Yerel su kaynakları devrede

banner37

Türkiye’den KKTC’ye su taşıyan boru hattının kopmasının ardından Türkiye’den gelen suyun toplandığı Geçitköy Barajı’ndaki su seviyesi, çekim pompalarının altına düştü. Su krizini aşmak için barajdaki pompalar su seviyesine çekildi ayrıca eski uygulamaya da geri dönüldü

Yerel su  kaynakları  devrede
banner90
banner99

20-25 bin metreküp yerel kaynaklardan… Türkiye’den KKTC’ye gelen suyun toplandığı Geçitköy Barajı’ndaki su seviyesi oldukça düştü. Su seviyesinin çekim pompalarının altında kalması, suyun dağıtımını zorlaştırdığı için pompalar su seviyesine indirildi. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, barajda şu anda 3,8 milyon metreküp rezerv olduğunu ifade ederek günlük 93 bin metreküplük ihtiyacın, 73 bin metreküpünün barajdan çekildiğini, 20-25 bin metreküpünün ise yerel kaynaklardan karşılandığını belirtti. Oğuz, su sıkıntısı yaşanmayacağının altını çizdi.

“KAYNAKLAR ÇEŞİTLENDİRİLMELİ”… KTMMOB Yerbilim Mühendisleri Odası Başkanı Oğuz Vadilili ise, su temin projesinin yeraltı suyu kaynaklarına tek alternatif olarak gösterilmesinin stratejik bir hata olduğunu ortaya çıkardığını söyledi. Deniz suyu arıtma ve arıtma suyu tesisleri vasıtasıyla kaynakların çeşitlendirilmesi gerektiğini belirten Vadilili, “Barajdaki suyun yetersiz kalması durumunda, susuz kalacağız gibi söylemler doğru değildir. Böyle bir durumda yeniden tamamen yerel kaynaklarımızı kullanacağız. Bu gelişmeler umarız toplumumuza yerel kaynaklarımıza sahip çıkması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır” dedi.
 

Eniz ORAKCIOĞLU

   Türkiye’den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) su taşıyan boru hattının kopmasının ardından Türkiye’den gelen suyun toplandığı Geçitköy Barajı’ndaki su seviyesi düştü.

   Ülkede su sorununa neden olacak bu durum için Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Su İşleri Dairesi ile Türkiye Devlet Su İşleri Müdürlüğü devreye girdi.

   Barajdaki su seviyesinin pompaların altına düşmesi nedeniyle, pompalar su seviyesine çekildi ayrıca yerel su kaynaklarımız da devreye konuldu.

   Geçitköy Barajı ve Pompa Tesisleri’nde yapılan bakım, onarım ve düzenleme çalışmaları nedeniyle 3 gün boyunca ülke geneline su verilmedi. Susuz kalan vatandaşlar, evlerine tankerle su çağırmak zorunda kaldı.

   Çalışmaların tamamlanmasının ardından bölge bölge suyun verilmeye başlandığı duyuruldu.

Oğuz: Su sıkıntısı yaşamayacağız

   KIBRIS’a konuşan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, Geçitköy Barajı’nda şu anda 3,8 milyon metreküp rezerv olduğunu ifade ederek günlük 93 bin metreküplük ihtiyacın, 73 bin metreküpünün barajdan çekildiğini, 20-25 bin metreküpünün ise yerel kaynaklardan karşılandığını belirtti.

   Oğuz, ilerleyen günlerde su sıkıntısı yaşanmayacağının altını çizerek, Türkiye’den su akışının ağustos sonu veya eylül başı başlayacağını belirtti.

“Mağusa’daki su hattında sorun çıktı”

   Oğuz, Mağusa su hattında çıkan teknik sorundan dolayı bölgeye su verilmesinde gecikme yaşandığını, DSİ ve Su İşleri Dairesi ekiplerinin sorunu çözmek için çalıştığını kaydetti.

   Oğuz, bazı bölgelere henüz suyun ulaşmamasının nedeninin ise basınçtan kaynaklandığını söyledi.

Vadilili: Yerel kaynaklarımıza

sahip çıkmamız gerekiyor

  KTMMOB Yerbilim Mühendisleri Odası Başkanı Oğuz Vadilili, yetkililerden Su Temin Projesi öncesi ve bugün için akiferlerde ne kadar su olduğunu açıklamaları talebinde bulundu.
   Vadilili yaptığı yazılı açıklamada, oda olarak yetkililerden toplumun faydasına olduğuna inandıkları görüş ve önerileri dikkate almalarını istediklerini de kaydetti. Yerel kaynaklara sahip çıkılıp korunması gerektiğini, “kopan” su borularının bir kez daha hatırlattığını dile getiren Vadilili yazılı açıklamasında şöyle dedi:
   “2006 yılında fizibilite çalışmaları ile başlayan su temin projesi, 2015 de suyun adamıza akması ile sonuçlanmıştır. Sulama suyu alt yapısı bitirilemediği için tam kapasite ile çalışamayan proje sayesinde, ülkemize yaklaşık 200 milyon metre küp su aktarılmış, aktarılan suyun tamamı ise içme suyu olarak kullanılmıştır. Süreç içerisinde imzalanan protokollerde yeterli siyasi iradenin gösterilememesi toplumumuzu tüketici, idarecilerimizi ise projeye seyirci konumuna getirmiştir.”

banner134
   Boru hattındaki olası bir arızaya karşı önceden hazırlık yapılmamış olmasının, arızanın onarılmasına geç başlanmasına neden olduğunu belirten Vadilili, yaklaşık 7 aydır deniz geçişindeki boruların kopuk olmasının, barajdaki suyu bitme noktasına getirdiğini, su temin projesinin yeraltı suyu kaynaklarına tek alternatif olarak gösterilmesinin ise süreç içerisinde stratejik bir hata olduğunun net olarak ortaya çıktığını kaydetti.
   Yapılması gerekenin, deniz suyu arıtma ve arıtma suyu tesisleri vasıtasıyla kaynakların çeşitlendirilmesi olduğunu kaydeden Vadilili, sözlerini şöyle tamamladı:
   “Barajdaki suyun yetersiz kalması durumunda, susuz kalacağız gibi söylemler doğru değildir. Bunun gerçekleşmesi durumunda eskiden olduğu gibi yeniden tamamen yerel kaynaklarımızı kullanmaya başlayacağız. Bu gelişmeler umarız toplumumuza yerel kaynaklarımıza sahip çıkması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır.
Su temin projesi sayesinde yeraltı suyu kaynaklarından en az projeden kullanılan su miktarı kadar daha az su kullanmamız gerekmekteydi. Geçen beş yılda, ülkemizde su ile entegre bir tarım politikasının oluşturulamayışı, kuyu ruhsatlarında bilim ve ihtiyaçtan çok partizanlığın dikkate alınması, belediyelerin Türkiye’den gelen su ile birlikte yerel kaynakları biraz azalsa da halen kullanmaya devam etmesi, tasarrufu toplum olarak beceremememiz, denetimi ise devlet olarak yapamamamız sonucunda odamız olarak inancımız odur ki yer altı suyu kaynaklarımızda olumlu bir değişim gerçekleşmemiştir.

    Diğer taraftan 2018 de dönemin yetkilileri tarafından temeli atılan ve iki yıl içerisinde tamamlanacağı sözü verilen Güzelyurt ovasına sulama suyu taşıyacak 5700 metre uzunluğundaki tünel projesinin ne yazık ki halen yarısı bile tamamlanamamıştır. Tünelin tamamlanamamış olması su temin projesinin 75 milyon metre küp olan tam kapasite ile görev yapamamasına neden olmaktadır. Tünel kazısında bu süratle ilerlenmesi durumunda Güzelyurt Ovası’na suyun ulaştırılması 2023 yılından önce gerçekleşemeyecektir. Bunun sonucu olarak tuzlanan adanın en büyük yeraltı suyu kaynağından, tarım maksatlı çekim yapmaya devam edilecektir.”
 

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75