Yitirdiklerimiz: Mehmet Aziz (Sinekçi Aziz)

İngiliz İdaresi döneminde sıtmayla mücadele ederek, Kıbrıslıları bu dertten kurtaran bir sağlık adamı

Yitirdiklerimiz: Mehmet Aziz (Sinekçi Aziz)
  • 03 Eylül 2018, Pazartesi 9:29

Mehmet Aziz, 24 Eylül 1893’te Larnaka’nın Vuda köyünde doğdu. Altı kardeşin en küçüğüydü. Köy ilkokulunu bitirdikten sonra Larnaka Rüştiyesi’ne devam etti.

Aziz, 13 yaşındayken dönemin en büyük yolcu gemilerinden Lusitania ile Amerika’da bulunan ağabeyi Hayrettin’in yanına gitti. Orada da Bridgeport Meslek Lisesi’ne devam etti. 1912’de Amerika’dan ayrılmaya karar verdiler. Ağabeyi Hayrettin Türkiye’ye giderken, genç Aziz de Kıbrıs’a döner.

Araştırmacı-gazeteci Ahmet Tolgay’ın 15 Ekim 2017 tarihinde KIBRIS Gazetesi’nde yayımlanan “Tarihle Muhabbet” isimli yazısında Mehmet Aziz’in anılarını anlattığı bölümde, Aziz dönüş hikayesini Bekir Azgın’a şu sözlerle anlatır:

“Dünyanın en büyük gemisi olan Titanik’in sefere başlayacağını duyduk. Onunla dönmeye karar verdik. Ama tarihleri bir türlü ayarlayamadık. Başka bir gemiyle döndük. İtalya’da iken Titanik faciasını duyduk. Şanslıymışız”.

 

Hıfziye Hanım’la hayatını birleştirdi

 

1916’da Dizdarköy’lü Hafız Mustafa Hakkı’nın kızı olan Hıfziye Hanım ile yaşamını birleştiren Mehmet Aziz’in bu evlilikten 3 çocukları olur. Aziz’in kızları, Türkan ve Kamran’da eczacılık ve sağlık alanlarındaki çalışmalarıyla isim yapmışlardır. Aziz’in oğlu Baber de sağlık memurluğu yapmıştır. 37 yıl sağlık servislerinde çalışan Aziz Bey 1950’de anofelin kökünün kurutulduğu resmen ilan edildikten sonra Kıbrıs’taki görevinden emekliye ayrıldı.

 

Beyrut’tan emeklilik

Emekliye ayrıldıktan sonra Beyrut’a giden Aziz, Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde çalışmaya başlar.

Aziz, 16 Aralık 1959’da oradan ayrılırken Rektör J. Paul Leonard tarafından bir veda mektubuyla uğurlanır; “Sizi akademik kadromuzda bulundurmaktan büyük bir memnuniyet duyduk. Mükemmel eğitiminizden ve öğrencilerle olan ilişkilerinizden çok yararlandık. Mutlu bir emeklilik yaşamı diler ve her zaman ailemizin bir parçası olarak kalacağınızı bilmeniz isterim”.

 

Doğu Sağlık Teşkliatı’na danışmanlık yaptı

Hocalık yaptığı dönemde hem mezun ettiği öğrencilerini denetlemek, hem de onlara yardımcı olmak amacıyla Bahreyn,  Doğu Pakistan, Libya, İran, Mısır, Sudan ve Suudi Arabistan ülkelerini ziyaret etti. Bu vesileyle, Doğu Sağlık Teşkilatı’na danışmanlık yaptı.

67 yaşında Beyrut’tan adaya dönen Aziz Bey, yeni kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kamu Hizmeti Komisyonu üyeliğine atanır. Kıbrıs Türk Yönetimi’nde de aynı görevine devam eder ve 1967’de Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı olur ve 1971’e kadar bu görevde kalır.

58 yıl çalıştıktan sonra, 1971’de emekliye ayrılır ve 17 Haziran 1991’de 98 yaşında yaşamını yitirir.

 

Kıbrıs’taki sıtma vakaları

Kıbrıs’taki sıtma vakalarıyla ilgili araştırma yapan Mehmet Aziz’in hayatını araştıran Ahmet Tolgay, “Kıbrıs Türk Halkının Efsane İsmi” isimli yazısında adanın Lüzinyanlara satılmasını şu şekilde anlatır:

“Arslan Yürekli Richard, Haçlı Seferleri sırasında 1191’de ele geçirdiği Kıbrıs’ı önce Templer Şövalyeleri’ne kiralamış, daha sonra da ucuz sayılacak bir fiyata Lüzinyanlara satmıştı. Kıbrıs Türk halkının efsane isimlerinden Mehmet Aziz, anılarında bu satışın para ihtiyacından değil, adanın baştan başa bataklıklarla dolu bir Malarya beldesi olmasından kaynaklandığına vurgu yapmaktadır. Arslan Yürekli ne yapacaktı bu hastalıklı adayı!..Uçsuz bucaksız bataklıklarda üreyen sivrisinekler yüz milyonlarca minik vampirdiler. Ve malarya hastalığını yayarak katliam yapmaktaydılar.

Bu katliamı durdurmak, İngilizlerin Kıbrıs’taki ikinci egemenliğinde, halk arasındaki adı ‘Sinekçi Aziz’ olan Mehmet Aziz’e nasip olacaktı. Tarihe geçen inanılmaz mücadelesini tamamladıktan sonra Mehmet Aziz vasiyet niteliğinde şu uyarıyı yapmıştı: ‘Kontrol altında tutulmazsa, düşman geri gelecek”.

 

Sivrisineklere karşı savaş kampanyası

Mehmet Aziz, malarya ile mücadele günlerini, kaleme aldığı bir raporda şu satırlarla anlatır:

“Sir Ronald Ross’un tavsiyesi üzerine ‘sivrisineklere karşı savaş kampanyası’ başlatıldı. Bataklıklar kurutuldu ve sivrisinekleri kontrol işini üzerine alacak olan özel bir ekip eğitildi. Mevcut para, ada çapında bir mücadele için yeterli değildi. Birçok yerde şartların düzelmeye başlamış olmasına rağmen, malaryanın yüksek etkisinde kalan epey köy vardı. Bu yüzden geniş bölgeler kontrolsüz bırakılmış ve kontrol edilen bölgelerden evini barkını terk etmek durumunda kalan halk çok acı çekmişti. Antimalarya ölçüleri içinde en ufak bir teşkilat aksaması halinde, bu anormal yıllar içinde malarya yaygınlaşacak, hatta bir salgın durumuna geçebilecekti”.

 

Kendisi de malarya nöbetleri geçirdi

Yine Ahmet Tolgay’ın araştırmalarından yola çıkarak Mehmet Aziz’in bu mücadeleyi nasıl yaptığına dair “Sweetand Bitter Island” adlı kitabın “Great Liberator” başlığı, bu efsanevi çabayı şöyle özetliyor:

“Kendisi de çocukluğunda birkaç kez malarya nöbeti geçiren M.Aziz, 1946’da anofel sivrisineğini yok etmek için bir fon sağladı. Yok etme kampanyası askeri harekat düzeninde yürütüldü. Bütün ada, 556 bölgeye ayrıldı. Her bir bölge 12 iş günü içinde bir kişi tarafından taranacaktı. Ekip, sistemli çalışarak her yandaki su birikintilerini ilaçladı. Havuzlara, derelere, bataklıklara, kuyulara hatta hayvanların ayak izlerinde biriken sulara bile ilaç püskürtüldü.   

Sivrisineklerin üreme ihtimali olan her yer ilaçlandı. Bataklıklar boydan boya geçildi, bazen da görevliler iplerle uçurumlara sarkıtılarak oradaki mağaralar ilaçlandı. İlaçlanan alanlar her hafta kontrol edilerek oralarda larvaların üreyip üremediği kontrol edildi. Larva görülen bölgeler yeniden ilaçlandı. Larva görülmeyen yerler ‘temiz’ ilan edildi. Kampanya Karpaz yarımadasından başlayıp Batı’ya ilerledi. Kirli bölgelerden ‘temiz’ bölgelere seyahat eden insanlar, hayvanlar ve araçlar dezenfekte edildi”.

 

Kültür ve sanata da meraklı

Mehmet Aziz’in sağlık çalışmalarının yanında kültür ve sanata da yoğun ilgisi vardı. Lefkoşa’da Kardeş Ocağı’nın düzenlediği gecede William Shakespeare’in “Venedik Taciri” adlı eserinde oynamıştı.

 

Aldığı ödüller:

•MBE (Britanya İmparatorluğu Başarı Hizmet Nişanı), 1936

•CBE (Britanya İmparatorluğu Üstün Başarı Nişanı)

•Ross Enstitüsü Ödülü

Beğendim 1 Muhteşem 2 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 1 1 0 0 5 3
2 TÜRK OCAĞI LİMASOL 1 1 0 0 2 3
3 GÖNYELİ SK 1 1 0 0 1 3
4 ÇETİNKAYA TSK 1 1 0 0 1 3
5 YENİCAMİ AK 1 1 0 0 1 3
6 CİHANGİR GSK 1 0 1 0 0 1
7 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 1 0 1 0 0 1
8 ESENTEPE KKSK 1 0 1 0 0 1
9 GENÇLİK GÜCÜ TSK 1 0 1 0 0 1
10 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 1 0 1 0 0 1
11 LEFKE TSK 1 0 1 0 0 1
12 GİRNE HALK EVİ 1 0 0 1 -1 0
13 BAF ÜLKÜ YURDU 1 0 0 1 -1 0
14 BİNATLI YSK 1 0 0 1 -1 0
15 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 1 0 0 1 -2 0
16 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 1 0 0 1 -5 0
yukarı çık