YİTİRDİKLERİMİZ: Nevzat Yalçın

Kıbrıs’ta başlayıp, ünü Avrupa’ya yayılan bir çınarımız…

YİTİRDİKLERİMİZ: Nevzat Yalçın
  • 31 Ağustos 2018, Cuma 9:12

Nevzat Yalçın, 1926’da Baf'ın Poli kasabasında doğdu. İlkokulu Poli’de okudu. 1938-1939 ders yılında, ortaöğrenimine Lefkoşa’daki, resmi adı “Kıbrıs İslam Lisesi” olan, Türk Lisesi orta kısmında başladı. Bu okul, orta ve lise kısımları bir arada olan yatılı bir okuldu.

Henüz daha lise öğrencisiyken şiir dalında kendisini kanıtlayan Nevzat Yalçın, Türkiye'deki yükseköğrenim günleri ve sonrasında da bu etkinliğini sürdürmüştür.

5 Temmuz 1945’te liseyi bitiren Nevzat, aynı yıl Türkiye’ye giderek Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde yüksek öğrenimine başladı.

 

Ankara Radyosu’nda da çalıştı

1950’de yüksek öğrenimini tamamlayarak, Etibank’ta raportör olarak çalışan Yalçın, Ankara Radyosu’nun İngilizce Servisi’nde spiker olarak da çalıştı.

1956-1964 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyük Elçiliği’nde mütercimlik; 1964-1970 döneminde ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. Yalçın, 1970’ten 1988 yılına kadar Halver’de Anna-Frank Lisesi’nde İngilizce öğretmeni olarak çalıştı ve bu okuldan emekli oldu.

Doğan Sarp takma adlı şiirleri de vardır. Türkiye'ye yerleşip yurt içi ve yurt dışında türlü görevlerde bulunan Nevzat Yalçın, 1970'te lise öğretmenliği yapmak üzere gittiği Almanya'nın Halver kentinde yerleşip kalmıştır.

 

Eşiyle kültür sanat projelerinde yer aldı

Eşiyle birlikte çevrelerindeki kültür-sanat etkinliklerine katkılarıyla tanınır. Nevzat Yalçın sanat hayatına Kıbrıs’ta yayınlanan gazetelerde ve Yedigün dergisinde yayınlanan şiirleriyle başladı. Ankara’ya gittikten sonra şiirleri Hisar, Türk Dili, Milli Kültür dergilerinde yayınlandı. Bir süre Hisar dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yürüttü.

İlk şiirlerinde aruz veznini kullanan Nevzat Yalçın, daha sonra hece ölçüsü ve serbest vezine geçti. Şiir, öykü, anı, deneme yazdı. Nevzat Yalçın, şiirlerinde tabiat, ölüm, aşk, Doğu- Batı çelişkisi, hoşgörü, barış konularını işledi. Şiirlerinin bir kısmı Almanca’ya çevrildi.    

 

Kendi sesinden şiirleriyle bir de CD yaptı

Nevzat Yalçın, İngilizce şiirler de yazdı. Bu şiirler daha sonra Almancaya çevrildi. Sanat, kültür, dil ve politika içerikli yazılarını Dünya Gazetesi’nde, Milliyet Sanat Dergisi’nde ve Almanya’da yayınlan Cumhuriyet Hafta’da yayınladı. Gitarist Andreas Koch eşliğinde kendi sesinden şiirlerinden bir CD yaptı.

Yalçın, genç sanatçıları desteklemek ve sanata teşvik etmek amacıyla Halver’deki evinin kapısını sanatseverlere açtı, Almanca ve müzik öğretmeni olan sanatsever eşi Gerhild Yalçın ile birlikte kurdukları "Kültür Ocağı"nda genç sanatçıların yetişmesine katkıda bulundu.

 

Salkım Söğüt Edebiyat Grubu

Nevzat Yalçın, 2004 yılında Dortmund, Gelsenkirchen, Aachen, Bochum, Halver, Meinerzhagen, Kierspe çevresinde yaşayan Türk sanatseverlerden meydana gelen Salkım Söğüt Edebiyat Grubu adlı bir edebiyat işliği oluşturdu ve altı yıl bu grubun çalışmalarına yön verdi.

 

Kıbrıs’la ilişkisini hiç kesmedi

Şiirler’de olduğu gibi Kıbrıs'la da hiç ilgisini kesmemiş; yurt özlemini, her yıl bir fırsatını bulup Kıbrıs'a gelerek, dizelerine sindirerek gidermeğe çalışmıştır. Okul öncesi ve ilkokul ile ilk gençlik yıllarının anılarını dile getiren iki kitabı bu duygunun en somut göstergeleridir. 1999 yılında verilmeye başlanan ve tüm dünyada Türk dili ile eser veren yazarlara verilen KIBATEK Edebiyat Ödülü’nün ilk sahibidir.

Yalçın, 31 Aralık 2012’de Halver’de vefat etti.

 

Yayımlanmış eserleri

'A' Sokağı, (1969), Şiir; Bunalım, (1980), Oyun; En Eski-En Uzak, (1988), Anı; Daha Yeni-Daha Yakın, (1991), Anı; Üçgen, (1.Basım,1997, 2.Basım,1998, 3.Basım, 1999) Deneme; Güneş ve Adam, (1997), Şiir.

 

                                    

Nevzat Yalçın’ın kaleminden;

Hikmet Afif Mapolar için                                                       

“Rahmetli Mapolar'ı, son kez, geçen yıl evinde görmüştüm. Gözlerindeki rahatsızlığa rağmen neşesi yerin-deydi. Beni, kırk beş yıl önceki katıksız sevecenliğiyle karşıladı o gün. "Hoş geldin be Nevzat’ım, ne iyi ettin de geldin..." diyordu. Aslında, Kıbrıs'a her gidişimde ona mutlaka uğrar; Lefkoşa'da kaldığım günler, bazen günde birkaç kez eski dostumu Saray Kitabevi'ndeki köşesinde ziyaret ederdim. Bu ziyaretleri, biraz da onu yalnız yakalayabilmek için yapardım. Ama ne mümkün? Her uğrayışımda etrafında gürültülü bir sevgi halkası bulurdum. Çetin-ceviz şair Fikret Demirağ ve diğerleri... Tartışma konuları daha çok güncel şeylerdi. Öfkeli geçen tartışmalar belki o yüzdendi. Ama hepsi, Mapolar'ın o sevimli ve Buddha'nın sükünunu andıran yumuşak gülüşlerinde erir giderdi.

Bu satırları. Hikmet Arif Mapolar'a ağıt düzmek için yazmıyorum. Mateme gerek görmediğim için yazıyorum. Her acıya rağmen hayatı olduğu gibi kabul etmek zorundayız. Kaldı ki, ölümün bir 'son' olmadığına inananlardanım. Bu nedenle, aramızdan ölümle ayrılanları, ileride bir daha görüşmek üzere başka bir aleme göçmüş sayarım. Tabii, hayal gücümün elverdiği ölçüde...

Fikret Demirağ bir mektubunda. Mapolar'ın rahatsızlığı dolayısıyla üzüntüsünü dile getirirken. "Artık çok yaşlandı..." diyordu. Oysa Mapolar, yetmişinde bile değildi ve sanırım, 'kataraktan başka bir derdi de yoktu. Bu ise insanı sakat bırakabilir, ama öldürmez. İçinde yaşadığım topluma bakıyorum: seksenlik, doksanlık ihtiyarların bastonsuz gezdikleri bir toplum... Türkiye ile başlayan Doğulu toplumlarda insan ömrü, cimri bir terzinin makasından çıkmış dar ve kısa bir elbise gibidir. Bu 'cimri terzi' de insanoğlunun kendisidir. Rastgele sürdürdüğü yaşayış tarzı ve hayat felsefesi ile...

 Sevgili Mapolar'ı, aklımda kaldığına göre. Lisenin dokuzuncu sınıfında iken tanımıştım, yani kırk yedi, kırk sekiz yıl önce. O zamanlar, dağınık duran; şiirleri, öyküleri gazetelerde çıkan yetenekli gençler vardı. Afif Mapolar onların başında geliyordu. Lefkoşa'da Sarayönü diye bilinen meydanda Avukat Con Rıfat'ın yazıhanesinde, yaşlı avukatın işlerini de yürütüyordu Mapolar. Ben de çocuk denecek yaşta bir hevesli olarak, ara sıra ziyaretine giderdim. Orası küçük bir 'dergah'tı. Başka gelenler de olurdu Ben edebiyatın havasına ilk kez bu 'dergah'ta girdim.

Yazılarında Muzaffer Gökmen olarak da bilinen Hikmet Afif Mapolar, demin dağınık olduklarını söylediğim yetenekli gençlerin toparlayıcısı oldu. Onları, çıkardığı edebiyat dergisinde topladı ve bir varlık haline gelen bugünkü Kıbrıs Türk Edebiyatının nüvesini oluşturdu. Bence, Hikmet Afif Mapolar'ın asıl önemi buradadır. Bir millî edebiyatın oluşması, ancak sağlam ve bilinçli adımlarla mümkündür. Bu yolda attığı adımlarla Mapolar, günümüz Kıbrıs Türk edebiyatının mimarlarından biri oldu. Bu vesile ile bir noktaya işaret etmek istiyorum: hemen hepsini tanıdığım ve kendileriyle kıvanç duyduğum değerli kültür ve edebiyat araştırmacısı aydınlar var Kıbrıs'ta. Kanımca, onlara düşen görev, yazınsal ve kültürel geçmişimizin değerlerine eğilmek ve bu yolda araştırmalar yapmaktır. Yıllar çabuk gelir geçer. Bir gün bakarsınız ki, izler neredeyse silinmiş; kalanları derleyip toparlamak, bir şeyler yapmak, bir şeyler ortaya çıkarmak imkansız hale gelmiş. Bunun ifade ettiği kaybı ölçmek mümkün mü?

Hikmet Afif Mapolar'ın da Kıbrıs Türk edebiyatındaki yerini tespit ederken elimizi çabuk tutmak zorundayız.

Rahmetlinin oğlu Regü Mapolar elindeki imkanları bu yolda seferber ederse edebiyatımıza hizmet etmiş olur.

Hikmet Afif Mapolar'a, vakti geldiğinde başka bir alemde buluşmak üzere Allah’tan rahmet dilerim.

(Üçgen,s.15-17)”

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Hatem Hatem 02.09.2018

Duygusal şairimizi andığınız için teşekkür ederim.. Uzun yıllara dayanan şairle ilgili araştırmalarımı iki kitapta yayınladım. Kıbrıs'ta, şairin en yakın arkadaşları da dahil, pek çok kişiyle iletişime geçmek istediysem de yazık ki sesimi duyuramadım.. Bu naif şairle ilgili çalışmalarımın okurlara, en azından, tanıtmak isterim.. Saygılarımla.. Bir Hisar Şairi Nevzat Yalçın Hayatı Sanatı ve Eserleri: https://www.kitapyurdu.com/kitap/bir-hisar-sairi-nevzat-yalcin-hayati-sanati-ve-eserleri-/430695.html&filter_name=hatem türk Hatem Türk hatemturk@hotmail.com 05052527661

yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 9 8 1 0 18 25
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 7 1 1 12 22
3 BAF ÜLKÜ YURDU 9 5 3 1 12 18
4 CİHANGİR GSK 9 5 2 2 3 17
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 5 1 3 11 16
6 GÖNYELİ SK 8 4 1 3 2 13
7 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 8 4 0 4 6 12
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 2 5 2 -7 11
9 BİNATLI YSK 9 3 1 5 -6 10
10 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 3 4 -3 9
11 LEFKE TSK 8 2 3 3 -4 9
12 ÇETİNKAYA TSK 8 2 3 3 -6 9
13 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 8 2 2 4 -4 8
14 GİRNE HALK EVİ 9 2 0 7 -7 6
15 ESENTEPE KKSK 9 1 1 7 -14 4
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 8 0 3 5 -13 3
yukarı çık