banner6

Yemeklik yağa lâpsana alternatifi

banner37

Yemeklik yağa lâpsana alternatifi
banner150 banner151 banner143

Eniz ORAKCIOĞLU

   Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılarla birlikte zamların ardı arkasının kesilmemesi vatandaşı sürekli farklı alternatifler üretme yoluna yitiyor.

   Piyasadaki fiyat artışlarının yansıdığı ürünlerden biri olan Ayçiçek yağı noktasında da vatandaş alternatif arıyor.

   Ayçiçek yağına alternatif olabilecek yağların başında kanola (lâpsana) yağı gelirken, ülkemizde kanola yağının hammaddesi olduğu halde ne üretimi, ne de ithalatı yapılıyor.

   Kanola yağı, özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere dünyanın birçok ülke mutfağında yaygın olarak kullanılıyor, hatta Japonya, Çin, Güney Kore gibi bazı ülkelerde kanolaların çiçeklendiği dönemde kanola tarlaları turizme açılıyor.

   Türkiye’de de son yıllarda kanola tarımına başlandığı, özellikle Trakya bölgesinde Ayçiçeği’nin yanı sıra kanola tarımının yaygınlaştığı biliniyor.

   Konu ile ilgili KIBRIS’a konuşan Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü, eğer devlet maliyetleri düşürüp lâpsana yani kanola bitkisinden hardal ve kanola yağı üretimini desteklerse iç piyasaya yetecek üretimin yapılabileceğini söyledi.

   Ülkemizde birçok yerde kendi kendine yetişen lâpsana bitkisinin 130 çeşidi olduğunu, yabani yetişen lâpsananın enerjisi düşük olsa da üretimde kullanılabileceğini ifade eden Mamülcü, gerekirse boş arazilerin de enerjisi yüksek lâpsana bitkisi yetiştirilmesinde kullanılabileceğini ifade etti.

“Maliyetler düşürülürse hardal ve kanola yağı üretilebilir”

   Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü, hardal ve kanola yağı üretiminde kullanılan ve ülkemizin her köşesinde yetişen lâpsana (kanola) bitkisinin değerlendirilebileceğine dikkat çekti.

   Rusya-Ukrayna Savaşı ile gündeme gelen Ayçiçek ve Ayçiçek yağı sorununun, üretimdeki düşüş, stoklardaki azalma ve fiyatların yükselmesi ile alternatif yağları gündeme getirdiğine işaret eden Mamülcü, ülkemizde çok sayıda boş arazi ve tarla olduğunu endüstriyel anlamda ayçiçeği ve lâpsana üretimi yapılarak iç piyasanın ihtiyacının karşılanabileceğini söyledi.

   Mamülcü, hardalın ve kanola yağının hammaddesi olan lâpsananın endüstriyel anlamda kullanılabileceğini ama fabrikasyon noktasında maliyetlerin şu anki halde oluşu ile üretimin kurtarmayacağını belirtti.

   Üretim için rekabet edilebilirliğin sağlanması gerektiğinin altını çizen Mamülcü, şu an üretimde elektrik, yakıt, işçilik, gümrük ve fonlarla rekabet edilebilirliğin mümkün olmadığına dikkat çekti.

   Mamülcü, üretim yapabilinmesi için devlet desteği ve üretim yapılacak alanların fonlanmasının şart olduğunun altını çizdi.

“Hem Ayçiçek, hem de kanola yağı üretebiliriz”

   1974’ten önce Ayçiçek yağının hammaddesi olan ayçiçeğinin ülkemizde üretildiğine ve çok su ve maliyet gerekmeden üretilen bir bitki olduğuna vurgu yapan Mamülcü, tarımda şu anki ezberin bozulması gerektiğine dikkat çekti.

   Mamülcü, lâpsana bitkisinin 130 çeşidi olduğunu söyleyerek, hepsinin enerjisinin de farklı farklı olduğuna vurgu yaptı.

   Yabani lâpsananın enerjisinin düşük olduğunu ama üretimde kullanılabileceğini belirterek, gerekirse enerjisi yüksek lâpsana üretilerek yabani lâpsana ile karıştırılıp kullanılabileceğini kaydetti.

“İthali daha ucuz diye üretimden koptuk”

   Mamülcü, Türkiye’de birçok tarımcının üretimden koptuğunu çünkü ürünün ithalinin maliyetlerden daha ucuza geldiğine dikkat çekerek, ülkemizde 74’te üretilen hatta 80 yılına kadar da süren üretimlerin ithalinin maliyetinden ucuz olması sebebi ile son bulduğunun altını çizdi.

   Bir zamanlar makarna, plastik, kozmetik, soba ve buzdolabı üretimimizin olduğunu hatırlatan Mamülcü, üretim yapan bu fabrikaların birer birer kapandığına işaret etti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110