Yeniden hata yapılmamalı

banner37

KIBRIS TV’ye konuşan Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Annan Planı sürecini anımsatarak Kıbrıs Türk tarafının, Rum tarafının oyununa gelmemesi gerektiğini söyledi ve uyardı:

Yeniden hata yapılmamalı
banner99

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta BM’nin ‘İyi Niyet Misyonu’ çerçevesinde sürdürdüğü 50 yıllık müzakere sürecinin çökmesi ve bitmesinden en büyük rahatsızlığı Rum tarafının duyduğuna işaret etti.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının, Rum tarafının oyununa gelmemesi ve Annan Planı sonrası yaptığı hataları bu yeni süreçte yeniden yapmaması gerektiğini vurguladı.

Ertuğruloğlu, Rum tarafının ne düşüncesinde ne DNA’sında Kıbrıs Türk halkıyla bir ortaklık düşüncesi olmadığına vurgu yaparak, “Rumlar şimdi telaşa düştü, müzakerelere kaldığı yerden iddiasıyla devam etmek istiyorlar, çünkü KKTC’nin tanınma yoluna çıkmasından veya başka seçenekleri gündemine almasından korkuyorlar” dedi.

Ertuğruloğlu, KIBRIS TV'de KIBRIS Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Baturay'ın sunduğu "Markaj" adlı programa konuk oldu. Ertuğruloğlu, programda İsviçre’de biten Kıbrıs müzakere sürecini değerlendirdi, yeni döneme yönelik görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.

Ertuğruloğlu: Kıbrıs Türk halkının başka alternatifleri olduğunu söylemeliyiz

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Rum tarafında Ulusal Konsey kararları ve kilisenin etkisinin önemine işaret ederek, başkanlığa kim seçilirse seçilsin o kararlara uymak ve kiliseyle ilişkilerini iyi kurmak zorunda olduğunu vurguladı.

Ertuğruloğlu, “Hayal görmeyelim, bunları söylemek çözüm veya anlaşma karşıtlığı değildir, gerçekleri söylemektir. Rum tarafı 50 yıl süren müzakere sürecinde hangi bedeli ödedi? Bu yüzden bu yeni süreçte hem dünyaya hem de Rum tarafına Kıbrıs Türk halkının artık başka seçenek ve alternatifleri olduğunu söylemeliyiz” ifadelerini kullandı.

“Cumhurbaşkanıyla vizyonumuz yakın değil”

Tahsin Ertuğruloğlu, “Müzakereler devam ederken çok açıklama yapmadığı, ancak müzakereler bittikten sonraki süreçte neden gündem oluşturan açıklamalar yaptığının” sorulması üzerine, süreci sekteye uğratmamak veya “süreci baltalamaya çalışıyor” gibi yorumlara fırsat vermemek için hassasiyet gösterdiğini belirtti.

Açıklama yapmadığını ancak süreç boyunca çalışmalara her zaman müdahil olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, tüm taraflarla gerekli görüşmeleri yaptıklarını söyledi.

Bakanlığa geldiği ilk dönemde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüştüğünü ancak cumhurbaşkanının yakın diyaloğa çok olumlu bakmadığını gördüğünü ifade eden Ertuğruloğlu, “Zaten vizyonumuz da yakın değil, yakın istişarede de olamadık” dedi.

Ertuğruloğlu, cumhurbaşkanı ve heyetini, müzakerelerde aşırı tavizkâr oldukları için çok eleştirdiğini belirterek, bu nedenle çok yakın çalışmadıklarını söyledi.

Tavizlerin verildiğine ancak karşılık görmediğine dikkat çeken Ertuğruloğlu, “Aslında tüm tavizlere rağmen Rum’dan karşılık görülmemesi umarım herkese bazı gerçekleri göstermiştir” dedi.

Ertuğruloğlu, müzakerelerde “çok çözümcü” görünmenin, ne talep edilirse edilsin kabul edeceğiniz anlamına geldiğini belirterek, çok çözümcü duruşun, müzakerelerde karşı tarafın anlaşma isteğini de ortadan kaldırdığını savundu.

“Eğer masada eşitlik talep ediyorsanız çok taviz vermeniz, çözümcü görünmeniz doğru değildir” diyen Ertuğruloğlu, böyle bir duruma Rum tarafının “çözüme muhtaçsın” şeklinde baktığını belirtti.

“Müzakere karşılıklı al-ver ve taviz vermedir”

Tahsin Ertuğruloğlu, müzakere sürecinin karşılıklı al-ver ve taviz verme-alma olduğuna dikkat çekerek, “Eliniz güçlü olmalı, çıtayı yüksekte tutulmalısınız. Ancak müzakerelerde süreci yürüten ekip tüm tavizleri tek taraflı verdi ama yine de anlaşma olmadı. Bu da ne kadar taviz verirsek verelim karşı taraf yine de ortaklığı kabul etmez, bunu herkesin görmesi iyi oldu. Eski sürecin devam etmesini isteyenler de bunu görmeli” dedi.

“Neden başarı olarak görülür anlayamıyorum”

Ertuğruloğlu, müzakerelerde görüşülen bazı konularla ilgili örnekler vererek, görüşünü de ortaya koydu.

Bakanlar Kurulu’ndaki kararlarda 4 Türk bakandan birinin onay vermesinin hata olduğunu düşünen Ertuğruloğlu, bunun 1960’ta daha iyi olduğunu, çünkü 3 bakandan 2 bakanın onay vermesi gerektiği önerisi bulunduğunu belirtti.

Ertuğruloğlu, “Bu başarı değil, neden başarı olarak görülür anlayamıyorum” dedi.

KKTC topraklarına yerleşecek Rumların yüzde 20’yle sınırlandırılacağı konusunun da gerçekçi olmadığını ifade eden Ertuğruloğlu, yıllar içinde bu sınırlamanın olmadığını belirtti. Ertuğruloğlu, bu yüzden anlaşmanın AB birincil hukuk temelinde, güvenlik ve garantiler kadar önemli olduğunu kaydetti.

“Neden bizimle ortaklık istesin, biri bana bunu anlatsın”

Tahsin Ertuğruloğlu, Rum’un düşüncesinde, DNA’sında Kıbrıslı Türklerle ortaklık düşüncesi olmadığını belirterek, “Neden bizimle ortaklık istesin, biri bana bunu anlatsın… Ruma ‘tek seçeneğimiz ortaklıktır, çözümdür’ dersek hiçbir şekilde eşitlikle masadan kalkamayız. Bu yüzden Rum’a ‘tek seçenek ortaklık değil başka alternatifimiz var’ demeliyiz” dedi.

banner134
Rumların şimdi telaşa düştüğünü, müzakerelere devam etmek istediğini ifade eden Ertuğruloğlu, KKTC’nin tanınma yoluna çıkması veya başka seçenekleri gündemine almasından korktuklarını söyledi.

Ertuğruloğlu, Rum tarafında başkanlığa kim seçilirse seçilsin Ulusal Konsey kararları ve kilisenin etkisinin olduğuna işaret ederek, bu nedenle kararlara uymanın zor olduğunu belirtti. “Hayal görmeyelim, bunları söylemek çözüm karşıtlığı değil gerçekleri söylemektir” diyen Ertuğruloğlu, 50 yıl süren müzakere sürecinde Rumların hangi bedeli ödediğini sordu.

Ertuğruloğlu, artık hem dünyaya hem de Rum’a başka seçenek ve alternatiflerimiz olduğunu söylememiz gerektiğini ifade ederek, “Bu sürece mahkum değiliz. Gelinen bu son aşamada Annan Planı sonrası yapılan hataları yeniden yapmamalıyız. O dönem önümüze çıkan fırsat kullanılamadı” dedi.

“Cumhurbaşkanı’na çağrımın amacı sürecin bittiğini dünyaya göstermesidir”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, eski sürecin bittiğini ve aynı parametrelerle bu sürece devam edilemeyeceğini belirtti.

Bu konuda Ankara’nın da çok kararlı olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “Bu süreç bitti. Bu zeminde ısrar edilemez. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu açıkladı” dedi.

Ertuğruloğlu, diplomasinin bitmediğini ama mevcut sürecin bittiğini söyleyerek, bu nedenle Cumhurbaşkanı’na “yerinde olsam görüşmecilik görevimi meclise iade ederim” dediğini ancak bu sözünün de çarpıtıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı’nı eleştirdiğini ama bunu asla kişisel çıkar adına yapmadığını ifade eden Ertuğruloğlu, sadece bu görevi iade etmesini istediğini söyledi.

Ertuğruloğlu, “Toplumlararası görüşmeler bitti. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı ve müzakerecinin de görevleri bitti. Ancak ben ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın müzakerecilik görevi bitmiştir’ diyorum, Kutlay Erk Bey gibi onu istifaya çağırmadım. Cumhurbaşkanı’na çağrımın amacı sadece sürecin bittiğini dünyaya göstermesidir. Ankara da hükümetimiz de destek verdi. Bizim sürecin bittiği konusundaki kararlılığımızı Rum’a ve dünyaya göstermek için bu bir mesaj olacaktır” dedi.

“Bundan sonraki sürece hep birlikte karar vereceğiz”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bundan sonraki sürece hep birlikte karar verileceğini ifade ederek, “Yeni müzakere sürecinin hangi normlarda ve kriterlerde olacağı tespit edilmeli, ona göre de Meclis süreci kimin götüreceğine karar vermeli. Bu süreci Cumhurbaşkanlığı mı, Meclis mi, Başbakanlık mı götürecek, Meclis karar vermeli” dedi.

Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı’nın bu görevini meclise vermeyeceğini bildiğini, ancak yeni sürecin başlaması için böyle bir adımın gerekli olduğuna işaret etti.

Makam hedefleyerek siyaset yapmadığının altını çizen Ertuğruloğlu, “Bu benim siyasi geçmişime bakıldığında rahatça görülebilir. Şu makama geleyim diye bir endişem çalışmam da yok ama bunu çarpıtan çarpıtacaktır. Umarım Sayın Cumhurbaşkanı bunları neden söylediğimi gerçekten anlar” diye konuştu.

“Serbest bölge ülkeyi ucuzlatır”

Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal döneminde gündeme gelen “serbest bölge” konusunu anımsatarak, KKTC’nin küçük bir ülke olduğunu ve büyük ülke ekonomisiyle sağlıklı gelişim sağlayamadığının yıllardır görüldüğünü kaydetti.

Ülkenin serbest bölge olmasıyla ciddi anlamda ucuzlayacağını ve turist çekeceğini ancak yerli üretimin ve sanayinin de desteklenmeye devam edeceğini anlatan Ertuğruloğlu, konunun tartışılması gerektiğini söyledi.

Konunun ilk önce içte pişirilmesi ve Türkiye’yle paylaşılması gerektiğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Çünkü sistem oturana dek, Türkiye’nin desteği alınmalıdır. Bu süreç ciddi ciddi tartışmaya açılmalıdır. Ben tüm görüşlere saygılıyım ancak bundan sonra Kıbrıs’ta, ülkede yeni sayfalar açmalıyız” dedi.

“Kıbrıs Türk halkının bir devleti olduğu tescil ettirilmeli”

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti... Bu iki devlet Kıbrıs adasının gerçeğidir. Rum tarafı bu gerçekle masaya oturmazsa oturmaz ama biz devletimizle oturmadığımız sürece o masadan eşitlikle kalkamayız” diye konuştu.

Kıbrıs Türk halkının elindeki gücü, kendi içinde kendi kendine yaptığı tartışmalarla düşürdüğünü belirten Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta iki halk ve iki devletin var olduğunun kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk halkının bir devleti olduğunun tescil ettirilmesinin önemine işaret ederek, BM’nin tanımasının önemli olmadığını ancak devleti yok farz eden bir müzakere sürecinin başarı getirmeyeceğini vurguladı.

Yeni süreçte müzakere sürecinin dışına çıkma fırsatı olacağını ifade eden Ertuğruloğlu, “Haklılığımızı dünyaya göstermeliyiz. O yüzden ‘önce iyi komşu olalım, eğer ilk önce bunu başaralım sonra iyi bir ortak olabiliriz’ diyorum. Başarısız olacak süreçlere artık halkımızı daha fazla mahkum etmeyelim” dedi.

“BM’nin hatasını düzeltmeli”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, BM’nin Kıbrıs’ta tarafsızlığını ortaya koyması ve Kıbrıs Türk halkının eşit bir halk olduğunu kabul etmesi durumunda Kıbrıs’ta bir anlaşma için yeniden fırsat yakalanacağını belirtti. Ertuğruloğlu, “Kıbrıs’ta esas olan BM’nin hatasını düzeltmesidir. BM de Kıbrıs’taki bütün faaliyetlerini yeniden değerlendirmeli, gözden geçirmeli” dedi.

BM’nin Karpaz bölgesindeki Rumlara erzak yardımını halen sürdürdüğünü, ancak o insanların ne tutsak olduğunu ne de geçişlerinin, köylerinin çıkışlarının engellendiğini belirten Ertuğruloğlu, ‘statüko devam edemez’ diyen BM’nin aslında kendi kurduğu statükoyu sürdürdüğünü kaydetti.

Ertuğruloğlu, dış temsilciliklere yönelik bir soru üzerine de, Dışişleri Bakanlığı’nın Antalya, Trabzon ve Gaziantep’te temsilcilikler açtığını, Avrupa’da yeni temsilcilikler açmak için de girişimlerde bulunduklarını ifade ederek, bakanlığa bütçede desteğin artırılması, daha çok önem verilmesi gerekliliğine dikkat çekti.

Güncelleme Tarihi: 09 Ağustos 2017, 08:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75