YDP’den cumhurbaşkanlığı adaylığı için 2 kişiye teklif

banner37

KIBRIS TV’ye konuşan Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Arıklı, cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik çalışmalara başladıklarını, şimdilik kendisinin aday olma düşüncesi bulunmadığını ancak kararı partinin vereceğini söyledi

YDP’den cumhurbaşkanlığı  adaylığı için 2 kişiye teklif
banner90

   Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı, cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olmayı düşünmüyor. Partiden bazı kesimlerin aday olması yönünde önerileri olduğunu belirten Arıklı, kendisinin çok güvendiği ve inandığı iki isme adaylık için teklif götürdüğünü açıkladı.

   Arıklı, isimler konusunda ise sır vermedi, söz konusu şahıslardan yanıt beklediğini söyledi.

   Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın seçime girerse, ikinci tura kalmayacağına inanan Arıklı, ikinci tura soldan Tufan Erhürman’ın kalacağını iddia etti.

   “Parti tabanımız Tufan Erhürman’a sempati ile bakıyor” diyen Arıklı, Kudret Özersay’la ilgili aynı düşüncede olmadıklarını söyledi.

   Arıklı, KIBRIS TV’de yayınlanan “Hasan Hastürer’le Bugün” adlı programa konuk oldu ve gündemi değerlendirdi.

SORU: Yabancılara karşı toplum olarak farklı bir yaklaşımımız var. Ne dersiniz, size göre normal mi?

ARIKLI: Bana göre son derece normal. Ada ülkelerinin ve ada halklarının klasik tepkisidir bu. Dışardan gelene kapalı olma. 1571’de Türkiye’den gelenlere karşı ada halkının ve özellikle Rumların tavrı budur. Aradan asırlar geçmesine rağmen Rumlara göre “Kıbrıslı Türkler 400 yıllık misafirlerdir”. 1975’ten sonra adaya gelenler de aradan 40 yıl geçmesine rağmen bazılarının bakış açısına göre bir türlü Kıbrıslı olamıyorlar.

SORU: Kamuoyunu oldukça meşgul eden Yaşar Ersoy’un tiyatro oyunu hakkında ne düşünüyorsunuz?

ARIKLI: Bir kaşık suda fırtına koparılıyor. Geçmişteki Tiyatro Müdürü, Sayın Ersoy ile bir anlaşma yapmış. Ersoy bu işin karşılığında 15.000 TL para alacak. Yani bu işin karşılığında bir ücret alacaktı. Ortada bir işçi-işveren ilişkisi var. İşçi işverene kural dayatabilir mi?

   Devlet Tiyatroları’nın bir takım kuralları ve oyunları inceleyen kurulları var. Yeni Müdür ve Edebi Kurul Sayın Ersoy’un yazdığı oyunu etik ve edebi açıdan uygun bulmadı. Senaryoyu okuduktan sonra şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ben burada hiçbir edebi değer bulmadım ve ben asla çocuklarımla bu oyunu seyretmem. İçerisinde son derece ayıp ahlaki açıdan kabul edilemeyecek cümleler var. Bu konuşmaları burada okusam emin olun Yayın Yüksek Kurulu bu kanalı ya kapatır ya da ciddi ceza keser.

SORU: Hükümet ortaklarının farklılığını özellikle Kudret Özersay’ın tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

ARIKLI: Sayın Özersay, sırf soldaki bazı entelektüellere şirin gözükmek için alelacele bir açıklama yaptı ve okumadan içeriğini bilmeden bu oyunun arkasında olduğunu söyledi. Hatta Eğitim Bakanı ile görüştüğünü falan ifade etti. Bu ibarelerin olduğu bir senaryonun arkasında nasıl durur merak ediyorum.

   Türkiye ile Kıbrıs Türklerini karı-koca ilişkisi içinde gösteren bu oyunun içeriğini okuduktan sonra hâlâ savunuyor mu merak ediyorum. Yani sola şirin gözükebilmek için sağdaki muhafazakar ve mütedeyyin vatandaşları küstürüyor. Ben burada Eğitim Bakanı’nın tavrını doğru buluyorum.

SORU: Bir vatandaşımız 1571’den sonra bu adaya gelenler ile 1975’ten sonra bu adaya gelenlerin geliş şekillerinin aynı olmadığını söylüyor. Ne dersiniz?

ARIKLI: Osmanlı bir yeri fethettikten sonra orayı Türkleştirebilmek için çok ciddi bir göç politikası izlerdi. Yüzlerce yılın tecrübesi ile yapardı bu işi. 1571’den sonra adaya yaptırılan göçte bu tecrübe ile yapılmış Anadolu’da saf Türkmenlerin yaşadığı yerlerden her 10 haneden 1 hane olmak kaydı ile çeşitli mesleklerden insanlar bu adaya gönderilmiştir. Tesadüfi seçilmiş insanlar değildi.

   1975’ten sonra ise yapılan göçte ciddi bir iskan politikası yanlışlığı yapılmış ve Türkiye’den gelen vatandaşlarla ada Türklerinin entegrasyonu düşünülmeden iskan ve yerleştirme yapılmıştır. Tarihi geriye sarma şansımız yoktur. Olan olmuştur. Bu saatten sonra artık bu entegrasyonu tamamlayacak politikalar üretmek gerekiyor.

SORU: Osmanlı döneminde müftü İstanbul’a yazı yazarak adada misyonerliğin arttığını ve bazı köylerin Hıristiyanlığı kabul ettiğini söyler. Bunun için Anadolu’dan buraya gezici imamlar gönderilmesini ister. Oysa o dönemde Ortodoks Hıristiyanlarla, Müslümanların arasında Katoliklerin de olduğu bu din değiştirdiği iddia edilen kesimin aslında Katolikler olabileceği, Linobombakilerin de bunlar olabileceğini düşünüyorum. Bir tarihçi olarak ne dersiniz?

ARIKLI: Doğru olma ihtimali yüksek bir tezdir. Mustafa Haşim Altan’ın araştırmalarına göre Hıristiyanlığı kabul eden 12 civarından Türk köyü var o dönemde. Ama ben yüksek lisans tezimde konuyu araştırırken bu konuda detay maalesef bulamadım. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ada Türklüğü Türklük dünyasında safiyetini koruyan tek Türk halkıdır. Bu konuda benim “Yaşayan Türk Halkları ve Tarihleri” kitabım var. Orada detaylı inceledim ve yazdım. Saflıklarını korumalarının sebebi, Ada’da yaşıyor olmaları ve Rumlarla son derece sınırlı sayıda evlilik yapmalarıdır.

SORU: Bir vatandaşımız soruyor; “Devlet üstüne devlet kurulur mu? Bizim bir devletimiz vardı. Ona sahip çıkmadık”.

ARIKLI: Elbette devlet üstüne devlet kurulur. 1990 yılında BM’ye üye sayısı 152 idi. Şu anda 194. Yani 42 yeni devlet kurulmuş bu süre zarfında. Kurulan her devlet bir başka devletin isteyerek veya istemeyerek parçalanması sureti ile ortaya çıkmıştır. 1960’ta kurulan devleti biz yıkmadık ki. Bizi o devletten zorla attılar. Aradan bu kadar süre geçti. Defalarca görüşmemize rağmen tekrar bir arada yaşayacak ortamı yaratamadık. Adamlar bizi istemiyorlar.

SORU: Sizin Kıbrıs konusundaki düşünceniz ve alternatifiniz ne?

ARIKLI: Biz müzakerelerin kesilmesinden yana değiliz. Müzakereler devam ederken B Planı’nın da uygulanmasını ve KKTC’ye yeni ufuklar kazandıracak hamlelerin yapılmasını istiyoruz. “Tek Alternatifimiz Federasyon’dur. Başka çaremiz yoktur. BM kararları ortada iken bizi tanımazlar” dediğiniz anda sizin müzakerelerde başarılı olma şansınız olmaz. Siz çaresizliğinizi ortaya koyarak pazarlık yapamazsınız. İşte B Planı uygulamaya konulur ve mesela bazı ülkeler KKTC’yi tanıma yönünde girişimler yaparsa o zaman Güney Kıbrıs neyi kaybettiğini anlayacak ve o zaman sizin haklarınızı teslim eden bir anlaşmaya onay vereceklerdir. Biz bunu yapabiliriz. 2006 yılında Kırgızistan’a siz de geldiniz. Oradaki durumu gördünüz. Ben KKTC’yi dışarıda temsil etmiş birisi olarak diyorum ki biz bu işi yapabiliriz. KKTC’yi dışarıya açabiliriz. Bizim kafamızda tek çare federasyondur düşüncesi olduğu müddetçe başka bir devletin bizi tanıması mümkün değildir. Kosova BM kararına rağmen 120 civarında ülke tarafından tanındı. Niçin BM Heyeti gelip Kosova ve Sırbistan yöneticileri ile görüştü ve günün sonunda bir rapor yazdı ve dedi ki; “Bu 2 halkın bir arada yaşaması mümkün değildir.” Bu rapora dayanarak 120 devlet Kosova’yı tanıdı. Biz de böyle bir kararlılık var mı?

SORU: Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yatakları konusunda ne düşünüyorsunuz. Türkiye ve KKTC Doğu Akdeniz’de yeterince var mı?

ARIKLI: Elbette var. Hem de güçlü bir şekilde var. Türkiye kısa bir süre önce Mavi Vatan tatbikatı ile Doğu Akdenizde güçlü bir gövde gösterisi yaptı. 3 denizde hava, kara ve deniz unsurlarının katıldığı o muazzam tatbikattan sonra Güney Kıbrıs’la savunma işbirliği anlaşması yapan devletlerin sesi kesildi. Şu anda Türkiye hem kendisinin hem de KKTC’nin Münhasır Ekonomik Bölgelerinde sondaj çalışmaları yapıyor ve kimse de ses çıkaramıyor. Türkiye büyük devlettir.

SORU: Türkiye ile ilişkileriniz nasıl?

banner9
ARIKLI: Diğer partilerin ilişkisi neyse bizim de öyle. Özel bir ilişkimiz yok. Zaman zaman gelen giden heyetlerle görüşüyoruz hepsi bu.

SORU: Kendinizi siyasi yelpazenin neresinde görüyorsunuz?

ARIKLI: Siyasi yelpazenin ne sağında ne solundayız. Merkezin tam ortasındayız.

SORU: Mesela eğitim konusunda ne düşünüyorsunuz?

ARIKLI: Şu anda uyguladığımız sistem gayri milli bir eğitim sistemidir. Ülke ihtiyaçlarına milli ve manevi değerlerimize bağlı nesiller yetiştirmiyoruz. 2030 yılında şu andaki mesleklerin % 70’i ortadan kalkacak. 2030’lu yılların ihtiyacına göre eğitimi düzenlememiz gerekiyor.

SORU: Bizden ve Türkiye’den başka herhangi bir ülkede Eğitim Bakanlığı’nın önünde “Milli” kelimesi olan bir başka ülke var mı?

ARIKLI: Bizden başka hiçbir ülkede Eğitim Bakanlığı’nın adında “Milli” kelimesi yoktur. Ama hepsinin eğitim sistemi millidir. Bizde Eğitim Bakanlığı’nın önünde “Milli” yazar ama sistem gayri millidir. Mesela Güney Kıbrıs’ta Eğitim Bakanlığı tamamen Kilise’nin kontrolündedir.

SORU: Ülkemizde ciddi bir sosyal adalet problemi var mı sizce?

ARIKLI: Elbette var. Ülkemizde büyük bir kitle sosyal yardım ve asgari ücretle yaşamaya çalışırken bir imza ile birkaç milyonu cebe indirenler var. Ben buraya gelmeden önce EL-SEN 4 jeneratör alınmasa genele greve gideceğini söylüyor. Ben Meclis kürsüsünde defalarca rakamlar ortaya koyarak anlattım. Bu jeneratör ihalesinde birilerinin cebine 10 milyon Euro’dan fazla para girecek. EL-SEN bu rantın neresinde. Malta bu jeneratörlerden 11 tane aldı ve 1 yıl sonra bunları tekrar elden çıkardı. Çünkü hem ekonomik değil, hem de çevreye zehir saçıyor. Güney Kıbrıs 2 defa ihale açtı ve ikisinde de gerekli faydayı elde edemeyeceğini anlayınca vazgeçti ve şimdi Hibrit Santral kuruyor.

   Güney Kıbrıs Troyka’nın dayatması ile elektirik üretimini özelleştirdi. 3 firmaya lisans verdi. AB böyle istiyor çünkü. Bizde ise sorarsanız bir numaralı AB’cidir bu adamlar. Ama bu kurallar söz konusu olduğunda “Bizim kendimize göre şartlarımız var” derler. Siz AB’nin neresindesiniz kardeşim?

SORU: Bertan Zaroğlu’nun gelir ve gideri tartışma konusu var. Bu konuda ne dersiniz?

ARIKLI: Zaroğlu’nun ailesi oldukça zengin. Milletvekili maaşına ihtiyacı yok. Bu maaşı zaten genellikle dağıtıyor. Ailesinin binlerce dönüm arazisi var.

SORU: Yapılacak olan seçimlerde Meclis’e giremeyecek parti var mı sizce?

ARIKLI:  2.5 parti meclise giremez. Biz şu anda 2. parti durumundayız. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra durum değişebilir.

SORU: Cumhurbaşkanlığı konusunda ne düşünüyorsunuz. Aday olacak mısınız?

ARIKLI: Benim kafamda çok değerli 2 isim var. Onlara teklifimizi yaptık. Partideki arkadaşlarım benim adımı zikrediyor. Bense çok değerli bu 2 isimden haber bekliyorum. Elbetteki son kararı Partimizin yetkili kurulları verecek.

SORU: Yerli mi bu 2 isim?

ARIKLI: Evet. 2’si de yerli.

SORU: Sayın Akıncı’nın 2. tura kalma durumu var mı?

ARIKLI: Hayır sanmıyorum. İkinci tura soldan Tufan Erhürman kalır. Sağdan ise bakacağız.

SORU: Partinizin Tufan Erhürman’ı sempati ile baktığını söyleyebilir miyiz?

ARIKLI: Evet. Parti tabanımız Tufan Erhürman’a sempati ile bakıyor. Tufan Hoca’nın oy oranı partisinin oyundan çok ilerde.

SORU: Kudret Özersay?

ARIKLI: Hayır?

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108