banner6

Yeni cezaevi için gardiyan sayısı artırılmalı

banner37

Açılması yılan hikâyesine dönüşen yeni cezaevinin teşkilat yasası çalışmaları sorunlu başladı. Cumhuriyet Meclisi alt komitesine sunulan yasa tasarısı ile teknik komitede hazırlanan tasarı arasında farklılıklar olması tepkilere yol açtı. Teknik komitede yer alan KTAMS Başkanı Bengihan, ortaya çıkan tasarıda, dış güvenlik birimi adı altında ayrıcalıklı bir zümre yaratılmak istendiğini savundu:

Yeni cezaevi için gardiyan sayısı artırılmalı
banner99

Ceren ÖZBİL

Ülkede yeni cezaevinin açılışıyla birlikte bu cezaevi standartlarına uygun olacak yeni bir teşkilat yasasının da yürürlüğe girmesi için düğmeye basıldı.

Bu amaçla “Merkezi Cezaevi ( Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı” hazırlandı ve söz konusu yasa tasarısı, Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nde görüşülmeye başlandı.

banner134

Ancak söz konusu yasa tasarısında yer alan “Dış Güvenlik Birimi” oluşturulmasını öngören madde, ciddi tartışmalara neden olacak gibi görünüyor.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan ve bu yasa tasarısı çalışmalarında teknik komitede yer alan KTAMS Genel Başkanı Güven Bengihan, süreç hakkında bilgi verdi.

Bengihan, KTAMS’ın da yer aldığı teknik kurulda görüşülen yasa tasarısı ile meclise sunulan yasa tasarısı arasında farklılıklar olduğunu ve teknik komitede çalıştıkları yasa tasarısının, sendikanın yer almadığı ve bu konuda yetkili olmayan kadro komitesinde değiştirildiğini belirtti.

Güven Bengihan, iki tasarı arasındaki en büyük farkın, kadro komitesinde, tasarıya “Dış Güvenlik Birimi” adı altında yeni bir şube kurulmasının eklenmesi olduğunu söyledi.

İhtiyaç olanın, böyle ayrıcalıklı bir zümre oluşturmak olmadığını kaydeden Bengihan, “İhtiyaç olan gardiyan sayısını artırmaktır” dedi.

Bengihan ayrıca, her mahkûmun sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 öğün yemek maliyetinin günlük 116 TL artı KDV olup bunun aylık 3 milyon TL’ye denk geldiğini, bu durumun da düşündürücü olduğunu kaydetti.

“Yeni cezaevi ile birlikte yeni yasa yürürlüğe girmeli”

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, yeni Merkezi Cezaevi’nin, mevcut teşkilat yasası ile uyumlaştırılması gerektiğini söyledi ve yürürlükte bulunan yasanın 45/88 sayılı Merkezi Cezaevi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasası olduğunu belirtti.

Mevcut yasanın, yeni cezaevi açıldığında yetersiz kalacağını kaydeden Bengihan, hem personel sayısı açısından, hem de yeni cezaevinde düzenlenecek branşlarda görev, sorumluluk ve yetkilerde yetersiz kalacağını ifade etti ve şöyle konuştu:

“Şu anda yürürlükte bulunan yasa, 1982’de,175 kapasiteli olarak yapılan ve hala kullanılmakta olan cezaevi için bile yeterli değildir.

Murad edilen, yeni, çağdaş cezaevi ile birlikte bu yasanın da yürürlüğe girmesidir. Ayrıca gerekliliktir.

Yeni cezaevinin kompleks şekilde olmasından dolayı orada açık cezaevi gibi bir alan söz konusudur.

Ayrıca orada hem kadınlar için ayrılan ayrı bir bölüm, hem de çocuklar için ayrılan ayrı bir bölüm olacaktır. Yeni, 3 ayrı cezaevi gibi düşünmemiz gerekiyor. Yani şu anki cezaevinden tamamen farklıdır.”

“Açık cezaevi bölümü olacak”

Güven Bengihan, yeni cezaevi kapasitenin 726 olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“Bu cezaevi içerisinde erkek, kadın ve çocuk mahkûmların bölümleri ayrı alacaktır. Ayrıca bunlar dışında açık cezaevi bölümü de olacaktır.

Açık cezaevinin amacı, cezasının belli bir kısmını tamamlayanların, belirlenen kriterlere göre, cezasının belli bir kısmını çektikten sonra, topluma adapte olabilmesi, adaptasyonunu sağlayabilecekleri bir ortam oluşturmaktır.

Yavaş yavaş bu kişiler toplum içine girmeden önce cezalarının geri kalan kısmını bu alanda tamamlar.

Ya da cezaları hafif suç diye nitelendirilenler, açık cezaevi diye isim verilen bölüme aktarılacaktır.

Bizim ülkemizde daha önce böyle bir açık cezaevi olmadı.

Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nden model alınarak yapıldı.”

“Teknik kurulda görüşülen yasa tasarısı ile meclise sunulan tasarı farklı”

Güven Bengihan, KTAMS’ın da yer aldığı teknik kurulda görüşülen yasa tasarısı ile meclise sunulan yasa tasarısı arasında farklılıklar olduğuna dikkat çekerek, kendi çalıştıkları yasa tasarısının, sendikanın yer almadığı ve bu konuda yetkili olmayan kadro komitesinde değiştirildiğini belirtti.

Bengihan, iki tasarı arasındaki en büyük farkın ise kadro komitesinde, tasarıya “Dış Güvenlik Şubesi” adı altında yeni bir şube kurulmasının eklenmesi olduğunu söyledi.

İhtiyaç olanın, yeni bir birim oluşturulması değil, gardiyan sayısının artırılması olduğunu ifade eden Bengihan, şunları kaydetti:

“Cumhuriyet Meclisi İdari İşler Sağlık ve Kamu İşleri Komitesi’nde bu yasa tarsısı görüşülürken, fark ettik ki, bizim teknik kurul ortamında çalıştığımız tasarıdan farklıdır.

Bu tasarı, teknik komiteden sonra kadro komitesine gitti ve değişti.

Bu tasarı, teknik kurulda kabul görmüştü ve Bakanlar Kurulu’na gönderilip, meclise gönderilmesi gerekiyordu. Ancak öncesinde kadro komitesi, sendikamız dışında olan diğer temsilcilerle toplanıp, teknik kurulda uzlaştığımız konuların dışında değişiklik yaptı.

Özellikle Dış Güvenlik adı altında bir birim oluşturuldu. Dış Güvenlik Şubesi..

 Dış Güvenlik Şubesi, cezaevinin dışında görev yapacak, dış güvenliği koruyacak, farklı üniforma giyecek ve farklı rütbe takacak.

Yani farklı yetki ve sorumlulukları olan ayrıcalıklı bir zümre oluşturulmaya çalışıldı. Türkiye’deki jandarma gibi olacak…

Türkiye’de cezaevlerini jandarma bekliyor.

Bizim de burada jandarma yok, gardiyanların hizmet sınıfında ayrı bir Dış Güvenlik Şubesi oluşturalım denildi. Bu kişilere silah kullanma yetkisi verilecek. Ancak şu anda cezaevinde yine silah var.

Bu, usul ve esaslarına aykırıdır.

Zaten kadro komitesinde siz yasanın geneline değişiklik yapamazsınız.

Kadro komitesinde siz, mevcut kadro sayılarına bakabilirsiniz.

Teknik komitenin esas özünden uzaklaştırılarak ayrı görev yetki sorumluluklar düzenlediler.

Bunun meclise bu şekilde gönderilmesi, Meclis İç Tüzüğü’nün bu şekilde yasayı değerlendirmesine de olanak vermemektedir.

Komitedeki milletvekilleri, teknik komitede görüşülmeyen konuların meclis alt komitesine değişiklik yapılarak gönderilmesine tepki koydular.

Bu yasanın oybirliği ile geçebilmesi için tarafların uzlaşması gerekir.

Şu anki mevcut şekli ile bu yasa tasarısının yürürlüğe girmesine biz sıcak bakmıyoruz.

Artı, kulelerin giriş kapısı dışarıya bakmaktadır. Yani Türkiye’deki jandarma modeli örnek alındı. Dışarıdan jandarma gelecekmiş gibi…

Nizamiye giriş kapısı da Türkiye trafiğine uygun, ‘sağdanmış’ gibi yapılmıştır, bu da fark ettiğimiz bir durumdur. Bu kapının sağda olmasına tepki değil, sadece Türkiye’deki projenin tamamen aynısının burada yapıldığını belirtmektir. Yani en ufak bir değişiklik, uyarlama bile yapılmadı.”

“Tasarıda eksikler var”

Bu Teşkilat Yasa Tasarısı’nın eksik olduğunu düşündüklerini söyleyen Güven Bengihan, meclise bu konuda yazılı ve sözlü bir takım önerilerde bulunacaklarını belirtti.

Bengihan, “kesinlikle Dış Güvenlik Şubesi diye ayrıcalıklı bir zümre oluşmasına izin vermeyeceğiz. Cezaevindeki işleyişi ve çalışma barışını da bozacak düzenlemeye de onayımız yoktur. Çünkü ayrıcalıklı bir zümre oluşturulur ve gardiyanların kendi içerisinde kutuplara ayrılmasına neden olur” dedi.

“Henüz geçici kabulü yapılmadı”

Yeni cezaevi projesinin ortaya çıktığı dönemde 80 milyona yakın bir proje değeri olduğunu anlatan Bengihan, şu an proje değerinin 116 milyon TL’ye ulaştığını belirtti.

Projeyle ilgili henüz geçici kabulün de yapılmadığını ifade eden Güven Bengihan, “Türkiye Cumhuriyeti’nden yetkililer gelip şartnameye uygun olup olmadığını inceleyip, geçici kabulü yapacaklardır” şeklinde konuştu.

“Cezaevinin aylık yemek maliyeti 3 milyon TL”

Bengihan ayrıca, her mahkûmun sabah, öğle ve akşam yediği 3 öğün yemeğin günlük maliyetinin 116 TL artı KDV olduğunu öğrendiklerini ifade etti ve bu yemek ihalesinin de alım garantili bir ihale olduğunu söyledi.

Yani yemek maliyetinin aylık 3 milyon TL civarına denk geldiğini ifade eden Bengihan, yemek fiyatlarının düşündürücü olduğunu belirtti.

“Önemli olan, insanların cezaevine düşmemesini sağlamak”

Önemli olanın, bir ülkenin çağdaş cezaevlerinin çoğaltılması ve kapasitesinin büyütülmesi olmadığını kaydeden Bengihan, şunları kaydetti:

“Tabii ki bir gereklilik de, insanlık onuruna yakışır bir cezaevinin, çağdaş koşullarda topluma kazandırabilmek ve çağdaş koşullarda bir cezaevinin oluşturulmasıdır.

Ancak ondan daha da önemlisi, cezaevlerine insanların düşmesini engelleyecek politikalar geliştirmektir.

Ülkemizdeki giriş kapılarının “sorma gir hanı” olması nedeniyle kontrolsüz giriş ve çıkışlar vardır. Bu da ülkemizdeki suç ve suçlu sayısını artırmaktadır.

Bugün 726 kişilik bir cezaevi yaparsınız ancak bu şekilde devam ederse, kontrolsüz giriş ve çıkışlar devam ederse, bu cezaevi de yetmez.

Ülkenin ekonomik ve sosyal sorunlarına da çözüm üretilmelidir ki insanlar cezaevine düşmesin.

Önemli olan, insanları oralara düşürmemektir.

Giriş- çıkışlarını kontrol edip güvenliği sağlamaktır esas olan.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104