Yasalarımızı revize etmeliyiz

banner37

İngiltere’de düzenlenen hukuk eğitimlerine katılan Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum olan iki avukat, edindikleri deneyimleri paylaştı:

Yasalarımızı revize etmeliyiz
banner90
banner99

“İNGİLTERE’DE DAVALAR YILLAR SÜRMÜYOR”… İngiliz hukuk sisteminde davaların çok seri bir şekilde görüşüldüğünü ifade eden Kıbrıslı Türk Avukat Çise Gürkan, bunun nedenini İngiltere’deki dava yönetimi ile mahkeme prosedürlerinin hızlı ilerlemesine ve yeterli sayıda yargıç olmasına bağladı.
 

“ETKİLEŞİM, BİRLEŞMEYE KATKI SAĞLAR”… Kıbrıslı Rum Avukat Andreas Christofidis, sürekli etkileşimin ve engelleri kaldırma çabalarının iki toplumun daha da yakınlaşmasına katkı sağlayacağını ifade ederek, bunun adamızın yeniden birleşmesi çabalarını kolaylaştıracağına dikkat çekti.
 

Ramazan SAFA

   İngiliz Yüksek Komiserliği tarafından kısa bir süre önce İngiltere’de düzenlenen hukuk eğitimlerine katılan Kıbrıslı Türk avukat Çise Gürkan ve Kıbrıslı Rum avukat Andreas Christofidis, orada edindikleri deneyimlerini paylaştı.
   “Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türkler birlikte çalışabilir” mottosuyla yola çıkan hukukçular, Kıbrıslı Rum kökenli İngiliz Avukat Pavlos Panayi, Kıbrıslı Türk Kökenli Avukat Kerim Fuad ve İngiliz Kıdemli Yargıç Anthony Bate’in önderliğinde ve İngiliz Yüksek Komiserliği desteğiyle gerçekleştirilen eğitimde iki Kıbrıslı avukat İngiltere’de hukuk sistemini yerinde inceledi.
   İngiltere ile Kıbrıs’taki hukuk sistemlerini karşılaştıran Kıbrıslı Rum Avukat Christofidis, Kıbrıs’taki hukuk sisteminin 1960’lardan bu yana değişmediğini öte yandan İngiltere’de değişimin bir süreklilik arz ettiğini söyledi. Christofidis, “1960 yılına kadar iki sistem koordineli bir şekilde gelişti. Ancak o tarihten itibaren İngiliz hukuk sistemi Kıbrıslı sistemden çok daha hızlı bir şekilde gelişmeye devam ederken Kıbrıs hukuk sisteminin pek çok yönü 1960’tan bu yana değişimden uzak kaldı. İyi bir anayasa, her zaman değişime ve gelişime açık olmalıdır” dedi. İki ülkenin doğal olarak bazı farklılıklarının olduğunu ifade eden Kıbrıslı Rum avukat, “Mesela Kıbrıs'ta jüri çalışması yok. İki sistem farklı anayasal kurallar kümesine dayanıyor. Öte yandan, İngiliz hukuk sisteminin kolayca benimsenebilecek ve sistemimizi daha verimli hale getirebilecek özellikleri de bulunmaktadır” diye konuştu.
   “Benim düşünceme göre, İngiliz hukuk sisteminin, sistemimizde kolayca benimsenebilecek ve adalet yönetimini hızlandıracak bir takım yönleri var” diyen Christofidis, adalet yönetimindeki gecikmelerin Kıbrıs’ta karşılaşılan önemli bir konu olduğunu ifade etti.
 

Gürkan: Sömürge dönemi yasalarını kullanıyoruz


   İngiliz yargı sisteminin dünyanın en üstün ve en adil yargı sistemlerinden biri olduğuna inandığını belirten Kıbrıslı Türk Avukat Çise Gürkan ise “Elbette ki bu sistemin Kıbrıs’ta uygulanmasında az da olsa bazı eksiklikler ve kusurlar mevcut. Örneğin adanın hem kuzeyinde hem de güneyinde hâlâ büyük oranda İngiliz sömürge döneminden kalan yasaları ve mevzuatı kullanıyoruz. Sömürge döneminden bu yana İngiltere’deki hukuk sistemi modern çağın, ekonomi ve finans dünyasının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde gerek kodifiye edilmiş kanunlar gerekse de içtihatlar yolu ile sürekli yenilenmiş ve güncellenmiş olmasına rağmen, Kıbrıs’ta yasal sistem ve mevzuat büyük oranda sömürge dönemi ile aynı kalmıştır” diye konuştu.
   Hukuk sistemimizi ve yasalarımızı güncellerken ilk dikkatimizi çevirmemiz gereken sistemin İngiliz yargı sistemi olduğuna dikkat çeken Gürkan, “Ancak bu tabi ki İngiltere’de yürürlükte olan bir mevzuatı veya mekanizmayı herhangi bir değişiklik yapmadan Kıbrıs’ta birebir kopyalamamız veya benimsememiz gerektiği anlamına gelmiyor. İngiltere’de mükemmel bir biçimde işleyen bir mevzuat veya mekanizma Kıbrıs’ta aynı şekilde başarılı olmayabilir” dedi. Yasal reform çalışmaları yaparken İngiltere ile farklılıklarımızı göz ardı etmememiz gerektiğine vurgu yapan Gürkan, yerel koşullarımıza, kültürel, sosyal ve ekonomik yapımıza, adamızda genel olarak yaygın olan ticari işleyişe ve ihtiyaçlarımıza en uygun şekilde yasaları uyarlayıp ülkemize adapte etmemiz gerektiğini ifade etti.
 

Christofidis: İngiliz hukuk sistemini gözlemledik


   Kıbrıs'taki İngiliz Yüksek Komisyonu’na bu proje için müteşekkir olduğunu söyleyen Christofidis adadaki ziyaretine ilişkin, “UNFICYP Başkanı Elizabeth Spehar, Enfield Southgate milletvekili Bambos Charalambous ve Baro Konseyi yetkilileri ile görüştük. İngiltere ve Galler Hukuk Cemiyeti'ndeki seminerlere katıldık. Hâkimleri gözlemleme fırsatına eriştik. Pavlos Panayi ve Kerim Fuad ile çok verimli görüşmelerde bulunduk” dedi. Christofidis, “Genel olarak, program çok eğitici ve projenin Kıbrıslı Rum ve Türk katılımcıları da dahil olmak üzere diğer avukatlarla görüş alışverişinde bulunmak için harika bir yol oldu” diye konuştu.
   “Legal Study Visit in the UK” programının, temel amacının iki toplum arasındaki güven ve işbirliğini teşvik etmenin yanında Kıbrıslı genç avukatların İngiliz yargı sistemini daha yakından tanımasını ve iki ülkenin hukuki bağlarının güçlendirilmesini sağladığını söyleyen Gürkan da ziyareti hakkında, “İngiliz yargı sistemini bu kısa sürede mümkün olabilecek en iyi şekilde pratikte gözlemleme fırsatı bulduk” dedi.
   Gürkan bu ziyaretin, kendilerine özünde aynı hukuk sistemini paylaştıkları Kıbrıslı Rum meslektaşlarıyla işbirliği yapıp fikir alışverişinde bulunabilecekleri ortak bir platform sağladığını belirtti. Gürkan, “İngiltere hukuk, politika ve iş dünyasından çok değerli birçok profesyonel ile tanışma fırsatı yakaladık. Bu bizim için eşi benzeri olmayan müthiş bir deneyimdi” diye konuştu.
   Kıbrıslı Rum avukat Christofidis, “Ziyaret sayesinde İngiliz hukuk sistemini daha yakından tanıdık. İngiliz mahkemelerindeki davaları da gözlemleme şansımız oldu. Bu benim daha önce görmediğim savunma tekniklerini öğrenmemi sağladı” diyerek deneyimi kendi yereline de taşıyacağını ifade ederken, Kıbrıslı Türk avukat Çise Gürkan, “‘Networking’ anlamında asla tanışma imkanım olmayacak bir çok insanla tanıştım ve gerek iş gerek arkadaşlık açısından çok güzel bağlantılar kurdum” dedi. Gürkan, bu deneyimlerin sadece bireysel olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bu deneyim bize İngiliz yargı sistemi hakkında ciddi bir iç görü kazandırdı ve İngiltere’nin yargı alanındaki uzmanlığından yararlanarak kendi yargı sistemimizi aslında ne kadar ileri taşıyabileceğimizi ve geliştirebileceğimizi bir kez daha gösterdi” dedi.  Gürkan, İngiltere’deki gözlemlerini şöyle aktardı:
   “Ülkemizde davaların sonuçlanması yıllar sürebiliyorken İngiliz hukuk sisteminde davalar çok seri bir şekilde görüşülebilmekte ve kararlar çok erken açıklanmaktadır. Burada kilit nokta İngiltere’de dava yönetimi ile mahkeme prosedürlerinin çok verimli çalışması ve yeterli sayıda yargıç olmasıdır. Bu gibi sorunları aşmak için İngiliz hukuk sisteminden Kıbrıs’a adapte edebileceğimiz mekanizmalardan bir tanesi de bilgisayar teknolojisinin yargıya uygulanması, yani e-adalet sistemidir (e-justice). E-adalet sistemi ile tüm dosyalamalar elektronik ortamda yapılmakta ve dava ile ilgili tüm evrak ve materyallere elektronik ortamda erişilebilmektedir. Yine duruşmalar esnasında da mahkeme salonlarında bilgisayar teknolojisi kullanılmaktadır. Tüm bunlar davaların seri bir şekilde ilerlemesini ve adaletin erken tecellisini sağlamak için Kıbrıs’a uyarlayıp adapte edebileceğimiz araçlardan bazılarıdır.”
   İki toplum arasındaki sürekli etkileşimin ve engelleri kaldırma çabalarının iki toplumun daha da yakınlaşmasına katkı sağlayacağını düşündüğünü belirten Christofidis, “Bu kaçınılmaz olarak adamızın yeniden birleşmesi çabalarını kolaylaştıracak” dedi.
 

Gürkan: Sadece yasalarımız değil sorunlarımız da bir


   Gürkan, Kıbrıslı Rum meslektaşlarıyla birlikte geçirdiği bir haftada yaptıkları görüş alışverişleri neticesinde sadece hukuk sistemimiz ve yasalarımızın değil, aynı zamanda hukuki anlamda yaşadığımız sorunların da birçok ortak noktası olduğunu ifade ederek, “Bu sorunlara çözüm üretmek için işbirliği içerisinde çalışabileceğimizi anladık. Her şeyden önemlisi, “Kıbrıslı” olarak kültürel anlamda ne kadar benzediğimizin ve aslında benzer yanlarımızın farklılıklarımızdan çok daha fazla olduğunun farkına vardık. Ekibimizle çok güzel bir uyum yakaladık, onlarla zaman geçirmek ve işbirliği içerisinde çalışmak benim için oldukça keyifliydi. Bu program bana yıllar sürecek çok güzel, çok değerli dostluklar kazandırdı” diye konuştu.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner108