz dedi.

   Sanal betin özellikle Türkiye’de yaşayan kişilerin ilgisine mazhar olduğunun da bir gerçek olduğuna dikkat çeken Karavelioğlu, yasal düzenlemesi olmayan ve bu nedenle ciddi mağduriyet oluşturma potansiyeli taşıyan bu üç alanda hızlıca yasal düzenleme yapılmasının, bu alanların vergilendirilmesinin ve buradan temin edilen vergilerin ise var olan vergi mükelleflerinin vergi yükünün azaltılmasında kullanılmasının faydalı olacağına inandığını aktardı.

   Karavelioğlu, ‘yasal düzenleme’ denildiğinde aklımıza gelmesi ve ‘netleştirilmesi’ gereken soruların ‘akla ilk anda gelenlerini’ ise şöyle sıraladı:

   ‘Kripto varlık, forex ve sanal bet hizmet sağlayıcısı iznini alacak gerçek ve tüzel kişilere bu izni hangi devlet kurumunun vereceği; bu şirket sahiplerinde aranacak iflas, çek yasağı ve yüz kızartıcı suç işlememe gibi özelliklerin ‘tam olarak’ neler olacağı; bu şirketlerden istenen minimum sermayenin ne kadar tutulacağı; verginin nasıl alınacağı; yasaya uymayanların yaptırımlarının ne olacağı; şirket tasfiyesinin nasıl olacağı ve mağduriyet yaşanırsa müracaat makamlarının nereler olacağı’…

“Cazibe merkezi olabiliriz”

   Ahmet Melih Karavelioğlu, ayrıca, bu soruların çoğaltılabileceğini ancak çıkarılacak yasada ileride sorunlarla karşılaşmamak veya ‘en azından’ az sorunla karşılaşmak için hazır olduğu belirtilen taslağın, sektörün uzmanlarının görüşüne başvurulmak üzere tartışmaya açılmasının faydalı olacağını düşündüğünü de vurguladı.

   Türkiye’de özellikle kripto para reklamlarının yaygınlaştığını gözlemlediklerini ve işini iyi yapan çok önemli alım satım platformlarının varlığından da şüphesinin olmadığını aktaran Karavelioğlu, bu platformların bir ayağının da Kuzey Kıbrıs’ta olduğunu düşündüğünü kaydetti.

   “Yasal düzenlemeyi bir an öce yaparak ülkemizden de dünya markaları çıkmasını sağlayabiliriz” ifadelerini kullanan Karavelioğlu, bu alanları kötüye kullanarak insanların mağduriyetine yol açanların önünü kesecek mahiyette bir yasal düzenlemenin yapılmasına kimsenin itiraz etmeyeceğini ancak bu düzenlemeleri yaparken, KKTC’yi yurt dışındaki platformlar için bile ‘cazibe merkezi’ haline getirecek şekilde hazırlamanın önemli olduğu gerçeğine dikkat çekti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110