YİTİRDİKLERİMİZ: Halil Efe

Erenköy direnişinin önemli isimlerinden, uzun yıllar Vergi Dairesi’nde çalışan bir değerimiz,

YİTİRDİKLERİMİZ: Halil Efe
  • 05 Eylül 2018, Çarşamba 9:24

Serkan SOYALAN

Erenköy direnişi mücahitlerinden Halil Efe’nin Ergazi’de başlayan yaşamı, toplumlararası çatışmaların başlamasıyla Erenköy’e, oradan Lefkoşa’ya uzanır… Mücadele ve çalışmayla geçen bir yaşama, birbirinden değerli dostlar ve güzel anılar sığdıran Efe, bir o kadar acı olayı da yaşadı.

Altınovalı Rahme (Kadılar) hanımın ve Ergazili Hasan Hüseyin Öztürk’ün yedi çocuğundan biri olarak 1941’in ilk günlerinde Ergazi’de dünyaya gelen Halil Efe’nin doğum tarihi kimlik kartında 1940 olarak belirtilmiştir. Bunun gerekçesi ise, eğitiminde bir yıl kaybetmemesi olarak gösterilir.

İktisat ve Hukuk eğitimi alır

İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi’ne giden Efe, İktisat ve Hukuk fakültelerine kaydolur. İktisat Fakültesi’nden mezun olan Efe, Hukuk Fakültesi’nden mezun olmasına bir yıl kala okulunu bırakır ve adaya döner.

Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye gidecek parayı denkleştirmek adına, Kurtuluş ve Mehmetçik ilkokullarında iki sene öğretmenlik yapan Efe, parasını denkleştirir denkleştirmez Ankara’ya tahsilini almaya gider.

‘Dağların Efesi’ olarak anılır

Lise yıllarında oynadığı efe oyunuyla efeliği kalmış, Erenköy direnişi yıllarında “Dağların Efesi” olarak anılmış, soyadını da “Efe” olarak almıştı.

Üniversite tahsilini yaparken toplumlararası çatışmaların çıkmasıyla birlikte yakın arkadaşı Muammer Yağcıoğlu ile Erenköy’e çıkan Efe, Erenköy müdafaasına katılır. Erenköy’e çıkan Halil Efe’nin, Erenköy’de olduğundan ailesinin de haberi yoktur. Belirli bir zaman sonra Muammer Yağcıoğlu’nun kardeşi Fikret Yağcıoğlu ile konuşan aile, oğullarının Erenköy’de olduğunu öğrenir.

Erenköy müdafaasının ardından yeniden Ankara’ya dönen Halil Efe, eğitimine devam eder.

Yıllar sonra Erenköy’e ailesiyle birlikte bir ziyaret gerçekleştiren Efe, o savaş günlerini gözleri dolu dolu anlatır.

Mustafa Halil Genç şehit olunca adaya gelir

Halil Efe ve Muammer Yağcıoğlu’nun Erenköy’e çıkıp, milli müdafaaya katılmaları milli mücadeleye katılmak için ilk girişimleri değildir.

25 Aralık 1963 tarihinde Mustafa Halil Genç’in toplumlararası çatışmalarda şehit olduğunun haberini alan Halil Efe ve Muammer Yağcıoğlu, Kıbrıs Havayolları uçağı ile Kıbrıs’a gelir. Adaya girişte 3 gün tutuklu kalan iki arkadaş, ardından Kızılay yardımlarını taşıyan uçakla yeniden Türkiye’ye döndüler.

Emine Hanım ile hayatını birleştirir

Aynı köyden, aynı sokaktan tanıdığı Emine hanım’a gönlünü kaptıran Halil Efe’nin, Erenköy direnişinde aklında her daim sözlüsü Emine hanım vardır.

Halil Bey’in defalarca hislerini dile getirmesine rağmen bir karşılık vermeyen Emine hanım, üzerindeki baskılara daha fazla dayanamayınca “olur” cevabını verir ve iki buçuk yıl sözlü kaldıktan sonra, Ankara’dan Kıbrıs’a gelen Halil Efe ile nikahı kıyılır.

Emine Efe: İyi ki Halil ile evlendim

Emine hanım o günleri “Ailesiyle bizimkilere sürekli haber yollardı. Ben hiç istemezdim. Hem daha yaşım çok gençti, hem de bizimkilere haber yollayan çok kişi vardı. Ben de ailenin tek çocuğu olduğum için. Ben üzülmeyim diye bizimkiler benim her dediğimi dinlerlerdi. Sonunda bizimkilere çok gelip gidinceler, kendimi baskı altında hissettim ve sözlenmeye karar verdim. İyi ki de yapmışım. Sonradan çok doğru bir karar verdiğimi anladım. Halil, çok iyi bir insandı” sözleriyle anlatır.

Nikah töreninden sonra yeniden Türkiye’ye döndü

Okuluna devam ederken 15 günlüğüne Kıbrıs’a gelen Halil Efe, nikah töreninin ardından ertesi gün yeniden Ankara’ya döner ve eğitimini tamamlar. Üniversite eğitimini tamamlayıp yeniden adaya dönen Halil Efe eşi Emine Hanım ile birlikte bir süre kayınpederlerinin yanında kalırlar.

Kasap dükkanı olan kayınpederinin, kendisiyle birlikte çalışma tekliflerini reddeden Efe, çalışacağı işte tahsilini değerlendirmek istemektedir.

Vergi Dairesi’nde çalışmaya başlayan Halil Efe, erken emeklilikle 46 yaşında emekliye ayrılır.

1974 olayları

1974 olayları başladığında çalıştığı dairede görevli olan Hali Efe’nin, evine Çağlayan bölgesinden atılan bir kurşun isabet eder. Camı kırarak eve giren ve oturma odasında koltuğa saplanan kurşun, o sırada evde bulunan Emine hanım ve çocuklara büyük korku verir. Eve atılan kurşunun dom dom kurşunu olduğu ondan sonra tespit edilecekti.

Vergi Dairesi’nde görevde olan Halil Efe, çatışmaların başlamasıyla evine giderek, Emine hanım ve kızı Gülsün ile oğlu Hasan’ı alarak, daha güvenli bir yer olan Lefkoşa içinde Atlas diye adlandırılan bölgede, bir yakınlarının evine bırakır. Ailesini yakınlarının yanına bırakır bırakmaz bölüğüne katılan Efe, bir yandan da Ergazi’de bulunan ailesini ve ailesinin yanında bulunan oğlu Hakkı’yı düşünür.

Oğlu Hakkı esir düştü

Ergazi’den gelen haberler Halil Efe’yi derinden yaralamıştır, Ergazi köylüleri esir düşmüş, oğlu Hakkı da, ailesiyle birlikte düşmanın eline düşmüştü.

Bölüğe katılmasıyla birlikte 15 gün kendisinden haber alınamayan Efe’yi, eşi Emine hanım merakla beklemişti. Yaşadığı o acı günleri “Halil’den 15 gün hiç haber alamadık. Ben her gün kaldığımız evin hemen arkasında bulunan Tekke Bahçesi’ne gidiyordum. Oraya şehitleri getirip, defnediyorlardı. Orada Ahmet Gürses Hoca vardı, gidip ona sorardık kimleri getirdiler diye” şeklinde anlatan Emine Hanım, Efe’nin bir arkadaşının bir gün çıkıp geldiğini ve başka bir tanıdıklarına “Halil hiçbir yerde yoktur” dediğini söyledi.

“Benim Halil, tanımadın mı?”

Savaş günlerinde askerin belirli noktalarda vatandaşlara su verdiğini ve kendisinin de su almaya gittiği bir gün sırtına bir elin dokunduğunu söyleyen Emine Hanım, başını çevirip de arkasını döndüğünde karşısında Halil Efe’yi gördüğünü söyledi. “Su almaya gittiğimde, sırtımda bir el sezdim. Başımı çevirip de baktığımda karşımda saçı sakalına karışmış bir adam gördüm. O an donup kaldım. Karşımdaki adam ‘Benim Halil, tanımadın mı?’ demeye başladı ama ben yaşadığım şoktan dolayı uzun süre öylece durdum. Meğersem bizi görsün diye, komutanı Mücahitler Site’sine getirmiş ve su kuyruğuna gelmişti. Eve geçtik, çok acıkmıştı, patates kızarttık, ardından ben biraz uzanayım dedi ve bir yatağa uzandı. O gün öyle bir uyudu ki, ertesi gün öğleyin uyandı” şeklinde o günleri anlatan Emine Efe, uykusundan uyanan kocasını yeniden 20 gün sonra görür.

Genç yaşta hayatını kaybetti

Savaşın tamamlanmasıyla birlikte esirlerin iade edilmesiyle ailesine ve evlatlarına kavuşan Efe’nin esirlik süresince alev alev yanan yüreğine de su serpilmiş olur.

Futbola ve ava meraklı olan Efe, emekliliğiyle birlikte daha çok zamanını hayvanlarla, ağaçlarla ve doğada çalışarak geçirdi. Efe, 16 Temmuz 2006’da tedavi gördüğü Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde yaşama gözlerini yumdu.

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 1 1 0 0 5 3
2 TÜRK OCAĞI LİMASOL 1 1 0 0 2 3
3 GÖNYELİ SK 1 1 0 0 1 3
4 ÇETİNKAYA TSK 1 1 0 0 1 3
5 YENİCAMİ AK 1 1 0 0 1 3
6 CİHANGİR GSK 1 0 1 0 0 1
7 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 1 0 1 0 0 1
8 ESENTEPE KKSK 1 0 1 0 0 1
9 GENÇLİK GÜCÜ TSK 1 0 1 0 0 1
10 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 1 0 1 0 0 1
11 LEFKE TSK 1 0 1 0 0 1
12 GİRNE HALK EVİ 1 0 0 1 -1 0
13 BAF ÜLKÜ YURDU 1 0 0 1 -1 0
14 BİNATLI YSK 1 0 0 1 -1 0
15 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 1 0 0 1 -2 0
16 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 1 0 0 1 -5 0
yukarı çık