YİTİRDİKLERİMİZ: Horoz Ali

DİSİPLİNLİYDİ… Horoz Ali Ağa, Osmanlı yönetiminin Girne Kapısı’na bekçi olarak atadığı biri isim… Lefkoşa’nın simgelerinden… Birçok kitapta adından söz edilen Horoz Ali, görevine çok bağlı, son derece disiplinli çalışan ve otoriter bir memurdu.

YİTİRDİKLERİMİZ: Horoz Ali
  • 07 Eylül 2018, Cuma 9:20

Serkan SOYALAN

Porta Del Proveditore, günümüzde bilinen adıyla Girne Kapısı’nın Venedikliler döneminde Lefkoşa’ya inşa edilen 3 kapıdan birinin adıdır. Yapı 1821 yılında Osmanlılar tarafından tadilattan geçirilmiş ve 1931 yılında da her iki yanındaki surlar yıkılarak motorlu araçlar için yol açılmıştır.

Osmanlı yönetiminde kapıya bir de bekçi görevlendirilirdi. İşte Horoz Ali Ağa da Osmanlı yönetiminin Girne Kapısı’na bekçi olarak atadığı biriydi.

Birçok kitapta adından söz edilen Horoz Ali, görevine çok bağlı, son derece disiplinli çalışan ve otoriter bir memurdu.

Gazeteci-Yazar Ahmet Tolgay’ın “Eski Lefkoşa’dan Bir Osmanlı Öyküsü” isimli yazısında Horoz Ali ile ilgili, “Venedik surlarıyla çevrili Lefkoşa'ya giriş ve çıkışları sağlayan 3 geçitten biriydi Girne Kapısı. Diğerleri Güney Lefkoşa'da kalan Mağusa Kapısı ile Baf Kapısı. Bu iki kapının bekçileri iz bırakmadan gelip geçtiler Lefkoşa tarihinden. Ama Girne Kapısı'nın bekçisi Horoz Ali onlar kadar silik biri değilmiş ki, günümüzde tarih kitaplarını karıştıranların hâlâ karşısına dikilmektedir. Hem de tüm heybetiyle…” demektedir.

 

Girne Kapısı’ndan ayrılmadı

1821 yılında Osmanlı’nın elden geçirip, yenilediği Girne Kapısı’nın hemen üst tarafına kubbeli bir oda yapılmış, Horoz Ali de orada yaşamaya başlamıştı. Geceleyin Girne Kapısı’nın kapısını kapatan Horoz Ali, odasına çekinip uykuya yatarken, sabah gün daha doğmadan uyanıp, kapıyı açar ve gün boyunca da Girne Kapısı’ndan ayrılmazdı.

Yine Ahmet Tolgay’ın çalışmasından yola çıkarak, Horoz Ali’nin kapının önünden gelip geçen herkesi bakışlarıyla dikkatlice incelediğini, gözünün tutmadığını Lefkoşa içine sokmadığını da öğreniyoruz.

 

‘Gecikirseniz mezarlıkta konaklarsınız’

Ali, dışarıya çıkacak olan Lefkoşalılara ise kapının kapanma saatini üzerine basarak anımsatırdı. Girne Kapısı’nın karşısında (şimdi okulların ve Atatürk Kültür Merkezi’nin bulunduğu alanda eskiden mezarlık bulunmaktaydı) bulunan mezarlığı gösteren Ali, "Gecikirseniz orada merhumların konuğu olursunuz ha!" diye uyarılarda bulunuyordu.

Tolgay araştırmalarında Horoz Ali’nin başından geçen bir ilginç olayı şu şekilde aktarılır; “Horoz Ali Osmanlı'dan adayı devralmak üzere gelen koskoca Britanya İmparatorluğu'nun öncülerini de, mezarlıkta ikamete zorlamaya kalkışmıştır. 1878'de Larnaka'ya çıkan İngiliz görevlilerinin bir bölümü başkente girmek üzere Girne Kapısı'na dayanır. Ülkedeki olağanüstülüğü sezmiş ve bu yüzden hayli pimpiriklenmiş olan Horoz Ali, onları kapıda aşılmaz bir otoriteyle karşılar. Hayatında ilk kez karşılaştığı bu değişik görüntülü, parlak üniformalı insanları gözü tutmamıştır. Şehrini onlara kolay teslim etmeyecektir. Kapıyı açma emri almadığını belirtir. Gururlu imparatorluk kafilesine mezarlığın servileri altında dinlenme tavsiyesinde bulunur.

 

İngilizleri içeriye koymadı

Olacak şey miydi bu?!.. Başkenti teslim almaya gelen koskoca Büyük Britanya İmparatorluğu’nun öncüleri, giriş kapısında bir yaşlı adamın engeliyle karşılaşmıştı!.. Diplomatik kriz ha patladı, ha patlayacak!

Neyse ki kentin ileri gelenleri pür telaş yetişirler. Durumu münasip dille başkentin sadık bekçisine anlatırlar. Kentin büyükleri o şekilde konuşunca Horoz Ali Ağa da ikna olur. Derin isteksizliğine ve hüznüne karşın kale kapılarını ardına dek açıp Kıbrıs'ın yeni sahiplerini içeriye alır, "Aha anahtarlarınız" demeyi de ihmal etmez onlara...

İngiliz yetkililer anahtarları almazlar. Yüzleştikleri disiplin ve göreve bağlılık onları etkilemiştir… Sorumluluk duygusunu beğendikleri bu otoriter bekçiyi görevi başında bırakırlar.

 

İngiliz basınına konu oldu

Kıbrıs’taki bu sıra dışı olayın yankıları, zamanın İngiliz basınına dek uzanır… Fleet Street gazeteleri Horoz Ali Ağa’nın hem öyküsünü ve hem de fotoğraflarını yayımlarlar…”

1825 yılında dünyaya gelen Horoz Ali Ağa, 1946 yılında yaşamını yitirdiğinde 120 yaşındaydı ve Kıbrıs’ın en uzun yaşayan insanlarından biri olarak da tarihe adını yazdırmıştı.

Cenazesi de sevenlerinin katılımıyla, bir ömür geçirdiği Girne Kapısı’nın karşısında bulunan mezarlıkta, Girne Kapısı’nı gören bir yere defnedilir.

 

120 yaşında hayatını kaybetti

Vefatının ardından Halkın Sesi gazetesinin 8 Ocak 1946 tarihli sayısında bir haber yayımlanır. Haberde şu satırlara yer verilir:

“Kıbrıs’ın en yaşlı adamı Horoz Ali Ağa, evvel akşam saat üçte ölmüştür. Merhum, Fotalı Osman Ağa’nın oğlu olup, Padişah Sultan Aziz devrinde kurra askeri olmuş, Sultan Murad ve Sultan Hamit devrinde adanın 1878 İngiliz işgali zamanına kadar, yani üç padişaha askerlik etmiştir.

Yaptığım hesaba göre merhum 120 yaşına basmış bulunuyordu. Ölüm yatağına yatıncaya kadar çalışmış, ölümünde evlat ve ahvat olarak 52 kişi bırakmıştır. Sözü doğru ve beş vakit namazını kılan bir Müslüman ve çok temiz bir Türk idi. Mevla gariki rahmet eyleye.”

Araştırmacı- Yazar Ahmet Okan da “Horoz Ali ve Beşinci Torunu” isimli yazısında, Horoz Ali’nin beşinci torunu Erhan Kara’nın anlatımına yer verir. O satırlar okuyucuya şöyle yansıyor: “Horoz Ali’nin beşinci torunu Erhan Kara, büyük büyük dedesinin Ortaköy’de kaldığını, Girne Kapısı ile Sarayönü yolu üzerinde simit dükkanının karşısında bulunan kuyumcu dükkanının yerinde öldüğünü söylüyor. Hakkında çok yazı yazılan Horoz Ali’den adayı ziyaret edip Kıbrıs hakkında izlenimlerini aktaran birçok yabancı gezgincinin kitaplarında da söz ediliyor.

 

Öncül’ün şiirine konu oldu

Horoz Ali’nin torunu olan Şair, Yazar ve Dentist Tamer Öncül, I HORA/ Şeher adlı kitabında yer alan bir şiirinde dedesinden şu dizelerle bahseder:

“Labirentlere sıkışmış

bir aşk masalı anlatır

Horoz Ali dedem,

mumlar titrer sesinden…”

Öncül büyük dedesini anlattığı bir başka yazısında ise, Horoz Ali için; “İngilizler, 1878 yılında adayı ele geçirdikten sonra Girne Kapısı’na gelen yetkililer Horoz Ali’den kapının anahtarını ve kapıda asılı Osmanlı bayrağını indirip yerine İngiliz bayrağını çekmesini istemişler… (Kimi araştırmacılara göre) dedem üç gün direnmiş… Diplomatik bir skandal çıkacağı telaşına düşen Osmanlı paşalarının araya girmesiyle sonunda İngilizlerin istekleri yerine gelir…”

Beğendim 2 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 9 8 1 0 18 25
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 7 1 1 12 22
3 BAF ÜLKÜ YURDU 9 5 3 1 12 18
4 CİHANGİR GSK 9 5 2 2 3 17
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 5 1 3 11 16
6 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 0 4 7 15
7 GÖNYELİ SK 9 4 1 4 1 13
8 ÇETİNKAYA TSK 9 3 3 3 -5 12
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 2 4 -3 11
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 2 5 2 -7 11
11 BİNATLI YSK 9 3 1 5 -6 10
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 3 4 -3 9
13 LEFKE TSK 9 2 3 4 -5 9
14 GİRNE HALK EVİ 9 2 0 7 -7 6
15 ESENTEPE KKSK 9 1 1 7 -14 4
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 0 3 6 -14 3
yukarı çık