banner6

Yasama yine kilitlendi

banner37

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu dün toplanamadı. Genel Kurul toplantısının perşembe günü denetim göreviyle toplanması planlanıyor ancak o gün de meclisin açılıp, açılmayacağı belirsiz

Yasama yine kilitlendi
banner8

Ceren ÖZBİL

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu dün toplanamadı. Meclisin toplanamaması nedeniyle hükümet muhalefeti, muhalefet de hükümeti suçladı. Genel Kurul toplantısının perşembe günü yapılması planlanıyor.

Bilindiği üzere uzun bir süredir yurt dışında olan UBP milletvekili Hüseyin Özgürgün dışında hükümetin meclisteki koltuk sayısı 26’ydı ve Meclis Başkanı Önder Sennaroğlu’nun da Cumhurbaşkanı yerine vekalet etmesi nedeniyle dün hükümetin meclisteki koltuk sayısı 25’e düştü.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Önder Sennaroğlu, Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Armağan Candan, Başbakan Ersan Saner, UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu ve HP Genel Başkanı Kudret Özersay değerlendirmede bulundu.

Ayrıca CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman yazılı, YDP Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı da sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Sennaroğlu: Meclis Başkan Yardımcısı, meclisi açmadı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Önder Sennaroğlu, Cumhurbaşkanı’nın yurt dışında olması nedeniyle kendisinin Cumhurbaşkanı’na vekalet ettiğini ve kendisinin yerine vekalet eden Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Armağan Candan’ın da meclisi açmadığını söyledi. Sennaroğlu şu şekilde konuştu:

“Mecliste dün ziller çalmadı. Bunun nedeni benim Cumhurbaşkanlığı’na vekalet etmem nedeniyle genel kurula katılamayıp başkanlık yapamamam ve benim yerime vekalet eden Meclis Başkan Yardımcısı’nın da meclisi açmamasıdır.

Meclis Başkan Yardımcısı’nın meclisi açması gerekirdi. Açması durumunda da nisap var ya da yok belli olacaktı. Ancak Meclis Başkan Yardımcısı Armağan Candan, başkanlığa bir yazı gönderdi ve bu yazıda da ‘hükümetin nisabı sağlayamaması ve hükümetin hükümet olma gereklerini yerine getirememesi nedeniyle bugünkü oturumu açmayacağımı size bildiririm’ yazıyordu.”

Candan: Hükümet nisabı sağlayamadı

Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Armağan Candan, hükümetin nisabı sağlayamaması nedeniyle meclisin açılamadığını söyledi ve şu şekilde konuştu:

“Biz CTP Meclis Grubu olarak hükümetin nisabı sağlayamaması halinde meclise girmeyeceğimizi duyurmuştuk ve o şekilde hareket ettik. Gerek meclisin kapandığı dönemde gerekse de bugünlerde yaşananlar hükümetin ömrünün tamamlandığı anlamına gelmektedir.

Dolayısıyla meclisin hükümet tarafından açılamaması da bunun en önemli göstergelerinden biridir. Bu nedenle bir an önce seçim tarihinin belirlenip yeni bir meclisin ortaya çıkması sağlanmalıdır.

Saner: Meclisi açmaya çalışmadan ‘nisap sağlanamadı’ demek doğru değil

Başbakan Ersan Saner, hükümetin nisapta herhangi bir sorunu olmadığını ve eğer Meclis Başkan Yardımcısı, meclisi toplasaydı nisabın sağlanmış olacağını belirtti. Saner şu şekilde konuştu:

“Bizim ve hükümet ortaklarımızın tüm milletvekilleri dün meclisteydi. Fakat Cumhurbaşkanı’nın ülkede olmaması nedeniyle Meclis Başkanı ona vekalet ediyor ve Meclis Başkanı’na da Meclis Başkan Yardımcısı vekalet ediyor.

Meclis Başkan vekili de ne yazık ki meclise girip, meclisi açmakla ilgili herhangi bir girişimde bulunmadı. Bu nedenle meclisi açmadan ‘mecliste nisap sağlanmaz’ demek de gerçeklerle bağdaşmaz.

Zaten biz şu anda 26 milletvekili sayısına sahibiz. Meclis Başkanı da Cumhurbaşkanı’na vekalet ettiği için dün meclisteki sayımız 25’ti. Meclis Başkan Yardımcısı kürsüye çıksaydı meclis açılacaktı. Ancak bu konuda CTP’nin kendi gurubunda aldığı bir karar var ve meclise girmediler.”

“Hukukçulardan görüş aldık”

Meclis Başkan Yardımcısı Armağan Candan vasıtasıyla Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na bir yazı gönderildiğinden söz eden Saner, şu şekilde konuştu:

“Yazılan yazıyla da; İçtüzüğün 16/4 maddesine göre; Meclis Başkanı ve Meclis Başkan Yardımcısı’nın yokluğunda en yaşlı üyenin genel kurulu yönetmesi konusunda gereğinin yapılması rica edilmiştir.

Bu konuda meclis hukukçularından görüş aldık.

Genel kurula hiç girilmemesi ve yoklama yapılmaması halinde nisap olup, olmadığı hukuken belirsizken 24 saatlik erteleme söz konusu olamaz. İçtüzük madde 58/5’in yoklama yapıldıktan sonra nisap sağlanmazsa, meclis başkanı tarafından oturumun en çok yarım saat ertelenebileceği yönündedir. Bu süre sonunda yeter sayı yoksa birleşimin kapanacağı ve 24 saat sonra aynı gündemle toplanacağı Meclis Başkanı tarafından duyurulur. Duyurulan günde de toplanmaması halinde meclis açılana kadar 24 saatlik çağrı yenilenir.

Burada yine hukukçuların görüşü devam ediyor. Meclis Genel Kurulu’nun hali hazırdaki durumda makam açısından yokluktan söz edilemez. Yani 4 Ekim’deki birleşimde nisapsızlık hukuken gerçekleşmemiştir. Yani Genel Kurul salonuna hiç girilmemesi ve yoklama yapılıp, nisabın sağlanamadığının tespit edilememesi halinde 58’inci maddenin 5’inci fıkrası uygulanamaz. Konu tamamen meclis başkanının ve vekilinin yetkisindedir. Meclis Başkan vekilinin girip bunu yapması gerekirdi. Bu toplantı otomatik olarak pazartesi yapılacak.”

Hasipoğlu: Biz hazırdık

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, UBP olarak meclisin dün açılması için hazır olduklarını belirterek gündemde erken genel seçim tarihiyle ilgili yasa tasarısı olduğunu hatırlatarak, “Herkes erken genel seçim diyor ama bu yasayı da görüşmek için nisaba destek verilmiyor” dedi.

Hasipoğlu, şöyle dedi:

“Herhangi sıkıntımız yoktu. Önemli yasalar vardı. Komitelerde oybirliği ile geçen yasalar vardı. Bunlar arasında Muhaceret Affı, Tarım Sigorta Fonu Bütçesi, Orman Yasası değişikliği, Kan Bileşenleri Yasası, Evlilik Dışı Çocuklar Yasası vardı. Bütün bunlar herhangi bir ideolojik unsur içermeyen vatandaşın yararına olabilecek yasalardı. Bunların geçmesini bekliyorduk. Ancak meclis açılmadı. Daha da önemlisi erken genel seçim tarihi ile ilgili bir yasa tasarısı vardı.

Herkes erken genel seçim diyor ama bu yasayı da görüşmek için nisaba destek verilmiyor.

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı yurt dışında olduğu için ona Meclis Başkan yardımcısı, Meclis Başkanı’na da Meclis Başkan Yardımcısı vekalet eder. Ancak Meclis Başkan Yardımcısı bu görevini dün yerine getirmedi.

Meclis Başkanlığı’na bir yazı gönderdi ve meclisi açması gerekçesi olarak da hükümetin nisabı sağlayamamasını gösterdi ve CTP meclis grubunun da almış olduğu karar doğrultusunda meclisi açmayacağını belirtti. Daha sonra Meclis İçtüzüğü’nün 16 maddesinin 4’üncü fıkrasına göre; meclis başkanının ve meclis başkan yardımcısının yokluğunda en yaşlı üyenin meclisi yönetmesi konusunda gereğinin yapılmasını rica ederim dedi. Ancak bu yasaya aykırı bir bildirimdir. Çünkü atıfta bulunduğu 16. maddenin 4’üncü fıkrası meclis başkanı ve meclis başkanı yokluğunda diyor. Ancak yokluk hiç orada olmamasıdır. Meclis Başkan Yardımcısı bütün gün meclisteydi. Bana göre Meclis İçtüzüğü’ne aykırı bir karar alındı.”

Arıklı: Bu sadece hükümetin değil muhalefetin de sorunudur

Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Arıklı, “Ya istifa, ya da muhalefetin sunacağı Gensoru. Muhalefet; ‘26’nız yok istifa edin’ diyor ama kendisi de 26’yı bulup gensoru ile Hükümeti düşüremiyor” dedi. Arıklı’nın açıklaması şu şekilde:

“Azınlık hükümetleri de, demokrasinin içinde var olan bir olgudur. Demokratik ülkelerde sıklıkla görülen bir hükümet modelidir. Bu hükümet, güvenoyu almış ama Meclis’te çoğunluğu olmayan bir hükümettir.

Bu hükümetin düşmesinin 2 yolu vardır. Ya istifa, ya da muhalefetin sunacağı Gensoru.

Bizde muhalefet; “26’nız yok istifa edin” diyor. Ama kendisi de 26’yı bulup gensoru ile Hükümeti düşüremiyor... Meclis açılamıyor. Bu sadece Hükümet’in sorunu değildir. Muhalefetin de sorunudur.

YDP olarak biz nasıl geçmişte sorumlu muhalefet olarak 4’lü koalisyonun nisap sorununa yardımcı olmuşsak, aynı sorumluluğu şimdiki muhalefetten de bekleriz. Öte yandan, Hükümeti Anayasa’yı çiğnemekle suçlayan CTP, Anayasa’nın amir hükmüne rağmen, bugün Meclis Başkan Yardımcısı’na Meclis’i açtırmayarak Anayasa’yı çiğnemiş olmuyor mu? Aklıma Nasreddin Hoca’nın malum fıkrası geldi. Hani demiş ya; ‘Yakışıyor bizim haspaya.’ ”

Erhürman: Hükümetin zihniyeti Kıbrıs Türk halkını yok etmeye çalışan bir zihniyet

banner134

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, hükümetin sahip olduğu zihniyetin, Kıbrıs Türk halkını yok etmeye çalışan bir zihniyet olduğunu savundu.
Halkın özgüveninin sürekli zedelendiğini öne süren Erhürman, yaşananların Kıbrıs Türk halkının varoluş sorunu olduğunu belirtti.
CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, katıldığı bir televizyon programında Meclis’in itibarının bu kadar yerle bir olduğu başka bir dönem yaşanmadığını iddia ederek, Meclis’in halk nezdindeki itibarının her gün biraz daha aşağıya çekildiğini savundu. Meclis Başkanı’nın röportajına işaret eden Erhürman, “Tarihte böyle kötü bir hükümet görülmedi” dedi.
Hükümetin, Meclis’i de yok saydığını ileri süren Erhürman, hükümetin, Anayasa’ya aykırı yasa gücünde kararname yaptığını savundu. CTP Genel Başkanı Erhürman, “Anayasa’yı, hukuku, halkın gözünün içine baka baka bu kadar paspas eden ve ben bunu yaparım diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Bu zihniyetin ne Anayasa ne de hukuk tanıdığını iddia eden Erhürman, “Fakat Anayasa’sını tanımadığı devleti sözde yüceltmeye de devam ediyor” dedi. Erhürman, yargının itibarının da zedelendiğini ifade etti.
“Sizden bir şey olmaz, sizin kurumsal yapınızdan bir şey olmaz” diyerek, halkın özgüveninin sürekli ‘dövüldüğünü’ öne süren Erhürman, bu zihniyetin, Kıbrıs Türk halkını yoklukla malul kılmaya çalışan bir zihniyet olduğunu savundu.
“Bir halkı vurursunuz, döversiniz, öldürürsünüz ama yok edemezsiniz. Ama bir halkın özgüvenini yok ederseniz, evet o zaman o halkı yok etmeye ramak kaldı demektir” ifadelerini kullanan Erhürman, kendilerinin engellemeye çalıştıklarının bu olduğunu kaydetti. Erhürman şöyle devam etti:
“Kurumsal yapımıza sahip çıkmazsak, biz de aslında o oyunun parçası haline gelmeye başlarsak, bu zihniyeti, bizi getirmeye çalıştığı yere muhalif bir tonla eklemlenmiş oluruz. Bu memleketin kurumsal yapılarının yok edilmesine istemeden de olsa hizmet etmiş oluruz.”
CTP’nin geçtiğimiz dönemde 6 ilçede sokağa indiğine değinen Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının bu kadar kötüsünü hak etmediği için CTP’nin sokağa indiğini söyledi.
Erhürman, “Bizimle diyalog kurmak isteyen, daha sert ve birlikte hareket edecek bir muhalefetle, herkesle diyalog kurarız. Kim bizimle diyalog kurmak istiyorsa, kuruyoruz” diye konuştu.
“Kıbrıs Türk halkı fark etmek zorundadır ki yaşananlar Kıbrıs Türk halkının varoluş sorunudur” diyen Erhürman şunları kaydetti:
“Kıbrıs Türk halkının kurumsal yapısının yok edilmesi, Kıbrıs Türk halkının yok edilmesi anlamına gelir. Bu hükümet şu anda Kıbrıs Türk halkının kurumsal yapısını yok etmeye yemin etmiş gibi davranıyor.”
Asıl meselenin Kıbrıs Türk halkının kurumsal yapısına sahip çıkmak olduğunu ifade eden Erhürman, halkın artık olan biteni izlemesi gerektiğini söyledi. Meclis’in açılamadığı gibi kapanmayı da beceremediğini ifade eden Erhürman, kurumsal yapının yerle bir edildiğini savundu. Ülkede tarafsızlık ilkesinin de paspas edildiğini ileri süren Erhürman, memleketin bu hale gelmesinin sebebinin Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) kurultay yarışı olduğunu savundu.
UBP’nin kurultaya konsantre olduğunu ifade eden Erhürman, önümüzdeki seçimin her açıdan çok kritik olduğunu kaydetti. Erhürman, şu anki Meclis’in başka hükümet ‘doğuramayacağının’ açık olduğunu belirtti.
Halkın bu Meclis’e dair beklentisinin kalmadığını savunan Erhürman, bu yapının, halkın iradesini temsil eden yapı olmadığını ifade etti.
Erhürman, “Bu Meclis, gerçek anlamda bir hükümet doğuramaz artık. Bu işin kışta bitmesi gerekiyor. Şu anda hükümet yok. Olmayan hükümet, 6 ay daha ömür biçmeye çalışıyor kendine. Gün geçtikçe, seçime yaklaştıkça daha da tuhaf laflar söylenmeye başlandı” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Tatar’ın ise ülkede durmadığını ifade eden Erhürman, “Sayın Tatar nereden bilecek ki memlekette sorun var mı? Memlekette durduğu yok. Memlekette ne oluyor, ne bitiyor haberi yok” dedi.

Özersay: Meclis desteğine sahip bir hükümet yoktur

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, başbakanın yaptığı hesabın doğru olmadığının bir kez daha ortaya çıktığını söyledi ve Başbakan’ın “Bizim 26 milletvekilimiz var, sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum” dediğini hatırlattı. Özersay şu şekilde konuştu:

“Başbakan’ın aslında durumu doğru okuyamadığının vekillerinin ve hükümeti oluşturan milletvekillerinin duruşunu ve tavrını doğru okuyamadığının göstergesidir. İkincisi eğer hükümet vardır diyorlarsa bu nisabı sağlayabilmeleri gerekiyor. Meclis desteğine sahip bir hükümet yoktur. Bu ispatlanmıştır. Üçüncü nokta olması gereken 24 saat sonra yani bugün tekrardan meclisin açılmasını denemeleriydi. Daha önce böyle oldu.

Toplayamamaları durumunda 24 saat sonra yine denemeleri gerekirdi. Belli ki bir sonuca ulaşamayacaklarını anlayınca bir karar aldılar ve meclis toplantısını perşembeye ertelediler. Böyle bir yetkileri yok.

Böyle bir içtüzük maddesi de yok. Dolayısıyla hukuka aykırı bir şekilde meclisi toplantısını kendi başlarına perşembeye ertelendiklerini öğrendik. Perşembe günü normal şartlarda denetleme günüdür. Meclisin denetleme toplantısı muhalefetin konuştuğu hükümeti denetlediği toplantıdır. Ancak perşembeye aldıkları bu toplantı yasamaya ilişkin bir toplantıdır.

Dolayısıyla yasamaya dair bir toplantı yapıyorlarsa perşembe gününün dünden bir farkı yoktur ve eğer hükümetiz diyorlarsa nisabı kendileri sağlamak durumundadırlar. Ya da çıkıp diyecekler ki “biz aslında meclis desteğine sahip bir hükümet değiliz, her ne yapacaksak muhalefetin desteğini alarak yapmak zorundayız” ve oturup seçim tarihi ve belli bazı yasalar konusunda da muhalefetle uzlaşma arayışına girecekler. Eğer bunu yapmıyorsa meclis desteğine sahip olmayan bir hükümet olduğu görüntüsünü vermeye çalışması anlamsız. Hükümet meclis desteğini sahip değildir. Bu malumun ilanıdır. Perşembe gününe toplantıyı kendi başına ertelemesi de hukuka pek de uygun görülmüyor. Keyfi bir biçimde bu uygulamayı yaptı gibi görünüyor. Biz de bunu inceleyeceğiz. Meclisi toplayamayan, görev başında kaldığı sürece de ülkeye zarar veren bir hükümet var. O nedenle Halkın Partisi memlekete faydası olacağına inansa hükümete nisap desteği verirdi. Bugün gelinen noktada memlekete her bir geçen gün zarar veren bir hükümete HP’nin destek vermesi söz konusu olamaz.”

Özyiğit: Devlet böyle yönetilmez

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, devletin bu şekilde yönetilemeyeceğini söyleyerek “Bu hükümete artık destek vermeyeceğini açıklayan Bertan Zaroğlu var. Bunun dışında hükümetin 26 vekili var. Ancak belli ki bu 26’nın da artık her birinin ayrı bir hesabı var ve bir şeyler istiyorlar” dedi.

Özyiğit, şöyle devam etti:

“Bir kısmının kurultay kavgası var, bir kısmının farklı talepleri var. Sayın Başbakan’da kurultay var diye kimseyi kırmamaya çalışıyor. Ancak böyle devlet yönetilmez. Herkesin çektirilerek ansızın oturtulduğu başbakanlık koltuğunu korumaya çalışıyor. Böyle bir demokrasi anlayışı hiçbir yerde yok. Bu ülkenin bu yapı ile demokratik ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir ülke olduğunu söylemek zor. Ayrıca Cumhurbaşkanı da hiç koltuğunda oturmuyor. Müdahalelerle seçildi anladık ancak memleketin sorunlarıyla da ilgilensin. Üstelik kendi hükümeti nisap sorunu yaşıyor.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104