YİTİRDİKLERİMİZ: Mehmet Raif

Kıbrıs Telekomünikasyon İdaresi’nde çalışırken, 1963 olayları döneminde kaybolan ve bir daha haber alınamayan bir değerimiz…

YİTİRDİKLERİMİZ: Mehmet Raif
  • 13 Eylül 2018, Perşembe 9:24

Kıbrıs Telekomünikasyon İdaresi’nde (CYTA) çalışırken, 22 Aralık 1963’te kaybolan ve hâlâ bulunamayan Mehmet Raif, 1 Ocak 1915’te Sütlüce’de doğdu.

Raif Ahmet ve Cevriye Halil çiftinin oğulları olarak dünyaya gelen Mehmet Raif, orta öğrenimini tamamlamasının ardından muhtelif işlerde çalıştı ve 1949’da Kıbrıs Telekomünikasyon İdaresi’nde işe başladı.

1938 yılında katıldığı bir düğün töreninde Lütfiye Hanım’ı gören Mehmet Raif, 12 Ağustos 1938’de yaşamını Cihangir Köyü’nden Lütfiye Hanım ile birleştirir. Bu evlilikten Nilgün, Raif, Talay, Arif, Zehra, Tözün ve Şükrü isminde 7 çocukları olan Lütfiye-Mehmet Raif çiftinin 2 evladı küçük yaşta vefat eder.

1949’da memuriyete başladı

1949’da CYTA’da memuriyete başladıktan sonra köyünden Lefkoşa’ya yerleşen Mehmet Raif ve eşi Lütfiye, Lefkoşa’nın Surlariçi’nde Küçük Medrese’de bir eve taşınır.

Toplumlararası çatışmaların yoğunlaştığı 1963 yılında 22 Aralık Pazar akşamı Lefkoşa’nın güney kesiminde gece nöbeti için evinden çıkan Mehmet Raif, evine bir daha geri dönemedi.

Raif Toluk: ‘Bana bir şey olmaz’ dedi ve gitti

Mehmet Raif’in oğlu Raif Toluk, babasının evden çıkıp, güneydeki işine gittiği o günü şöyle anlatıyor:

“22 Aralık Pazar günü Kıbrıslı Rum Lider Makarios ve Kıbrıslı Türk Lider Dr. Fazıl Küçük bir açıklama yaparak, insanların işlerine rahatlıkla gidebileceklerini söylemişlerdi. Liderler bir sıkıntı olmadığını vurgulamışlardı. Babamla beraber çalışan bir de Türk arkadaşı vardı. O arkadaşının arabası vardı, babam ise işe bisikletiyle gidip geliyordu. O gün arkadaşı işe gitmeyeceğini söyledi babama ve onun da gitmemesinin daha iyi olacağını vurguladı. Ancak babam işine çok meraklı bir adamdı ve çok güzel dostları olduğunu söylüyordu Kıbrıslı Rumlardan. Büyük abim Tözün de çok ısrar etti babama işe gitmesin diye. ‘Bana bir şey olmaz, beni sever Kıbrıslı Rumlar’ dedi ve çıkıp işine gitti. Bizim eniştemiz vardı, TMT içinde de yüksek yerlerdeydi, o da babamı birkaç gün işe gitmemesi konusunda uyarmıştı”.

"Kıbrıslı Rumlar tarafından çok seviliyordu”

Babasının Kıbrıslı Rumlar tarafından çok sevilen biri olduğunu da belirten Toluk, Kıbrıslı Rumların evlerine girip çıktıklarını ve çok iyi dostlukları olduğunun da altını çizdi.

O dönemde kendilerinin Lefkoşa’da Tahtakale’ye yakın olan Karabuba sokağında kaldıklarını söyleyen Toluk, şöyle devam etti:

“Gece geç saat olmuş. Babam eve gelmemiş. Saat ilerlerken Mücahitler geldi bizim eve ve bizi alıp Akkavuk bölgesinde bulunan Talay Abimlerin evine götürdü. Orası daha güvenliydi. Abimlere gidince hepsimiz de telaşlanmıştık. O gece Telgraf Dairesi’nin Türk tarafındaki müdürü vardı Kenan Bey, bize babamla saat 2.00’ye kadar konuştuklarını, kendisini merak etmememizi ve gayet rahat bir durumda olduğunu söyledi. Abim Tözün de babamla konuşmuştu. Kenan Bey, babama kendisini Dr. Küçük vasıtasıyla kuzeye aldıracaklarını da söylemişti”.

“Saat 02.00’ye kadar haber aldık, sonra

‘burada öyle biri çalışmaz’ dediler”

22 Aralık’ı, 23 Aralık’a bağlayan gece, saat 02.00’den sonra CYTA telefonla arandığında “Burada Mehmet Raif diye biri yok” cevabını aldıklarını da söyleyen Toluk, o tarihten sonra babasından bir daha haber alınamadığını vurguladı.

Her esir değişimine babasını görmek umuduyla gittiklerini de söyleyen Toluk, babasının kaybolmasından sonra ekonomik açıdan çok zor günler yaşadıklarını ve devlet tarafından yapılan gıda yardımlarıyla ancak ayakta durabildiklerini de söyledi.

Mehmet Raif’in eşi Lütfiye Hanım’ın 2003 yılında hayatını kaybettiğini de söyleyen Toluk, o güne kadar her gün annesinin, babasının geleceğini ümit ederek beklediğini de belirtti.

Raif Toluk, yıllar sonra babasının CYTA’da vurulduğunu öğrendiğini söylerken, mezarının bilinmemesinin de kendileri için ayrı bir acı olduğunu söyledi.

Heykelin orada vurulduğu iddiası var

Babasının kaybolmasıyla ilgili konuştuğu bazı kişilerin kendisine bilgiler verdiğini de söyleyen Toluk, “Birileri dedi ki CYTA’nın orada heykelin olduğu yerde bisikletle geriye dönerken vurdular kendini. Eğer öyleyse sevinir durumdayım, hiç yoktan işkence etmediler. Artık nasıl öldüğünün, kimin öldürdüğünün bir önemi yok. Kaybını bulalım istiyoruz. Ölüyü bilirsiniz. Öldü ve aramızdan gitti diye kabul edersiniz. Ama bu çok daha kötü. Gençken kardeşlerimizle oturup konuşurduk, ‘Nasıldır? Nerededir? Bizi özler mi?’ diye. Hiç kabullenemedik, inanamadık” şeklinde konuştu.

“Kimseye kinim yok”

Adadaki kayıp çalışmalarını araştıran ve birçok kayıp şahsın yerini tespit eden Kayıp Şahıslar Komitesi’nin kendilerine çok yardımcı olduğuna da vurgu yapan Toluk, “İçimde hiç kimseye kinim yoktur” derken, sınır kapılarının açılmasıyla birlikte Kıbrıs’ın güneyine geçip, CYTA’yı her gördüğünde içinin burkulduğunu da vurguladı.

Tekke Bahçesi’ndeki kazılar

Tekke Bahçesi, özellikle 1963-1964 yılında kaybolan bazı Kıbrıslı Türklerin olası gömü yeri. 1963 yılında, Lefkoşa Devlet Hastanesi morguna toplanan Kıbrıslı Türklerin naaşlarının buradan aranması için 4 Ocak 1964’te Kıbrıslı Rum yetkililer Kızılhaç aracılığıyla Kıbrıslı Türk yetkililere mesaj göndermiş. Ancak Kıbrıslı Türk makamlar morgdaki bu naaşları aramayınca, kayıplar, toplu halde Ayvasıl Kıbrıslı Türk mezarlığı dışındaki bir toplu mezara gömülmüş. Ardından da buraya defnedilen naaşlar çıkartılarak Tekke Bahçesi’ne kimliklendirilmeden Ayvasıl katliamı kurbanları olarak gömülmüşlerdi.

Toluk: Köşeden çıkıp gelecekmiş gibi

Bugün hâlâ babasının bir köşeden çıkıp geleceğine dair içinde bir umut bulduğunu da söyleyen Toluk, babasının bir mezarının dahi olmamasının büyük bir acı olduğunu söyledi.

Babasının çok atılgan ve konuşkan bir kişiliğe sahip olduğunu söyleyen Toluk, güzel davul çalan babasının, futbola da çok meraklı olduğunu ve fırsat buldukça maçları takip ettiğini de söyledi.

Çocuklarının eğitimleriyle yakından ilgilenen ve Okul Aile Birliği Başkanlığı da yapan babasının, teknolojiye olan ilgisini evine de taşıdığını ve 1960’lı yılların başında evine televizyon aldığını da vurguladı. Komşuların evlerine toplanarak televizyon izlediğini de söyleyen Toluk, babasının İngilizce ve Yunancayı çok iyi konuştuğunu da söyledi.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 1 Üzgün 4 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 TÜRK OCAĞI LİMASOL 1 1 0 0 2 3
2 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
3 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
4 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
5 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
16 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 1 0 0 1 -2 0
yukarı çık